Başa Dön

New York’ta Büyük Türk Atelier Minyon

blank

New York’ta Büyük Türk Atelier Minyon

Okuma süresi 6 dakika

Türkiye’de harikalar yaratan, adını farklı tasarımlarıyla duyuran Minyon; Brooke Shields’den Katy Perry’e Amerika’da da
“celebrity”lerin gözdesi… Atelier Minyon adıyla Soho’da faaliyet gösteren ve birçok ünlünün tercihi olan Minyon’un sahibi Alp Sağnak ile çok hoş bir sohbetimiz oldu…

Bize biraz kendinizden bahseder misiniz? Nerede büyüdünüz, sizin için ev neresi?

Ben Ankara’da doğdum büyüdüm. Şimdi baktığımda Ankara’nın bana kattığı en büyük değerin ticari “naiflik” olduğunu düşünüyorum. Kendi sektörümüzde özellikle New York’a geldikten sonraki dönemde, büyük oyuncularla rekabet ederken kendi saflığımızı da koruyabilmenin büyük artısı olduğunu düşünüyorum. “Sizin için ev neresi?” sorusunun cevabı ise: “Benim evim Ankara.”

Benim evim Ankara

Benim ben olmamdaki en büyük etkenlerin hemen hemen hepsi Ankara’daki yetişme şeklim, arkadaşlarım, büyüklerim, değerlerim olduğunu düşünüyorum. TED Ankara Koleji, Gazi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği, benim kağıt üzeri eğitimim, ondan çok daha önemlisi ise Minyon’un içinde günlük akışın bana öğrettikleri benim ticari eğitimim oldu. Ben firmamızın ikinci kuşağıyım. Geçmişime baktığımda, küçüklükten başlayan ticari eğitimimin kişiliğime kattıklarını başka bir eğitim kurumunun katabileceğini düşünmüyorum.

New York maceranız nasıl başladı? Niye New York?

Ankara’da mücevher sektörü üzerine yapılabilecek birçok şeyi yaptığımızı düşünüyorum. Bizim işleyişimizde bahsettiğim gibi bir naiflik vardı. Ticarette müşteri olarak tanımlanan, günlük hayatımda ise çok sık görüştüğüm dostlarımla birlikte büyürken, hayal kurarak başladı maceramız. Kabımıza sığmaz olduk bir dönem sonra, hep birlikte konuşurken, “vakit geldi” dedik. Hayatımızın ilk uluslararası fuarı, 2003 senesinde New York fuarı oldu. Ağustos ayında, boğucu sıcak ve nem içinde tanıdım New York’u. İlk geldiğimizde bir daha gelinmez buraya dediğimizi hatırlıyorum.

İlk geldiğimizde bir daha gelinmez buraya dediğimizi hatırlıyorum

Hemen peşinden havaalanında dönüş uçağını beklerken, kendimi dünyanın en güçlü insanı hissettiğimi hatırlıyorum. Sanki önümüze kim geçerse geçsin devirip geçebilirmişiz gibi geldi. Amerika fuarlarına senede üç veya dört defa olmak üzere üç sene devam ettik. Kırılma noktası ise, bir ailenin yemek masasının üzerinde mücevherleri toplarken gerçekleşti. Otuz Amerikalı kadından 3.5 saat içinde sadece biri hariç yirmidokuzuna mücevher satmıştık. Bütün kadınlar bize dünyanın en iyi mücevher tasarımcısıymış gibi davranırken, biz de birbirimize, ev sahibinin evindeki sinema salonundan bahsediyorduk Türkçe olarak. Bence biz o günün sonunda Amerika’ya yatırım yapmaya karar vermiştik. Yatırımın gerçekleşmesi iki sene sürdü. Sonrasında, biz gene o naif heyecanla New York şubesinin duvarlarını boyuyorduk. “Niye New York?” Burada yaşamış olan, yaşayan ya da tatile gelen biri bunu bilir: Burası mıknatıs gibidir. Bir yerden yakalar, kendisine çeker ve geri çağırır. Hayal kurdurur, ümit doludur, fırsatlar sunar, çok mutsuz da eder yeri gelir. Ama sürekli dinamik tutar. Kendi sınırlarını bulmada, kendini tanımada bence buradan daha iyi bir yer yoktur dünyada. Bilirsin ki durursan, kafa üstü çakılırsın!

Kaç senedir mücevher işindesiniz ve kaç senedir New York’tasınız?

Ben otuzdört yaşındayım, hafızamda her yaşımda mücevher işi ile ilgili net hatırladığım kareler var. Bizde çalışmadan, dükkana gitmeden yaşamak diye bir kavram yoktu. Üç senedir de New York’ta yaşamaktayım.

“Fanlarınız”arasında Brooke
Shields mevcut. Başka ünlüler de var mı?

Brooke Shields, çalıştığımız ünlülerden birisi. Aynı zamanda en sık görüştüğümüz… Bence hayat ritmi, yaşı, kariyeri, şu andaki pozisyonundan dolayı en sık onunla görüşüyoruz.

Birçok ünlü var bizimle direkt veya dolaylı bağı olan. Direkt bağı olanlardan en ünlüleri: Katy Perry ve Russell Brand çifti. Kendi profesyonel hayatlarında şu anda çok gündemde ve başarılı oldukları için benim için de bu çift çok önemli. Her ikisinin isimlerini birer ürün olarak değerlendirirsek, Katy Perry bizim kadın koleksiyonlarımızda, Russell Brand ise bizim biraz sert olan erkek koleksiyonlarımız için çok iyi bir yüz.

Katy Perry bizim kadın koleksiyonlarımızda, Russell Brand ise bizim biraz sert olan erkek koleksiyonlarımız için çok iyi bir yüz

Brooke Shields ise çok iyi bir anne figürü olması yanında bizim vahşi tarafımıza ilgi duyan bir isim. Bu da bizim tasarım hikayemize neredeyse birebir oturuyor. Anne olmasının yanında kendi egosunun da sahibi.

Bu sezon ürünlerimizi kullanan dört büyük televizyon şovu var: Law and Order CI, Curb Your Enthusiasm, White Collar, How To Make It In America 2. Sezon.

Bunun yanında direkt olarak birçok ünlünün stilistleri ile de çalışıyoruz. Konu başlığı her ne ise fotoğraf çekimi, ödül geceleri, konserler, albüm kapakları vs. sıklıkla çalışıyoruz…

Minyon için nasıl gelecek planlarınız var? Nerelerde mevcut?

Bizim Atelier Minyon markasını kurmamızın sebebi, kendi stilimizde dünya çapında mücevher satmak. Önce Amerika içinde mağazalar açmak, sonra da belli başlı kar getirecek birçok ülkeye yayılmak için buradayız. Planın genel başlığı, çocuklarımızın da bizim gibi yapmaktan onur duyacağı bir iş bırakmak. Bizim görevimiz üçüncü kuşak devir alana kadar büyütebileceğimiz kadar büyütmek.

Türkiye’de neleri özlüyorsunuz?

Türkiye’nin her şeyini özlüyorum…

New York’ta favori yerlerinizden bir kaç tanesini söyler misiniz?

Ben canlı performansa çok düşkünüm. Müzik, spor, dans… Mesela metrodabreak dance yapanlar, canlı olan her ne varsa onu tüketiyorum vaktim olunca… Ama bazılarını paylaşayım, buraya gelecekler için… Bitter End, Terra Blues, Arthur Ashe, Madison Square Garden, Rucker Park, West 4th, Boat Basin, Burrito, Katz, Central Park… Say say, bitmez ki, bu…

 

Yazar Hakkında /

Yazarımız hakkında kısa özgeçmişi çok yakında sayfamızda olacaktır.

Yorum Bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.