Başa Dön

Mantra Müziği’nin Türkiye Temsilcisi “Seda Bağcan”

blank

Mantra Müziği’nin Türkiye Temsilcisi “Seda Bağcan”

Okuma süresi 12 dakika

Türkiye’de “Mantra Müziği”nin ilk ve tek temsilcisi, yaptığı müziklerle kalplere ışık tutan, stresi azaltan, hastalıklara yardımcı olan sımsıcak biri Seda Bağcan. Öğrendiklerini başka insanlara yardımcı olmak amacıyla yaymaya çalışan ve tüm sorunların bir çözüme ulaşabileceğine inanan bir misyoner. Dünyada adından sıkça söz ettiren hatta yakında Tina Turner ile bir albüm çalışması yapacak olan Seda Bağcan ile İstanbul’un yeni mekanlarından Porsella’da buluştuk. Muhteşem dekorasyonu ve ambiyansıyla bizleri büyüleyen Porsella’da çok güzel ve samimi bir röportaj gerçekleştirdik. Seda Bağcan o kadar güzel şeylerden bahsetti, o kadar güzel konulara değindi ki, herkesin zevkle okuyabileceği bir röportaj çıktı ortaya. Biz röportajı yaparken pozitif bir elektrik aldık. Bakalım siz de okurken o enerjiyi hissedebilecek misiniz?

Öncelikle bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

Müzisyen bir aileden geliyorum. Halam Selda Bağcan’ın armağan ettiği piyano ile müziğe başladım diyebilirim.  Piyano dersleri, armoni dersleri… Müzisyen bir ailede doğduğunuzda müzikle ister istemez iç içe oluyorsunuz.  6 yaşından itibaren konserler vermeye başlamışım, çocuk ve gençlik korolarında çok değerli eğitmenlerle çalışma fırsatı yakalayarak adım adım ilerledim. Bu sırada eğitimime devam ederek  Ankara Tevfik Fikret Lisesi sonra da  ODTÜ Elektrik Elektronik Mühendisliği’nde eğitimimi tamamladım. Müziğin, mühendis olmamda da önemli etkisi var. Müziği matematik olarak görüyorum. Şarkı söylemek enstrüman çalmak beyin fonksiyonlarını güçlendiriyor ve hızlandırıyor… Şu anda kendimi; BİLİM-MÜZİK-ŞİFA ve YOGA’yı araç olarak kullanan insanların kendi kendilerinin farkına varmalarına, yaşamaya geldikleri gerçek hayatlarına ulaşmalarına yardımcı olmaya çalışan, doğada tüm çözümlerin bulunduğuna inanan bir misyoner olarak görüyorum.

Aslında Biomedikal Mühendisisiniz. Hatta Almanya ve Türkiye’de birçok medikal firması kurup yönettiniz. Peki, müziğe başlama hikayeniz ilk olarak ne zaman ve nasıl başladı? Bu ani dönüşü sizden dinleyebilir miyiz?

Uzunca bir dönem (15 yıl kadar) tıp sektöründe hizmet verdim. Türkiye’de ve Almanya’da tıbbi teşhis ürünleri üreten şirketler kurdum ve çalıştım. Aslında müzik hep hayatımda olduğu için buna pek de ani bir dönüş diyemiyorum.  Sadece üstlendiğimi düşündüğüm misyonerliğin başlangıcı ya da teyzeme beyin tümörü teşhisi konduğunda içinde bulunduğumuz çaresizliğin arayışı belki de Bilim-Şifa-Müzik üçgenini etkin hale gelmesi diyebiliriz. Önceleri eğlendirmek için müzik yaparken  daha sonra dinlendirmeyi, sakinleştirmeyi ve sonra da şifalandırma için müzik yapma yollarını öğrendim. Teyzem için iyileştirme çarelerine yönelişim yoga ve diğer çalışmaları müzikle buluşturdu. Avrupa’da 2009’da ilk albümüm “SUNRISE” yoga ve meditasyonlarda kullanılmak üzere yaptığım bir çalışmaydı. New age etnik müzik dallarında başarı kazandı. Hatta Avrupa ve Amerika’da “Cennetten Gelen Ses”, “Mantra Müziğinin Yeni Parlayan Güneşi” başlıklarıyla birçok dergide gündeme geldi. Halam ile görüşüp Türkiye’de albümü çıkartmak istediğimi söylediğimde hemen kendi şirketi Majör Plakçılık’ta çalışmalara başladık. 2010 Şubat ayında çıkarttığımız “Sunrise” albümünün beklediğimden daha fazla ilgi görmesi beni fazlasıyla mutlu etti. Ve ardından bütün besteleri yine bana ait olan 2. albüm çalışması “Remember”ı çıkarttık.

Yaptığınız müzik “Mantra Müziği” olarak geçiyor. Peki nedir “Mantra Müziği” biraz bahsedebilir misiniz?
Mantra’nın kelime anlamı zihni boşaltmaktır. Mantra müziği; ses titreşimlerinin  aracılığı ile  yüksek bilince ulaşmasına, günlük yaşam karmaşasından uzaklaşmamızı ve sakinliğe ulaşmamızı amaçlar.  Zihni boşaltmak, konsantrasyonu arttırmak, huzura ermek, zorluklardan kurtulmak için tekrarlanan hece sözcük ve sözcük gruplarının melodiyle birleşmesi olarak tanımlanabilir. Şifa çalışmalarının  Mantra Müziği ile desteklenmesi çok yaygındır. Amerika’da doktorlar kanser hastalarına mantra müziği dinlemelerini tavsiye etmekteler. Ayrıca uzmanlar; sağlıklı ve uzun bir yaşam için günde en az 7 dakika söylenmesini de önermekteler. Ben de Mantra müziğini hem dinlemenizi hem de söylemenizi tavsiye ediyorum. Dinlerken titreşimlerden yararlanıyorsunuz ancak söyleyerek eşlik ettiğinizde sağ ve sol lob dengelenmesine kullanmadığınız beyin hücrelerinin aktive olmasına, hormon ve enzimlerin dengeli salgılanmasına yardımcı oluyorsunuz. Mantra müziğinin toplulukla söylendiğindeki etkileşimi ise yapılmış bazı bilimsel araştırmalarla da etkili olduğu ortaya çıkarılmış. Bireysel olarak yapılan beyin dalgalarının ölçümü sonucunda herkesin farklı beyin dalgalarına sahip oldukları görülürken, Mantra meditasyonu yapan tüm katılımcıların beyin dalgalarının eşitlendiği gözlenmiştir. Yani tek frekansta buluşulmuştur. Mantra meditasyonlarındaki katılımcılar birlikte gerçekleştirdiği sinerjiyle hayatlarında bir iyileşme, hızlanma olduğunu rahatsızlıklarının geçtiğini, dileklerinin ve düşüncelerinin kısa sürede gerçekleştiğini söylerler.

 

“Mantra Müziği”nin Türkiye’deki ilk ve tek temsilcisi sizsiniz. Peki dinleyicilerinizden nasıl tepkiler alıyorsunuz?

Evet, Türkiye’deki ilk  ve tek Mantra müziği temsilcisi durumundayım. Mantra müziği ile Türk ezgilerini buluşturma fikrinden yola çıkarak titiz çalışma sonucunda önce SUNRISE albümü ardından REMEMBER albümünü çıkarttık. Bestelerin hepsi bana ait,  düzenlemeleri sevgili Tolga Böyük ile birlikte yapıyoruz. Albümlerin özellikleri dünyada yaygın olarak bilinen Mantraların Türk ezgileriyle Türk enstrümanlarıyla buluşmasıdır. Dünyada bu yönde yapılmış ilk ve tek örnektir. Sunrise ve Remember birbirini takip eden albümlerdir. “Güneşin Doğuşu” içindeki güneşin farkına var ve her gün yeni güzelliklere kucak aç. Her gün bir önceki günden daha iyi ışıldamasını sağla… O güneş gerçekliktir. O gerçek saf ve temizdir. İzin ver gerçekliğin senin de hayalinin ötesinde parlasın. “Hatırla” her zaman  özünü kim olduğunu hatırla… Gerçekliğin özünde olduğunu her anın, her yerin ve her kişinin mükemmel olduğunu hatırla… Doğayı hatırla… Bir olmayı hatırla… Tüm cevapların sende olduğunu hatırla… İki albümün de dinleyicisiyle buluştuğuna inanıyorum. Şu anda gezdiğim illerde yaptığım çalışmalar sırasında ilgi görüyor ve keyif alıyorum.

Albümleri çıkardığım günden itibaren elektronik mail kutum şarkılarımın kalplerine, hücrelerine işlediğini, hayatlarını Mantralarla nasıl değiştirdiklerini anlatan ve tebriklerini iletmek isteyenlerin iletileriyle doluyor… Karşılaştığım dinleyicilerin gözlerindeki ışıltıyı gördüğümde doğru yolda olduğumu bir kez daha anlıyorum.

 

Albümünüz doğumhanelerde dinletiliyormuş. Ayrıca trafik ve stresli ortamlar için de birebir olduğundan bahsediliyor. Bu durum için neler söyleyebilirsiniz?

Sunrise albümünde 4. Mantra Guru Ram Das Mantrasıdır. Her işinizi kolaylaştırmaya yarayan, her durumu şifalandırmanıza yardım eden size ilham enerjisi veren mucizevi bir mantradır. Doğumhanelerde doğumların sakin, huzurlu ve kolay geçmesi amaçlı çalınıyor. Ayrıca bir çok terapi merkezinde Sunrise albümü çalınmakla birlikte dünyada birçok terapist Sunrise ile terapilerini melodilendiriyor. Birçok dinleyicimiz artık trafikte hiç sinirlenmediğini ve sanki sinirlerinin alındığını,  stresin hayatlarından çıktığını söylüyor. Remember albümü biri kısa versiyonları diğeri uzun versiyonları içeren iki CD’den oluşuyor. Genelde kısa versiyon CD’sini arabalarına koyduklarını uzun versiyonları da evde veya işyerlerinde dinlediklerini söylüyorlar. Ayrıca birçok anne çocuklarını Sunrise albümü ile sakinleştirdiklerini hatta uyuttuklarını söylüyor. Çocuklar genelde mantraları çok seviyor. Bebeklerin daha sakin, daha huzurlu olduklarını ve uykuya daha kolay geçtiklerini gözlemliyoruz. Tabi sadece bebekler değil, birçok yetişkin de uykuya dalarken ve hatta sabaha kadar albümleri dinlediklerini söylüyorlar. Birçok doktor, psikolog Sunrise’ı ve Remember’ı hastalarına tavsiye etmekte.

Dünyaca ünlü sanatçı Tina Turner ile bir albüm yapacağınızı öğrendik. Çok gurur verici bir olay. Peki, bu durum nasıl gelişti ve albümün muhtemel çıkış tarihi nedir öğrenebilir miyiz?

Çok teşekkür ederim. 2009’da ilk olarak Avrupa’da çıkarttığım Sunrise albümünün başarısı bu ünlü sanatçıyla çalışma fırsatını bana getirdi. Geçtiğimiz yaz hep beraber Zürih’de stüdyo çalışmaları yaptık. Budist, Hıristiyan, Tibet ve Sufi mantralarının birleştirildiği bir albüm olarak düşünülmüş ve sufizmin temsilcisi olarak da beni düşünmüşler. Albümün ne zaman çıkacağı henüz belli değil.
Müzisyenliğiniz ve mühendisliğinizin yanı sıra ayrıca Reconnection (Tekrar Bağlantı Şifası) ve Signature Cell Healing (İmza Hücresi Şifası) uygulayıcısısınız diğer bir taraftan yoga dersleri de veriyorsunuz. Ruhsal gelişim yöntemlerine yönelmeniz nasıl oldu? Bu kadar fazla dalla ilgilenecek vakti nasıl buluyorsunuz?

Daha önce de bahsettiğim gibi teyzemin hastalığına çare ararken tamamlayıcı tıp yöntemleriyle tanıştım. Yolun başında karşıma reiki ve biyoenerji çıktı. 5 duyunun ötesine geçebileceğimizi keşfettiğimde yeni bir dünyanın kapısı aralanmış oldu. Çocuklar gibi bir heyecanla o kurs benim bu kurs senin dünyanın dört bir köşesindeki şifacılardan eğitim ve el aldım. Önce yakınlarıma, arkadaşlarıma öğrendiklerimi uygulamaya başladım, mucizevi diyebileceğimiz sonuçlar almaya başlayınca daha çok insana yardım ve hizmet etmeliyim diye düşündüm. Şimdi ise deneyimlerimi dünyanın çeşitli ülkelerinde verdiğim seminer ve workshoplarla paylaşıyorum ve gittiğim yerlerde birebir şifa seansları da yapıyorum. Her seans ayrı bir macera, ayrı bir heyecan, ayrı bir umut… O kadar çok iyileşmeler gerçekleşiyor ki!

Aslında yaptıklarımın biri diğerinden farklı değil bütün yaptıklarım birbirini destekliyor. Müziğimde mühendisliği, tıbbı ve şifacılığı kullanıyorum. Şifa ve yoga seansları müzikle destekleniyor. “Şifa, Müzik ve Bilim’in Buluşması” adını verdiğimiz seminerlerimde şu ana kadar öğrendiğimi ve deneyimlediğimi paylaşıyorum. Kendimi gerçekten bu üçlüye hatta yogayı da dahil edersek dörtlüye adamış durumdayım. Onun için vakit bulmak gerekmiyor, hayatla birlikte keyifle akmak gerekiyor.

 

Çağımızın en büyük hastalığı artık hepimizin bildiği “stres”. Peki, siz stres kontrolü ve pozitif düşünce konusunda bize neler söyleyebilirsiniz?

Hayatımızda her yaşadığımız olay,  her deneyimlediğimiz an; zihnimizin ürünü. Zihnimizden geçenlerin farkına varalım. Korkular, endişeler, istekler, arzular, inançlar, düşünceler, zihnimizden geçen her şey ama her şey geleceğimizi yönlendiriyor. Bu farkındalığa geldiğimizde zihnimizi kontrol etme yöntemlerini öğrenmeliyiz. Herkese uygun değişik yöntemler var, kimisi doğa yürüyüşüyle, kimisi yüzerek, kimisi bir güle bakarak, kimisi şarkı söyleyerek, kimisi mantralarla zihninin efendisi olmaya başlar. Kendimize uygun yöntemi bulup her gün korkularımızdan, endişelerimizden arınmaya niyet eder, sürekli pozitif düşünmeye kendimizi programlarsak yavaş yavaş hayatımızın da değiştiğini,  daha pozitif olayları kendimize çektiğimizi görürüz. Böylece daha stressiz bir yaşamı da yakalamış oluruz. Bu arada gerek Tekrar Bağlantı Şifası, gerek yoga, gerek mantra müziği, yaptığım her şey strese çok iyi geliyor.

“Ağzından çıkanı kulağın duysun” diye bir deyimimiz vardır ya, çok doğru… Her zaman doğru ve güzel sözler söylemeli. Gerçekten söylemek istediklerimizi dile getirmeliyiz. Pozitif anlam içeren sözcükleri seçerek konuşmalıyız. Her zaman söylediklerimizi bütün hücrelerimizin duyduğunu hatırlayalım. Dedikodudan uzak duralım. Sevinç ya da kederin düşünceyi bulandırmasına izin vermeyelim Ağzımızdan çıkan her sözü kalbin ve aklın süzgecinden geçirelim. Hayatımıza en az bir hobi sokmaya çalışalım.  Bakalım hayatlarımız nasıl değişiyor. Daha stressiz oluyor mu?
Son olarak MAG okurları için söylemek istedikleriniz var mı?

Hayatlarımızı; ailelerimizin, toplumumuzun, düzenin öngördüğü doğrultuda; ruhlarımızdan, gerçekliğimizden kopuk ve mutsuz olarak yaşıyoruz. Özümüzü, kim olduğumuzu ve ne olduğumuzu;  doğayı, doğayla bir olmayı hatırlayalım.

Ra Ma Da Sa Sa Say So Hang, dünyanın en etkili şifa mantrasıyla sözlerime son vermek istiyorum. Ra; Güneş, Ma; Ay, Da; Dünya, Sa; Sonsuzluk, Say; Sonsuzluğun Bütünlüğü, So Hang; Ben Benim. Ben evrenle birim anlamına gelen bir mantra… Bütün okuyanlara, yakınlarına, dünyaya, evrene ŞİFA OLSUN…

[nggallery id=253]

Yazar Hakkında /

2003 yılından bu yana, hedef kitlesi AB ve A+ olarak belirlenmiş bir çok baskı, web, pr, organizasyon işinde başarılı projelere imza atmış olan MAG hayatın her alanında en iyi olmayı hedefleyen, sosyo-ekonomik seviyesi yüksek, özel zevkleri olan ve hobileriyle yaşamını renklendiren, sosyal sorumluluklarının bilincinde olan, belirli kesimden kabul ettiği müşterilerine yıllardır sağlamış olduğu yüksek başarı grafiği ile doğru planlanmış bir büyüme ile sektöründeki hayatına devam etmektedir.

Yorum Bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: