© Copyright 2018 Mag Medya
Başa Dön

Yağ Yakan Baharat Kimyon

Yağ Yakan Baharat Kimyon

Okuma süresi 5 dakika

Baharatlar, yemeklerimizi daha lezzetli yapan, sağlık üzerinde inanılmaz etkileri olan çok özel tat vericilerdir. Yemeklere damak zevkini okşayan özel tatlar katmanın dışında, milattan önceki dönemlerden beri hastalıkları önleyici ve tedavi edici olarak da kullanılmaktadır. Geçmişte  bakterileri öldürmek amacıyla tüketilse de bunun yanında özellikle sindirim problemi olanlar baharatlardan epey fayda görmüşlerdir. Günümüzde ise yapılan değerli çalışmalarda, baharatların içerdikleri çok önemli “biyoaktif maddeler” sayesinde vücutta yağ depolanmasını engelleyerek kan damarlarında tıkanmayı önlediği, yemek sonrası kan şekerinde hızla yükselmeyi engellediği belirtilmektedir. Bu etkiler de sıklığı her geçen gün artan kolesterol, kalp damar hastalıkları, diyabet gibi hastalıkların azalmasına kapı aralar. Hindistan’da bilimsel olarak baharatların birçok hastalık üzerindeki tedavi edici özellikleri kabul edilmiştir ki, bununla ilgili Ayurvedik Tıp adı verilen bir dal ortaya çıkmıştır. Burada kimyon çok ayrı bir yerdedir ve zayıflamaya deva olarak nitelendirilmektedir.

 

Ödemi atıyor, gaz problemini çözüyor…

Kimyon, sindirim problemlerini rahatlatan mükemmel bir baharattır. Bu etkisini, hem tükürük salgısını hem de karaciğerden salgılanan, yağ sindiriminde görev alan safrayı uyararak gösterir. Bunun yanında yağların sindirim sürecini hızlandırdığınız için kilo kaybınız için önemli bir destek sağlarsınız. Ayrıca hepimizin de bildiği gibi idrar söktürücü ve gaz sorununa en iyi geldiğini bildiğimiz kimyonun ülkemizde özellikle kuru baklagiller ile tüketildiğinde olumlu etkisini görüyoruz. Çalışmalar, kimyon tüketilen iki hafta gibi kısa bir sürenin, bağırsak problemlerini azaltıcı etki göstermesi için yeterli olduğunu göstermektedir.

 

Kimyonu balla tüketen annelerin sütü artıyor…

Kimyon, yüksek oranda demir içeriğine sahip bir baharattır. Özellikle, demir ihtiyacının arttığı gebelik ve emzirme döneminde olan kadınların mutlaka tüketmesi gerekir. Hamilelik ve emzirme döneminde gereksinimi artan bir diğer mikro besin öğesi ise kalsiyumdur. Bebeğin iskelet sistemi ve dişlerinin gelişimi için gerekli olan kalsiyum, yeterli düzeyde alınmaz ise annede diş çürükleri, osteoporoz gibi hastalıkların gelişim riski artar. Bu nedenle kalsiyumdan zengin baharatımız olan kimyonu anneler yemeklere eklemeli. Bunun yanında kimyon fitoöstrojen içeriği ile idrarla kalsiyum atımını da azaltır, böylece kemiklerin güçlenmesine katkısı iki katına çıkar. Ayrıca kimyon, içerisindeki “timol” adı verilen mucize bileşen sayesinde emzikli kadınlarda süt üretimini artırır. Dahası kimyonun bal ile beraber tüketimi bu etkiyi artırıcı etki göstermektedir.

Yoğurdunuzun üzerine kimyon ekleyin, kalp hastalıklarını önleyin…

Mucize baharat kimyon içerdiği östrojen benzeri etki yapan molekül fitoöstrojen ve antioksidan bileşenleri kuersetin ve luteolin sayesinde sizi yüksek kolesterolden korumaya yardımcı olur. Bir çalışmada; kanda bulunan kötü kolesterol olan LDL seviyesi yüksek olan hastaların 15 gün kimyon tüketmeleriyle, LDL düzeylerinin %10 düştüğü bulunmuştur. Başka bir çalışmada ise; 8 hafta kimyon tüketiminin kalp – damar sağlığını olumsuz yönde etkileyen kan yağları olan trigliserit düzeylerini azalttığı gözlemlenmiştir. 88 kadın üzerinde yapılan süper bir çalışmada ise, yoğurdun üzerine eklenen 1 çay kaşığı kadar kimyonun 3 aylık bir sürede hem LDL’yi düşürdüğü hem de iyi kolesterol olan HDL seviyelerini yükselttiği görülmüştür.

Diyabetlilerin ilacı kimyon…

Kimyon, içerdiği biyolojik aktif bileşen olan kumin aldehit ile diyabet oluşumunda rol alan enzimleri inhibe eder ve vücutta insülin üretimini sağlayan pankreastaki beta hücrelerini koruyup, insülin düzeyini artırır.

Cildinizin ve saçınızın parlamasında etkili…

Kimyon A, B, C, E vitaminleri ve çinko, selenyum yönünden zengin içeriği ile saç ve cilt sağlığını korur. Kimyonun bol miktarda içerdiği fosfor, ciltte meydana gelen sivilce, döküntü gibi sorunların giderilmesine yardımcı olur. Özellikle, kremlerin içerisinde de bulunan kimyonun zengin bileşeni, süper antioksidan E vitamini yumuşak bir cilt sağlar. Ayrıca E vitaminin dezenfektan ve anti-mikrobiyal özellikleri, cilt lekelerinin oluşumuna karşı koruyucu etki oluşturur. Kimyon, A vitamini ve beta karoten içeriği ile de yaşlanmayı geciktirici etki gösterir. B 3 vitamini sayesinde akne oluşumunu önleyerek pürüzsüz bir cilt sunar.

 

Antioksidan katkı için zerdeçal, tane karabiber, kimyon etkisi…

Kimyon içerdiği flavonoid ve polifenol bileşenler sayesinde vücutta hasar oluşturan moleküller olan serbest radikallerle savaşır. Kimyonun antioksidan etkisi zerdeçal ve karabiberle birleştiğinde inflamasyona karşı adeta bir kalkan oluşturur. Böylece hipertansiyon, Tip 2 Diyabet, osteoporoz, Alzeihmer gibi hastalıklardan korur.

 

Afrodizyak özellik için bal, zencefil, kimyon karışımı…

Kimyon libidoyu artırıcı özellikte doğal bir uyarıcıdır. Bal içerdiği B vitamini sayesinde testosteron üretimini destekleyerek erkeklerde, bor elementi sayesinde de daha fazla östrojen yapımını sağlayarak kadınlarda cinsel isteği artırmada etkindir. Zencefil ise; vücut sıcaklığını yükseltir ve kan dolaşımını hızlandırarak cinsel birliktelikten daha yoğun haz almayı sağlar. 1 yemek kaşığı balın içerisine, 1 çay kaşığı zencefili rendeleyip 1 çay kaşığı kadar kimyon ekleyip, bu karışımdan tüketebilirsiniz.

 

Derin bir uyku sağlar…

İyi bir uyku, gün içerisindeki verimliliğinizi etkiler. Gerginlik, stres, düzensiz yaşam uyku düzenimizi bozabilir. Kimyon, içerisindeki esansiyel yağlar sayesinde stresi önler, sakin ve dingin olmanıza yardımcı olur, rahat bir şekilde uykuya dalmanızı kolaylaştırır. Ayrıca kimyon melatonin üretiminde görev alan B vitaminlerini içerir ve böylece uykunuzun düzenlenmesini sağlar.

 

Kan sulandırıcı kullananlar ve hipoglisemi hastaları dikkatli olmalı…

Tüm bu olumlu özelliklerinin yanında, kan şekeri düşürücü etkisinden dolayı ciddi hipoglisemi hastası iseniz, kanın akışkanlığını fazlasıyla artırdığı için kan sulandırıcı ilacı kullanıyorsanız ya da yakın bir zamanda ameliyata girecekseniz kimyon tüketiminde dikkatli olmanız gerektiğini unutmamalısınız.

Yazar Hakkında: /

Selahattin Dönmez Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nden 1995 yılında mezun oldu. 1996 yılında American’s Weight Loss Bakırköy Şubesi’nde şişmanlık tedavisinde diyetisyen olarak çalıştı. 1997 yılında T.C. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Gölcük Deniz Hastanesi’nde diyetisyen olarak askerlik görevini yaptı. 1999’da İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Beslenme ve Metabolizma Bilim Dalında “Şişmanlık ve Metabolik Hastalıklarda Beslenme” üzerine bilim uzmanı olarak çalıştı. 2002 yılında Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Beslenme ve Diyetetik Bölümü, Diyetetik Anabilim Dalı’nda “Doğumsal Metabolik Hastalıklarda Beslenme” üzerine “ Erken Tedavi Başlanan Okul Öncesi Yaş Grubu Klasik Fenilketonürili Çocukların Beslenme Durumu” konulu tezini İstanbulÜniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı ile ortak çalışma yaparak tamamlayıp yüksek lisans (M.Sc.) diplomasını aldı. İngiltere’de Royal College of Physicians ve Cambridge Hommerton College’de “Metabolik Hastalıklarda Beslenme” ve “Yetişkinlerde Kilo Kontrolü”, Harvard Tıp Fakültesi Beslenme Bilimlerinde “Enteral ve Parenteral Beslenme” ile “Şişmanlığın Tedavisinde Pratik Tedavi Yöntemleri” ve Amerikan Diyetisyenler Derneği sürekli eğitimlerinde “Şişmanlık ve Tedavisi” üzerine work shop/sertifika programlarına katıldı.

Bir Yorum Ekleyin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: