Başa Dön

Baltıklar’ın En Büyük Şehri RİGA

blank

Baltıklar’ın En Büyük Şehri RİGA

Okuma süresi 8 dakika

Sevgili MAG Okurları,
Umarım geçen ay dergide benim yazımın olmayışını üzüntüyle karşılamış ve beni özlemişsinizdir. Bu iki aydır tam tatil modundaydım ve tatilde yazımı yazamadım. Bir buçuk aylık Beldibi, Antalya tatilimden sonra tekrar yazı yazmak bana biraz zor geldi.
Daha bir gün önce, zorlu bir uçak yolculuğunun ardından Miami’ye indim. Otuz saat uykusuzluktan sonra kendime güzel bir uyku çektim, sabah jetlag’i yenmenin huzuru içinde kalktım ve iphone’daki MSN’i açacağım tuttu… Ne göreyim; sevgili editörümüz Beril, daha günaydın demeden bana yazı nerede diyor. Neyse ben de ona, bir günaydın demenin sihrinden ve Miami’ye gelip de daha plajlarına bile gitmeden yazı yazmanın zorluklarından bahsettikten sonra bu ayki yazıma başlamaya karar verdim.
Bu arada, Ankara’nın tanınmış ve popüler simalarından Kaan Tontu ile onların güzel oteli Katamaran’dan övgüyle bahsetmeden geçemeyeceğim. Bana orada kaldığım sürece gösterdikleri misafirperverlik ve yakın ilgi için sevgili ve yakın arkadaşım Kaan ve babası Erdal Tontu’ya ve sevgili Genel Müdürü Ahmet Bey’e, animasyona ve hiperentertainer Ferhat’a güzel danslarına ve arkadaşlığına çok teşekkür ederim. Gerçi Kaan’ın böyle küçük bir teşekkür yazısının bile reklam amacı taşıdığı düşüncesiyle hoşuna gitmeyeceğini biliyorum. Bu kadar da alçak gönüllüdür, benim arkadaşım. İyi ki Ankara Kolejli olmuşum da bu kadar güzel insanlarla tanışmışım. Hala yirmi beş sene önce başlayan arkadaşlıklarımızın bu kadar güzel devam etmesi ne kadar güzel…

Neyse daha fazla sevgili arkadaşım Beril’i kızdırmadan yazıma başlayayım. Bu ay sizlere Letonya’nın başkenti Riga seyahatimden bahsetmek istiyorum.

Riga, Letonya’nın başkenti ve en büyük şehridir. Baltıklar’ın da en önemli sanayi, finans, turizm ve kültür merkezlerinden biridir.  1 Mayıs 2004’te Avrupa Topluluğu’na girdikten sonra da ülkenin önemi daha da artmıştır. UNESCO tarafından Dünya Mirası Listesi (World Heritage Site)’ne alınmış ve bunun haklı gururunu taşıyan gerçekten çok güzel bir kenttir. Dünyada benzeri olmayan Jugendstil (Yeni Alman Sanatı) stilinde yapılarıyla görülmeye değer bir yerdir.

Film Çekimi İçin İlk Akla Gelen Yermiş
Riga’da yaşayan bir arkadaşımdan aldığım bilgiye göre de, Sovyetler Birliği dağılmadan önce eğer güzel bir mekânda film çekmek isterlerse, ilk geldikleri yer Riga oluyormuş. Düşünün ki koca Sovyetler, film çekmek için buraya geliyor… Varın anlayın buranın ne kadar güzel bir şehir olduğunu…
Bir Hafta Sonu Riga’ya Gidin
Riga’ya THY’nin haftada dört seferi var. Çok uzun bir yol değil ve ben size burayı bir hafta sonu için mutlaka tavsiye ediyorum. (Avrupa Topluluğu’nda olduğu için Schengen vizeye ihtiyacınız var.) Özellikle yazın geleceklere, şayet hava da iyiyse 10 km ötede harika bir plajı olduğunu söylemeliyim. Hem şehir çok güzel hem gezilecek yerlerin sayısı çok. Üstelik plaj var, eğlence harika… Eh! Daha ne olsun? Artı, bu bilgilere geçmeden orada yaşayan çok yakın bir Türk arkadaşımın bir de seyahat acentesi olduğunu da belirteyim. Buraya gelmeden onunla kontağa geçerseniz, bütün turlarınızı organize eder ve yerel birisinin verdiği en iyi bilgilere de sahip olursunuz. Hem turunuz da çok iyi geçer ve hiç zaman kaybetmezsiniz. Arkadaşımın ismi Mehmet, gerçekten çok samimi ve işini bilen birisi. Memnun kalacağınıza eminim. (www.travelextrabaltic.com)
Tecrübeye Güvenin
Ben orada Mehmet’in önerisi ve ikinci gidişim olduğu için Reval Hotel Latvija’da kaldım. Otelde odalar gayet konforlu ve güzel.Yeri de harika! Hemen önünde bir park var, orayı geçince zaten ünlü Old Town (Eski Şehir)’a giriyorsunuz. Otelin terasında şehrin uğrak yerlerinden birisi olan Sky Bar var. Bu bardan Riga manzarası mükemmel gözüküyor. Gecenin ilerleyen saatlerine doğru, insanlar küçük pistinde dans da ediyorlar ve böylece burası bar-kulüp havasını alıyor. Çok kaliteli ve mutlak gidilmesi gereken bir yer, es geçmeyin derim.

Çok Turistik Bir Yer, Rahat Edersiniz
Otelin hemen yanında şehrin en büyük ve güzel gece kulüplerinden Essential var. Ama benim favori gece kulübüm: Studio 69. Royal Casino, Hotel ve SPA’nın içinde bulunan Studio 69’un web sitesinden bilgi alabilirsiniz: www.info.studio 69.lv/en.  Kentin en iyi gece kulübü burası bence… İki katlı; büyük kısmında daha çok trans müzik çalıyor, ufak kısmı ise daha çok yabancı pop ve Rusça pop çalan daha samimi bir ortam. Riga’nın yarı yaşayanı Rus olmasına karşın ülkede İngilizce, Rusça ve Letonca konuşuluyor. Rusya’ya gittiğinizde İngilizce bilenler az olduğu için zorluk yaşarsınız ama burada sorun yok, herkesle İngilizce rahatlıkla konuşuyorsunuz. Rusya’ya gitmeyenler bu dil sorununun ne denli büyük olduğunu bilmezler. O yüzden belirtiyorum; Riga çok turistik bir yer ve rahat edersiniz.

Aman Tuzağa Düşmeyin, Korkunç Hesaplarla Karşılaşmayın!
Old Town’da birçok gece kulübü var. Özellikle Kalkuiela denen kısmında bu barlar turistler tarafından çok rağbet görüyor. Uçakta giderken, burası için yazılan bir yazı ilgimi çekti. Bekâr beyler bu söyleyeceklerime dikkat etsinler. Okuduğuma göre başka barlarda turist beylerle tanışan bayanlar; “Burada sıkıldım, hadi Old Town’daki barlara gidelim.” diye insanları zorluyorlarmış. Bu tuzağa düşen beyler buradaki barlarda içki içtikten sonra korkunç hesaplarla karşılaşıyormuş. Hesaba itiraz edeceklere de güzel bir dayak varmış. İşin ne derece vahim olduğunu insanlara bildirmek için tuzağa düşüren bu barların isimlerini Amerikan Elçiliği, liste çıkararak vatandaşlarına dağıtıyormuş. Bence Riga oldukça emniyetli bir yer ama bahsettiğim tarzdaki olaylara İstanbul’da da rastlamıyor değiliz. O yüzden her zaman ihtiyatlı olmakta yarar var, kendi yaşadığımız şehirlerde bile…

George Bush’tan Elton John’a Kadar Ünlülerin Tercihi
Riga; restoran açısından da çok zengin bir şehir. Ben, özellikle burada çok meşhur ve çok ufak butik bir restorandan bahsetmek istiyorum: Vincents. Bu arada restoranda yemek yiyenler arasında George Bush’tan Elton John’a, Jose Carreras’a kadar birçok ünlü isim ve ben deniz varım. Hakikaten yemekler muhteşem. İngiliz şef Martin Ritins, yemek esnasında yanınıza uğrayarak yemeğin nasıl olduğunu da gururla soruyor. Yalnız küçük bir hatırlatma; hesap biraz kabarık geliyor ama böyle ünlü bir restoranda yemek yerseniz bazı ayrıntılara bakmamanız lazım. E, ne demiş atalarımız: “Hamama giren terler.”

Farklı Seçenekler
Yemeğin ardından bir içki almak için kentin hip otellerinden Albert’a gittik. Buranın da teras barı Star Lounge Bar çok popüler. (www.alberthotel.lv ’den bu güzel otele ve Star Lounge Bar’a göz atabilirsiniz.) Açıkçası bu otel de kalmak için güzel bir seçenek. Ayrıca ilk Riga’ya gittiğimde Dünya Buz Hokeyi Şampiyonası olduğu için Reval Otel’de yer bulamamıştım. Sağ olsun Mehmet Bey, bana başka bir otel önermişti; Europa Royale Riga, 60 odalı bu butik oteli de tavsiye ederim. Büyük otelleri sevmeyenlere duyurulur. Ben çok memnun kalmıştım.

Jurmala Beni Şaşırttı
Benim Riga’ya gittiğimde hava çok güzel ve sıcaktı. Rigalı kız arkadaşlarım beni buranın en ünlü sayfiye yeri Jurmala’ya götürdüler. Açıkçası Baltık Denizi’nde güzel bir plaj olacağını aklımın ucundan geçmezdi. Bembeyaz kum plajı ve ormanları görünce inanamadım. Tabi ki buranın denizi, bizim ülkemizin denizleri gibi muhteşem değil. Ama bir gününüzü geçirmek için ideal bir yer; küçük şehir merkezi çok sempatik ve küçük restoranlar ile caféler sizleri bekliyor. Ben çok zevk aldım, eminim siz de keyifli vakit geçireceksiniz.

Gezilecek Yerler Listesi, Hayli Uzun
Dediğim gibi gezilecek çok yer var, Riga’da; biraz da kültürel yerlerden bahsedelim. Lutheran Katedrali, Tarih ve Denizcilik Müzesi, Baltıklar’ın en büyüğü… Riga Kalesi, hem Letonya Tarih Müzesi hem de Yabancı Sanat Müzesi’ne ev sahipliği yapıyor… Letonya Ulusal Opera binası ise 1919’da yapılmış ve sadece operaları ile değil bale gösterileriyle de çok ünlü… Yine size yararlı olacak bir web sitesini paylaşmak istiyorum burada da gezilecek her yerin listesi verilmiş: www.rigaguide.com.

Çam Ağacı İlk Riga’da Kullanılmış
Yazımı size enteresan bir bilgi vererek bitirmek istiyorum. Yılbaşı kutlamalarının vazgeçilmez sembollerinden “çam ağacı” ilk defa 1510 yılında Riga’da kullanılmış…

Ben size Baltıklar’ın bu güzel şehrini mutlaka ziyaret etmenizi tavsiye ederim.
Bol seyahatli günler dilerim.

Yazar Hakkında /

Yazarımız hakkında kısa özgeçmişi çok yakında sayfamızda olacaktır.

Bir Yorum Ekleyin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: