Başa Dön

Kendin İçin Üret

blank

Kendin İçin Üret

Okuma süresi 3 dakika

Turistik cazibesinin yanında giderek artan tasarımcı dükkanları, tarihi dokusuyla harmanlanmış entelektüel karakteriyle Galata,
İstanbul’un her köşesinden ilham fışkıran bir yeri olmuş. Ben de kendim için ilham ararken keşfettim Mavra’yı.  Galata’nın semtiyle anılan Doğan Apartmanı’nda bir ay önce açılan Mavra Atölye “kendi kendine yap” sözünden yola çıkarak çikolatadan sandalete yaratıcılığı, öğrenmeyi, üretmeyi, kendin için bir şey yapma hissini yaşatan aylık ve günlük atölye çalışmalarından oluşuyor. Zanaatı hatırlamak, hatırlatmak ve fabrikasyon imalatların ilk tasarlanmış haline dokunabilmek fikriyle ortaya çıkan Mavra Atölye,  ortaklarının ve arkadaşlarının ilgi alanlarıyla oluşturulan workshoplarla alışılmışın dışında bir atölye olarak hizmet vermekte.

Benim ilgimi en çok çeken “kendi sandaletini kendin yap” atölyesi oldu. Büyük hevesle alıp, sızlayan ayaklarla “ben daha iyisini yapardım” diyip köşeye atılan sandaletlerin intikamı olacaktı bu atölye. Nitekim atölyeyi yürüten Hacettepe Üniversitesi Resim Bölümü’nden Mehmet Örs hocamız da hiçbir yerde sandalet bulamadığından yakınarak kendi kendine yapmayı öğrenmiş. Üretmenin bahçede domates yetiştirmekten ibaret olduğunu düşünürken kendi sandaletimi kendim yapıyor olmak beceremesem de denemeye değer gözüktü ve büyük bir heyecanla işe koyuldum.

Atölye, öyle seri üretim imalathanesi ya da okul disiplininde bir sınıf gibi değil de kendi atölyeniz gibi dilediğiniz şekilde sohbet edip, bir yandan çalışırken şarap içebildiğiniz sıcacık bir ortam. Yapılan iş de gözüktüğü kadar basit değil. Ne yapmak istediğine karar vermek, onlarca seçenekten renkler, deriler seçmek, kesip, biçmek, tasarımı canlandırmak dikkat, istek ve sabır gerektiren bir süreç. Heyecanla başladığım sandalet yapımı bir süre sonra sanatçı intiharlarına empati kurmaya başladığım bir aktiviteye dönüştü diyebilirim. Sınırsız hayal gücünüzü üretime dökmek kolay bir iş değilmiş. Size tavsiyem sıfırdan başlıyorsanız tasarımlarınızda uçmayın, bir günde Picasso yaratmıyorlar. Bir bıyık deseni çizip kesmek ömrümden ömür çaldı diyebilirim ama çıkan sonuca “bıyık mıydı o?” denmesi de çalınan ömrümü parçalara ayırdı. Yine de sonuç ne olursa olsun kendi yaptığınız şey, her şeyden daha değerli. İlk yapılan pastel boya resimler duvarları süsler ya ben de uzun bir süre salonumun ortasında sergiledim sandaletimi. Başkası yapsa 5 kuruş vermem ama ben yaptım ya o paha biçilmez artık. Sırf bu ego için gidin, görün, kendiniz için bir şey yapın. Sizi kunduracı yapmıyorlar ama keyifli, yaratıcılığınızı keşfettiğiniz bir zaman sunuyorlar. Geliştirmek size kalmış.

Katılımcı profili de kendi mesleklerinde başarılı birçok isimden oluşuyor. Sandalet dışında düzenledikleri atölyeler, kendi çikolatanı, yemek takımını, lambanı yap, moda fotoğrafçılığı, heykel, seramik, kendi saçını tanıma atölyesi gibi çok fazla ilgiye hitap eden çalışmalardan oluşuyor. Mehmet Hoca’ya yaptığımız baskılar sonucunda kendi çantanı yap da bunlar arasına katıldı.

Kendin pişir kendin ye mantalitesini benimsemiş yurdum insanı böyle atölyelerle bunu mangaldan öteye taşıyabilir diye düşünüyorum. Tükettiklerimiz her geçen gün bizden çalarken, ürettiklerimizle kendimize bir şeyler katıyor olmanın bilincini hatırlattığı için Mavra ve benzeri atölyeleri destekliyor, kendinizi emeğinizle şımartmanızı tavsiye ediyorum.

 

Yazar Hakkında /

Yazarımız hakkında kısa özgeçmişi çok yakında sayfamızda olacaktır.

Bir Yorum Ekleyin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: