Başa Dön

Bir Tasarım Hikayesi Mehry Mu

blank

Bir Tasarım Hikayesi Mehry Mu

Okuma süresi 9 dakika

Herkese merhaba. Bu ay size anlatacağım olay tamamen gerçek bir hikayeden alınmadır. Güneş Mutlu Mavituncalılar ile çekimimizi yapmak üzere tasarımlarının satıldığı Beymen’de buluştuk. Hangi çantanın resmini çekmek için elimize alsak, içerideki bir müşteri elimizden kapıyordu. Tasarımlarının dünyada kapışıldığını biliyordum ama bu kadarını da beklemiyordum. Hatta Londra’da yaşayan çok tatlı iki bayan yanımıza geldi, İngiltere’deki arkadaşları onlara Mehry Mu çanta siparişi vermiş. Onlar da Mehry Mu çanta arıyorlarmış ve “Lütfen İngiltere’de de butik açın!” ısrarlarıyla röportajımızı tamamladık. Sanırım daha fazla söze gerek yok. “Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz.”

-İnternet sitende satacak güzel ve kullanışlı çanta bulamayınca, ideal çantayı kendin tasarlamaya karar verdin. İnsanın aklında olmayan bir konu “hayatının işi” olabiliyor mu?

Tesadüflerin bizi gitmemiz gereken yerlere götürmesi gerektiğine inanıyorum. İş hayatında belli bir süre geçirdikten sonra internet sitemi açtığımda hayatımla ilgili istediğim bazı şeyler vardı. Kendi işimi yapmak, yaratıcı tarafımı ticaretle birleştirmek ve de ülkeme bir yenilik getirmek istiyordum. 2006 senesinde sitemde satacak, istediğim gibi bir çanta bulamayınca sadece siteye katkısı olsun diye Mehry Mu’yu yarattım. Kafasında listeler oluşturup her yaptığının üstünü çizen biri değilim ama kendimle ilgili genel anlamda hayallerim hep oldu ve hep gerçekleştiler. Ve Mehry Mu da bu hayallere tam olarak uyup, hayatımın işi oldu.

-“Mehry” Farsça “Güneş” demek. İsminin sana uğur getirdiğine inanıyor musun?

İsmim bana uğur getiriyor mu bilmiyorum ama çok sevdiğim kesin. Soğuk ve karanlık bir günün sonunda doğan güneşin getirdiği pozitif duygularla birlikte ismim Güneş olmuş. Güneş kadar geceyi de seviyorum, hayatta her şeyin dengesine, doğanın ahengine inanıyorum. Geceyi, soğuğu, karanlığı yaşamalıyız ki Güneş’in etkilerini takdir edebilelim. Güneş’i kıymetli yapan, eksikliğini hissettiğimiz zamanlardaki duygular aynı zamanda… Dolayısı ile her yere güneş gibi doğmalıyım gibi bir iddiam yok. Ama güneş gibi güçlü ve aydınlatıcı hissetmeyi istiyorum elbette. İsmimin bana göre anlamını sevdiğim için de çantalarıma vermek istedim…

-Mehry Mu ile doğunun desen ve dokularını batının fonksiyonelliğiyle birleştirdin? Sence Mehry Mu kimlere hitap ediyor?

Evet benim için olmazsa olmaz fonksiyonellik ve etnik olmayan bir Doğu dokunuşu. Çanta tasarlamaya başlamadan önce bitmek tükenmek bilmeyen bir çanta merakım vardı. Dolayısı ile bu işe başlamadan önce, yüzlerce yıllık çanta markalarının tasarımlarını kullanma şansım oldu. En severek kullandığım çantalarımın ortak özelliği hep aynıydı, kusursuz bir güzellik, kalite ve de kullanışlılık. Bence bir çanta kullanışlı olayım derken asla kaba saba olmamalı. Orijinal olayım derken kullanıcısının önüne geçmemeli. Dikişleri, işçiliği kusursuz olmalı. Mehry Mu da kendine değer veren, hayatı dolu dolu yaşayan, üretken kadınlara hitap ediyor. Ortaya çıkardığım her çantayı önce kendim tepe tepe kullanıyorum. Eğer kendim sevmezsem asla piyasaya sürmüyorum. Geçen hafta 3.5 yaşındaki oğlumla Londra’ya gittim. Yanıma Rez Bag’imi almıştım. Dönüş yolunda bir kez daha fark ettim ki çok doğru bir çanta yapmışım ve de başarısı hiç tesadüfi değil, içine istediğim kadar çok şey doldurdum ve yine de çanta bana rahatsızlık vermedi, bilakis işimi kolaylaştırdı. Sürekli aldığı iltifatlar da işin keyifli kısmıydı. Dolayısı ile hayatın içinden, ama bir o kadar da şıklığa önem veren kadınlara hitap ediyor Mehry Mu.

-Genel olarak sade ama bir o kadar da kaliteye ve detaylara önem veren bir yapın var. Bunu tasarımlarına da yansıtmayı başardın. Sence bir çanta kadının kimliğini yansıtır mı?

Bence kadınların kimliği değişkendir ve hayatın sonuna kadar birçok değişik role bürünürüz. Her rolümüzden yeni bir şey katarız kendimize ve o şekilde hayatta ilerleriz, olgunlaşırız. Çanta da evet bir bakıma bize bu yolculukta eşlik ederken, ruh halimize dair ipuçları verebilir. Mehry Mu kadının bence en belirgin özelliği, ruhsal gelişime açık, yapıcı, üretken olması. Mehry Mu kadınlarının kültürel bir takım dokulara açık ve de rahatını düşünen, şık kadınlar olduğunu düşünüyorum. Buna Mehry Mu kullanan genç, üniversite, hatta lise öğrencileri de dahil. Hepsinde hayata dair bir merak ve gelişim isteği olduğunu düşünüyorum. Mini Melo’ları çapraz asmış genç kızlar gördüğümde sohbet ediyorum zaman zaman ve hepsinin hayalleri olan, çok düzgün kızlar olduğunu görüyorum.

-Fatima’nın eli motifli çantaların artık markanın sembolü oldu. Tanımayan yoktur sanırım. Diğer modellerini de klasik olarak sürdürmeyi düşünüyor musun? Yoksa her sezon yenilikler peşinde koşan bir marka mısın?

Evet Fatima’nın elini kullandığım Rez serisi, Mehry Mu ile artık özdeşleşti. Her yeni modeli çok uzun sürede çıkarıyorum. Çok gözlemliyorum, sektörü çok iyi takip ediyorum. Her modelin çok fazla yerde kullanılabilir ve de çok havalı, farklı olmasına özen gösteriyorum. Dolayısı ile her çıkan model, başarısı devam ettiği sürece devam edecek. Şu anda Rez Bag, Rez pochette, Melo büyük ve küçük, Melo Pochette, Minku Bag, Sultan Bag olarak yedi ayrı modelimiz var. Bunlar kendi aralarında piton, süet, deri, kumaş olarak da çeşitleniyorlar. Bu kapsül koleksiyonun üzerine yenileri gelecek. Bir de Sonbahar-Kış 2013 için yepyeni bir konseptte farklı bir koleksiyon hazırlıyorum.

-Profesyonel bir şekilde her sezon için farklı koleksiyonlar hazırlıyorsun. Sezonlar birbirlerinden nasıl ayrılıyor?
Yurt dışındaki markalar nasıl çalışıyorsa biz de o şekilde çalışıyoruz. Biz bu sohbeti yaparken önümüzdeki kış koleksiyonu bitmiş ve Ocak sonu Paris’te tanıtıma hazır hale gelmiş durumda. İlkbahar-Yaz 2012 geçen yaz bitmişti ve siparişleri alınmıştı. Oyunu kurallarına göre oynamak, global bir marka olmanın birinci şartı!

-“Sultan” modeline bayıldım. Hikayesini öğrenebilir miyim?

Teşekkür ederim! Osmanlı’ya dair çok yerden etkileniyorum. Sultan kavuklarını oldum olası figür olarak çok sevmişimdir. Koleksiyona bir kutu clutch ekleme zamanı geldiğinde, açma kapama yerinin bir kavuk şeklinde olmasına karar verdim. Çok uzun ve zorlu bir süreçti kavuğu yaptırmak ama sonunda istediğim gibi oldu. İlk model altın jakar özel bir kumaştan oldu ama yaz koleksiyonunda, Mehry Mu ile özdeşleşen başka sürpriz versiyonlar da olacak.

-Günlük bir çanta seçerken nelere özen göstermeliyiz? Mesela hafiflik benim için çok önemlidir. Sen için de önemli midir? Yoksa bu sadece benim takıntım mı?

Evet! Hafiflik en önemli şeydir. Ağır çantaları hiç sevmiyorum. Zaten yeterince yükümüz var, çantamız hafif olmalı. Onun dışında çanta birinci kalitede olmalıdır. Kullandığımız deriden tutun astarımıza, işçiliğimize her şeyin birinci sınıf olmasına özen gösteriyorum.

-Ben her zaman bir Türk markasının dünya markası olabilmesi için kimliğini vurgulaması gerektiğini savunurum. Sen seçkin noktalarda belli başlı markalarla yarışıyorsun. Senin sırrın kimliğini vurgulaman mı? Yoksa başka sırların da var mı?

Evet, Vanessa Bruno, Marc by Marc Jacobs, Tory Burch gibi markalarla yan yana satılıyor Mehry Mu ve iyi de yarışıyor! Türk kimliğini sadece tasarım üzerinden ve boğucu olmadan vurgulamaya çalışıyorum. Onun dışında kalan her şeyi global arenada, kuralına göre yapıyorum. Marka iletişiminde çok titizim, markanın belli bir konuşma tarzı var, onun dışına çıkmıyoruz. Nereye ne yazdığımıza, nerede ne söylediğimize dikkat ediyorum. Tasarımların, müşterinin ihtiyaçlarına özen göstermesine dikkat ediyorum. Atölyedeki ustalarımızın fikrine çok önem veriyorum. Bu işte başarılı olmak istiyorsanız birçok yerden bir şeyler kapmanız ve tecrübeden bir şeyler almanız gerekiyor. Bana göre her girişimcinin, öncesinde gelen birikimlerin üzerine bir şeyler inşa etmesi başarıyı getirir. Dolayısı ile atölyede hiçbir zaman “ben her şeyi bilirim” havasına girmiyorum. Teknik olarak ustaları dinleyip, ona göre estetik çözümler üretmeye çalışıyorum. Fiyatlarda tabiri caizse uçmuyorum. Satış noktalarımızla konuşup onların fikirlerini alıp uygulamaya çalışıyorum çünkü müşteriyi en iyi onlar tanıyor. Ve en önemlisi, kullanışlılık bir yana, gerçekten göze hoş gelen, zevkli, proporsiyonları birbirini tutan, çarpıcı detayları olan tasarımlar yaratmaya çalışıyorum.

-Sevdiğim bir laf vardır: “Hayallerin seni korkutmuyorsa, yeterince büyük değildirler.” Senin hayallerin neler?

En büyük hayalim, işi keyfimi kaçırmadan, zevkle büyütmek. Moda dünyası çok büyük bir sektör ve de çeşit çeşit iş modeli var. Benim hayalim Mehry Mu’yu bir yaşam tarzı, markası haline getirmek. Deri aksesuar denilince akla gelen her çeşidin olduğu, Doğulu dokuların hep hafifçe dokunduğu, İstanbul çıkışlı global bir marka olarak büyümek. Hedefe odaklanırken yürüdüğüm yolun keyfini çıkararak büyümek istiyorum. Zaten tüketim sektörünün geldiği şu noktada, markanın yolculuğunun yansıdığı markalar, özel ve değerli oluyor.

Yazar Hakkında /

Yazarımız hakkında kısa özgeçmişi çok yakında sayfamızda olacaktır.

Bir Yorum Ekleyin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: