© Copyright 2018 Mag Medya
Başa Dön

Kışı Hastalıksız Geçirin

Kışı Hastalıksız Geçirin

Okuma süresi 9 dakika

Kış aylarında bağışıklık sisteminizi güçlendirecek ve vücut direncinizi ayakta tutacak besinleri mutfağınızdan, diyetinizden eksik etmeyin ve “kış çayı” tarifimizle de sadece kış aylarını değil, mevsim geçişlerini de sorunsuz ve zinde atlatın… 

 

Kışın “demir” gibi olmak için…

Bağışıklık sistemi için en önemli minerallerden biri demir. Demir açısından zayıf gıdalar anemiye sebep olurken, bağışıklığı da olumsuz etkiler. Yapmanız gereken, zengin demir içeren et, kümes hayvanları, balık, kabuklu deniz hayvanları, baklagiller, tohumlar, sebzeler ve kurutulmuş meyveleri mümkün olduğunca çok tüketmek.

Bunun dışında yemek pişirirken döküm tencere kullanmak, yemekle birlikte ve yemekten hemen sonra çay-kahve içmemek de önemli; çünkü demir almak kadar demirin vücut tarafından emilmesini sağlamak da önemli. Öte yandan demir zengini gıdaları C vitamini içeren gıdalarla birlikte tüketip emilimi artırmak da mümkün.

Bu arada demir takviyelerine doktor tavsiyesi ile yönelin, aksi takdirde demir seviyesi aşırı yükselerek bağışıklık sisteminin baskılanması söz konusu olabilir.

 

Probiyotik denen faydalı bakteriler…

Bağırsaklarda yaşayan ve faydalı bakteriler olarak bilinen probiyotiklerin görevlerinden biri de bağışıklık sistemini uyarmalarıdır. Bağırsakların iç yüzeyini de koruyan probiyotikler, besinlerle birlikte aldığımız zararlı maddelerin de bağırsaklara geçişini önlüyor. Ayrıca probiyotikler, üst solunum yolu enfeksiyonu gelişme riskini %42’ye kadar azaltıyor ve hastalar düzenli probiyotik kullandığı takdirde antibiyotiğe duydukları ihtiyaç hem %33 daha az oluyor hem de hastalıkları daha hızlı iyileşiyor! Lahana turşusu, doğal fermantasyon turşusu, yoğurt, kefir ve ayran ise en iyi probiyotik kaynakları olarak sayılıyor.

Hastalıkların korktuğu C vitamini…Her kış semt pazarlarını, manav raflarını dolduran portakal, greyfurt ve mandalinanın kusursuz birer C vitamini deposu ve etkili birer bağışıklık güçlendirici olduğu artık gayet iyi biliniyor. Yeşil biber, koyu yeşil yapraklı sebzeler, brokoli, çilek, domates, papaya ve bezelye de C vitamini zengini diğer besinler olarak sıralanabilir. C vitamininin antibakteriyel ve antienflamatuar olduğu da ortada… Bunun dışında hem enfeksiyona karşı vücudu koruyan bir kalkan görevi üstleniyor hem de cilt bütünlüğünü koruyor. C vitamininin virüs veya bakteriyel enfeksiyonlara karşı bağışıklık hücrelerini koruyan bir antioksidan olduğu ise son yılların buluşu. Uzmanların bu noktada önemli bir uyarısı da var: “C vitamini takviyeleri yerine C vitamini içeren gıdaları tercih edin çünkü bu gıdalarda, takviyelerin içermediği yararlı bileşikler de var!”

Kışın mutfaktan zencefil eksik olmasın!

Zencefil, biyoaktif yani canlı organizmalar, dokular ve hücreler üzerinde etkili olan bir gıda maddesidir. Çünkü kendisi de tıpkı antibiyotikler, enzimler ve vitaminler gibi biyolojik olarak faal durumdadır. Dolayısıyla enfeksiyonları durdurmada son derece etkilidir. Ayrıca E. coli, Candida ve Salmonella da dahil olmak üzere bazı bakteri türlerinin büyümesini önleyen antimikrobiyal özelliklere sahiptir. Yapılan araştırmalar, taze zencefilin birçok solunum yolu enfeksiyonundan sorumlu olan sinsityal virüse (HRSV) karşı etkili bir mücadele yürüttüğünü kanıtlamıştır. Zencefil ayrıca hem probiyotik açısından zengindir hem de bulantıyı önleyen bir kök baharattır.  

Sarımsak gibisi yok!

Sarımsaktaki aktif bileşikler, enfeksiyon riskini azaltır. Bu aktif bileşiklerden alisin sayesinde, bağışıklık sistemi, soğuk algınlığı ve gribi iyileştirebilir. Alisinin, insanı soğuk algınlığından %63 koruduğu ve hastaları da ortalama 3,5 gün daha erken iyileştirdiği kanıtlanmıştır. Sarımsak özü alan hastalar ise hem %21 daha az hastalık belirtisi göstermiş hem de %58 oranında daha hızlı iyileşmiştir; çünkü sarımsak bakteriyel ve viral enfeksiyonlarla mücadele eden güçlü antimikrobiyal ve antiviral özelliklere sahiptir. Etkisini artırmak için ezip, pişirmeden önce 10 dakika bekleyebilirsiniz.  Üzümsü meyveleri ihmal etmeyin… Sonu “-berry” ile biten ve bizde “üzümsü meyveler” olarak yer alan bazı yemiş türleri de kış aylarında bağışıklığı en fazla destekleyen besinler arasındadır. Böğürtlen, frambuaz, yaban mersini, yabani çilek, üvez, Bektaşi üzümü, ahududu, kızılcık, mürver, bu yemişlerden bazıları. Elbette hepsi aynı mevsimde yetişmiyor ve örneğin dut gibilerinin kuru olanı epey makbul. Üzümsü meyveler, Amerikan yerlilerinin soğuk algınlığı gibi enfeksiyonları tedavi etmek için yüzyıllardır kullandığı şifa kaynaklarıdır. Çünkü bu meyveler antimikrobiyal özelliklere sahip ve polifenoller bakımından da hayli zengindir. Araştırmalar, üzümsü meyvelerdeki polifenollerinin bünyeyi influenza virüsüne, dolayısıyla gribe karşı koruduğunu gösteriyor. Staphylococcus, E. coli ve Salmonella enfeksiyonlarına karşı da savunma sağlıyorlar.  Hindistan cevizi yağının faydası…Hindistancevizi yağı antimikrobiyal özelliklere sahip bir yağ kategorisi olarak bilinen orta zincirli trigliseridleri (MCT’ler) içeriyor. İçerdiği laurik asit ve monolaurin ise zararlı virüsleri, bakteri ve mantarları öldürüyor. Araştırmalara göre; Hindistan cevizi yağı mide ülseri, sinüzit, diş boşlukları, gıda zehirlenmesi ve üriner sistem enfeksiyonlarına yol açan bakteri türleriyle de aktif halde mücadele ediyor. İnfluenza ve hepatit C’den sorumlu virüslere karşı da etkili olduğu öne sürülüyor. İnsan sağlığını olumsuz yönde etkileyen candida albicans ile de mücadeleye yardımcı oluyor. Uzmanların önerisi, yemeklerde tereyağı veya bitkisel yağlar yerine Hindistan cevizi yağını kullanmamız yönünde… Ancak toplum olarak Hindistan cevizi yağına pek aşina olmadığımız için yüksek alımda mide bulantısı veya sulu dışkı sorunuyla karşılaşmamız da mümkün. En ideali, günde iki yemek kaşığı kadar (30 ml) almak ve bağışıklığı destekleyen avokado, fındık, zeytin ve ketentohumu yağlarına da bünyede yeteri kadar yer ayırmak.  Yüzyılların sağlık dostu meyan kökü…Meyan, Glycyrrhiza glabra bitkisinin kurutulmuş kökünden yapılan bir baharat. Asya ve Avrupa geleneksel tıbbının ayrılmaz bileşenlerinden biri olan meyan kökü, E. coli, Candida albicans ve Staphylococcus aureus da dahil olmak üzere bazı mantar ve bakterilerle savaşıyor. Meyan kökü de grip, gastroenterit ve çocuk felcinden sorumlu virüslere karşı savaşabiliyor. İçerdiği yüksek orandaki şeker nedeniyle, özelikle şeker alımını azaltmak isteyenler için meyankökü çayı olarak tüketilmesi öneriliyor. Çok fazla meyankökü tüketmek ise bazı durumlarda riskli, özellikle yüksek tansiyona sahip olanlar, anormal kalp ritmi bulunanlar ve erken doğum riski taşıyanlar dikkat etmeli…  Yağlı tohumlar, kuruyemişler…Kuruyemişler ve yağlı tohumlar birer vitamin ve mineral deposu; özellikle de selenyum, bakır, E vitamini ve çinko açısından…  Bu vitamin ve mineraller ise, bağışıklık sisteminin en önemli destekçileri. Kuruyemiş ve tohumların, içerdikleri lifler bir yana, önemli antioksidan ve sağlıklı yağlar bakımından da zengin olduklarını unutmamak gerekiyor.  Tatlı patatesin içerdiği A vitaminiKış aylarıyla ilgili hemen her zaman C vitamini ön planda tutulsa da A vitamini de bu hastalık mevsimi için son derece önemli. Bir çalışmaya göre; A vitamini eksikliği bulunan çocukların solunum semptomlarına yakalanma olasılığı normal A vitamini düzeyine sahip çocuklarla kıyaslandığında % 35 daha yüksek! Bu da yüksek oranda A vitamini içeren besinleri tüketerek, zayıf bağışıklık sisteminin ve enfeksiyonlara açık bünyelerin üstesinden gelinebileceğini gösteriyor. A vitamini takviyesi alan bebekler de aşılara daha fazla yanıt veriyor. Fakat A vitamininin fazlası mide bulantısı, baş ağrısı, kemiklerde zayıflama, koma ve hatta erken ölüm gibi olumsuz etkilere de yol açabiliyor. Bu nedenle en ideali, A vitaminini yiyip içtiklerimizden karşılamak. A vitamini, tatlı patates, havuç, koyu yeşil yapraklı sebzeler, kabak, marul, kuru kayısı, kırmızı biber, balık ve dalak, ciğer gibi sakatatta bulunuyor. Bu takviyeler güçlü bir bağışıklık için…Bağışıklık sisteminin iyi çalışması ve hastalıklara karşı dirençli olunması için, çeşitli besin maddelerinin dengeli ve düzenli biçimde tüketilmesi gerekiyor. Tüm bunları ne kadar doğru tüksek de bağışıklık sistemimizin ihtiyaç duyduğu her besin maddesi yiyecek ve içeceklerle karşılanamayabilir. Bu gibi durumlarda yapılması gereken, bazı bilinen takviyeleri kullanmaktır. Örneğin, probiyotikler; genellikle laktobacillus ya da bifidobakteri türleri ile desteklenen bağışıklık sistemi, günde 2-3 milyarlık koloni oluşturabilir. Günde yaklaşık 75-90 mg civarında alınacak C vitamini, hastalık sırasında 1 gram artırılırsa daha da fayda sağlayabilir. Multivitamin A; demir, çinko, bakır, E vitamini ve selenyum içeren maddelerin RDI’ları, % 100’ünü karşılamak için yeterli miktarda olmalıdır. Çinko pastilleri; soğuk algınlığı belirtilerinin ilk günlerinde alınan günlük en az 75 mg’lık dozlar enfeksiyon süresini azaltmada etkili olabilir. Vücuttaki D vitamini yetersizliği ise, grip, sinüs enfeksiyonları ve bronşit de dahil olmak üzere solunum yolu enfeksiyonları riskini artıracaktır. En büyük D vitamini kaynağı olan güneşin kendini az gösterdiği kuzey yarı kürede ve kış mevsiminde, D vitamini takviyelerini günlük en az 600 IU (15 mcg) olarak tüketmek gerekir.

Portakallı Kış Çayı:

Kış ayları boyunca elinizin altında hazır bulunduracağınız bu kış çayı ile hem bağışıklık sisteminizi güçlendireceksiniz, hem de hastalıkların en yaygın olduğu kış mevsimini sorunsuz ve sağlıklı geçireceksiniz. İşte malzemeler:

*4 dilim portakal

*3-4 adet karanfil

*Yarım çubuk tarçın

*1 küçük kök zerdeçal

*1 tatlı kaşığı hibiskus

*4 su bardağı su

Hazırlanışı:

1 litre su içerisinde, tarçın hariç bütün malzemeler kaynayana kadar ısıtılır ve servis edilir.

Yazar Hakkında: /

2003 yılından bu yana, hedef kitlesi AB ve A+ olarak belirlenmiş bir çok baskı, web, pr, organizasyon işinde başarılı projelere imza atmış olan MAG hayatın her alanında en iyi olmayı hedefleyen, sosyo-ekonomik seviyesi yüksek, özel zevkleri olan ve hobileriyle yaşamını renklendiren, sosyal sorumluluklarının bilincinde olan, belirli kesimden kabul ettiği müşterilerine yıllardır sağlamış olduğu yüksek başarı grafiği ile doğru planlanmış bir büyüme ile sektöründeki hayatına devam etmektedir.

Bir Yorum Ekleyin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: