Başa Dön

Kırmızıyı Yeniden Yaratan Adam

blank

Kırmızıyı Yeniden Yaratan Adam

Okuma süresi 3 dakika

Hayat hem sürprizlerle hem de fırsatlarla, sonsuz seçeneklerle dolu… Çoğu zaman bu kadar kısıtlı düşünüyor olmamız ne yazık, neler yaratabileceğimizin farkında bile değiliz!

Madrid’de yaşadığımdan beri, güzellik, estetik, sanat, yaratıcılık dört bir yanımda… Şehrin kendisi, hikayesi, mimarisi, sanata verdiği değer, sokak köşelerindeki müzisyenler, hele de çingenelerin o yanık sesleriyle söylediği şarkılar ilham veriyor insana. İlerleyen zamanlarda şehri daha iyi tanıyınca, daha çok yer görünce umarım bir yazı yazacağım…İlham bulmak, yenilenmek kolay değil her zaman, yaratıcı bir iş çıkarmaya çalışıyorsanız, özünüze sadık kalarak yenilenmek daha da zor bir iş olmalı…

 

Geçenlerde okulda bir belgesel filmi izledik, konusu Valentino’nun 2007 yılında kariyerinin 45. yılı için hazırlanan etkinliğin organizasyonuydu. Bu kutlamada ayrıca Valentino’nun hayatında Haute Couture olarak tasarladığı son koleksiyonlardan biri de defileyle tanıtılacaktı. Filmde gerçekten farklı, hafif çatlak olarak nitelendirebileceğimiz bir insan olduğuna tanıklık ediyorsunuz. Tabi ne kadar kendinden emin, hafif ukala hatta bazen küstah olduğunu söylememe gerek var mı?

 

45. yıl kutlamaları Roma’da Collesium’a bakan açık alan bir yerde inanılmaz ışık ve dans gösterileriyle kutlandı, defilenin sonunda Valentino ağlarken benim de gözlerim dolmadı desem yalan olur. 45 yıllık bir başarı hikayesi tek başına başladığın, dev bir imparatorluk haline getirdiğin işin, kazandığın saygı, giydirdiğin isimler, kazandığın ödüller ve bunların sonuncularından birini yaşarken seni ayakta alkışlayan onca insan, başladığın şehre geri dönüşün arkadan da şehrin en büyük simgesi… Kim nasıl etkilenmez böyle bir geceden.

 

Belgesel biterken Valentino’nun sevgilisi, hayat arkadaşı, iş ortağının konuşmasını duyuyorsunuz diyor ki: “Valentino’nun bu işi tam anlamıyla ne zaman bırakacağı belli olmaz. Bugünkü dünya bizden sürekli yenilenmemizi, değişmemizi, farklı şeyler yaratmamızı istiyor ama Valentino klasik çizgisine çok bağlı, belki bu dünya ondan farklı şeyler isterse o zaman modayı bırakır.” Valentino şimdiye kadar ortalama 50 yıldır kendi özüne bağlı kalarak, kendini, çizdiklerini, markasını yeniledi, geliştirdi ki istikrarlı bir şekilde değişmek yenilenmek, işte bu sanırım en zoru olmalı.

 

Yaratıcı ruhunu kullanabildiğin bir iş yapmanın ne kadar önemli olduğunu bu yaşta yeni yeni anlıyorum sanırım. Hele bir de o yaratıcılık, tutku duyduğun bir mesleğe dönüşüp hayallerinin kapısını aralayabiliyorsa. Yaratıcılığın yenilenmesi ama özüne sadık kalması gerektiğini şu cümleyle ifade etmiş Valentino “Moda’nın geleceği doğrudan yaşama bağlı. Geleceği istikrarlı, dengeli, kalıcı olmalı. Yenilikten, biraz da çılgınlıktan ama özellikle zarafet ve klastan ibaret olmalı.”

 

Sevgilerimle…

 

[nggallery id=882]

Yazar Hakkında /

Yazarımız hakkında kısa özgeçmişi çok yakında sayfamızda olacaktır.

Yorum Bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.