© Copyright 2018 Mag Medya
Başa Dön

Işık, Enerji ve Renklerin Yaşamdaki Yerleri,insan Bütünlüğündeki Etkileri

Işık, Enerji ve Renklerin Yaşamdaki Yerleri,insan Bütünlüğündeki Etkileri

Okuma süresi 9 dakika

(…) Müzik, aklın dilidir. Melodi tıpkı aşık çalgısının temellerini titreten, güzel bir meltem gibidir. Müziğin narin elleri, duygularımızın kapısını çaldığında, uzun süredir geçmişin derinliklerinde kapalı kalmış anılara uyandırır. Müziğin ruhu akla ulaşır. Akılda kalbe taşınır. Alla insanı yarattığında müziği ona diğer tüm dillerden farklı bir dil olarak verdi. Ve vahşi doğaya karşı, ilkel insan zafer şarkısı söyledi. Ve zafer Kralların kalbini ele geçirdi. Ve onları topraklarından uzaklaştırdı.’’
Patrick Bernhard
SESLER
İlkçağlardan günümüze seslerin gücü:

Seslerin, insanlar ve onların davranışları üzerindeki etkisi, insanlığın başlangıcından beri bilinir. İlkel insanlar, o andaki ihtiyaçlarına ve bunların önemlerine göre değişen tonlardaki seslerle kendilerini ifade ederler. Seslerin etkisinin önemli olduğu Ortaçağ’da da önemli ölçüde biliniyordu. O dönemden günümüze, insanın ruhsal ve mistik merkezlerini etkilemeyi amaçlayan bir müzik olan ezotorik müzik türleri kalmıştır. İnsanlığın başlangıcından din ve şaman törenlerinde sesler önemli rol oynarken, başlangıçta insanlık bir takım sesleri dini tören ve tedavilerde faydalı araçlar olarak benimsediler. Bazı papirüsler Mısırlı doktorların tedavilerinde kullandıkları büyülü sözlerle ilgili ayrıntılı bilgiler içerirler. Hatta insanın yaşadığı devrede, ses bir tedavi aracı olarak kullanıldı. Lir çalınır, bu şekilde de kötü ruh (enerji ) uzaklaştırılırdı. Bu sesler kişinin veya gurubun bütün boyutlarını kötülüklerden arındırmak, duru bir temizliğe taşımak amacı güdüyordu. Kızılderililer şaman törenlerinde trampet, flüt,  zil veya sadece insan sesi kullanırlardı. İlk çağlarda, Hindistan’da, Çin’de, Yunanistan’da çok sayıda yazıda Pisagor’un yazılarında seslerin organizmayı iyileştirmedeki etkisi anlatılır. İlk çağlarda Çinliler için insan sesi, içteki varlığın kendisini yansıtmaktaydı. Mahiyetlerindeki kişinin dürüstlüğü ve ihanetini seslerindeki tonlamalardan ortaya çıkarırlardı. Seslerin sağlık durumlarından haberci olması ise, şöyle değerlendirilirdi: Ruhundan gelen bir sesin, akciğerlerdeki bir probleme, inleyen bir sesin, böbreklere ait, öfkeli çıkan bir sesin, karaciğerle ilgili bir rahatsızlığın habercisi olduğu benimsenirdi. Bugün Akupunktur nasıl ön planda ise o zamanlarda Çin’in iyileştirmedeki önde kullanım materyali seslerdi.

Seslerin etkisi:
Seslerin yaşamımıza çok büyük bir etkisi var. Hepimiz tiz tonların camı parçalayabileceğini veya bazı tonların, notaların sinirsel bitkinliğin eşiğine getirecek kadar uyarıcı olduğunu biliyoruz. Ses aynen renk gibi bizi çevreleyen, her şeyi etkilediği gibi bizi de etkileyen bir enerji akımıdır. Ortamdaki enerji molekülleri arasına sızar, orada uyumluluk veya uyumsuzluk gösterir. Bu yüzden de içimizde uyumlu seslerin her ne kadar içimizde akıyor gibi düşünsekte, gerçekte asla hissedemeyiz. Buna karşın beton karma makinesinin sesi gibi rahatsız bir ses, tüm sistemimizi uyarır. Alt üst edici etkisi ses kesilse de, sistem olarak normale dönene kadar bu rahatsızlığı yaşarız. Ses bir enerji şekli iken tarafsızlığını korur. Sabit dönüşümlüdür. Ses ve enerjisi, doğanın şarkılarından, gürültü kirliliğine kadar, çok geniş bir yelpaze içinde bizleri sürekli olarak kuşatır. Bize okşayıcı gelebilirken, sakinleştirip, sinirlendirebilir. Korkutabilir dikkatimizi keskinleştirip dağıtabilir. Ses enerjileri bizleri etkilediği gibi tüm varoluşu da etkisi altına alır.
Bir tavuk çiftliğinde tavuklara onların mutlu olabileceği bir fon müziği dinletildiğinde daha fazla sağlık, verim ve yumurta alınabileceğini belirtmek isterim. Bir çocuğun anne karnındaki altıncı aydan sonraki devrede sesleri duyabildiğini de söylemek isterim. Tomatis’e göre bebeğin doğuşu ile birlikte annesinin sesini tanıdığı esastır.

Sesler ve chakralar:
Tantra Budizm inanışına göre nada tüm evrenden çıkıp kendini dalgalar şeklinde gösteren, insan vücuduna yaşamsal gücü pranayı taşıyan kozmik bir sestir. Her çakranın belli sayıda taç yaprağına sahip olduğunu, bunların çok yüksek bir ritimde döndüğünü, böylece de yüksek frekanslarda titreşimler yaydığı görülmüştür.  Bu titreşim ve frekansların sesleri ve renkleri ürettiklerini belirtmek isterim. Demek ki her chakra kendine has renge sahip olduğu gibi sese de sahip. Bu özel ses üzerindeki çalışmalarımız o çakranın açılımını, görev yapar hale gelmesini sağlayacaktır. Çünkü çakralar titreşim merkezleridir. İnsan bir ses şekli gibi titrer ve sesinin tınısı onun ‘’ses rengini’’ ve hatta onun enerji durumunu da belirler. Brown Üniversitesi’nde dilbilimci olan Dr. Philip Lieberman’ın araştırmalarına göre, her birey özel bir işaret ile donatılmıştır. Bu işaret o kişinin duygularına işaret eder. Bildiğimiz gibi çakralar duygularla bağlantılıdır. Demek ki kişinin ses tınısına göre kolaylıkla sağlığı konusunda bir tanı koyulabilinir.

Müzikle tedavi:
Müzik bir biçimdir. Her ses bir titreşim yayar. Ve insandaki gücün harekete geçmesini sağlar. Müzikle tedavi, belli bir seviyedeki müziğin, tedavi amacıyla kullanılmasını sağlayan bir grup teknikten oluşur. Bilim adamları, sesin kabul edilir desibel sınırlarını aştığı ortamlarda yaşayan kişilerin ruhsal ve fiziksel olarak düzenlerinin bozuk olduğunu ortaya koymuşlardır. Demek ki ses kalitesi sağlık durumumuzla direk ilintili. Ticarette sesin etkisini kanıtlamıştır. Süper marketlerde müzikle satış yapan mekânlar daha randımandı sonuçlar almışlardır.

İlk evre: Yatıştırma
Bu evre kişiye içinde bulunduğu psikolojik durumdan, iyileşmeye yönelik amacıyla kullanılan, ona kaygıyla alıştırmaya yönelik müzik eserlerini içerir.

İkinci evre: Dinlenme
Bu evre duygusal etkileri etkisizleştirmeyi amaçlayan eser ortaya çıkarır. Burada yumuşak hafif etkili bir müzik ortadadır.

Üçüncü evre
Bu son evre, sakin ve uçucu bir müzik içerir. Uykusuzluk hali, bir ninni, bir anne sesi ile normale kavuşup yok olacaktır.

Sesler nereye gider?
Evrende hiçbir şer kaybolmaz. Hiçbir şey yaratılmaz. Her şey şekil değiştirir. Bu dünya kurulduğundan beri çıkardığımız ses dalgalarının nereye gittiğini soranlar içindir. Kuşların şarkısından, insanların konuşmasından, arabaların, silahların ve bombaların gürültüsüne kadar tüm sesler için geçerlidir bu. Sevgi barış için birde inanılmaz bir enerji gücüne sahibiz.

Çevredeki seslerin farkına varmak:
Birçoğumuz bilinçsiz bir şekilde bizi çevreleyen seslerden kendimizi korumak için, koruyucu bir perde oluştururuz. Sağırmış gibi davranıp bu ses enerjisini yok farz etsek de o enerji alanımızı etkiler. Onun yıkıcı gücünden ancak tam bir dengesizliğe düşerken veya vücudumuz hastalığın dolambaçlı yollarında dikkatimizi çekme çalışırken haberdar oluruz. Bu durumu düzeltmek için, bizi çevreleyen seslere ve onların üzerimizdeki etkilerine karşı daha dikkatli olmamızı gerektirir. Bu konuda yapacağımız uygulama çok basit. Tıpkı bir oyun oynuyormuşçasına hayata geçirebiliriz. Önce işe başlamak için kalabalık bir yere gitmemiz gerekmekte. Örneğin bir alışveriş merkezi sizin için idealdir. Buradaki merkezi bir yerde kendinize oturacak bir yer bulun ve oturun. Gözlerinizi kapatın sizi çevreleyen enerjisel sesin farkına varmaya çalışın. Şimdi de duyularınızı bir filtre gibi kullanarak, bu sesleri bir birinde ayırt etmeye çalışın. Daha önce de buraya çok gelmenize rağmen bu güne kadar bu farklılığı, hassasiyeti hiç fark etmediğinizi düşünecek,  beklide bu ses vizializasyonuna şaşıracaksınız.

Şimdi de vücudunuza yoğunlaşın. Ve onun farklı seslere karşı nasıl tepki verdiğini anlamaya çalışın. Karın merkezinizin düğümlendiğini mi hissediyorsunuz? Veya zorlukla nefes aldığınızı mı anladınız? Daha sonra mekan değiştirin. Issız bir yere, mesela kırlık bir alana gidin. Burada aynı uyarlamayı kendinize uygulayın. Yine önce sizi çevreleyen sesin farkına varın. Sonra da bu enerji akımının sizde yaptığı etkileri kontrol edin. Vücudunuzun çözüldüğünü hissedebiliyor musunuz? Bütün ayrıcalıkların duyarlı bir şekilde farkına varın. Bu hissediş çok önemli sizin enerji alanınızı bir ölçüde kontrol ediyorsunuz. Şimdi evinize dönün. Aynı araştırmayı tekrar yapın. İlk önce tek başınıza yani yalnızken yapın. Sizi çevreleyen enerji sesinin farkına varın ve sizde meydana getirdiği farklılıkları hissedin. Çocuklarınız eve döndüğünde bir karmaşa, yoğunluk varken tekrar yapın. Oturun ve duyarlı bir şekilde yeni oluşumları, sesleri bütün yeni farklılıkları ölçümleyin. Şimdi de bu yeniliklerin sizde oluşturduğu farklılıkları yakalayın. Kendinizi rahat mı hissediyorsunuz? Sakin mi? Gerilmiş mi? Şimdi bu uygulamanın en önemli devresindeyiz. Kendinizi değiştirme çalışması.

Çevremizdeki tüm sesleri değiştiremeyeceğimizin esas olduğunu benimsersek, eğer şehirde oturuyorsanız arabaların korna seslerini kesemezsiniz. Buna karşılık, yakın çevremizi etkileyebilir, değiştirebilirsiniz. Böylece yaşam kalitemizi yükseltmiş oluruz. Bu oluşumunda sağlığımızı düzelteceğinden emin olabiliriz. Eğer yalnız oturuyorsak, işten dönünce televizyonu açmayıp, rahatlatıcı bir müzik parçasının huzur vereceğini kabul etmelisiniz. Eğer kalabalık bir aile isek bu sistemde rahatlama tabiki kolay bir şey değil. Bu çalışmayı evi paylaşan herkesle yapmak en uygun sistem. Böylece sizin başlattığınız çevredeki seslerin farkına varma çalışması bütün eve sirayet beklide sizin ailenize duyarlılık ve hassasiyet öğretmiş bir öğretmen olacaksınız. Ailece yaşanan bu yuva daha mutlu olacaktır.

Haberden Görüntüler

 

Yazar Hakkında /

1944 de İstanbul Kadıköy de doğdu. Kökeni asker olmasına rağmen psikoloji ve felsefe merakıyla yaptığı araştırmalar ve çalışmalarla renk konusunda oldukça ileri mesafeler kat ederek renge duyarlı birey ve kurumların kendisini tanımasını sağladı. Renkler geri geliyor isimli yazdığı kitapla renk duyarlılığını insanımıza aktarmaya çalıştı. Gazete dergi ve mecmualarda yazdığı yazılar hakkında çıkan haberler insanımızın rengi fark etmesini ve merak etmesini meydana getirdi. Yaptığı radyo ve televizyon yayınlarıyla insanımızla renk konusunda sözsel ve görsel iletişim kurdu. Koç, Roch, Borunger, Novartis ve daha bir çok kurumsal sektörde uygulamalı seminerler vererek, renkle insan tanıma sanatı sıcak satış ve başarıyı yakalama eğitimleri fevkalade ilgi gördü. Halen Renk Center Psikolojik Danışmanlık Eğitim merkezi ünvanlı şirkette Darüşşafaka Çetin Berkmen Gymnasium Sport Center Maslak İstanbul adreste görev yapmaktadır.

Bir Yorum Ekleyin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: