© Copyright 2018 Mag Medya
blank
Başa Dön

Asya Pasifik Okyanusunda Dalgalanan Türk Bayrağı

Asya Pasifik Okyanusunda Dalgalanan Türk Bayrağı

Size bu ay Manila’dan sesleniyorum. Los Angeles’ta yaşayan iç mimar Sir Parviz Pargari beni arayıp “Sino Phil Asia International Peace Awards; Çin, Filipinler, Asya Uluslararası Barış Ödülü”ne aday gösterildiğimi söylediğinde ilk etapta söyleyecek bir kelime bulamadım.

Yirmi yıla yakın bir süredir, başta MAG dergi olmak üzere, çeşitli medya mecralarındaki yazılarımda, insanlara yaklaşım şeklim ve birleştiriciliğim, toplum faydası gözeten aktif çabalarım nedeniyle vakfın gazetecilik dalında, Manila’da gerçekleşecek olan ödül törenine davet edildim. “Çin, Filipinler, Asya Uluslararası Barış Ödülleri Vakfı” kendisini bütün insanlığın yaşam kalitesini yükseltmeye adamış bir vakıf. Dünyanın dört bir yanından profesörler, akademisyenler, sanatçılar, gazeteciler, politikacılar ve seçkin insanları bir araya getirip dünya barışına katkısı olan bu insanları güçlendirmek için ortak kaynaklarını birleştirmek ve doğru insanlar bir araya getirildiğinde dünyada barışın nasıl yükseldiğini benzersiz bir bakış açısıyla gözler önüne sermek gibi misyonları var. O bölgedeki ve dünya çapındaki bağımsız hukukçulardan oluşan uluslararası panellerinde, kendi uzmanlık alanlarında barışçı insanları belirlemek için önemli seçim kriterleri var.

 

Vakfın önemli bir diğer özelliği ise; her yıl görsel, işitsel sanatlar, eğitim, yaratıcılık, çevresel sorumluluk, tıp, gazetecilik, kamu hizmeti, bilim ve teknoloji, spor gibi tüm kategorilerinin tamamını doldurmayı tercih etmiyor oluşları. Bunun yerine gerçekten şerefiyle tanınan, bilinen; istenilen kriterlere tüm yaşamı ve kişiliği ile uyan; liyakate dayalı olarak hak eden bireylere ve kurumsal varlıklara veriliyor ödüller. Kurucu stratejik ortakları arasında Rizal Şövalyeleri, World Brother Chapter, Rotary Club International, Diliman Central Chapter olan bu vakıf, uluslararası mecrada her yıl giderek daha da güçlenmekte. En yakın hedefleri arasında Birleşmiş Milletlere (United Nations) dahil olmak var. 1911’de kurulmuş olan Rizal Şövalyeleri (Knights of Rizal) gibi kardeşliğin, uzun ömürlülüğün ve uluslararası tanınmış, şerefli yol göstericiliğin simgesi haline gelmiş durumda bu vakıf.

 

Manila uçağına bindiğimde neler yaşayacağımı hiç bilmiyordum. Filipinler’e ilk gidişim olacaktı. Bir hafta sürecek olan toplantının her günü birbirinden değişik programlarla doluydu. Vakfın bu organizasyonu ülkenin tanıtılması açısından da gerçekten çok önemli. Dünyanın dört bir tarafından gelen profesörler, akademisyenler, sosyal tanınmış kişiler, gazeteciler, valiler… adayı dolduracak ve çok çeşitli etkinliklerle başkentin bir ucundan diğer ucuna toplantılara katılacaktık.

 

Manila’daki bu Dünya Barışı Ödül Töreni’ne Türkiye ilk kez davet edilmişti. Yanımda kocaman bir Türk bayrağı götürdüm ve otel odamda, ellerimle ütüleyerek vakfın özel görevlilerine teslim ettim. Asya Pasifik semalarında bu anlamda ilk kez Türk bayrağı dalgalandı.

 

Vakıf her şeyi son derece profesyonel bir şekilde, titizlikle organize etmişti. Dünyanın değişik ülkelerinden gelmiş delegeleri taşıyan otobüslere polis motosikletleri ve korumaları eskortluk ediyordu. Gittiğimiz her yerde bizimleydiler. Şehri gezdik, tanıdık; Manila çok nefis bir kent. Filipinler, yapılan bir araştırmada dünyanın en mutlu insanlarının yaşadığı yer olarak literatüre girmiş. Başkentte, maddi gücün hem en üst hem de en alt sınırlarındaki yaşamları iç içe geçmiş vaziyette.

İnanın her iki durumda da bütün insanlar en içten ve en samimi şekilde hep gülümsüyorlar. Gerçekten ada halkları hep çok mutlu. Şehri gezmek için kızımla bindiğimiz tüm taksi şoförleri sürekli espriler, şakalar yapıyorlardı. Herkes hayatı olduğu gibi kucaklamış orada. Manila hakkındaki tarihî ve kültürel yazımı sonraki aylarda kaleme alacağım.

 

Programımız dahilinde ulusal müze, Malacanang Sarayı, senato gezisi, gıda ve sağlık ekipmanı yardımı yapmak için gittiğimiz bir okul da vardı. İnanın çok değişik duygular yaşadık orada.

 

Ödül töreni gününün sabahı çok erken saatte Rizal Park’ta Filipin Silahlı Kuvvetlerinin silah atışıyla başlayan askerî bir tören ve resmî geçit vardı. Devlet erkanının da hazır bulunduğu bu askerî törenden sonra; Filipin bağımsızlık mücadelesi öncüsü olan, ulusal kahraman, şair, sanatçı, filozof, mimari deha, Dr. Jose Rizal’ın anısına, onun nasıl şehit edildiğini canlandıran heykellerle dolu parkta bilgiler aldık, onun şiirleri okuduk ve onu andık.

 

Gece ödül töreni seremonileri için Shangri-La otele geçtik. Kokteyl sonrası yapılan ödül töreninde Rizal Şövalyelerinin yanı sıra üst düzey devlet erkanları, çeşitli büyükelçiler ve konsoloslar, ülkenin ileri gelen isimleri de vardı davetliler arasında. Benimle birlikte Dünya Barışı Ödülü’nü alan bu değerli ve özel insanları tanımanızı isterim:

 

  • Çin Halk Cumhuriyeti’nden Mr. Yan Chunqing,
  • Hindistan’dan Prof. Dr. Alok Sharma,
  • Birleşik Krallık’tan Dr. Patricia Thompson ve Prof. Dr. Kevin Thompson,
  • Filipinler’den Dr. Reghis Romero, Mr. Feliciano Belmonte ve Mr. Adelio Angelito Cruz,
  • Ermenistan’dan Mr. Mher Baghdasaryan,
  • Amerika Birleşik Devletleri’nden sanatçı Ms. Shohreh Solati,
  • Portekiz’den Mr. Augusto Nogueira,
  • Amerika Birleşik Devletleri’nden Mr. Martin Maciak.

 

Bu değerli insanlar, ülkelerinde ve dünyada medikal, teknolojik, bankacılık, iş yönetimi, iklim ve su problemleri, sanat, müzik, okullar ve öğrenciler, medya gibi alanlarda çalışmalarına hep en iyiyi hedef alarak, aralıksız devam eden ve kendilerini sürekli güncelleyerek dünyaya ve insanlığa en iyi çözümleri sunmaya çalışan ilim ve bilim insanları.

 

Tören sonrası konser veren İran asıllı Amerikalı ses sanatçısı Ms. Shohreh Solati’nin dünyaca meşhur şarkılarının bitiminde, İran’da yaşanan olaylar nedeniyle çok zor günler yaşayan İranlı kadınlara destek veren bir konuşma yapması, İran bayrağı açması ve dünyanın öbür yanından bile onların yanında olduğumuzu ifade etmesi herkese duygusal anlar yaşattı.

 

Vakfın başkanı Dr. Sir Billy Chan’in bir atölye çalışmasında öğrencilere yaptığı bir konuşmasında, Dr. Jose Rizal’ın bir sloganı olan “Non Omnis Moriar” yani “Tamamen Ölmeyeceğim” cümlesinden esinlenerek ben de, yaşadığımız bu törenin, ödüllerimizin, tanıştığımız güzel insanlarla kurduğumuz bu özel bağın, bu anıların asla ölmeyeceğini, bizimle hep yaşayacağını ve bizden sonra da sonsuzlukta yankılanarak tüm insanlığa ve dünya barışına yansıyacağına inanıyorum.

 

Amerika’da yaşamını sürdüren onursal başkan Sir Parviz Pargari, Uzak Doğu’da ve Asya’da büyük projelerin altına imza atmaya devam ediyor. Kendisinin İstanbul’da ve Türkiye’de de projeler almış olmasından büyük mutluluk duyuyorum. Başta Sir Parviz Pargari ve Dr. Sir Billy Chan olmak üzere Çin, Filipinler, Asya Uluslararası Dünya Barış Ödülleri törenlerinde emeği geçen herkese tek tek teşekkür ederim.

 

Yazar Hakkında /

Ankara doğumlu olan Sinem Yıldırım; ilk, orta ve lise eğitimini İzmir'de tamamlamıştır. İstanbul Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümü mezunudur. Çeşitli dizi ve yapımlarda yer almıştır. İki kız çocuğu annesidir.

Yorum Bırakın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.