Başa Dön

Modayı Konuşturan Stil Sahibi Etel Baler

blank

Modayı Konuşturan Stil Sahibi Etel Baler

Okuma süresi 8 dakika

Türk ve yabancı binlerce modasever tarafından beğeniyle takip edilen moda ve stil uygulaması Fashion Talks isimli projesiyle cemiyet hayatının stil sahibi ismi Etel Baler ile kendi yalısında, seçtiği özel kombinlerle moda şovunu andıran bir atmosferde unutulmaz bir röportaj gerçekleştirdik…

Kısa sürede binlerce Türk ve yabancı modasever tarafından indirilen Fashion Talks isimli uygulamanızın ortaya çıkış sürecinden bahseder misiniz?

Kardeşim Melih Amazon.com’da çalışıyordu.Yurt dışında okuduktan sonra uzun süre yurt dışında yaşadı. Aile işimize devam etmek için Türkiye’ye döndü ama aklında ve gönlünde hep çok iyi bildiği internet işini yapmak yatıyordu. Ben de modayla ilgili bir şey yapmak istiyordum. Biz sosyal ağları takip ederken yapılan yorumların çoğunun kıyafet detaylarını sorduğunu fark ettik. Instagram bunları paylaşmaya uygun bir ortam olmadığından bu bilgiler takip edenler icin yetersiz kaliyordu. İnsanlar da haklı olarak kıyafetlerinin markasını böyle uygun olmayan bir ortamda paylaşmaya çekiniyorlardı. Hatta sürekli kendi resimlerini bile koymaya çekiniyorlar, başka konulu resimler koymaya kendilerini zorunlu hissediyorlardı. Biz sadece modayla ilgili bir paylaşım sitesi yaparak bu toplum baskısını kırmak istedik. Kafa kafaya verip bir seneden uzun bir süre gece-gündüz çalıştık ve FashionTalks ortaya çıktı. Fashiontalks gerçekten insanların kendilerini rahatça ifade edebildikleri, pozitif ve eğlenceli bir uygulama oldu.

FashionTalks’ta tam olarak nelere ulaşabiliyoruz?

Hepimiz ara sıra arkadaşlarımızın veya yolda gördüğümüz birinin üzerindeki kıyafetleri beğenip “tam aradığım şey, nereden aldı acaba?” diye düşünüyoruz ve çoğu zaman sormaya çekiniyoruz. Arkadaşınızın üzerindeki bluzu beğendiğinizde onu sormanıza gerek kalmadan hesabına girip bunu bulabilmenizi hedefliyoruz. Kullanıcılarımız bize moda shazam’i adını taktılar. Bize göre giydiğinizin ne marka olduğunun hiçbir önemi yok. O sadece yoğun tempolarından istediği stilleri bulmaya vakit bulamayanlara bir yol gösterici. Ayrıca resim paylaşan kullanıcılarımızın stillerini daha beğenilen tarzlara yönlendirmeye yardımcı oluyoruz. Eteğinin çok beğenildiğini ama ayakkabılarının yeterince glam almadığını gören kullanıcılar, aynı eteği başka bir ayakkabı ile deneyip daha ideal kombinlere ulaşıyorlar. Ayrıca galeriler bölümünde televizyondan, kırmızı halı, çocuk, kampüste, ayakkabı, çanta, genç stiller… gibi bölümlerimiz var. Arkadaşlarım, “moda konusunda arayıp da bulamadığımız hiçbir şey kalmadı” diyorlar.

Her zaman şık ve zarifsiniz… Tarzınızı oluştururken neleri ön planda tutuyorsunuz? Stilinizi nasıl tanımlıyorsunuz?

Öncelikle rahat etmediğim kıyafetleri giymeyi sevmiyorum. Tamamen keyfime göre giyiniyorum, eklektik bir stilim var. Modern parçalarla vintage’lari, trend’lerle seyahatlerimden topladığım yerel tasarımcıları karıştırmayı seviyorum.

İş hayatında planladığınız yeni girişimler, gerçekleştirmek istediğiniz projeler var mı?

Fashiontalks’u Japonca’dan Rusça’ya kadar birçok dile çevirip yerelleştirmek istiyoruz. Amacımız Türkiye’den bir dünya uygulaması çıkarabilmek.

Geleceğin tasarımcılarına; tarz sahibi olmaları, fark yaratmaları ve moda tutkunu tasarımcılar olmaları yolunda birkaç tüyo verir misiniz?

Bana göre dünyanın her yerinde tasarımcı enflasyonu var. Bunların arasından sıyrılabilmek için bizim kültürümüzden yola çıkmak, tarihimizin ve dokularımızın güzelliğini modern dokunuşlarla yorumlamak güzel bir yol.

Daima formda kalmayı nasıl başarıyorsunuz? Yaza girerken okurlarımız için birkaç öneri alabilir miyiz sizden bu konuda?

Anneme borçluyum sanırım. Küçüklüğümüzden beri bizi sağlıklı besledi, dolayısıyla hazır yemekleri, kızartmaları, soslu yemekleri zaten hiç sevmiyorum. Benim vereceğim önerilerin kimsenin hoşuna gideceğini sanmıyorum, çünkü bence aşırı diyetlerden ve moda beslenme şekillerinden uzak durmalarını, azar azar sık sık yiyerek metobolizmalarının daha çok çalışmasını sağlamalarını tavsiye ederdim.

Uygulamanız dünya çapında git gide yaygınlaşmaya başlayacak.
Projelerinizle birlikte, Türk modacıların da dünya çapında ün kazanmaya ve tasarımlarını ön plana çıkarmaya başlayacağını düşünüyor musunuz?

Daha şimdiden yurt dışından birkaç satın-alımcı bazı Türk tasarımcılarımızı beğenip bizden iletişim bilgilerini istediler. Yabancı arkadaşlarım ise sürekli “Türk kadınlarının bu kadar hoş olduğunu söylerdin de inanmazdık” diye mesajlar atıyor.

Fashion Talks sürekli güncel ve hareketli bir içeriğe sahip… Daha da hareketli hale gelmesi için neler yapıyorsunuz? Örneğin, İstanbul Moda Haftası’nda kullanıcılara daha aktif olmaları açısından biletler dağıtmıştınız. Fashion Talks olarak bunun gibi farklı çalışmalarınız oldu mu ya da olacak mı?

Sadece İstanbul Moda Haftası’na değil, Çin ve Azerbeycan Moda Haftaları’na da davetiye verdik. Bulgari ile davetimizi farklı saat dilimlerine yayarak aynı yaş grubundan insanları kaynaştırmak istedik. Bu tarz davetlerimiz ve partilerimiz devam edecek. Glam öncelikli bir sisteme geçeceğiz ve glam sayılarına göre kullanıcılarımızı moda
haftalarına, özel moda davetlerine veya partilere davet edeceğiz. Hatta çok glam’i olan kullanıcılarımıza uluslararası dergilerle çekim bile
ayarlayacağız.

Birçok sosyal medya fenomeni çıkıyor; Fashion Talks’ta en ünlü kullanıcılar kimler? İleride uygulamanızdan dünyaca ünlü fenomenler çıkabileceğini düşünüyor musunuz?

Tabii ki düşünüyoruz. Yepyeni bir mecranın yepyeni ikonları oluşmaya başladı bile… Mesela Buse Peker, Fcosmos gibi kullanıcılarımız Fashiontalks’ta çok popüler oldular. Yasemin Özilhan, Didem Soydan, Serenay Sarıkaya, Sinem Kobal, Ebru Gündeş, Neslişah Alkoçlar Düzyatan ünlü ve beğenilen kullanıcılarımızdan… Cemiyet hayatından da Arzu Sabancı’dan Feryal Gülman’a, yabancı dergi editörlerinden Buyer’lara kadar renkli bir kullanıcı kitlemiz var.

Daha önceden markalara danışmanlık yapıyordunuz, yine iş hayatındaydınız ama şimdi kendi işinizi kurdunuz ve çok başarılı bir marka ortaya çıkardınız. Bu başarınızın sırrı nedir? Çalışan veya iş hayatına atılacak olan kadınlara tavsiyeleriniz neler olabilir?

Bence her insan önce kendini dinlemeli ve ne yapmaktan zevk aldığını keşfetmeli. Daha sonra da risk almaktan çekinmeyerek kalbinin sesini dinlemeli.

İş hayatında ne gibi zorluklarla karşılaştınız ve bu zorlukları nasıl aştınız?

Biz özgün bir uygulama yarattığımız için örnek alabileceğimiz bir format yok. Bu belirsiz ortamı kullanıcılarımızı dinleyerek aşmaya çalışıyoruz. Neleri beğendiklerine ve beğenmediklerine bakıyoruz. Onların sesini ve taleplerini yeni versiyonlarımızda yansıtmaya özen gösteriyoruz.

Günümüzde iş ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz? Başka ülkelerle kıyasladığımızda ne gibi farklılıklar görüyorsunuz?

Günümüzdeki iş ortamı çok rekabetçi, yenilikçi ve dinamik. Fashiontalks şu an seksen yedi ülkede kullanılıyor. Gördüğümüz kadarıyla Türk halkı yeniliklere çok açık ve teknolojiyi çabuk benimsiyor.

İş hayatına yeni atılmış genç girişimciler ilk etapta nasıl bir yol izlemeliler? Tavsiyeleriniz neler?

Sevdiğim bir söz vardır: “Yolun nereye varacağını düşünmek beyhude bir çabadan ibarettir. Sen ilk adımı atmakla yükümlüsün, gerisi kendinden gelir.” Ben yanlış kapının bile bir sürü doğru kapıyı açacağına inananlardanım.

Keşke şunu da yapabilseydim dediğiniz bir çalışma oldu mu? Ya da yapmasaydım dediğiniz hatalar?..

Böyle bir taleple karşılaşacağımızı önceden bilseydik Android versiyonumuzu da aynı anda çıkarırdık. Neyse ki artık Android de çıktı ve Google marketlerde de varız.

Moda dışı bir alanda çalışsaydınız hangi alan olmasını isterdiniz?

Gayrimenkul sevdiğim bir konu. Masa başı olmamak kaydıyla her işi yapabilirim. Ama baslangıç noktam mutlaka konuya yeni bir bakış açısı katmak, bir farklılık yaratmak olmalı.

İstanbul aşığı birisiniz bildiğimiz kadarıyla… En sevdiğiniz ve en beğendiğiniz yerleri öğrenmek istesek sizden?

Boğaz’ın yakamozunu, Yerebatan’ın yüzyıllara şahitliğini, maalesef sitelerle, elektrikli arabalarla anlamını kaybetmeye başlayan adaların çırpınan dokusunu, kavakların esnaf halini, her şeyden önce her yeri iyi niyetiyle vazgecilmez kılan insanlarımızı çok seviyorum.

İş hayatı dışında sosyal yaşamınızda yapmaktan keyif aldığınız şeyler nelerdir?

Sabah kalktığım andan yatana kadar hayatı bir fon müziğiyle yaşamayı severim. Bol bol yürümeyi, okumayı, herkesin gitmediği ülkelere seyahat etmeyi, semt pazarlarından meyve sebzemi almayı, oradaki satıcıların naralarıyla gülümsemeyi, bir kahvede tek başıma oturup insanların konusmalarını dinleyip onların hayatlarını anlamaya çalışmayı severim.

Yazar Hakkında /

2003 yılından bu yana, hedef kitlesi AB ve A+ olarak belirlenmiş bir çok baskı, web, pr, organizasyon işinde başarılı projelere imza atmış olan MAG hayatın her alanında en iyi olmayı hedefleyen, sosyo-ekonomik seviyesi yüksek, özel zevkleri olan ve hobileriyle yaşamını renklendiren, sosyal sorumluluklarının bilincinde olan, belirli kesimden kabul ettiği müşterilerine yıllardır sağlamış olduğu yüksek başarı grafiği ile doğru planlanmış bir büyüme ile sektöründeki hayatına devam etmektedir.

Bir Yorum Ekleyin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: