Başa Dön

DANS ATEŞİ LOS VIVANCOS

DANS ATEŞİ LOS VIVANCOS

Okuma süresi 4 dakika

Yedi İspanyol kardeşin kanlarından gelen dans ateşini sahneye flamenko danslarıyla taşıyan Los Vivancos, 2004 yılında kurulan bir dans topluluğu olarak 10. yıllarında büyük ilgi gören iki gösterilerini dev bir Hollywood prodüksiyonu gibi sahnede buluşturuyor. Los Vivancos, 16-17 Aralık’ta Ankara MEB Şura Salonu’nda ve 19- 20 Aralık tarihlerinde de Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda tam dört gece bizler için sahnede.

Cenk Erdem

“Best of Los Vivancos” olarak sundukları gösterileriyle son gösterileri “Aeternum” ve onları tüm dünyaya tanıtan “7 Hermanos” gösterilerinin en iyi bölümlerini biraraya getiren ekip, Flamenko dansçısı babaları Pedro’nun izinden aile geleneğini sürdürüyor. Los Vivancos, artık bir yaşam biçimine dönüşen flamenko ile sahnede devleşiyor.

“Aeternum” gösterileri için Budapeşte Senfoni Orkestrası’nın kaydettiği senfonik müziklerle, “7 Hermanos” gösterilerinin yüksek enerjili rock müziklerini “Best of Vivancos” sahnesinin heyecanıyla buluşturan Vivancos, özellikle fiziksel olarak zorlayıcı hareketlerini büyüleyici bir estetikle sunuyor. Kardeşlerden Josua Sayos, gösterilerinin epik havasını, birlikte çalıştıkları dev isimleri, dövüş sanatlarıyla tecrübelerinin sahnedeki duruşlarına nasıl yansıdığını ve güçlü danslarını anlatıyor.

*İlk gösteriniz “7 Hermanos” ve “Aeternum” aynı sahnede buluşmuş oluyor; peki iki gösterinizi nasıl kıyaslarsınız?

Türkiye dahil olmak üzere, onlarca ülkede sahne aldık ve milyonlarca kişiye ulaşmış olduk, özellikle yaklaşık 6 yıldır yüzlerce gösteriye çıkmış olduk ve artık daha güçlü bir dansımız var. İlk gösteri bizim hikayemizi anlatıyor ve orijinal bir tarafı var ancak “Aeternum” çok daha çekici bir gösteri. Elbette her gösteride bir öncekine göre çok daha güçlü bir dans ortaya çıkıyor ve biz her iki gösterinin en iyi bölümlerini birleştirmiş olduk…

*Senfonik müzikler yine sahnede size eşlik ediyor olacak; yine epik bir flamenko gösterisi izliyor olacağız diyebilir miyiz?

Los Vivancos’un müziklerinde işin yaratıcı tarafından en çok Judah sorumlu ama Aeternum için Fernando Valezquez’in müzik prodüksiyonu ve orkestra düzenlemeleri ayrıca olağanüstüydü ve 100’ü aşkın müzisyenle Budapeşte Senfoni Orkestrası ile kayıtlar gerçekleştirdik. Sahnede Aeternum’un epik havası yine olacak ve kesinlikle bir Hollywood filmi gibi, epik bir flamenko hikayesi diyebiliriz.

*Sahnede tavandan deri kayışlarla asılarak dans ediyorsunuz ve böylesine zorlayıcı hareketlerinizin hehangi bir göndermesi var mı?

Son gösterimiz “Aeternum” doğaüstü olayları ve sınırlarını sorguluyordu ve tüm o fiziksel hareketlerle, sanat sonsuzluktur fikrinden yola çıkıyoruz. Sahnede yine koreografilerle ölümsüzlüğe ve sonsuzluğa göndermeler yapıyor olacağız.

*Tüm kardeşler dövüş sanatlarında ve klasik balede de flamenkoda olduğu kadar deneyimlisiniz, peki dövüş sanatları ve klasik balenin flamenko dansınıza sizce nasıl bir etkisi oluyor?

Dövüş sanatları deneyimimiz sayesinde sahnede çok güçlü bir dans ortaya çıkıyor. Klasik bale eğitimi de estetik için çok önemli ve bu gösteride dövüş sanatları da ince bir estetikle sahnede oluyor. Sahnede flamenko ile birlikte kung-fu ve hatta kick box bile var.

*Los Vivancos olarak, “Cirque du Soleil” ile adını duyuran ve ünlü “Corteo” gösterisine de imza atan Daniele Finzi Pasca ile işbirliği yaptınız, Daniele Finzi Pasca sahneniz için ne gibi yeni fikirlerle geldi?

Daniele Finzi Pasca sanat danışmanlığımızı yaptı ve özelikle Aternum gösterimizin prömiyere bir kaç hafta kala neredeyse 7/24 bizimle beraberdi ve sahnedeki her türlü ayrıntıyla ilgili yepyeni fikirler verdi. Bir anlamda sahnede izleyeceğiniz Los Vivancos projesi için son halini veren kişi diyebiliriz…

*Ünlü İspanyol korku filmleri “Yetimhane” (El Orfanato) ve “Julia’nın Gözleri” (Los Ojos de Julia) için yaptığı müziklerle bilinen Fernando Valezquez’le de çalıştınız, peki gösterinize bir korku filmi atmosferi katmış oldu mu?

Zaten bizler de o ünlü korku filmi “El Orfanato” – Yetimhane’yi izledikten sonra , özellikle Fernando Valezquez ile çalışmak istedik. Gösterimizde hem Los Vivancos’un müzikleri var, hem Valezquez’in müzikleri. Ancak bizim gösterimizde filmlerinde olduğu gibi korku ya da gerilim duygusundan çok epik bir film duygusu var, belki gösterideki senfonik müzikleri de düşünecek olursanız, daha çok “Karayip Korsanları” gibi büyük Hollywood prodüksiyonunu anımsatıyor diyebiliriz.

Yazar Hakkında /

2003 yılından bu yana, hedef kitlesi AB ve A+ olarak belirlenmiş bir çok baskı, web, pr, organizasyon işinde başarılı projelere imza atmış olan MAG hayatın her alanında en iyi olmayı hedefleyen, sosyo-ekonomik seviyesi yüksek, özel zevkleri olan ve hobileriyle yaşamını renklendiren, sosyal sorumluluklarının bilincinde olan, belirli kesimden kabul ettiği müşterilerine yıllardır sağlamış olduğu yüksek başarı grafiği ile doğru planlanmış bir büyüme ile sektöründeki hayatına devam etmektedir.

Bir Yorum Ekleyin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: