Başa Dön

Sığ Sular

blank

Sığ Sular

Okuma süresi 4 dakika

Gittik, gezdik, gördük, geldik! Boy boy köpekbalıkları, vatozlar, ayna balıkları, denizyıldızları, deniz kabukları, kestaneler, rengarenk, çeşit çeşit balıklar, şeker gibi evler, un gibi kumlar… Ve işte Bahamalar…

Güzel günler ne kadar çabuk geçer, gidermiş. Şekerleme gibi evleri, akvaryum gibi sığ denizi, güler yüzlü insanları ile Bahamalar’ın Abaco Adası’ndaki farklı noktaları sanki hiç görmemişiz, 6.000 mil kat etmemiş, hayatımızın bir ayını orada geçirmemiş gibi hissediyoruz. Hani güzel bir rüyanın ardından bir bahar sabahına uyanmışçasına hoş bir tat bıraktı Bahama seyrimiz. Bayrağımızı gururla dalgalandırıp, ülkemizi, denizcilerimizi en iyi şekilde temsil etmeye çalıştık.

Abaco, Little Harbour, Treasury Cay, Green Turtle, Manjack, Man-O-War, Elbow Cay-Hope Town, Lubbers Quarters, White Sound, Tahiti Beach, Bakers Bay, Great Guana, Spanish Cay bayrağımızı dalgalandırdığımız küçük adalar ve koylardı.

Bu küçük ada ve koylardan belki de en sevimlisi Elbow Cay’deki Hope Town’dı. Diğerlerinde olduğu gibi bu adada da ulaşım golf arabalarıyla sağlanıyor. Hope Town dendiği vakit akla kırmızı beyaz çizgili feneri ile şekerleme gibi boyanmış evleri geliyor. 1862’de inşa edilmiş ve 23 deniz mili mesafeden görülebilen bu deniz feneri, gaz ile hala çalışmakta olan dünyadaki son fener olma özelliğini taşıyor. Birçok adacığın girişi gibi Elbow Cay-Hope Town’ın da daracık bir girişi var. Zaten sığ olan deniz bir de çekilince girişi mutlaka gündüz yapmak gerekiyor. Dilerseniz alargada bir şamandıraya bağlanabilir ya da merkeze ulaşımı sadece dinginiz ile yapabileceğiniz marinada konaklayabilirsiniz. Harbour Lodge’un okyanus kenarındaki restoranında bölgenin belki de en iyi “conch burger”ını yedikten sonra “pina colada”nızı adanın muhteşem plajında içip resif dalışı yapabilirsiniz.

Man-O-War Cay ise tekne yapımıyla ünlenmiş bir ada. İngilizce “Cay” kelimesi “küçük ve sığ ada” anlamına gelmektedir. Hakikaten isminde “cay” geçen bu adalar genelde oldukça küçük ve deniz seviyesine yakınlar. Man-O-War Cay’in bir başka özelliği ise oldukça dindar bir yapıya sahip olması. Adada içki ve sigara kullanılmamakta. Turistlere karşı cana yakın olan ada halkı her Pazar mutlaka kiliseye gitmekte. Adanın kuzey ucuna gittiğinizde iskelenizde iç denizi, sancağınızda ise okyanusu görebiliyor, hava şartına göre gireceğiniz denizi seçebiliyorsunuz. Bu bölgedeki “Sea-to-Sea” manzaralı evler ise derin bir offf çekmenize sebep olabiliyor.

 

Treasury Cay ise hafızalarımızda muhteşem plajı, tertemiz denizi, pizza gecesi ve ada müziğiyle yerini kesinleştirdi. Geçirdiğimiz dört ayrı konaklamada da alarga yerine marinayı seçtik. Yürüme mesafesindeki kumsalı ve denizi ilk gördüğümüz an, nefesimiz kesildi. Saatlerce, hatta günlerce incecik beyaz kumlarda yatabilir, denizi seyrederken hayallerin en güzelini kurabilir, suya girdiğinizde ise yakınınıza kadar gelip sizi seyreden denizlerimizde görmeye pek alışkın olmadığımız deniz canlılarını seyredebilirsiniz. Marinanın içinde yer alan Tipsy Seagull’de 12 ay boyunca her Perşembe saat 18:00’de başlayan “Pizza Night”a, saat 19:00’da başlayan ada müziği eşlik ediyor. Genci yaşlısı bir ellerinde pizza, diğerinde içkileri, kıpır kıpır, müzik bitene kadar yerlerinde duramadan dans ediyorlar. Furyaya biz de katılıyoruz; “Shake it up, shake it up”… Teknelerinde yaşayan 60 yaş üzeri insanların bizlerden çok daha dinamik, çok daha sağlıklı görünmelerini, sanırım biraz da etraflarını umursamadan yaşamalarından kaynaklandığını düşünüyorum.

Kısa süreli de olsa okyanus geçişi yapmanızı gerektiren Whale Cay’in kuzeyi, Jaws serisini seyretmiş herkesin korkulu rüyası gibi! Bu bölgede 4 metreye kadar çeşit çeşit köpekbalıklarını görebilmeniz, hatta besleyebilmeniz mümkün. Bir bölümü hemşire veya resif köpekbalıkları gibi zararsızken, bir bölümü ise boğa köpekbalığı türünden olup oldukça tehlikelidir. Biz de her cesur Türk denizcisi gibi o bölgede zaman geçirip çeşitli köpekbalıklarını ziyaret ettik, hatta besledik. Öğrendiklerimize göre bölgedeki balıkçılar evlerine dönerken tuttukları balıkların artıklarını denize attıkları için köpekbalıkları bu bölgede daha fazla cirit atıyormuş. Çok şükür sadece denizin üzerinden görerek, kendilerine yem olmadan ülkemize dönebildik!

Yıl boyu 15-20 mil esen rüzgarıyla yelken severler için nefis bir gezi bölgesi olan Bahamalar’ın Abaco Adası anlatmakla bitmez. İyi ki gitmiş, iyi ki görmüşüz!

2012 kış seyrini geride bıraktığımıza göre sıra 2013’ü planlamaya geldi. Rota mı? Galiba bir başka eşsiz ada: Bora Bora, Tahiti!

[nggallery id=1122]

 

 

Yazar Hakkında /

Yazarımız hakkında kısa özgeçmişi çok yakında sayfamızda olacaktır.

Yorum Bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.