© Copyright 2018 Mag Medya
Başa Dön

Her Şeyden Dolu Dolu

Her Şeyden Dolu Dolu

Okuma süresi 4 dakika

Bol karlı günleri 14 Şubat’la ısıttık. İstanbul Moda Haftası ise sokağa kendimizi atmak için tek motivasyonumuz oldu. 

Atıl Kutoğlu’nun her sene olduğu gibi podyum misafirleri oldukça etkileyiciydi. Jermaine Jackson bana Michael’ı hatırlattı… Atıl  Kutoğlu’nun seçtiği renklere ve ayrıca podyuma serdiği halılara bayıldım. Bir de Elizabeth Jagger ve Jermaine Jackson’ın halılar üzerinde yürümesi pek havalıydı… Atıl’ı sevenler ve kalabalık, adından söz ettirdi. Defile sonrası Swissôtel’de verilen davet ise çok şıktı. Jermaine cool ve Atıl’a yakışır oldu, çok tebrikler…

 

Şubat ayı kısaydı ama çok şey yaşandı şehirde. Ben ise uzun yürüyüşlerime ara verdim, beyaz karın bende yarattığı rehavetle Haruki Muraki’nin “İmkansızın Şarkısı” ve Trevanian’ın “Şibumi”sini okudum. Okumayanlara tavsiye ediyorum. Tarçınlı salep içtim, çocukların balkona yaptığı kardan adamı giydirdim. Kar yüzünden kapanan okulların açılması ve Fashion Week bitimiyle ben de eksik kalmayıp yakın arkadaşlarıma 13 Şubat akşamı bir davet verdim. 14 Şubat’ı seven de sevmeyen de geldi, uzun süredir birbirini görmeyenler uzun uzun sohbet etti. Bol bol Baileys içildi ve Baileys ile hazırladığım tatlıları ikram ettim. Karamelli eklerlerim kadar o akşam ayağıma giydiğim yüksek topuklu Charlotte Olympia’larım da ilgi gördü! Herkes gittiğinde yorgunluğumu attığım Türk kahvemi yudumlarken güzel bir akşam geçirdiğimi hissedebiliyordum…

 

Bu arada benim dört numara Cenk, 1 yaşına girdi.  Evimizdeki kocaman masada aile yemeği ile kutladık, hepimiz için ayrı heyecandı, özellikle diğer kardeşleri için… Zaman çabuk geçiyor demeden edemeyeceğim. Özellikle meşgul bir anneyseniz… Anne ve çocuktan bahsederken geçenlerde internet anneleri  ve www.uykusuzannelerkulubu.com adlı gruplarla tanıştım. İsimlerine hasta olmam bir yana içerikleri de oldukça dolu.

Bebek uğruna uykusuz kalmış bir çok anneye hatta uzmana buradan ulaşabilirsiniz. Bu konuyla ilgili birkaç blog tavsiye edeceğim… Bu hafta bloggerlardan minikaynam.blogspot’tan sevgili Nihan’la ve ahuatesel.blogspot’tan Ahu ile bir buluşma gerçekleştirdik. Tanıştık ve çok tatlı bir sohbet oldu. Ne kadar çocuğunuz da olsa her annenin deneyimi farklı. Çok şey öğreniyorsunuz, yemek tarifi gibi hep bildiğimiz şeyler fakat farklı yaklaşımlar… Anne bloggerlar’la birlikte olmak  çok keyifli. Anne adaylarına müjde, Petunia Pickle Bottom Diaper çantaları artık Türkiye’de! hanzadeacar.blogspot’u da olan girişimci aynı zamanda eğitim danışmanı olan Hanzade’nin girişimiyle raflarda yerini bulacak. Bana göre “en stylish anne-bebek çantası”. California dizaynlı çantalardan ben, bebek gelmeden kaptım bile!!!

 

Sıra geldi harika bir habere… Yakın arkadaşlarımdan Tansa’nın “SPOT”unu size tanıştırayım. En son yediğimiz uzun yemek sonrası notlar alındı… Bakın neymiş SPOT’un alametifarikasi; Güncel sanat piyasasına donanımlı sanatseverler ve koleksiyonerler yetiştirmek ve sanatçı/hamilik sistemini benimsetmek amacıyla Küratör Yazar Zeynep Öz, Küratör Sanat Yöneticisi Laura  Carderera  ve Koleksiyoner/Hami Tansa Mermerci Ekşioğlu tarafından 2011’de kurulan ve Türkiye’deki güncel sanat projelerine üretim fonu yaratmayı ilke edinen SPOT, kurs gelirlerinin önemli bir bölümünü projelere aktararak sanat üretimine müthiş katkı sağlamayı hedefliyor. Bu sayede SPOT eğitim katılımcısı güncel sanat üretimine birebir destek olacak. SPOT aynı zamanda bilgili koleksiyonerler, sanatseverler tarafından gelişen anlayışla şekillenen bir kurs programı. Herkes katılabiliyor. Katılımcılarıyla, sanatçılar, küratör, eleştirmen ve sanat yöneticilerini bir araya getiren SPOT, kesintisiz eğitim süreciyle 20 kişi olarak sınırladığı kurslarını yıl boyunca devam ettiriyor. İnanın sadece sanata değil, hayata bakışınız değişecek! Aslında sanatın hangi halini sevdiğinizi bu kursta öğrenebilirsiniz. Bence kendinizi burada bir kez daha keşfedeceksiniz.

Tansa harika bir girişimde bulunmuş. Eşsiz zevkini bizimle bu platformda paylaşması müthiş…

 

Bu kadar kadın girişimciler, anne bloggerlar demişken bana göre 14 Şubat, Anneler Günü gibi birçok belirli günü kapsayan 8 Mart Dünya Kadınlar Günümüz’ü buradan içtenlikle kutluyorum. Anne olmak, eş olmak, aşçı olmak, doğurganlığı olmak ve kadın olmak…. Bizim günümüz kutlu olsun… Ben yakın kız arkadaşlarıma bir öğle yemeği pişirip bir masada toplamak istiyorum. Bence siz de böyle yapın. Kendi planladığım menüyü sizinle paylaşıyorum;

 

Kadınlar Günü Yemeğinde Ne Yapıyoruz?

Avokadolu Enginar Salatası,

Hellime Sarılı Pazı Sarması,

Kuşkonmazlı Bonfile,

Ve Nutella’lı Kek.

 

Fotoğraf çekmeyi unutmayın. Masa çiçeğimiz, taze bahar dalları olacak. Şimdiden kendi öğle yemeğinizi planlayın. Eminim herkesin anımsayacağı bir yemek olacaktır…

 

Ağzınızın tadı hiç bozulmasın!

 

[nggallery id=1032]

Yazar Hakkında /

Yazarımızın kısa özgeçmişi çok yakında burada, sayfamızda olacaktır.

Bir Yorum Ekleyin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: