Başa Dön

Roma’da Kusursuz Aperitivo’nun Peşinde!

blank

Roma’da Kusursuz Aperitivo’nun Peşinde!

Okuma süresi 6 dakika

Benim için Roma’yla her yeniden buluşma, sık görüşülemeyen ama çok çok sevilen eski bir arkadaşla buluşma kadar heyecan verici ve duygu dolu oluyor. Havaalanına indiğim andan itibaren modum tamamen değişiyor, şehrin havasına kendimi kaptırıyorum. Sonra gelsin pastayla, pizzayla, aperitivoyla, romantik sokaklarda “Alla Italiana” günler… Seneler önce sırt çantalı bir öğrenciyken keşfettiğim sokaklarda şimdi topuklu ayakkabılarımla dolaşıyorum. Heyecanda en ufak bir azalma yok!

Bu sefer birkaç günlüğüne Roma’ya kaçma fırsatı buldum. Zaten tatilleri hayat amacı olarak gören biri olduğum için özellikle kısa olanları çok daha dikkatli planlamaya, tatilin her dakikasının hakkını vermeye çalışıyorum. İtalya’ya dair en çok özlediğim şeylerden biri aperitivo. Peki nedir aperitivo? Biliyorsunuz, İtalyanlar yemeye içmeye en düşkün milletlerden biri. Her öğün ayrı bir özenle hazırlanıyor, öğün geçiştirmek haksızlık sayılıyor! Hayatın bu kadar yeme-içme merkezli oluşunun sonucu başka bir kültürde var olmayan bir öğün çıkmış ortaya. İtalyanlar her gün akşam yemeği öncesi, ki akşam yemeğinin geç yendiğini hatırlatmalıyım, barlarda arkadaşlarıyla buluşup yemek öncesi içkilerini içiyorlar. Bunlar; genelde beyaz şarap, spritz, martini türü hafif içecekler. Barlar bu popüler şehir aktivitesini renklendirmek için harika atıştırmalıklardan oluşan büfeler hazırlıyorlar. (Bar da bizim bildiğimiz anlamda bar değil, İtalyanlar için cafe-bar arası bir şey, gündüzleri de açık bistrolar.) Bu büfelerde yok yok. “Finger food” olarak bilinen minik sandviçler, salatalar, peynir, grissiniler, minik şişlerde tavuk parçaları. Bu kısım tamamen barın yaratıcılığına kalmış. Siz iş çıkışı bara gidiyorsunuz, arkadaşlarınızla buluşup içkinizi yudumluyor ve bu çeşit çeşit atıştırmalıkla keyif yapıyorsunuz, sadece içkinizi ödeyip gidiyorsunuz. Aperitivo işte bu. Her akşam saat 5’ten itibaren şehrin barlarının çoğunda alabileceğiniz bir ara öğün. Akşam yemekleri geç yendiği için aperitivolar genelde akşamın geç saatlerine kadar devam ediyor.

 

Roma’da aperitivo keyfini çok seviyorum. İşin kötüsü, bunun bizim ülkemizde uygulanmasının çok zor bir şey olduğunu bildiğim için, yakın zamanda çevremde bir aperitivo barı bulma umudum da yok. Bizde tatil köylerindeki açık büfe kuyrukları malum. Bu yüzden bizde sadece içkinin ödenip yiyeceklerin bedava olduğu bir aperitivo barı açıldığı gibi iflas eder sanırım. İtalyanlar o koca büfeden bir iki parça bir şey alıyorlar, içkilerini yudumlayıp gidiyorlar. Bizde sanırım kimse burada birkaç parça atıştırıp içkiye iki euro verip sonra kalkıp yemeğe gitmez! O zaman hazır Roma’dayken aperitivo keyfinin peşine düşüyoruz. İşte Roma aperitivo safarisinin sonuçları:

 

Fluid

Via del Governo Vecchio 46/47

Fluid’in yeri çok merkezi. Piazza Navona ve Pantheon’a yürüme mesafesinde. Önünden geçerken kapı önündeki kalabalık ve ilginç mimari zaten dikkatinizi çekecek. Fluid’de aperitivo her akşam 6’da başlıyor. Büfe iştah açıcı, mekanın dekorasyonu ilgi çekici, çok enteresan kokteyller hazırlıyorlar ve müzik güzel. Şehrin en popüler barlarından biri olduğunu göz önünde bulundurarak fiyatların da çok uygun olduğunu söyleyebiliriz. Bazen özel DJ geceleri düzenleniyor. Bence bu gecelerdense içkinizi yudumlayıp keyifle sohbet edebileceğiniz bir günü tercih edin. Wasabili Bloody Mary, Blue Island ve Babylon denediklerimizdi. Hepsi enfesti. Fluid işi biliyor!

 

Salotto 42

Piazza di Pietra 

Gizli bir şehir hazinesi. Küçücük bir dükkan ve çok cool bir aperitivo bar burası. Kendilerine “book bar” da diyorlar. Kapısı, içerde olan biten hakkında çok fazla ipucu vermiyor. Dekorun en önemli parçaları çeşit çeşit dergi ve kitap. İnternet sitelerini gezmenizi tavsiye ederim, çok hoş bir site hazırlamışlar. Koca bir büfe arayanlar hayal kırıklığına uğrayabilirler. Özenle hazırlanmış birkaç atıştırmalık ve inanılmaz lezzetli kokteyl var. İnsan, hepsi birer sanat eseri niteliğindeki dergilerden kafasını zor kaldırıyor. Şehirde hip aperitivo keyfi isteyenler için kaçırılmayacaklar arasına not edilsin.

 

Freni e Frizioni

Via del Politeama 4/6

Ve Ayşe’nin birincilik ödülü bu harika bara gidiyor! Nehrin diğer tarafında, bohem Trastevere bölgesinin sokaklarından birinde yer alan bu bar, turistik bölgenin biraz dışında. Kolay kolay karşınıza çıkmayacak bu ilginç mekanı arayıp bulmalısınız. Çünkü kusursuz aperitivo deneyimini yaşayacağınız yer burası. Her detay dikkate değer. Burası eskiden bir tamirhaneymiş. “Frenler ve Kavramalar” anlamına gelen ismi de bunun anısına. Hala tamirhaneyi andıran mekanın aperitivo büfesinde yok yok. Salatalar, makarnalar, çeşit çeşit otantik yemeğin yanında İtalyan klasikleri… İçkinizi alıp, büfe turunuzu tamamlayıp, ister kütüphanenin kenarına ilişiyorsunuz ister masalara, ister puflara… Çok renkli bir ortam, lezzetli atıştırmalıklar, uygun fiyatlı içkiler. Özlediğim spritz ile de kavuşmama vesile olan Freni e Frizioni bundan sonraki tüm Roma seyahatlerimin vazgeçilmezi olacak. Şehri ziyaret ettiğinizde turist rotasından biraz sapıp buraya uğramızı mutlaka tavsiye ederim.

 

 

Mercato Hostaria

Campo dei Fiori

Campo dei Fiori’de yer alan şirin bir restoran burası. Kızarmış deniz ürünleri, peynir ve seçilmiş şarküteri ürünlerinden oluşan muhteşem bir atıştırma tabakları var. Böylece aslında aperitivo barı olmayan bir yeri de kendi aperitivo barınıza çevirebilirsiniz. Burayı tavsiye etmezsem eksik anlatmış olurdum!

 

Roscioli  Fırını

Via dei Chiavari, 34

Romalılar öğle yemeği için sık sık bu adresi tercih ediyor. Şehrin merkezinde bu her daim kaotik fırında upuzun pizzalar, yeni pişmiş ev yemekleri meraklıları birbirine karışıyor. Ben “arancina” denen, içi mozzarella ile doldurulmuş kızarmış pirinç toplarının peşindeydim. En güzelinden arancina’mı yedim, rahata erdim. Sırf ortamı görmek için bile gitmeye değer. Romalıların günlük hayatına karışıp, onlarla beraber bir öğle yemeği yemek büyük eğlence…Aperitivo safarimiz burada sona eriyor. Roma her ziyarette farklı hazinelerini gösterir keşfetmek isteyenler için. Çünkü burada hayat; keyif almak, yemek içmek ve iyi vakit geçirmek üzerine kurulu. Üç günlük seyahat bile insanın havasını değiştirmeye yetiyor. Romalıların arasına karışıp yerel halk ile beraber bu tarih dolu sokaklarda “Dolce Vita”nın izini sürmek paha biçilemez. Damak tadının peşinde yol kat etmekten geri duramayanlar ise burada kendini alabildiğince şımartabilir… O zaman Salute! (Şerefe)

Müzik

Andrea Bocelli, Georgia, Nina Zilli, Gabriella Ferri…

Kitap

Bakın, İtalyanlar bile Orhan Pamuk okuyor. Masumiyet Müzesi ayın kitabı olsun o zaman.

Film

Ferzan Özpetek filmleri çok tutuluyor. Mesela görkemli ve sıcak dost sofrası sahneleriyle Saturno Contro…

 

[nggallery id=1030]

Yazar Hakkında /

Yazarımızın kısa özgeçmişi çok yakında burada, sayfamızda olacaktır.

Yorum Bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.