Başa Dön

Soğuk Kış Günleri

Soğuk Kış Günleri

Okuma süresi 6 dakika

Sert ve soğuk kış günlerinin içindeyiz. Pek çok kişi en ufak bir gribal şikayette hemen antibiyotiğe veya ağır kimyasal ilaçlara başvuruyor. Oysa zamanında doğru yaşam tarzını seçerek ve bazı doğal destekler alarak bağışıklık sistemimizi kuvvetlendirmek ve çok daha sağlıklı olup direncimizi artırmak mümkün. Siz de hastalanmayı beklemeden bazı doğal önlemlerle soğuk kış günlerinde direncinizi doğal yollarla artırabilirsiniz.

 

İşte size kış için bazı önemli ipuçları:

1.Günde 2 litre ılık-sıcak su için. Bol su içmek aslında mikroplara karşı en olumlu ve basit temizlenmedir. Bol içilen su idrar yollarını, bağırsakları çalıştırmakla kalmaz aynı zamanda solunum sistemi mukozasının da iyice nemlenmesini sağlar. Ayrıca siliyer hareket dediğimiz solunum sistemindeki tüysü cisimciklerin solunum sistemini temizlemek aşağıdan buruna doğru yaptığı işlemi de kolaylaştırır. Sıvıyı çok soğuk içmek veya çok katkılı içmek (boyalı sıvılar, aşırı şekerli asitli sıvılar gibi…) tam amaca uygun olmaz. Normal su dışında bitki çayları da oldukça iyi birer seçenektir.

2. Çok soğuk günlerde burun içinizi günde 3-4 kez bir iki damla susam yağı ile yağlayın. Özellikle burun mukozası kuru olan kişiler bu basit öneriden çok yarar göreceklerdir.

3.Doğal destekler: Ekinezya, çinko, golden seal, C-vitamini, özel ayurveda hapları gibi doğal destekler de yararlı olabilir. Yalnız bu katkıların hepsini aynı anda almak doğru olmayabilir. Gerektiğinde doktorunuza danışınız.

4. Yardımcı baharatlar: Soğuk algınlığına karşı yardımcı olarak 1 tatlı kaşığı bal ile 1,5 çay kaşığı zencefili ve 1 çay kaşığına yakın zerdeçalı karıştırıp macun haline getirirseniz ve sabah akşam yutarsanız yararlı olabilir.

5.Bol C-vitamini içeren yiyecekler: Kivi, kuşburnu ve marmeladı, taze turunçgiller, taze sivri biber, maydanoz, çiğ yenen yeşillikler ve taze ekşi meyveler genelde yüksek oranda C-vitamini içerirler ve kış günlerinde yardımcıdırlar.

6.İstirahate mutlaka önem verin. Fransızların genel bir deyişi vardır; “Grip ve soğuk algınlığının tedavi ederseniz 7 günde, etmezseniz 1 haftada iyileşir.” Burada aslında yakalandıktan sonra soğuk algınlığı ve gribin hükmünü süreceği beklentisi vurgulanıyor. Burada önemli olan, bu duruma zayıf yakalanmamak ve vücut direncinin daha da düşerek bu durum üstüne ikinci ve daha ağır bir hastalığa yakalanmaya engel olmaktır. Düzenli istirahat özellikle vücudun kendini tam olarak toparlaması için çok önemlidir. Ancak günümüzün modern ve zorlu yaşantısı çalışan nüfusun yeterince dinlenmesine olanak vermiyor. Özellikle kendinizi zayıf, keyifsiz ve yorgun hissediyorsanız, elleriniz ve ayaklarınız üşüyorsa kendinize yeterince dinlenmek için olanak tanıyın. Eğer yeterince dinlenmezseniz hastalığı çok daha ağır geçirebilirsiniz.

7. Buğu: Soğuk algınlığından korunmada ve solunum sisteminin rahatlamasında oldukça etkili bir yöntemdir. Yapılışı ve tarifi: 2-2,5 litre kadar kaynar su yayvan bir kaba konur. Bu kaynayan su yaklaşık 20 cm civarında baş bölgemize yaklaştırılır. 4-5 damla okaliptus yağı ve yarım tatlı kaşığı toz zerdeçal kabın içerisindeki sıcak suya dökülür. Sonra başın üstüne geniş bir bez veya havlu koyarak gözler kapalı haldeyken burundan nefes alıp ağızdan verilir. Buğu hem ucuz hem pratik hem de solunum sistemini korumak ve rahatlatmak için oldukça yararlı ve pratik bir yöntemdir. Eğer dışarıda kötü bir soğuğa maruz kaldıysanız ve hastalanabileceğinizi düşünüyorsanız buğu yapmanın çok yararı var.

8.Eğer kolay hastalanma riskiniz varsa beslenmenizde sadece bol C-vitamini almanız yeterli olmaz. Ayrıca protein ve çinkoyu da yeterince almanız iyi bir bağışıklık sistemi için gerekli olabilir. Hayvansal protein kaynakları et, tavuk, balık ve diğer deniz ürünleri, yumurta, süttür. Bitkisel protein kaynakları ise başta soya fasulyesi olmak üzere diğer bakliyatlardır. Çinko ise kırmızı et, kabak çekirdeği, kabuklu deniz ürünleri gibi gıdalarda yeterince vardır. Ayrıca soğuk algınlığına yakalanma riskinizin olduğuna inanıyorsanız aşırı mayalı gıdalar tüketmeyin. Fazla miktarda tuz, şeker, asitli gıdalar, mayalı gıdalar, vücuttaki istenmeyen sirkülasyonları artırabilir.

 

Ayın doğal baharatı “Zencefil”:

Son yıllarda batı dünyası da doğunun şifalı baharatı zencefilin önemini keşfetti. Bilim dünyasındaki ismi zingiber officinale’dir. Gerçekten de zencefil bir şifa kaynağıdır. Sadece Uzakdoğu’nun kutsal kitaplarında adı geçen bir baharat değildir. Örneğin; Kuran’da da adı geçen tek baharat zencefildir. Hatta cennet tasvirlerinde cennete giren kişilerin zencefilli içeceklerle ödüllendireceklerinden bahsedilir. Zencefil içerisindeki bir etken madde ile romatizmal hastalıklarda ağrıyı azaltıcı ve iyileşmeye yardımcı bir rol oynar. Ayrıca, taşıt tutmalarına, hamilelik kusmalarına ve genelde kolay midesi bulanan kişilere yardımcıdır. Bu tarz problemlerde özellikle limon ile beraber kullanılırsa daha da ferahlatıcıdır. Zencefil aynı zamanda üşüyen bedeni ısıtmak için yardımcıdır. Vücudun soğuğa karşı direncini artırır, üşümeyi azaltır. Aynı zamanda özellikle ağır sofralardan kalkarken yemeğin daha iyi sindirilmesi ve daha az gaz yapması için yemek yerken biraz zencefil serpmek, yemek sırasında veya yemeğin üstüne zencefilli limonlu 1-2 fincan çay içmek oldukça yararlıdır. Zencefil aynı zamanda tükürük salgısını uyarır, iştah açar, vücut direncini artırır ve kuvvet verir. Bu nedenle özellikle erkeklerde geleneksel olarak cinsel gücü artırıcı pek çok formül içerisinde de yer almıştır.

 

Ayın Yiyeceği: 

 

Zencefilli-Tarçınlı Kurabiye: 

Bu hafta size üç şifalı baharatın zencefil, tarçın ve karanfil içeren özel bir kurabiye tarifi vereceğim. Bu kurabiye özellikle diyet yapan kişilere fazla kilo yapmayan, lezzetli ve kıtır bir atıştırma imkanı sunar. Mutlaka deneyin, az miktarda yendiği takdirde şişmanlatmayan bu sağlıklı kurabiye tarifini beğeneceksiniz.

 

Malzemeler: (8 kişilik)

2 bardak kepekli tam buğday unu

1 bardak beyaz un

1 çay bardağı sıvı yağ

¾  su bardağı esmer şeker

2 yumurta

1 tatlı kaşığı zencefil

1 tatlı kaşığı tarçın

1 çay bardağı çekirdeksiz üzüm

Yarım paket kabartma tozu

 

Unları eleyerek ortasını açın, diğer tüm malzemeleri de koyarak tamamını karıştırın. Hamuru kulak memesi yumuşaklığına gelene kadar yoğurun. Daha sonra şekil verilerek kurabiyelerin üzerine karanfil tanelerini koyarak önceden ısıtılmış 175 derecelik fırında pişirin. Bu kurabiyeleri yanında sıcak açık çay veya bitki çayıyla beraber akşamüstü saatlerinde yiyebilirsiniz.

Bu ayın size bereket, sağlık ve huzur getirmesi dileklerimle.

[nggallery id=825]

Yazar Hakkında /

1990 Yılından bu yana Ayurveda çalışmaları yapan Ender SARAÇ İzmir’den İstanbul’a geldiği ilk yıllarda Nükhet Duru ile beraber UNİFORM Sağlık ve Estetik Merkezinde çalıştı. Daha sonra Türkiye’nin ilk Doğal Tıp ve Estetik Merkezi olan ‘HAY SAĞLIK Merkezini’ 1994’te kurdu, ve genişleterek bu güne kadar geldi. Ayrıca Türkiye’nin ilk Doğal Arınma Merkezi olan Ulustaki ‘Doğa Arınma Merkezi’ninde’ kurucularındandır. Doğal ve Sağlıklı yaşamla ilgili Türkiyenin ilk Türkçe kitabı olan Doğan yayınlarının Ayurveda kitabı kısa sürede çok baskı yaparak uzun süre en çok satan kitaplar arasında yer aldı. Türkiyede Doğal ve sağlıklı yaşamla ilgili bilincin geliştirilmesi konusunda bahsedilen şirketler ve kitabın dışında çok sayıda Televizyon programı, yazılı basın röpörtajı, seminer, Konferans ve Panellerle oldukça yoğun bir çalışma yaptı.

Bir Yorum Ekleyin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: