Başa Dön

Yaşam Cesurları Sever

blank

Yaşam Cesurları Sever

Okuma süresi 4 dakika

Hint masalına göre, kedi korkusundan devamlı endişe içinde yasayan bir fare vardır. Büyücünün biri fareye acır ve onu bir kediye dönüştürür. Fare, kedi olmaktan son derece mutlu olacağı yerde bu kez de köpekten korkmaya başlar. Büyücü bu kez onu bir kaplana dönüştürür. Kaplan olan fare, sevineceği yerde bu defa avcıdan korkmaya baslar. Büyücü bakar ki, ne yaparsa yapsın farenin korkusunu yenmek mümkün değil. Onu eski haline döndürür.
Ve der ki: “Sen cesaretsiz ve korkak bir canlısın. Sende sadece bir farenin yüreği var. O yüzden ben sana yardim edemem.”
Ne çok şeyden korkuyoruz…
Başlamaktan, bitirmekten, reddedilmekten, değişmekten, sorumluluk almaktan, yüzleşmekten, başarısız olmaktan,  aldatılmaktan, yenilmekten, haksız olmaktan… En önemlisi de korkmaktan korkuyoruz. Tüm bu korkular seçimlerimizi etkiliyor , yeni kararlar almamıza engel oluyor, yaşamımızı olumsuz yönde etkiliyor. Bu durum ise ne yazık ki geçmişimizi gelecekte de tekrar etmemize neden oluyor.

Korkularımız nedeniyle olduğumuz yere çakılıp kalıyoruz, hareket edemiyor ve bildiğimiz o güven bölgesinde acı da çeksek durmaya devam ediyoruz. Risk alamıyoruz, ilerleyemiyoruz, gelişemiyoruz. Korkularımızın bizi hapsetmesi yüzünden… Cesaretimiz olmadığını düşündüğümüz için… Bekliyoruz.

Birçok insanın korkuları nedeniyle yaşamlarının nasıl bir kabusa dönüştüğü aklımıza bile gelmez. Sanırız ki korkan tek kişi biziz, diğerlerinin de aynı korkuları duyduğunu fark etmeyiz. Hatta kimilerinin tüm yaşamını korkunun yönlendirdiğini tahmin bile edemeyiz. Korkularımızın bir kısmı, hayal, bir kısmı gerçek olabilir. Bir kısmı kendi deneyimlerimiz sonucu oluşan duygulara, bir kısmı ise başkalarının etkisiyle oluşan düşüncelere dayanabilir. Bazıları içgüdüseldir, bazılarının nedenlerini biz bile bilemeyebiliriz.

Gelişim yolculuğumda bütün bunları fark ettiğimde yalnız olmadığımı anladım ve çok rahatladım. Ben de diğerleri gibiydim, çoğu insan gibi. Önce bunun rahatlığının keyfini sürdüm. Korkmaktan korkmamayı öğrenmek benim için büyük bir deneyim oldu. Korkabilirim çünkü insanım. Süper Korkuyu korkmadan yaşamak!

İkinci aşamada korkularımı irdeleyerek onları gruplandırdım. Elbette yaşamda bizi koruyan korkularıma sahip çıktım. Bir şey olmaz, hiç korkmam deyip evimin kapısını açık bırakmadım, ya da bir şey olmaz diyerek otobanda dikkat etmeden karşıdan karşıya geçecek kadar cesur olma girişiminde bulunmadım. Bunlar bizi uyarıcı ve güvenliğimiz için gerekli korkulardı.

Ama diğer korkuları ikiye ayırdım. Geri dönüşü olmayan sağlık kaybı korkusu ve sevdiklerimi tamamen yitirme korkusu dışındaki tüm korkularım ikinci büyük grubu oluşturdu. Bunları gereksiz korkular olarak adlandırdım ve hepsinin altına bir çizgi çekerek; “Olursa ne olur?” diye yazdım.
Hatta daha ileri giderek “Bu korktuğum şeyle karşılaşırsam en kötüsü ne olur?” diye sordum kendime… Sonra arkama yaslanıp rahat ve derin bir nefes aldım.
Cevap süperdi
Ne olursa olsun!

Evet;
Param bitse ne olurdu?
Evimden çıkarılsam ne olurdu?
Sevdiğim beni terketse ne olurdu?
Oğlum okulu bitirmese ne olurdu?
İncinsem ne olurdu?
Banka borcumu ödeyemesem ne olurdu?
Arabam bozulsa ne olurdu?
Benimle alay etseler ne olurdu?
Toplantım başarısız geçse ne olurdu?
Arkadaşım beni yanlış anlasa ne olurdu?

EN KÖTÜ NE OLABİLİRDİ Kİ ?
İşte bu harika!

Şimdi biliyorum ki korktuğumuz şey her ne ise bu konuda yeteri kadar kendimize güven duymadığımız için korkuyoruz. Yani korktuğumuz şeyin başımıza gelmesinden çok onu nasıl karşılayabileceğimizin kaygısı içindeyiz.  Oysa korkuyu yaşamak -ya başıma gelirse- korkusundan daha korkutucu değil . Başa çıkabiliriz. İnanıyorum ki yaşamda insan kaldırabileceği kadar güçle karşılaşıyor, fazlasıyla değil.

Korkularımızın kökeninde yer alan kaybetme korkusu ve elbette ölüm korkusu yaşamda bizimle beraber var olmaya devam edecek. Bununla beraber kendimize olan güvenimiz arttıkça onlardan daha az etkilenmeyi de öğreneceğiz. Evren uyum içinde zamanı geldiğinde tüm boşlukları gerektiği gibi dolduruyor. Başımıza gelen olayların nedenini henüz anlayamasak da bizim için en hayırlısı olduğuna inandığımızda korkularımızın bizi yönetmesine gerek kalmıyor zaten.

Hepimizin içinde var olan cesaret kaynağı öyle büyük bir güç ki bunun farkına varalım geç olmadan. Yaşam yolculuğumuza heyecanlı bir serüven gibi yaklaşalım. Unutmayalım, bizi hayallerimize götürecek olan sadece kendi yüreğimizdir.
Ve yaşam cesurları sever…
Meral CEYLAN

Yazar Hakkında /

Yazarımız hakkında kısa özgeçmişi çok yakında sayfamızda olacaktır.

Bir Yorum Ekleyin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: