Başa Dön

Iraz Yıldız: Sihirli Parmaklar

Iraz Yıldız: Sihirli Parmaklar

Okuma süresi 5 dakika

Notalarla ilişkisi çok küçük yaşlarda başlayan ve kariyer basamaklarını emin adımlarla tırmanan piyanist Iraz Yıldız, piyanonun müzikteki yerini aktarırken, henüz piyasaya sürülen albümü hakkında merak edilenleri MAG Okurları için yanıtlıyor.

 Iraz Yıldız kimdir? Kendinizden biraz bahseder misiniz? Ne tür müzik yapıyorsunuz?

Iraz Yıldız müzik işçisidir desek doğru söylemiş oluruz. Üç sene önce sorsanız, sadece klasik piyanistim derdim ama artık durum biraz daha farklı. Tüm o konservatuvar mahalle baskılarını aşmış, sevdiği ve içinden geleni çalan, dinleyen biriyim.

Küçük yaşta piyano eğitimine başladınız. Peki, sizi müziğe ve piyanoya yönlendiren etkenler nelerdi? Bir rol modeliniz var mı?

Beni piyanoya annem yönlendirdi. Annemin bana olan inancı ve askerî disiplini beni şu anki seviyeme getirdi. Yaşım ilerledikçe derinleştim. Yaptığım müzik de değişti. O arayışlarım sırasında iç sesimi dinleyip, müzikle konuşabilmeyi hocam Prof. Dr. Ersin Onay öğretti. Arayış pek biten bir durum değil. Halen yeni şeyler öğrenmeye, keşiflere çıkmaya devam ediyorum.

 Bilimsel araştırmalarla, küçük yaşlarda başlanan enstrüman eğitiminin, çocukların zekâ gelişimini olumlu yönde etkilediği biliniyor. Çocuklarının yeteneğini fark eden aileler nasıl bir yol izlemeli? Kimlere ulaşmalı?

Öncelikle yeteneğin hem çok büyük bir avantaj hem de dezavantaj olduğunun bilincinde olmaları gerekiyor. Okula değil, doğru hocaya güvenmek gerekiyor. Mahallede bulunan en yakın müzik kursları yerine, profesyonel müzik eğitimi almış sanatçılara danışmak gerekiyor. Aile ve hoca arasında sağlanacak olan sağlıklı iletişim, yetenek ve doğru çalışma ile iyi sonuçlar doğuruyor.
Çok yetenekli olan öğrenciler ilk zamanlarda çalışmadan da çok iyi işler çıkarsa da, küçük yaşlarda oturtulamayan çalışma disiplini, yaş ilerledikçe farklı sıkıntılara sebep oluyor. Bu çok sık karşılaşılan bir durum ve yine aile ile hoca arasındaki doğru iletişimde bitiyor.

 Müzikte piyanonun yerini nasıl görüyorsunuz? Piyanoyla yapılan müziğin geleceği hakkında neler söyleyebilirsiniz? Türkiye’de hak ettiği değeri görüyor mu?

Bu soruya sadece Türkiye olarak bakmak istemiyorum. Yaşadığımız çağda müzik artık farklı bir boyutta. İnsanlar haklı olarak aynı şeyleri dinlemek istemiyor. Beethoven Ay Işığı Sonatı dendiği zaman (ki Beethoven’ın koymuş olduğu öyle bir isim de yok) interneti açtığımızda ekrana milyonlarca yorum, yorumcu çıkıyor. Klasik müzik bestecilerinin meşhur ve popüler olmuş müziklerini icra eden yorumcular, üç notayla hit olan müziklerin popülaritesinden rahatsızlık duyuyor. İçinde yaşadığımız popüler kültürün parçasını kabul eden ve aynı zamanda rahatsızlık duyan yorumcularda tutarsızlık gözlemliyorum. Aynı yerde saymamak için bu zincirleri kırmak lazım.

Sahnedeyken neler hissediyorsunuz? İlk büyük sahne deneyiminiz nasıldı?

Sahnenin büyüğü ya da küçüğü yoktur. Sahneye ilk çıktığımda ayaklarım pedala denk gelmiyormuş. Gelmiyormuş diyorum, çünkü hatırlayamayacak kadar küçüktüm. Piyano hocamla dört el çalmışız. Alkışlanmak çok hoşuma gitmiş, hatta beni çeken kameraya göz bile kırpmışım. Şimdi durum biraz daha farklı. Bir hikâye anlatmaya çalışıyorum ve o hikâyeyi en iyi şekilde anlatmaya odaklanıyorum. Şimdi konu alkış ve tebrikten daha çok, kendi müziğim ve hislerimi en iyi şekilde aktarabilmek.

Hiç unutamadığınız, sizde iz bırakan bir konser var mı?

Her konser özel ve keyifli benim için.

Müziğinizle dinleyenleri etkilemek mi önemli, yoksa bunu sanat için yapıyor olmak mı?

Müzikler sihirli seslerden oluşur. Önce kendim için, sonra bu sihri merak eden herkes için yapıyorum.

Ünlü platformlarda yer almak, bir ülkeyi ve hatta dünyayı etkileyerek önemli listelere girebilmek için neler yapılmalı? Müziğiyle öne çıkmak isteyenlere neler önerirsiniz?

Yeni fikirler üretmek zorundalar. Kalıpları yıkmak gerekiyor. Herkesin kendi özgün müziği olmalı. Bu bir beste olmak zorunda değil, farklı bir fikir veya yorum da yeterli olur.

Bu ay bir solo albümünüz çıktı. Kayıt süreciniz nasıldı, neler hissettiniz?

Keyifli bir kayıt süreci oldu. İlk solo albümümü özellikle çocuklar için yapmak istedim. İçerisinde dinlerken en çok keyif aldığım, gece gündüz bana eşlik eden eserler var. Hepsinin yeri benim için ayrı. Umarım aynı hislerle dinler dinleyicilerimiz.

Bu albümle asıl hedef kitleniz kimlerdi?

Albüm spesifik olarak çocuklar için olsa da her yaştan dinleyicisinin olduğunu bildiğim eserler de var içinde. Çocuklar bizim geleceğimiz. Onlara elimden geldiği kadar destek olmak, yol göstermek istiyorum. Bu albüm sadece bir başlangıç.

 Gelecekte ne tür müzik yapmayı planlıyorsunuz? Planlarınız ve hedeflerinizden bahseder misiniz?

Aklımda farklı projeler var ve hatta birini yapmaya başladım bile. Müzik türü şu olacak diyemem. Sevdiğim ve zevk aldığım her şeyi yapabilirim; ama şunu söyleyebilirim ki tüm kalıpları yıkmaya hazırım. Takipte kalın.

 

Yazar Hakkında /

2003 yılından bu yana, hedef kitlesi AB ve A+ olarak belirlenmiş bir çok baskı, web, pr, organizasyon işinde başarılı projelere imza atmış olan MAG hayatın her alanında en iyi olmayı hedefleyen, sosyo-ekonomik seviyesi yüksek, özel zevkleri olan ve hobileriyle yaşamını renklendiren, sosyal sorumluluklarının bilincinde olan, belirli kesimden kabul ettiği müşterilerine yıllardır sağlamış olduğu yüksek başarı grafiği ile doğru planlanmış bir büyüme ile sektöründeki hayatına devam etmektedir.

Yorum Bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.