Başa Dön

“Kimsenin Çirkin, Hasta ve Fakir Olmaya Hakkı Yoktur!”

blank

“Kimsenin Çirkin, Hasta ve Fakir Olmaya Hakkı Yoktur!”

Okuma süresi 11 dakika

İlginç başlık değil mi? Değerli üstat Mirzakarim Norbekov’un sözüdür. Dünyada 12 milyondan fazla satan “Aptalın Deneyimi: Aklını Başına Toplamak için Rehber” ve 9 milyondan fazla satan “Haddini Bilmez’in Annesinin Nikahı Nerede Kıyıldı?” isimli kitapların yazarı ve kendi ismiyle anılan sistemin yaratıcısı Norbekov’un… Benim de katıldığım seminerlerinde tanık olduğum mucizelerden, mesela ameliyat izinin kaybolmasından tutun da boy uzamasına ve en sıklıkla yaşanan göz bozukluğunun giderilmesine kadar oldukça farklı deneyimlerden konuşacağız bu çok özel sistemi Türkiye’de uygulayan çok sevgili hocalarımız Mahram Satymbaeva ve Kabuljan Murzaev ile…

 

 

Sevgili Mahram Hocam, Kabuljan Hocam; önce sizleri tanıyabilir miyiz?

 

Mahram Satymbaeva: Ben Sankt-Petersburg Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezunum. Ardından Taşkent Yüksek Eğitim Okulu’nda Sosyoloji Anabilim Dalı’nda yüksek lisansımı tamamladım. 2003’te tanıştığım Norbekov Sistemi için  Moskova’da üç senelik eğitimini aldık ve Türkiye’de bu konuda eğitim veriyoruz.

 

Kabılcan Murzaev: Moskova Devlet Pedagoji Üniversitesi’nde okudum, ilk doktoramı orada yaptım. Türkiye’ye geldikten sonra burada ikinci doktoramı yaptım; eğitim bilimleri üzerine… Yıldız Teknik Üniversitesi’nde doçentlik görevinde bulundum. Kendime söz vermiştim; 60’a geldiğimde kendi işimi yapacağım diye… 60’a gelince işten ayrıldım ve şimdi bu işi yapıyorum.

 

Mahram Hocam; bildiğim kadarıyla siz de daha önce başarılı bir avukattınız.

 

M.S: Evet. Hatta belediyede, partide de çalıştım.

 

Bir anda Norbekov Sistemi’yle tanışıp hayatınızı değiştirdiniz…

 

K.M: Evet. Biz her zaman diyoruz ki; herhangi bir olay, bir buluşma, bir dergi, bir kitap, bir mesaj insanın hayatını değiştirebilir. Bize Rusya’da yaşayan bir arkadaşımız Norbekov’un kitabını gönderdi. “Aptalın Deneyimi” kitabını okuduktan sonra da eşim Mahram Hanım, uygulamaya gitti. O zamanlar kendisi, uzak görme gözlüğü takıyordu. Gözlerinden biri 3.75, diğeri 4.25 idi. Döndüğünde gözlüklerini bırakmıştı. Sonra Moskova’ya ben gittim. Ben de gözlük takıyordum ve tabi ki ben de gözlüğü bıraktım. 85 kiloydum o zamanlar, şimdikiyle farklı tabi. Boyum da 2 cm uzadı. Ayrıca kulak çınlamasından kurtuldum…

 

Göz bozukluğunun giderilmesi; seminerlerde en sıklıkla yaşanan durum. Bizim grupta da çok oldu. Birkaç günde göz numarası birkaç derece düşenler ya da tamamen bırakanlar oldu… Çalışmanın göze olan faydalarından bahsedebilir misiniz?

 

M.S: Gözlerimizde bazen genç yaşta bazen de yaş ilerledikçe mesela 40-45 gibi bozukluk olabiliyor. Yakını görememe, hipermetrop ya da miyop yani uzağı görememe gibi bozukluklar… Seminerlerde yaptığımız egzersizler sayesinde, gözleri daha fit hale getiriyoruz. Yani vücudumuzu nasıl fit tutuyorsak gözlerimizi de öyle fit tutabilmek için egzersizler uyguluyoruz. Bazı tablolarımız var, çalışmalar yaparak en küçük yazılar bile okunur duruma geliniyor.

 

K.M: Ama iyi çalışmak gerekiyor. En çok da tebessüm… (gülüyor)

 

M.S: Duygularını katarak çalışmak… Esasında mucize insanda. Çünkü bu yeni bir şey değil. Norbekov Sistemi, göz konusunda William Bates’in çalışmalarını örnek alıyor. 1904’te göz doktoru olan Bates, büyük incelemeler, araştırmalar yapıyor  ve öğreniyor ki insan gözlükten kurtulabilir. O sistemin üzerine Norbekov biraz daha duyguları katarak, biraz daha kendimizi vererek daha hızlı sonuç elde edilmesini sağlıyor. William Bates’in sisteminde üç ayda bir sayı inebiliyorken Norbekov Sistemi ile üç-dört günde bir sayı inmek oldukça kolay.

 

Evet ben gözümle gördüm; kimileri gözlüğü bıraktı kimisinin göz dereceleri düştü. Çok çok fark ediyor. Bir de benim inanamadığım bir başka konu; bizim gruptaki bir arkadaşımızın boyunun 4,5 santim uzaması oldu. Bu nasıl oluyor ve en fazla uzayan, kaç santim uzadı?

 

M.S: Norbekov Sistemi’nde boy uzamasında rekor; 9 santim. Tabi bu, biraz olağan üstü bir durum çünkü uzayan bu kişi genç bir insandı. 26 yaşına kadar bu egzersizler sayesinde bu daha kolay. Ancak daha ileriki yaşlarda da uzama olabiliyor. Nasıl oluyor? Omurlar, diskler yıllar boyunca ister istemez bir basınç altında kalıyorlar. Yaş ilerledikçe de insanın boyu küçülüyor. Bu sistemle insanın gençliğindeki boyu ne ise yine o hali alıyor.

 

K.M: Evet, insanlar yaşlandıkça küçülmeye başlıyorlar. Oysa biz egzersiz yaparken insanın tüm vücudunu çalıştırıyoruz ve kendilerine olan inançlarını da güçlendirerek daha eski gençlik halinde boyları neyse o hale gelmelerini sağlıyoruz. Ama bu da tabi insanın kendisine bağlı.

 

Gerçekten mucizevi bir sistem. Norbekov’un kendisini de biraz tanıtabilir miyiz?

 

K.M: Özbek asıllı Ordinaryus Profesör Doktor Norbekov, önce modern tıp alanında eğitim almış sonra pedagoji ve psikoloji dalında doktorasını yapmıştır.  Patentli üç çalışmasıyla dünya tıp literatürüne geçmiştir. Bilgindir, sporcudur, yazardır, resamdır… İsmi de Mirzakarim öz Türkçe isimlerden… Gençliğinde doktorların üç ay ömür biçtiği biriyken kendini iyileştirmiş ve “ben kendimi iyileştirebiliyorsam demek ki başka insanlar da hastalıklarını iyileştirebilirler” fikrinden yola çıkarak sistemini yaratmıştır. Şu anda Moskova’da yaşamaktadır.

 

Peki, Norbekov Sistemi’nde neler var? Bana da çok soruluyor. Bazıları soruyor; egzersiz mi yapıyorsunuz, düşünce gücüyle mi yapıyorsunuz? Başka biri mi size bir şey yapıyor diye… Ama bu bütün bir sistem. Bunlar ve daha pek çok şey var.  Bu sistemden bahseder misiniz?

 

M.S: İnsanın bedeni var, ruhu var, kalbi var ve beyni var. Dördünü bir araya getirirsek her şey mümkündür der, Norbekov. Beden üzerine çalışmalar yapılıyor. Eklemleri sağlamlaştırmak, omurgadaki kireçlenmelerden, fıtıklardan kurtulmak var. Ondan sonra organlar üzerinde çalışmak var… Ama sadece beden üzerine değil. Burada düşünce de var, duygu da var, zihin de var, ruh da var. Bunların hepsi bir bütün olarak algılanıyor. Diyelim ki; parmağımız kesildi. Mutlaka acır ama bir süre sonra kendiliğinden iyileşir. Aslında bu beden o kadar inanılmaz bir mekan ki, kendisini iyileştirmeye kodlamış bir mekanizma. Sadece Norbekov Sistemi’yle, iyileştirme biraz daha doğru yoldan, biraz daha hızlı olabiliyor.

 

K.M: İnsanlar çoğunlukla şifayı, yardımı dışarıda arıyor. Bütün güç, mucize sizin içinizde. O içinizdeki gücü keşfedin, o gücü kullanın, o gücü kullandıkça siz kendi kendinize daha da sağlam, daha da mutlu, daha da başarılı olabilirsiniz. Norbekov Sistemi insanlara bir anahtar veriyor, yol gösteriyor. Ama yapacak olan sizsiniz. Siz kendi üzerinizde çalışacaksınız. Kendi bedeniniz, organlarınız üzerinde çalışacaksınız. O zaman o beden de, organlar da size cevap verecek, yani onu harekete geçirecek. Norbekov Sistemi’nin özelliklerinden biri ilk günden itibaren, insanı kendi kendini iyileştirme mekanizmasını harekete geçiriyor olması.

 

M.S: Eğer özetleyecek olursak, Niyaz-i Mısri’den çok önemli dörtlük var:

 

Derman arar idim derdime
Derdim bana derman imiş.
Burhan arar idim aslıma
Aslım bana burhan imiş.

 

O büyük güç; Yunus Emre’nin de dediği gibi içimizde gerçekten de var. Sadece onu harekete geçirmek, ondan yardım isteyerek, onunla birlikte olmak, dışarıdan hiçbir şey beklememek gerek.

 

Gerçekten insan gücü sayesinde her şeyi yapabilir. Ben ona da şahit oldum. Benim arkamda duran beyefendinin ameliyat yarası vardı, o da kayboldu. Pek çok hastalığa da faydası var. MS hastası vardı, felçli bir bayan vardı iyileşen… Bunlardan bahsedelim mi?

 

K.M: Bize çok çeşitli hastalıklarla gelenler oluyor. Mesela reflu geçiyor, kireçlenmeler geçiyor, fıtıklar geçiyor, karaciğerdeki yağlanmalar geçiyor, böbrekler sağlamlaşıyor, şeker hastalığı geçiyor, tansiyon düzeliyor. Çocuk sahibi olamayanlar, prostat, iktidarsızlık, miyomlar, varis, ayak tarak kemiği problemleri yaşayanlar var. Bunlar geçiyor. Çünkü insan içinde mevcut olan güçle çalışmayı sürdürürse geçer. Biz dışarıdan hiçbir şey vermiyoruz. Burada bir öneri vermiyoruz, ilaç vermiyoruz, bioenerji yapmıyoruz, hipnoz yapmıyoruz. Sadece yol gösteriyoruz, ki insan kendi kendisini iyileştirebilsin.

 

M.S: Katılımcı bir arkadaş 7-8 senedir MS hastasıydı ve minnacık adımlarla yürüyordu. Hayatı çok zor bir duruma gelmişti. Arkadaşları getiriyordu ancak seminere katıldı, çalıştı, belli egzersizler yaptı ve şimdi gayet güzel yürüyor.  Kendisi başarmış olduğu için de mutlu. Sonra Kıbrıslı, 58 yaşında bir bayan vardı. Bir buçuk yaşında çocuk felci geçirmiş ve sağ bacağı uykulu yani felçliydi. Yurt dışında sekiz kere ameliyat geçirmişti. 57 sene sonra o bacağını ve çok da güzel yürüyor. İşin en önemli noktası; tam olarak kendini, özünü, kalbini verebilmek…

Ama tabi ki sadece rahatsız insanlar gelmiyor. Daha iyi bir hayat yaşamak isteyenler, daha başarılı olmak isteyenler, iş değiştirmek isteyenler vb. de geliyor…

 

Bu sisteme katılma yaşı var mı, kimler katılıyor?

M.S: Yediden yetmişe herkes… Şimdilik yaş olarak rekorumuz; seksen sekiz yaş. Ama fark etmez, isteyen herkes katılabiliyor. Zaten katılanlar daha sonra tüm ailelerini, arkadaşlarını da getiriyorlar. Bize Avusturalya, Fransa, İngiltere, Almanya, Belçika, Hollanda, Kanada, Amerika, İsrail’den de katılanlar oluyor.

 

Ayrıca çocuklar için de çalışmalarımız var. 7-10 yaş, 11-14 yaş arası gruplar oluşturuyoruz. Çok küçük yaşta gözlük takanlar, obezler, şekeri olan çocuklar ya da okulda daha başarılı olmak isteyenler, özgüvenini arttırmak isteyen çocuklara yönelik çalışmalarımız bulunuyor…

 

K.M: Şirketlere ya da ayrı çalışmak isteyenlere de özel gruplar hazırlayabiliyoruz. Mesela ünlüler, tanınmak istemiyorlar ve özel gruplar yapıyoruz. Şirketlere iş stresinden arınmak, tüm çalışanların performanslarını, motivasyonlarını arttırmak, daha başarılı olmak, belirledikleri hedefler doğrultusunda önsezilerini güçlendirmek gibi pek çok konuda çalışmalarımız var.

 

 

Duyduğum bir şey var: Putin, Rusya’nın en başarılı on işadamını çağırıyor ve başarı sırlarını soruyor. Ortaya çıkıyor ki, altısı Norbekov’un öğrencisi…

K.M: Doğru. Gerçi bunlardan pek bahsetmiyoruz ama Norbekov’un öğrencisi olarak sıfırdan başlayan ve dolar milyarderi olanlarımız var. Bu şekilde sıfırdan başlayarak milyoner olanların sayısı çok çok fazla, dört yüz kişiye yakın. Ama tabi ki bir tek para değil. Norbekov’un sisteminde öncü, lider yaratmak çok önemli. Kendi alanında mesela bestekar, politikacı, sporcu, sanatçı olarak başarı elde etmiş muhteşem örneklerimiz var.

 

Seminerlerinizin içeriğinde neler var?

Bizim seminerlerimiz aşama aşama gerçekleşiyor:

1. Seviye: Bedeninizi ve yaşamınızı yönetmek sizin elinizde;

2. Seviye: Duygularınızı ve toplumsal ilişkilerinizi yönetmek sizin elinizde;

3. Seviye: Ön sezilerinizi uyandırın;

4. Seviye: İçinizdeki ustayı bulun.

 

Şimdi insanlar merak edecek ve seminere katılmak isteyecekler. Sizin seminerleriniz yurt dışında çok var. Türkiye’de nerelerde oluyor ve ne zaman?

M.S: 1. Seviye için 16 Nisan’da Konya’da olacağız; 2 Mayıs’ta Ankara’dayız. 10 Haziran’da da Kıbrıs’ta seminerimiz olacak. Internet sitemizden de tüm bilgilere ulaşabilirler: www.norbekov.org.

 

 

Çok teşekkür ederim bu keyifli sohbet için. Zaten yakın zamanda yine görüşeceğiz. Ben de eğitimlerimi sürdüreceğim. Çok çok memnunum, herkese de tavsiye ediyorum…

 

M.S: Biz de çok teşekkür ederiz. Sizi tanıdığımız için biz de çok memnunuz. Bu sistemin, Rusya’nın kalkınmasında büyük katkısı, önemi var. Bizim isteğimiz; bu sistemin Türkiye’de de insanların daha mutlu olmasına, daha sağlıklı olmasına, daha başarılı olmasına katkı sağlasın. Dileriz ki; Türk milletinin önünde yeni ufuklar açsın…

 

Röportaj: Beril Çavuşoğlu

[nggallery id=1106]

Yazar Hakkında /

Yazarımız hakkında kısa özgeçmişi çok yakında sayfamızda olacaktır.

Yorum Bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: