Başa Dön

Eve Dönüş

blank

Eve Dönüş

Okuma süresi 2 dakika

Dönüyorum…
Yani Los Angeles’a…
Yani ait olduğum yere!

Valizlerim, telefonlarım, MAG dergilerim ve ben dönüş yoluna çıktık.
Sonra düşündüm de:
Bazen gideceğin yerdir önem taşıyan…
Bazen de yolculuğun bizzat kendisi…
Bazen ise her ikisidir değer verdiğin, tıpkı benim hayatımda olduğu gibi.

Ve Sevgili MAG Dergisi Okurları;

İşte ben, işte uzun dönüş yolu ve işte yolun sonu…

Ankara Esenboğa Havaalanı
Avrupa olsun, Amerika olsun tüm seyahatlerim de kullandığım ilk uçak birçok zaman aynı olduğu için mutlaka Ankara’nın gece üç dört sularını ve o sessiz karanlığını yaşarım.

Yeni umutlar yeni beklentiler taptaze zamanlara doğru bir yolculuk.

Havaalanı çoğunlukla sakin, huzurlu sizi yoğun bir güne hazırlar gibidir.

İlk uçak ile doğru Münih’e…

Münih, Franz Josef Strauss Havaalanı
Avrupa’daki favori hava alanım burası. Restoranlarına, mağazalarına, zaman zaman denk geldiğim indirimlerine, “lounge” salonlarına, her şeyine bayılıyorum. Zaman geçirmesi bir harika. Ama hazır gelmişken ve hazır da kış mevsimindeki Amerika uçakları için oldukça uzun beklemek gerekiyorken, hemen bir “S8 Sbahn” treni ile şehir ve alışveriş merkezi olan “Marienplatz”dayım.

Yalnız metro sistemine oldukça dikkat edilmeli ben bile bu kadar sık gelmeme rağmen hala elimde harita sürekli kontrol etmek zorunda kalıyorum.

“Marienplatz” oldukça tipik bir Avrupa şehir merkezi aslında. Hem Münih olduğu için turistler çok, hem de çeşit çeşit yemek yerleri ve mağazaları ile müthiş zaman geçiriliyor.

Benim gezim önce mağazalar sonra Bavyara’nın geleneksel oyuncak ayılarının satıldığı hediyelik eşya dükkanları, sonra da Kaufhoff’un en üst katındaki açık büfe restoranında devam ediyor. Yemek yedikten sonra da, tekrar “S8 Sbahn” ile havaalanına geri dönüyorum…

Los Angeles, Tom Bradley Havaalanı, LAX
Çıkış kapısından ilerleyince yüzünüze bir rüzgar çarpar burada. Hafif çöl esintisi, hafif okyanus havası… Biraz ılık, biraz serin, önce bunu duyarsınız ta içinizde. Sonra şehrin hiç durmayan gürültüsü gelir kulağınıza… Her milletten her dilden insanlar sarar etrafınızı. Ve “İşte!” dersiniz, “İşte geldim, evimdeyim!”

Yalnız on bir yaşımdan beri burada yaşıyorum daha hiç bir gelişimde; çok dinç ve bakımlı bir halde ayak bastığımı hatırlamıyorum LA’a.

Malum yol uzun… Dolayısıyla ben de güzelliğimden biraz kaybetmiyor değilim gelene kadar… Ama evimdeyim…

Evim = Mutluluk, Sevinç, Tatmin, Huzur, Heyecan, Merak, Hayat!
Hoş geldim!

Yazar Hakkında /

Yazarımız hakkında kısa özgeçmişi çok yakında sayfamızda olacaktır.

Yorum Bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.