Başa Dön

Postüral Bozukluklar Nasıl Giderilir?

Postüral Bozukluklar Nasıl Giderilir?

Okuma süresi 4 dakika

Sportofiz Manuel Terapi Merkezi Kurucusu, Uzman Fizyoterapist Saime Kocabay çocukluk ve yetişkinlik dönemlerinde postüral problemlerin önlenmesi ve tedavi yöntemlerine dair merak edilen soruları yanıtlıyor.

Çocukluk ve yetişkinliğe geçiş döneminde egzersiz yapmak neden önemlidir?

Büyüme ve gelişimin en yoğun olduğu dönem, çocukluk ve ergenlik dönemidir. Bu dönemde epifiz plakları dediğimiz büyüme plakları henüz kapanmadığından kemik gelişimi devam eder. Kasların da bu gelişime aynı oranda destek olması gerekir. Bu yüzden egzersiz yapmak ve doğru duruşa sahip olmak ileride yaşanacak postüral sorunları önlemek amacıyla oldukça önemlidir.

Bu dönemde ne tür egzersizler yapmalıyız?

Egzersiz, kişiye özel olmalıdır. Bu nedenle fizyoterapist tarafından postür değerlendirilmesi yapılmalı, ardından uygun bir egzersiz reçetesi belirlenmeli ve ev ödevleri ile birlikte egzersiz programına devam edilmelidir.

Çocukluk ve Erişkinliğe geçiş döneminde en sık rastlanan postüral problemler nelerdir?

KİFOZ dediğimiz kamburluk sorunu ile çok sık karşılaşıyoruz. Özellikle teknoloji çağının getirdiği bilgisayar ve cep telefonu kullanımının artması ile beraber sırt kasları oldukça zayıf kalıyor. Egzersizle de kuvvetlendirilmediği takdirde vücudu dik tutamaz hale geliyor ve kamburluk oluşmaya başlıyor. Bir diğer karşılaştığımız postüral sorun ise SKOLYOZdur. Skolyozda duruş bozukluğunun yanında biraz daha genetik faktörler işin içine giriyor. Daha ilerlememişken egzersizle önüne geçilmez ise, kişi ilerde daha ciddi sorunlarla karşılaşabiliyor.

Peki SKOLYOZ ve KİFOZ arasındaki fark tam olarak nedir?

Kifoz omurganın öne doğru eğilimi ile oluşan bir duruş bozukluğudur. Sırt kaslarının zayıflığı ile beraber vücut öne doğru eğilmeye başlar, bunun beraberinde yandan bakıldığında boyun biraz daha öne doğru çıkık görülür ve bel boşluğunda artış da görülebilir. Skolyoz ise omurganın yana doğru eğilmesine denir. Bazı skolyozlarda rotasyon dediğimiz omurlarda dönme de görülebilir. Bu dönme hareketi, dışarıdan bakıldığında iki kürek kemiğinden birinin daha geriye çıkık hali ya da önden bakıldığında her iki göğüs arasındaki asimetri ile fark edilebilir. Bunun dışında skolyozlu bireylerde pelvik asimetri de en sık rastlanan durumlardan biridir. Her ikisinde de vücut düzgünlüğü için kas dengesinin sağlanması oldukça önemlidir.

Skolyoz ve kifoz tanısı konulduktan sonra hemen egzersize başlanmalı mı?

Tanı konulduktan sonra derecesi bizim için oldukça önemlidir. Kifozda 55 dereceye kadar sadece egzersiz tedavisi uygulayabiliyoruz. Skolyozda ise bu durum 40 dereceye kadar olabiliyor. Fakat ilerleme durmuyorsa ve derece sürekli artış gösteriyorsa korse takviyesi ile beraber egzersiz tedavisini kullanıyoruz. 60-70 derece ve üstü durumlarda ise önce cerrahi müdahale, sonra uygun egzersiz programı belirleniyor.

Egzersizle tam tedavi edilmeleri mümkün müdür?

Aslında bu egzersize ne zaman başlandığı ile de ilgili. Eğer kemik gelişimi tam anlamı ile tamamlanmadıysa yapılan egzersizler omurganın düzelmesinde etkili olabilir. İleri yaşlarda  bir egzersiz tedavisine başlanmış olsa dahi vücut düzgünlüğü sağlanalabilir, fakat omurgaya etkisi konusunda kesin bir şey söyleyemeyiz. Yine de egzersizin etkinliği gözle görülür bir şekilde belirgindir. Özellikle skolyozda kullanılan schroth dediğimiz üç boyutlu egzersiz terapisinin oldukça iyi sonuçlar verdiğini söyleyebiliriz.

Bu tür postüral problemler ileride ne gibi sağlık sorunlarına yol açıyor?

Duruş bozukluğu çocukluk döneminde fark edilmezse; ileriki yaşlarda bel fıtığı, boyun fıtığı gibi ortopedik problemlerin habercisi sayılır. Fakat bunun dışında, çok daha ciddi sorunlar ile de karşılaşabiliyoruz. Omurgadaki eğrilik devam ederse kalbe ve akciğerlere baskı yapabiliyor ve solunum ile ilgili ciddi sıkıntılar ortaya çıkabiliyor.

Erken yaşta çocuklarımızı spora yönlendirerek bu tür sorunların önüne geçebilir miyiz?

Spor yapmak oldukça etkilidir. Fakat bu yapılan spora da bağlı aslında. Bazı sporlar, çocuğun kemik ve kas gelişimini bir yönden desteklerken diğer taraftan bazı kas gruplarını zayıflatabiliyor. O zaman da, bu sporların yapılacak ek egzersizler ile takviye edilmesi, bu sorunun önüne geçebilir. Ayrıca çocuklarımız spora başlamadan önce, kas-iskelet sistemleri değerlendirilip istediği spora uygun olup olmadığı da ortaya konmalıdır. Eğer problem ile karşılaşılırsa da uygun egzersizler ile vücut ve spor uyumlandırılır. Böylece spor sakatlıklarının da önüne geçilebilir.

Yazar Hakkında /

2003 yılından bu yana, hedef kitlesi AB ve A+ olarak belirlenmiş bir çok baskı, web, pr, organizasyon işinde başarılı projelere imza atmış olan MAG hayatın her alanında en iyi olmayı hedefleyen, sosyo-ekonomik seviyesi yüksek, özel zevkleri olan ve hobileriyle yaşamını renklendiren, sosyal sorumluluklarının bilincinde olan, belirli kesimden kabul ettiği müşterilerine yıllardır sağlamış olduğu yüksek başarı grafiği ile doğru planlanmış bir büyüme ile sektöründeki hayatına devam etmektedir.

Bir Yorum Ekleyin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: