Başa Dön

Kumdaki Ayak İzleri

blank

Kumdaki Ayak İzleri

Okuma süresi 5 dakika

“Gökyüzünün fazlası olmaz. Gökyüzünde uykuya dalabilir, sarhoş halde uyanabilirsiniz ve üzgün olduğunuzda gökyüzü sizi koruyabilir. Burada çok fazla üzüntü var ve yeterince gökyüzü yok.”

Sandra Cisneros

Hafızamdan hiç çıkmayacak bu güzel yaz sonu gecesinde teknenin güvertesindeyiz. Fonda kısık sesle Bachianas Brasileiras’ın her dinleyişimde yüreğime dokunan aryası, Villa Lobos çalıyor. Gün boyu denize girip çıkmaktan bitkin düşmüş, uykulu gözlerle yanıma uzanan oğlum Demir’le birlikte bulutların evlerine yetişmek için koşarak geçmelerini izliyoruz. Onlara bakarak tanıdık nesneler bulmaya çalışıyoruz, hikayeler üretiyoruz. Bu bulutlarda çocukluğum, ilk gençliğim, yaşanmışlıklarım, kaçırılmış fırsatlar, ziyan edilmiş dostluklar, gereksiz konuşmalar, içimdeki gelgitler, tüm hayatım var. Kendi kendime düşünüyorum, mutlu olmamız gereken o en sorunsuz, en sorumsuz yılları yersiz kaygılarla ziyan ettiğimize hayıflanmaktan başka bir şey yapamıyorum. Kar kadar sessiz bu gecede ancak kendime için için kızarak öcümü alıyorum bu kaybolan zamanlardan. Belki de bu, hayata karşı daha olgun duruşumunbir yansıması şu anki…

Hata yoktur… Ders vardır!

Hayatı boyunca hüzünlerini eline yaslayıp pencereden dışarı bakmış bir sürü kadın gibi bu gece gökyüzüne bakıp geçmişin muhasebesini yapmaya çalışıyorum. Sahip olduklarımla yapabileceklerimin en iyisini yapmış mıyım yoksa olmak istediğim onca şeyin hepsini bir arada olamadığım için üzgün müyüm, merak ediyorum. Kendimi çözmeye çalışıyorum. Hayattan beklediklerinle, hayatın sana getirdiklerinin farklı olduğunu yaşayarak hepimiz öğreniyoruz.

Mutluluğun sırrı beklentileri düşük tutmaktır, hata yoktur, ders vardır, biliyorum! 

Yıldızlar utangaç utangaç çıkıyorlar birer birer. Ben yine de bir yıldızın kaymasını, bütün dileklerimi gerçekleştirmesini bekliyorum. Zaman koşar adımlarla ilerliyor, biz yakalamaya çalıştıkça sanki daha da hızlanıyor. Bir an için zaman dursun, bu koyda bu gece denizin kıpırtısı, rüzgarın sesi ve ben sarmaş dolaş öylece kalalım istiyorum.

Gözlerimi kapayıp doğanın, doğal olanın kokusunu içime çekiyorum. Döndüğümde, soğuk kış gecelerinde, yoğun şehir trafiğinde, gündelik rutin koşturmacalardan kaçmak istediğimde, gözümün önüne gelmesini istediğim bu manzarayı aklıma kazıyorum.

Fark yaratmak…

hayata karşı daha olgun duruşumunbir yansıması şu anki…

Hayatı boyunca hüzünlerini eline yaslayıp pencereden dışarı bakmış bir sürü kadın gibi bu gece gökyüzüne bakıp geçmişin muhasebesini yapmaya çalışıyorum. Sahip olduklarımla yapabileceklerimin en iyisini yapmış mıyım yoksa olmak istediğim onca şeyin hepsini bir arada olamadığım için üzgün müyüm, merak ediyorum. Kendimi çözmeye çalışıyorum. Hayattan beklediklerinle, hayatın sana getirdiklerinin farklı olduğunu yaşayarak hepimiz öğreniyoruz. Mutluluğun sırrı beklentileri düşük tutmaktır, hata yoktur, ders vardır, biliyorum!  Yıldızlar utangaç utangaç çıkıyorlar birer birer. Ben yine de bir yıldızın kaymasını, bütün dileklerimi gerçekleştirmesini bekliyorum. Zaman koşar adımlarla ilerliyor, biz yakalamaya çalıştıkça sanki daha da hızlanıyor. Bir an için zaman dursun, bu koyda bu gece denizin kıpırtısı, rüzgarın sesi ve ben sarmaş dolaş öylece kalalım istiyorum. Gözlerimi kapayıp doğanın, doğal olanın kokusunu içime çekiyorum. Döndüğümde, soğuk kış gecelerinde, yoğun şehir trafiğinde, gündelik rutin koşturmacalardan kaçmak istediğimde, gözümün önüne gelmesini istediğim bu manzarayı aklıma kazıyorum.Dönüp yanımda huzurla uykuya dalmış olan oğluma bakıyorum, onun şanslı ve mutlu olması için dilekler yolluyorum denize ve gökyüzüne. Henüz küçük olmasına rağmen “Acaba o da bu güzelliğin farkında mıdır?” diye düşünüyorum. Doğayla daha çok bütünleşmemiz gerek çünkü yatıştırıcı, dönüştürücü bir etkisi var üzerimizde… Demir’in güneşten sararmış, dümdüz yumuşacık saçlarını okşarken aklıma bir şairin şu sözleri geliyor:

 “Hayatımızda fark yaratan tek şey,

Hala buradayken kime dokunduğumuzdur.

Gerisi kumdaki ayak izleridir.”

Bunu düşünerek çocuğuma sarılıp anın tadını çıkarıyorum…

 

Benden Söylemesi

Okuyun

Kardelenler- A.D Miller

Rusya’da geçen bu romanı mutlaka okuyun. Bir mütercim tercüman olarak elimde olmadan okuduğum kitabın çevirisine bakarım. Pegasus Yayınları bu konuda her türlü övgüyü hak ediyor, çevirilerini çok beğeniyorum.

Yine Pegasus Yayınları’ndan beklediğim  bir kitap daha öneriyorum;  Jennifer Egan’ın İt Kopuk Takımı

blank

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Dinleyin

 

Sade- Bring Me Home Çok sevdiğim Sade’nin yıllar sonra sahnelere geri dönmesini kutlayan bu canlı konser  albümünde “This Is No Ordinary Love” parçasının rock versiyonu, tek kelimeyle muhteşem!

Kenan Doğulu- Aşka Türlü Şeyler  Yaz boyu çok severek dinlediğim albümlerden biri özellikle “Rica” şarkısında koptum.

 

 

blank

 

 

 

blank

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Gözatın

Ara Collection’ın tasarım balık kolyeleri… Şu anda yalnızca Bodrum ve Santa Barbara’da butik mağazaları olan Ara Collection, bu balık motifli birbirinden neşeli ve farklı kolyeleriyle bir anda dünyadaki herkesin ilgisini üzerine çekti. İsmimi bir balıktan aldığım için ben de bu kolyelerin müdavimi oldum. Tüm tasarımlarını beğenerek takip ediyorum.

blank

blank blankblankblankblank

Yazar Hakkında /

Yazarımızın kısa özgeçmişi çok yakında burada, sayfamızda olacaktır.

Yorum Bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.