Başa Dön

“Sanatta Önemli Olan;Tesadüfi Olguların Ardındaki Temel Düşünceyi Ortaya Çıkarmaktır.”

“Sanatta Önemli Olan;Tesadüfi Olguların Ardındaki Temel Düşünceyi Ortaya Çıkarmaktır.”

Okuma süresi 4 dakika

Sanatsal potansiyelini ve gerçek kimliğini fark etmesini sağlayan en büyük faktörün “tesadüf” kavramı olduğunu söyleyen ressam Serap Yardımcı ile keyifli sohbetimiz…

Resme olan tutkunuz nasıl başladı diyerek başlayalım dilerseniz…
Özel olarak resme ve genel olarak sanata olan ilgim birdenbire farkına vardığım bir durum değildi. Resim yapmak çocukluk ve ilk gençlik yıllarımdan itibaren gelişme sürecimde her zaman varolan bir ilgiydi. Henüz küçük bir çocukken resimle uğraşmanın kendimi en özgür ve muntazam şekilde ifade edebildiğim bir araç olduğunun farkına vardım. Yani içgüdüsel olarak ortaya çıktığını söleyebilirim. Gördüğüm objeleri, insanları, olayları ve durumları kendime göre yorumlamak ve çizgilere, şekillere ve renklere aktarmak her zaman yaptığım bir şeydi. Elim asla boş durmazdı. Evimizdeki muşamba masa örtülerine bile annemin, babamın ve evimize gelen misafirlerin portrelerini çizdiğimi hatırlıyorum.

Peki, kendinizi geliştirme süreciniz nasıldı? Resim üzerine herhangi bir eğitim aldınız mı?
Liseyi bitirdikten sonra sıra üniversiteye gelmişti ve bir gencin en çok yönlendirilmeye gereksinim duyduğu yıllardaydım. İçimden resim öğretmenliği bölümü geçiyordu ve bu bölüme hazırlanmayı içten içe çok istiyordum. Ancak bu konuda etrafımdaki yetişkinler tarafından yeterince teşvik edilmedim. Biliyorsunuz sanat her şeyden önce motivasyonla alakalıdır. Ne yapmam, ne okumam ve hayata nereden atılmam gerektiğini sorguladığım bu dönemlerde bu motivasyonu ve dahası ihtiyaç duyduğum teşviği bir araya getiremediğim için kendime farklı bir yol seçtim ve beden eğitimi okudum. Akademik olarak saat eğitimi almasam da ilerleyen yıllarda bu konuda kendimi geliştirmeye odaklandım. Değerli hocaların yanında çalışma fırsatı buldum. İlk etapta Yaşar Çallı, daha sonra ise Teymur Ağalioğlu’nun atölyelerinde çalıştım. Ancak aradan geçen yılların neticesinde bu çalışmalardan tam olarak tatmin olamadığımı keşfetmeye başladım ve yavaş yavaş farklı bir tarz oturttum. Bu süreçte Haluk Evitan’ın atölyesinde çalışmalarıma devam ettim ve bu dönemin düşünsel ve sanatsal gelişimim üzerinde çok büyük faydasını gördüm.

Tarzınızı nasıl tanımlıyorsunuz?
Açıkçası bu benim için yanıtlaması en zor sorulardan biri. Daimi olarak evrilen bir şeyden bahsediyoruz, dolayısıyla kesin kalıplar kullanarak tarzımı nitelemem ne kadar doğru olur bilemiyorum. Sanatta izlediğim yolun en önemli kaynağı, kendi kişisel tarihimin de en belirgin unsuru olan “tesadüf” kavramıdır. Sonsuz olarak gördüğüm bu kaynak, bugüne kadar sanatsal potansiyelimi ve gerçek kimliğimi fark etmemi sağlayan en büyük faktör oldu. İzlediğim bu yolun düşünsel temelleri, aslında çokça esinlendiğim İsviçreli ressam Paul Klee’ye aittir. Çünkü tıpkı Klee’nin düşündüğü gibi, bana göre de sanatta önemli olan tesadüfi olguların ardındaki temel düşünceyi ortaya çıkarmaktır. Renklerin ve geometrik şekillerin oluşturduğu yalın formlar, bana göre evrende varolan madde ve düşüncelerin en nesnel ve önyargısız yansımalarıdır. Dolayısıyla, çalışmalarımda meydana getirdiğim kompozisyonları da bu tür bir yaklaşımla değerlendiriyorum. Çalışmalarımdaki yaratıcı sürecin en önemli aşaması; eskizdir. Bu safhada önceden hazırlamış olduğum formları kendi görselliğime en uygun şekilde birleştirip, kompozisyonumu meydana getiriyorum. Zaman zaman kullandığım kolaj tekniği de bu aşamada gerçekleşmektedir.

Sanat sizin için ne ifade ediyor? Sanatın hayatınızdaki yeri nedir?
Sanatın benim dimağımda ifade ettiği en önemli iki unsur ;”denge” ve “ahenk”. Hem doğanın hem de kendi ellerimizle inşa ettiğimiz insan yaşamının dengesiyle eş bir olgu. Dolayısıyla sanatın içinde barındırdığı ahenk ve dengenin aynısını hayatın her noktasında görebiliyorum. Bu da bana sonsuz bir esin kaynağı sağlıyor. Bu unsurlar biz farkında olsak da olmasak da yeryüzündeki tüm devinimlerde varoluşlarını sürdürüyor. İşte bu denge ve ahenk, kimileri için ilahi özelliktedir, bu gerçekliği temsil eder. Benim içinse sanatın ardındaki kuvvetin ta kendisi.

Katıldığınız sergiler ve varsa aldığınız ödüllerden kısaca bahseder misiniz?
Doksanlı yılların sonundan beri Türkiye çapında çok sayıda karma sergiye katıldım. Ankara, İstanbul, Bodrum ve New York’ta da kişisel sergiler açarak eserlerimi paylaştım. En son katıldığım uluslararası sergi, 2009 Haziran ayında California’da gerçekleşen World Art Expo’ydu. Bu serginin neticesinde de bir eserim mansiyon ödülüne layık görüldü.

Eserlerinizi sergilediğiniz bir internet sitesi var mı?
Evet, World Art Foundaiton bünyesinde hazırlanmış bir sayfaya sahibim. http://www.worldartfoundation.org/serap_yardimci
Röportaj: Damla İplikcioğlu

Kutlamadan Görüntüler

 

Yazar Hakkında /

2003 yılından bu yana, hedef kitlesi AB ve A+ olarak belirlenmiş bir çok baskı, web, pr, organizasyon işinde başarılı projelere imza atmış olan MAG hayatın her alanında en iyi olmayı hedefleyen, sosyo-ekonomik seviyesi yüksek, özel zevkleri olan ve hobileriyle yaşamını renklendiren, sosyal sorumluluklarının bilincinde olan, belirli kesimden kabul ettiği müşterilerine yıllardır sağlamış olduğu yüksek başarı grafiği ile doğru planlanmış bir büyüme ile sektöründeki hayatına devam etmektedir.

Yorum Bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.