Başa Dön

Marka İşbirlikleri

blank

Marka İşbirlikleri

Okuma süresi 2 dakika

Son zamanlarda o kadar çok “celebrity” iş birliği haberi alıyoruz ki artık bunu yapmamak bir eksiklik olarak algılanmaya başlandı. Her marka en azından bir kapsül koleksiyon aracılığıyla bir “celebrity”i kendi markası ile beraber andırmayı başarıyor.

Bu iş ilk başladığı zamanlarda konu daha çok stili ile tanınan, giydikleri ile bilinen kişiler ile başlayan celebrity koleksiyonları, hem markaların bu işten iyi sonuçlar alması hem de bu ünlü kişiler için yeni bir kapı olması açısından iki taraf için de güzel bir model oluşturdu. Hatta hayranların da fikrini sorsanız onlar da memnundur durumdan.
Zamanla konu, sadece bir parfümün ötesine geçmeyi seven “celebrity”lerin de ikinci adıma geçmesi ile boyut değiştirdi. Her zaman iyi sonuçlar alınmasa (örneğin Ungaro–Lindsay Lohan iş birliği) markalar da para kazanmaya devam etmek istediler tabii ki. Bu konuda zaten bazıları çok şanslıydı çünkü kreatif direktörleri zaten kendi başlarına stardı. Karl Lagerfeld, Marc Jacobs, Tom Ford gibi isimlerden bahsediyorum…

Sonra zamanla celebrity projelerinde kötü ve gereksiz birliktelikler ortaya çıktı, bir de kendi markasını oluşturanlar… Kötü iş birlikteliklerine en iyi örnek Ungaro ve Lindsay Lohan’dı. O kadar sert şekilde eleştirildi ki, o sırada Lindsay Lohan yerinde olmak istemezdim. Ama aslına bakacak olursanız Ungaro gibi bir tasarım evinin, kendi tayt markası olan Lindsay Lohan’ın tasarım anlayışı hakkından birazcık bile bilgisi olmadan bu işe girdiğini düşünmek istemiyorum. Tam bir fiyasko…

Sonra kendi markalarını çıkartan celebritylere örnek vermek gerekirse aklıma gelen başarılı isimler The Row ile Olsen’le ve Victoria Beckham dışında pek fazla isim gelmiyor. Ama kötü örnekler o kadar çok ki: Cindy Crawford for Deichmann, Jessica Simpson, Kanye West, Kardashian Collection, Khroma Beuty, Ricky Martin for MAC, Rihanna for River Island…

Benim en sevdiklerim H&M’in büyük tasarım evleri ile beraber yaptığı kapsül koleksiyonlar. Neredeyse hepsi o moda evinin ikonik dokunuşlarına sahip parçaları çok daha ulaşılabilir fiyatlara sunuyor olmaları demokratik moda adına büyük bir adım.

Gelecekteki celebrity iş birliklerinde de, markaların üretim maliyetlerini ve diğer pratik konuları düşünerek bu “celebrity”lerin koleksiyona katabileceklerini göz ardı etmemenin ya da aslında en başında o celebrity yerine stylist’i ile çalışmalarının çok daha doğru bir karar olacağını düşünmeleri gerekebilir. Bu şekilde hem ticari açıdan hem de itibar açısından daha iyi sonuçlar alınabileceği kanaatindeyim.

Yazar Hakkında /

Yazarımız hakkında kısa özgeçmişi çok yakında sayfamızda olacaktır.

Bir Yorum Ekleyin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: