Başa Dön

Siyah Çikolata Yağ Yakıyor

Siyah Çikolata Yağ Yakıyor

Siyah çikolata; acı veya bitter adı ile de biliniyor. Çikolatanın bu çeşidi hem çok sağlıklı ve hem de süper yağ yakıcı etkili!

Yağ yakması da özellikle en tehlikeli yağ deposu dediğimiz karın çevresi yağları üzerinde süper eritici özellikte. Harvard Tıp Fakültesi beslenme raporlarında siyah çikolatanın kakao oranı arttıkça kan şekerini dengelediği ve diyabetten koruduğu, kanın akışkanlığını artırarak kalbe giden damarlardaki hasarları yenileyerek koroner kalp hastalığına karşı kalkan olduğunu bildiriyor. Siyah çikolata yendikten yaklaşık 40 dakika sonra damarları genişleterek tansiyonu da düşürüyor. Sağlığı korumak için haftada 2-3 kere ara öğünde 30 gr siyah çikolata yemek yeterli. Yeni açıklanan 2000 üzerinde yapılan araştırmalar % 72 oranında kakao içeren siyah çikolatadan 45 gr kadar yedikten 2 saat sonra görme fonksiyonlarını keskinleştirdiği, küçük harfli yazıları ise daha net okuyabildiğini gösterdi.

30 gr Siyah Çikolata Süper Yağ Yakıcı: Siyah çikolatanın sağlık iksiri olmasını sağlayan önemli özelliği kakaodan gelen polifenol adlı antioksidan. Bu nedenle zayıflama diyetlerinde tatlı ihtiyacını gidermek için süper sağlıklı tatlı olarak en iyi alternatif. Ancak çikolata ister siyah olsun, ister sütlü enerji yoğunluğu yüksek; yedikçe fazlası istenen, porsiyon kontrolü zor olan, kilo almayı kolaylaştıran bir yiyecektir. Bu nedenle siyah çikolata, hem haz sağlayıcı hem de aşırı yemeyi önleyerek karın yağlarını eritme miktarı maksimum 30 gr olarak belirtiliyor. 2013 yılında Cambridge Üniversitesi’nde 100 kişide yapılan önemli bir araştırmada, karın iç bölgesinde yüksek yağ miktarını dengeleyen diyete 30 gram kadar siyah çikolata eklenerek 7 günde 3 kg kadar yağlardan kaybettirdiği bulunmuştur.

Kakao Polifenolleri ve Çözünür Lifi Etkili: Siyah çikolatada bulunan polifenol adlı antioksidanların özellikle karın içi ve bel çevresine yerleşmiş yağların erimesinde metabolik aktif rol aldığını, ayrıca siyah çikolatada kakaodan gelen çözünür diyet lifinin de bu yağların erimesinde görev aldığını belirtmekte fayda görüyorum. Siyah çikolatanın kimyasal bileşimine baktığımızda çoklu doymamış yağ asitlerinden de zengin, hatta kalp hastalıklarına neden olan doymuş yağlardan da fakir olduğunu görürüz. Çoklu doymamış yağ asitleri, yani yararlı yağlar hücrelerde yağ sentezini yapan genlerin baskılanmasında önemli rol oynayarak vücudun yağlanmasını da engellemektedir. Sonuçta sağlıklı tatlı da olsa 20-50 gram arasında yenilen siyah çikolatanın bel bölgesindeki yağlanmayı azalttığının altını özellikle çizmekte yarar görüyorum.

Konsatrasyon Artırıcı: Zayıflarken görülen en büyük sıkıntı yorgunluk, bitkinlik ve konsantrasyonda azalma gibi olumsuz etkilerdir. Bu da kişinin diyeti uzun sürdürememesini sebep olmaktadır. Ancak diyete siyah çikolata eklemek; kakaodan gelen flavonoidler sayesinde beyinde bilişsel fonksiyonların da daha güçlü olmasına olanak sağlamaktadır. Siyah çikolata, zayıflama diyetlerinde dikkat dağılmasını önleyerek diyete odaklanmayı da kolaylaştırmaktadır. Yale Üniversitesi’nde yapılan farklı bir araştırmada; hafif kilolu kızlara 1000 kalorilik verilen diyetlerde, 30 gram siyah çikolata içeren ve siyah çikolata içermeyen diyet uygulama süreçleri karşılaştırıldığında, siyah çikolata yiyerek zayıflayanların porsiyonlarını daha dikkatli uygulayıp daha fazla kilo verdikleri gözlenmiştir. Özellikle siyah çikolatanın hem haz verip hem de diyette tatlı olarak yasaklanmamasının da kızlarda daha çok motivasyon kaynağı olduğu bildirilmiştir.

Yazar Hakkında: /

Selahattin Dönmez Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nden 1995 yılında mezun oldu. 1996 yılında American’s Weight Loss Bakırköy Şubesi’nde şişmanlık tedavisinde diyetisyen olarak çalıştı. 1997 yılında T.C. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Gölcük Deniz Hastanesi’nde diyetisyen olarak askerlik görevini yaptı. 1999’da İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Beslenme ve Metabolizma Bilim Dalında “Şişmanlık ve Metabolik Hastalıklarda Beslenme” üzerine bilim uzmanı olarak çalıştı. 2002 yılında Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Beslenme ve Diyetetik Bölümü, Diyetetik Anabilim Dalı’nda “Doğumsal Metabolik Hastalıklarda Beslenme” üzerine “ Erken Tedavi Başlanan Okul Öncesi Yaş Grubu Klasik Fenilketonürili Çocukların Beslenme Durumu” konulu tezini İstanbulÜniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı ile ortak çalışma yaparak tamamlayıp yüksek lisans (M.Sc.) diplomasını aldı. İngiltere’de Royal College of Physicians ve Cambridge Hommerton College’de “Metabolik Hastalıklarda Beslenme” ve “Yetişkinlerde Kilo Kontrolü”, Harvard Tıp Fakültesi Beslenme Bilimlerinde “Enteral ve Parenteral Beslenme” ile “Şişmanlığın Tedavisinde Pratik Tedavi Yöntemleri” ve Amerikan Diyetisyenler Derneği sürekli eğitimlerinde “Şişmanlık ve Tedavisi” üzerine work shop/sertifika programlarına katıldı.

Bir Yorum Ekleyin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.