Başa Dön

Nadide Güzellikler Luccicanti Jewellery

Nadide Güzellikler Luccicanti Jewellery

Okuma süresi 8 dakika

Mücevherlere olan tutkusunu, onları tasarlarken heyecanlandığını ve keyiflendiğini belirterek anlatan Gemolog Gülgün Buldanlıoğlu; doğal taşların mücevher haline gelme sürecini ve çokça tercih edilen doğal taşların hangileri olduğunu açıklıyor…

Mücevherle uğraşmak sizin için ne anlam ifade ediyor?

Kendimi bildim bileli renklere tutkunum ve tabiat aşığıyım. Hani bazen kendinizi keyifsiz hissedersiniz ya; ben o durumlarda ya tabiatta yürüyüşe çıkarım ya da taş kutularımı çıkartıp onların renkleri, ışıltıları arasında gezinirim. Onları birbirleri ile buluşturup, çeşitli renk ve ışıltı kombinleri denerim. Gönlümü çelen birliktelikler, tasarımlar oluşunca keyifsizliğimden eser kalmaz, içimi acayip bir heyecan kaplar. Benim için terapi gibi bir şey yani. Ayrıca bu tarz aksesuarların, kullanıcının kişiliğini yansıtan, tüm görünümünü tamamlayan detaylar olduğunu düşünüyorum… Ben de kıyafetime ve moduma göre bir veya birkaç takı takmadan dışarı çıkamam.

Sektörde yaşadığınız dezavantajlar neler?

Tasarımlarımı, doğal taşların en nadide güzellikteki örneklerini buldukça, onların etrafında şekillendirerek oluşturuyorum. Tanıdıkça hayranlığımın arttığı o güzellikleri layıkıyla sergileyip, onları daha geniş kitlelere tanıtmak; tabiatımızın ne kadar mükemmel güzellikte değerler üretebildiğini göstermek esas motivasyonum.

Bu tarz üretimin her aşaması, ustalarımın uzun süren özenli çalışmalarını gerekli kılıyor. Dolayısıyla taşların maliyetinden, işçilik masraflarına kadar oldukça yüksek maliyetli bir üretim oluyor. Yani bir kalıp oluşturup, yüzlercesini hatta binlercesini yapmaya benzemiyor.

Dünyadaki çoğu yerden farklı olarak, Türk mücevherseverlere göre adı “pırlanta”, “yakut”, “inci” ya da “ametist” olan her taşın hemcinsleri ile aynı değerde olduğu yanılgısını aşmak, karşılaştığım en büyük zorluk doğrusu.

Aynı renk ve benzer görünüme sahip birçok doğal taşın olduğu, paylaşımlarınızdan biliniyor. Bir taşın kimliğini ve doğal olup olmadığını bir bakışta ayırt edebilmek mümkün mü?

Sırf her bir gemoloji eğitimimi tamamlayabilmek için bile altmış civarı taş cinsinin yaklaşık yedi yüz ellişer değişik (otantik, imitasyon, işlemden geçmiş ya da geçmemiş) halini inceleyip kimlik tespiti yapmış olduğumdan, tabii ki ilk görüşte bir kanım oluşuyor; ama gemoloji bir bilim dalı ve o ilk kanı mutlaka en az iki ayrı enstrüman ile teyide muhtaçtır. Herkesin gözdesi olan bu nadir doğal taşlara ilgi çok yüksek olduğundan, değerleri de gün geçtikçe artıyor ve değerleri arttıkça da çeşit çeşit taklitlerine ve işlemlerle güzelleştirilmiş olanlarına piyasalarda sıklıkla rastlıyoruz.

Doğru kimlik tespiti, öncelikle değerleri ama aynı zamanda dayanıklılıkları açısından da çok önemli bir konu. Lup (büyüteç) ilk kullandığımız alet ama onun dışında mikroskop (doksan defaya kadar büyütülebilen), refraktometre, polariskop, spektroskop, dikroskop, UV aleti gibi birçok aletimizden bu aşamada destek alıyoruz. Bazı atomik düzeydeki müdahalelerin tespitinde tam donanımlı laboratuvarlara da başvurduğumuz olabiliyor.

Gemolog olarak, yaptığımız iş dedektiflik gibi; gerçek nadir bir oluşum ile onu taklit etmeye çalışan bir taşı ayırt edebilme işi bizimkisi…

Tasarımlarınızın çoğunun tek üretim olduğunu biliyoruz. Bu bir satış tekniği mi, yoksa başka bir sebebi var mı?

Doğrusu, tasarımlarımı “bir şey oluşturayım da çok satsın” diye değil, tanıyıp hayranı olduğum nadir güzellikteki doğal değerleri ölümsüz mücevherlere dönüştürmek amacıyla oluşturuyorum.

Böyle mücevherde kullanılabilecek güzellik, dayanıklılık ve az bulunurlukta olan taşlar karat ile (gramın beşte biri) fiyatlanır. Yani onları tıraş edip gerçek güzelliklerini ortaya çıkartan taş ustaları, cevherden minimum kayıpla taşı yontup, en güzel sonucu elde etmeye çalışırlar.

O yüzden mesela damla kesim bir taş; madenden en az kayıpla, damla şeklinde güzel bir taş oluşacağı için o formda kesilmiş olur. Ayrıca renkli taşlar söz konusu olduğunda, çok küçük cepler halinde oluşmuş bu nadir cevherlerin maalesef her köşesi de aynı renk ve temizlikte olmayabiliyor. Dolayısıyla da o güzelliklerin eşini benzerini bulmak mümkün olamadığından, ortaya tek üretim mücevherler çıkıyor. Bu tarz üretimin maddi ve manevi zorluklarının yanında, eşsiz yaratıklar olan biz insanlara onlar gibi eşsiz mücevherler sunabilmek de ödülü oluyor.

Peki, bütün tasarımlarınız böyle tek üretim mi, yoksa tekrarını yapabildiğiniz mücevherler de var mı?

Bir küpe yapımına uygun şekilde çift olarak kesilmiş bir taş ise ve ben o taşı bir yüzük veya broş yapımında kullandıysam, o tasarımın bir eşi daha mümkün olabiliyor.

Ayrıca küçük taşların buluşması ile oluşturduğum tasarımlarımdan birkaç adet üretebiliyorum; ama yine de bu tekrarlar üç ya da beşi geçmiyor, çünkü tekrarlarında da aynı renkli taş kalitelerini yakalayabilmem gerekiyor.

Sırf altın üzerine pırlanta ile süslediğim tasarımlarımda durum farklı tabii. Pırlantalı mücevherlerin (özel kesim tek taş olanlar hariç) çok sayıda tekrarını yapabiliyorum, çünkü pırlantalar diğer taşların hemen hemen tümünden farklı olarak yer kabuğunda değil, yer kabuğunun da altında oluşurlar. O yüzden pırlanta yatakları, renkli taşlara göre çok geniş oluşumlardır.

Hangi doğal taş çokça talep görüyor ve daha çok beğeniliyor?

Türkiye’deki durumu soruyorsanız, açık ara pırlanta. Hatta maalesef genel isim; kaliteden bağımsız olarak adı pırlanta olan her şey. Sonra da inci. Onda da durum maalesef çok farklı değil… Sanırım insanların kaliteyi ve taklitlerini ayırt edebilme bilgisi çoğunlukla olmadığı için, kalite değil fiyat öncelikli tercihler yapılıyor. Zümrüt, yakut ve safir de aynı şekilde.

Mercan, turkuaz, ametist gibi renkli taşlar da bilinirlikleri nispeten fazla olduğu için yoğun ilgi görüyor. Beni sevindiren ve çok motive eden ise, çok nadir oluşumlar oldukları için çok az bilinen doğal taşlara tasarımlarımda yer verdikçe onların da çok yoğun ilgi ile karşılaşması.

Kullanım  alanına  göre  gece  ve  gündüz  olarak  ayrıldığında  hangi  taş  ve tasarımların hangi zamanda kullanımı uygun olur?

Ben doğrusu bunun kişiden kişiye değişen bir şey olduğunu düşünüyorum. Yani kişilik, saç ve ten rengi, giyim tarzı, boyu gibi genel görünümü ile taktığı mücevherler bir bütün oluşturursa göz okşayan bir görünüm ortaya çıkıyor ve de gece-gündüz takılan takı sırıtmıyor.

Bunun yanında takıların saat, kemer gibi diğer aksesuarlar ile metal renklerinin birbirleriyle uyumlu olması da çok önemli diye düşünüyorum. Oradaki uyumsuzluk, takılan mücevherin de görünümünden çalıyor kanımca.

Ayrıca giyilen kıyafetin renkleri ile takılan mücevherlerinki bir uyum içinde olunca sırf takana değil, karşıdan bakana bile zevk veriyor.

Tasarımlarınızı tabiattan ilham alarak hazırlıyorsunuz. Yapmayı en sevdiğiniz tasarım ve kullanmaktan keyif aldığınız doğal taş hangisi?

Çiçekler ve kelebekler, başı çekiyor sanki. Aslında tasarımlarımda içimi açan, bana mutluluk veren her şey ilham kaynağım olabiliyor. Yani tabiatın yanında, uçurtma ve balon şeklinde tasarımlarım da var.

Taş konusunda ise; bembeyaz, çok iyi kalite pırlantalar, hangi taşla kombinlersem kombinleyeyim olmazsa olmazım sanki, çünkü onlar gece-gündüz her ışıkta ışıl ışıl parıldıyorlar. Pırlantaların da “fancy kesim” diye adlandırılan yuvarlak kesim dışındakilerini zevkle kullanıyorum.

Nadide, doğal taşların en güzel örneklerinin hepsini bulup, onları mücevherlerde kullanmak beni hep çok heyecanlandırıyor. Tabiata vefa borcu sanki.

Sorunuza tersten cevap verecek olursam, en az kullandıklarım zümrüt, yakut ve safir, çünkü onların benim diğer taş cinslerinde de kullandığım gibi hiçbir işlemden geçmeden şahane görselde olanları o kadar astronomik fiyatlara ulaşmış vaziyette ki… Onlar kadar güzel olup tanındıkça değerleri artmakta olan nadir güzellikleri ortaya çıkartmak çok daha anlamlı geliyor… 

Yazar Hakkında /

2003 yılından bu yana, hedef kitlesi AB ve A+ olarak belirlenmiş bir çok baskı, web, pr, organizasyon işinde başarılı projelere imza atmış olan MAG hayatın her alanında en iyi olmayı hedefleyen, sosyo-ekonomik seviyesi yüksek, özel zevkleri olan ve hobileriyle yaşamını renklendiren, sosyal sorumluluklarının bilincinde olan, belirli kesimden kabul ettiği müşterilerine yıllardır sağlamış olduğu yüksek başarı grafiği ile doğru planlanmış bir büyüme ile sektöründeki hayatına devam etmektedir.

Yorum Bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.