Başa Dön

Pratfall Etkisi ve Mükemmel Olmamanın Mutluluğu

blank

Pratfall Etkisi ve Mükemmel Olmamanın Mutluluğu

Okuma süresi 4 dakika

Günümüzde birçoğumuzun problemi olan mükemmellik algısı, gerçekten de bu kadar önemli mi? Yoksa mutlu olmak, mükemmel olmaktan daha mı iyi? Özgür Aksuna, MAG Okurları için Pratfall Etkisi’ni ve mükemmeliyetçilikten kurtulmanın yollarını anlatıyor.

Mükemmel olmak ya da olmamak işte bütün mesele bu günümüzde. Ben mükemmel olmamayı seçiyorum.

Yepyeni bir yıla “Umutla ve sağlıkla başlayalım” dileği hepimizin dilinde. “Her şey mükemmel olsun” en çok istenen dilek, Noel baba bile artık bunları duymaktan yorulmuş olabilir. Çocukluğumuzdan beri hep en iyisi, en başarılısı ve en mükemmeli olma konusunda zorlanıyoruz. Acaba gerçekten böyle olunca daha mı mutlu olacağımızı düşünüyoruz? Hata yapmaktan deliler gibi korkmak, bundan dolayı mutsuz olmak, harekete geçmek için her şeyin istediğiniz gibi olmasını beklemek, çok çabuk pes etmek, başarısızlıktan ya da başarılı olmaktan korkmak, kendinden şüphe etmek, gerçek dışı hedeflerin peşinden gitmek, mükemmeliyetçiliğin hepimizde yarattığı stres kaynakları. Devamında psikolojik birçok problemin de alt yapısını oluşturuyor.

“Her şeyin mükemmel olmasını beklemektense sahip olduklarının ne kadar mükemmel olduğunu fark et”

Yapılan bir araştırma, tüm dünyada kendi alanlarında en iyi ikinci olmalarına rağmen gümüş madalya alan sporcuların mutluluk seviyelerinin 10 üzerinden 4,8 olduğunu göstermiştir. Mutluluk bir seçimdir. Neyi seçerseniz onu yaşarsınız. Çocukların başarılı olmaları için sert eleştirilerde bulunan aileler, farkında olmadan çocuğun mükemmel olduğunda sevileceğini düşünmesine sebep olur ve ailede değer görmenin mükemmellikten geçtiği algısını yaratır. Mükemmeliyetçi ailelerin, çocuklarını bir proje gibi görmeleri bunun en büyük göstergesidir.

Pratfall Etkisi

Küçük sakarlıklar hepimizin yüzünü gülümsetir hatta sevdiklerinizin ufak hatalar yapması, mükemmel olmaması hoşunuza gider, aslında kusursuz olmamayı seversiniz. İnsan beyni mükemmel olmayanı seviyor, işte buna “Pratfall Etkisi” deniyor. Dünyada birçok sanatçı, ünlü kişilik hatta siyasetçiler bunu oldukça fazla kullanıyorlar.

Pratfall Etkisi, ilk olarak 1966’da sosyal psikolog Elliot Aronson tarafından incelenmiştir. Bu etki kısaca şöyle tanımlanmaktadır; kişi ne kadar mükemmel değilse sevilme oranı o kadar artar. Pratfall Etkisi ile ilgili ilginç bir deney vardır. Deneyde 4 farklı kişiye 50 soru sorulmuş ve cevapların ses kayıtları 48 üniversite öğrencisine dinletilmişti. Görüşmeleri kaydedilen dört kişiden ikisinin entelektüel seviyeleri yüksek, diğer ikisinin de orta düzeydeydi. Tabii ki görüşmelerin tamamı kurgulanmış bir senaryo idi. Görüşmelerin bitimine doğru cevap oranı daha fazla olanlardan birisi, masadaki kahveyi döktü ve ses kaydı esnasında bunu tepki vererek belirtti. Aynı senaryo, orta yetenekli kişilerden birinin kaydında da tekrarlandı. Sonuç olarak dinleyicilere 4 farklı kategoride ses kaydı dinletildi ve bu kişileri puanlamaları istendi. Sorulara %98 oranında doğru cevap veren 2 kişiden sakarlık yapan, yapmayana göre daha olumlu duygular çağrıştırıyordu. Yani kusurlar, o kişiyi daha sempatik ve tercih edilebilir yapıyordu. Hata yapmayan ve mükemmel bir imaj çizenler, ulaşılmaz ve soğuk bulunmuştu. Çünkü hata yapmış olan orta beceriye sahip kişi, test sorularından aynı puanı almalarına rağmen diğerinden daha kötü değerlendirilmişti.

“İlk yapılan yanlışa kaza, ikincisine hata, üçüncüsüne ise tercih denir.” – Dostoyevski

Bazen hata yapmak iyi bir şey olabilir: Zeki ve yetenekli kabul edilen birisi küçük bir hata yaptığında, bu onu sosyal açıdan daha çekici yapıyor.

“Mükemmel olmakla, mükemmeliyetçi olmak aynı şey değildir.”Mükemmellik, sahip olduklarını en verimli ve yeterince kullanabilmektir aslında.

Mükemmeliyetçilikten Nasıl Kurtulabilirim?

  • Mükemmeliyetçiliğinizin size faydalarını ve zararlarını bir tabloyla inceleyin.
  • Detaylarda boğulmayın ve hep büyük resmi görmeye çalışın, zaman baskısını azaltacak yöntemleri araştırın.
  • Kelimelere yüklediğiniz duygular neler, görmeye çalışın ve kelimelerinize gereğinden fazla duygu yüklemeyin.
  • Kendinizi eleştirirken acımasız olmayın, kendinize makul ve gerçekçi yaklaşın, şefkat gösterin hatta.
  • İç eleştirmeninizin sizi ele geçirip negatife sürüklemesine izin vermeyin
  • Kendiniz için yapmanız gereken ilk şeylerden birisi olan şunu yüksek sesle söyleyin: “Hata sadece hatadır ve başarısızlık olarak kabul edilemez”
  • Tembellikten ve erteleme alışkanlığından vazgeçin, davranışlarınızı değiştirin.

Mükemmeliyetçiler her şeyin tastamam olmasını beklerler ve hiçbir zaman istedikleri gibi olmaz. Bunu değiştirirseniz çok şey değişecektir zaten. Mükemmel değil mutlu olun.

Yazar Hakkında /

Özgür Aksuna, 1978 yılında çok sevdiği Ankara’da dünyaya geldi. Üniversite yıllarına kadar Ankara’da eğitim hayatını sürdürdü, Müzik ve yayıncılık hayatına 1995 yılında TRT Ankara Radyosu ve TRT Ankara Televizyonu’nda başladı ses sanatçısı olarak bir çok program, konser ve turnelerde görev aldı, beraberinde ses sanatçılığı kariyerine Kültür Bakanlığının kadrosunda da bir süre devam ettikten sonra bir çok özel radyoda program yapıcısı, spiker, haber editörü,müzik direktörü, dj eğitmeni ve yayın yönetmenliği yardımcılığı yaptı. 1999 yılında Türkiye’nin en önemli yabancı müzik istasyonlarından Capital Radio ile başlayan Dj’lik ve radyo programları ile adını “Türkiye’yi Uyandıran Adam” olarak tüm Türkiye’ye ve yurt dışına duyurdu.

Bir Yorum Ekleyin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: