Başa Dön

Neler Gördüm Neler…

blank

Neler Gördüm Neler…

Okuma süresi 2 dakika

BABÜS SELAM’DA DURDUM, TOPKAPI SARAYI’NA BAKTIM, NELER GÖRDÜM NELER…

İstanbul ve Los Angeles arasında sık sık gelip giden birisi olarak, 1478 yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından inşa ettirilen eşsiz Topkapı Sarayı’nı, ancak 2009 yılında ziyaret etmiş olmak büyük ayıp.

Üstelik buna bir de Osmanlı Tarihi’ne olan aşkım, zevkle yaptığım araştırmalar ve de okuduğum sayısız kitap da eklenince ayıp daha da büyüyor.

Şu şekilde bir savunmam var ama bu konu ile ilgili:
Kendimi ruhen ve bedenen yaşayacağım o yoğun hislere ancak hazırlayabildim.

Ki yeterince de hazır değilmişim inanın, heyecandan bayılma noktasına hiç bu kadar çok yaklaşmamıştım ben…

O dönemlerde, atların nal seslerinin kimbilir nasıl yankılandığı taş yollardan, şanlı tarihimizin torunlarından birisi olarak bugün “Gucci” ayakkabılarla geçmek…
Bu gezimi en iyi böyle tanımlayabilirim sanırım!

O kadar garip bir duygu ki bu:
Harem Dairesi’ne girer girmez, yıllar içinde duvarlara hapsolmuş nice güzel kadının sesleri benim kulağımda canlandı adeta. Bütün koridorlarda onların ezgileri ziyaretçilere eşlik ediyor yol boyu ama tabi duyanlara, benim gibi duymak isteyenlere…

Güç, ihtişam, kudret! Her şeyin bir noktada kesiştiği bu yerde; hüzünle sevinç, özgürlükle yalnızlık, umutla acı hep beraber yaşanmış, beraber büyümüş. Kim bilir o zamanlar bu kadınlara neler hissettirmiş, neler kazandırmış, neler götürmüş?

Demirlerle örülü, boğazın muhteşemliğine bakan saray camlarından Hürrem Sultan da benim gibi bakmış mıdır acaba diye düşündüm ya da niceleri… Onların saçları da benim ki kadar uzun muydu? Kirpikleri nasıldı? Nasıl yürürler bu çinilerle kaplı odaların içinde, nasıl gülerlerdi? Mabeyn Taşlığı’ndan geçerken nasıl bakarlardı etrafa? İçimde canlandırdım her şeyi, yeniden geçmiş gibi, en azından canlandırmak istedim. Hissetmeliydim…

Derken kendimi devlet işlerinin konuşulup karar alındığı Divan-ı Hümayun’da buldum. Sonra  Kaşıkçı Elması’nın sergilendiği camekanlı müzedeyim derken Osmanlı padişahlarının portre ve resimlerinin asıldığı galerideyim… Ardından İftariye Kameriyesi’ndeyim… Derken her yer, bu şanlı miras, dünyaca bilinen tarihimiz, sarayımız olağanüstü… Sultan Abdülmecid’in Dolmabahçe Sarayı’nı yaptırmasına kadar yaklaşık 380 sene devletin idare merkezi ve Osmanlı sultanlarının resmi ikametgahı olan Topkapı Sarayı’nı ne bir güne, ne bir haftaya, ne bir ömre sığdırabilirim ben…

Tek sığdırabildiğim, bir kaç jpg resim, bir kaç audio dinletisi ve bir de tabi ki belki Kanuni Sultan Süleyman da buralara dokunmuş mudur diyerek ellerimi gezdirdiğim saray duvarları…

Yazar Hakkında /

Yazarımız hakkında kısa özgeçmişi çok yakında sayfamızda olacaktır.

Yorum Bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.