Başa Dön

“Aşk Yoksa Bile Hayali Hepimizi Sarıp Sarmalıyor”

blank

“Aşk Yoksa Bile Hayali Hepimizi Sarıp Sarmalıyor”

Okuma süresi 44 dakika

Herkese merhabalar!
Kocaman kocaman kalpler, öpücükler! … Kırmızı kırmızı güller… Mis kokulu parfümler…

Mum ışığında yemekler… En romantik seyahatler… Yıldızlı geceler… Sürpriz yüzükler… Aşk dolu sözcükler…

Unuttuğumuz bir şeyler kaldı mı? Bilemiyoruz ama buradan tüm sevgililere ve sevgili-eşlere en içten dileklerimiz bunlar… Sizde kabul ediniz lütfen…

“Valentine’s Day” ile ilgili çeşitli camialardan birkaç ünlüye sizin için sorular sorduk… 14 Şubat için çok sayıda röportaj yaptık.

Yalnız röportaj konuklarımızdan ikisinin hali hazırda sevgilisi yokmuş. Ama onların da kalpleri sevgiyle doluymuş. Şeniz Kurultay gibi…

Kimileri sevgililerini röportajzede olmamak için “o” veya “x” olarak anarken; kimileri henüz eşlerinin, sevgililerinin bilmediği sürprizlerini bizimle paylaştılar… Öyle ki evlenme teklifini MAG aracılığı ile öğrenecekler bile var! Emre Oskay gibi…

Aşkı, “insanların fiziksel ve hayatı algılayış biçimlerinin birbirlerine çekici gelmesi” olarak tanımlayan Derin Sarıyer gibi…

“Bence aşk; bilinçsiz ruh tahribatı… Sevgi ise; terbiyeli duygudur…” diyen Merih Ermakastar  gibi…

“Aşkı ben tarif etmeyeceğim de kim edecek…” diyen dünya sanatçısı Bedri Baykam gibi…

Tersinden işleyen aşk formülü ile mutluluğu yakalayan ekranların sevilen yüzü Vatan Şaşmaz gibi…

Yine bu sayıda sizlerle buluşan ilk Türk çiklit romanı Fondöten’in yazarı Pınar Özel gibi…

“Hayatın ne kadarı rastlantı? Peki ya “aşk”ın…” adlı kitabı üzerine yaptığımız harika röportajı önümüzdeki ay MAG Dergi’de okuyacağınız Özlem Salman gibi…

Herkesin planını programını, gizlisini saklısını, uçuş rotalarından hediye paketlerinin içine kadar didik didik ettikten sonra “nazar değmesin” diyerek belli bir ölçüde sizlere aktarıyoruz.

Şurası kesin ki sevgilisi, eşi olsun olmasın herkes bu konulara bayılıyor! Aşk yoksa bile hayali hepimizi sarıp sarmalıyor…

Sizde onlar “gibi” sevin…

Röportajlar: Petek Eskioğlu

Almıla Kahratlı

ARZU-ORHAN KÖPRÜLÜ

1986 yılında Türkiye güzeli seçilen Arzu Köprülü ve Bilkent Ankuva’daki Lucky 67 mağazasının sahibi eşi Orhan Köprülü ile Sevgililer Günü özel röportajımız için keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.
• Sizin için aşk ve sevgi ne demektir?
Ben hayata mümkün olduğu kadar olumlu tarafından bakmaya çalışan, yaşamı ve doğayı çok seven biri olduğum için bence sevgi ve aşk; hayatı yaşamaya değer hale getiren en önemli unsurlardır. Sevgisiz bir dünya düşünemiyorum.
• Eşinizle nasıl ve ne zaman tanıştınız?
1985 yılı Ağustos ayında İstanbul Bayramoğlu’nda tanıştık, kesinlikle ilk görüşte AŞK diyebiliriz…
• Evlilik teklifiniz nasıl oldu?
Evliliğe doğru giden iki yıllık arkadaşlığımızın sonunda teklifsiz evliliğe hazırdım, EVET dedim.
• Yaptığınız veya size yapılan en büyük sürpriz neydi?
Eşimin 35. yaş gününde yakın arkadaş grubumuz ile birlikte gizli bir operasyonla, sürpriz olarak bizim eve dansçı bir kız çağırmamız olmuştu, çok eğlenceli, müthiş bir geceydi. Eşim hayatın içinde, sürprizlerle dolu bir insandır. Özellikle sürpriz hediyeler almayı çok sever.
• Beraber bir şarkınız, sizin için özel olan bir mekanınız(restoran/cafe/müze/şehir)var mı?
ANTALYA KAŞ, bizim için çok özeldir. 1986 Mayıs ayında, bir tekne gezisinde ilk kez dinlediğimiz, bizi anlatan Özdemir Erdoğan’ın “BANA ELLERİNİ VER” parçasının bizim için her zaman ayrı bir yeri vardır…
• Bu yıl 14 Şubat’ta ne yapmayı planlıyorsunuz?
Benim için sürpriz olan, sizin için de sürpriz kalsın. Her sevgililer günü benim için unutulmazdır.
ELİF-KEREM GÖLÜM
Efes Pilsen ve Milli Takım’da forma giyen ünlü basketbolcu Kerem Gönlüm ile İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’nden mezun olan eşi Elif Gönlüm Sevgililer Günü özel röportajımıza konuk oldular.
• Sizin için aşk ve sevgi ne demektir?
Aşk ölesiye vurulmaktır. Sevgiye ve sevgiliye korkmadan, hesapsız, tarifsiz yaşanılası en gizemli duygudur. Sevgi, yaşam enerjimiz, olmazsa olmazımız… Oğluma ve eşime duyduğum öyle bir sevgi ki ruhumu besliyor!
• Eşinizle nasıl ve ne zaman tanıştınız?
2000 yılı aralık ayında yani bundan on yıl önce havalimanında tanıştık. Ben bir firmanın tanıtımı için oradaydım. Kerem de deplasman maçı için yurt dışına çıkıyormuş. İlk karşılaşmamız bu şekilde oldu. Sonrasında ortak başka bir arkadaşımız vasıtası ile bağlantı kurduk. Bizimki biraz ‘ilk görüşte aşk’ misali idi…
• Evlilik teklifiniz nasıl oldu?
2005 senesiydi… Bir akşam Kerem yemeğe çıkalım dedi. Açıkçası özel bir akşam olacağını düşünmemiştim. Yemeğin ortasında masamızın etrafını ellerinde çiçekler ile garsonlar sardı. Bir anda şarkımız çalmaya başladı ve çiçeklerin arasından çok zarif bir kutu içinde çıkan hediye ile Kerem : “Bir ömür boyu hayat arkadaşım olmaya var mısın sevgilim?  ” diyerek evlilik teklifinde bulundu.
• Yaptığınız veya size yapılan en büyük sürpriz neydi?
Bana yapılan en büyük sürpriz aldığım evlenme teklifiydi. Hayatımın en unutulmazı ve en güzel başlangıcı diyebilirim. Benim yaptığım en değerli ve büyük sürpriz ise Keremcan’a hamile olduğumu öğrenince eşime organize ettiğim sürprizdi. Büyük bir pankartta “Babacığım evine hoş geldin, ben de ailemize huzur ve şans getirmeye geliyorum” yazdım.  Üzerini güvercinler ile süsledim. Eşim maçtan eve dönünce baba olduğunu bu şekilde öğrendi. O pankartı hala saklarız.
• Beraber bir şarkınız, sizin için özel olan bir mekanınız(restoran/cafe/müze/şehir)var mı?
Evlenme teklifi sırasında da çalan şarkımız “Sotis volanis – poso mou lipis”  bizim şarkımız. Düğünümüzün yapıldığı Swiss Otel ise bizim için çok önemli bir mekan. Bu yüzden her yıl evlilik yıldönümümüzde Swiss Otel’in üst katında bulunan “Gaja” restauranta gidip akşam yemeğimizi yiyoruz ve güzel bir ambians içinde kutlamamızı yapıyoruz.
• Bu yıl 14 Şubat’ta ne yapmayı planlıyorsunuz?
Sevgililer gününü her yıl olduğu gibi evimizde kutlayacağız. Ben yine kendi ellerimle hazırladığım yemeklerden oluşan muhteşem bir akşam yemeğini organize edeceğim. Sevdiğimiz şarkılarımızı dinleyerek bu güzel günü romantik bir ortam eşliğinde geçireceğiz.

ZEYNEP-EVREN BARUTCU
COLDWELL BANKER başkent ofisinde Broker olarak Gayrimenkul Danışmanlık hizmeti veren Evren Barutçu eşi Zeynep Barutçuyla Sevgililer Gününe özel bir röportaj gerçekleştirdik.

• Sizin için aşk ve sevgi ne demektir?
Zeynep Barutçu: Benim için aşk sonsuz sevgi, yaşanması gereken en güzel duygu, karşılık beklemeden sevmek, yani aşk biz demektir. Evren, ben ve sevgimizin meyvesi olan Kaan demektir.
Evren Barutçu: Bence aşk, birisine karşı hiç hesapsız, tamamen saf ve iyi duygularla bağlanmak. Sevgi ise benim için fedakarlık demek. Hayatta hiç kimseye vermediğim tavizleri o kişiye vermem demek. İkisi de çok güzel ama ayrı ayrı duygular bence.
• Eşinizle nasıl ve ne zaman tanıştınız?
Z.B.:  Bilkent’te bölümlerimiz aynı binadaydı, ikimiz de birbirimizi biliyorduk fakat tanışmıyorduk.  Ortak bir arkadaşımız sayesinde 12 sene önce tanıştık. Bir gece dışarı çıktığımızda çok yorulmuş, ikimiz beraber çöp kutusunun üstüne oturmuştuk.  Evren benden çok etkilendiğini söylemişti o gece ve o günden kısa bir süre sonra birlikteliğimiz başladı. Hala beraberiz…
E.B.:  1998 yılında ikimiz de Bilkent Üniversitesi’nde öğrenciyken tanıştık. Çok yakın ortak arkadaşlarımız vardı. Sürekli bir şekilde aynı ortamlar içinde bulunuyor ve birbirimizi biliyorduk. 22 yaşındaydım ve düzensiz bir hayatım vardı. “Artık biriyle evlenmek için beraber olmalıyım. Bundan sonraki beraber olacağım kişi çocuğumun annesi olacak” düşüncesindeydim. Bu düşünceyle Zeynep ile samimi olmaya başladım. 1998 yılı 23 Aralık’ta da çıkmaya başladık.

• Evlilik teklifiniz nasıl oldu?
Z.B.:  İlk tanıştığımızdan beri birbirimiz için doğru insanlar olduğumuzu biliyorduk. Birlikteliğimizin 4. yılında Sevgililer Günü’nde yemeğe gitmek için Evren beni aldı ve arabada giderken bana bir databank uzattı,  yanında da bana birkaç tane kalem pil verdi. Bana ‘’Databankın pilini değiştirebilir misin?’’ dedi.  Pil yerini açtığımda kucağıma bir tek taş yüzük düştü. Ben de çok şaşırdım, ilk başta anlayamadım ve Evren’e baktığımda bana güldüğünü gördüm ve çığlık atmaya başladım, bunun üzerine, “Benimle evlenir misin?” diye sordu.  Ben de arabanın içinde çığlıklar atarak “Evet” diye bağırdım.  Zaten ilk baştan beri cevabım belliydi.
E.B.: Evlilik teklifimi ben daha Zeynep’le ilişkiye başlarken yapmıştım. Yani aslında 12 yıl önce. Kendimi ve derdimi ona anlatmış, kendisiyle evlenmek istediğimi daha ilk günlerde ona ilk çıkma teklifimi yaparken söylemiştim. Sonrasında ise bir yüzükle adet yerini bulsun misali sürpriz bir teklifim oldu ama biz aslında 12 yıl önce evlendik.
• Yaptığınız veya size yapılan en büyük sürpriz neydi?
Z.B.: Evren bana devamlı sürpriz yapar, beni çok şaşırtır, ama en büyük sürprizi geçen yıl askerliğinin bitmesine 1 ay varken; bir pazar günü sitenin güvenliği beni aradı arabamın farını açık unuttuğumu haber verdi. Ben de aşağıya inmek için asansörün kapısını açtığımda karşımda Evren’i gördüm ve inanamadım onu gördüğüme çünkü 10 dk önce telefonla konuşmuştum bana koğuşta olduğunu söylemişti. Benim için çok güzel bir sürpriz olmuştu, onu çok özlemiştim.
E.B.: Ayırt etmekte zorlanıyorum ama birini söyleyecek olsam yaptığım en büyük ve planlı sürpriz herhalde Zeynep’in zor bir zamanında ve hiç beklemediği bir anda askerden bir şekilde izin alıp gelmemdi. O yüz ifadesinin bende çok ayrı bir yeri var. Zeynep’in bana yaptığı en büyük sürpriz ise hamile olduğunu öğrendiğimiz an diyebilirim. Bana sürekli hamile olduğunu söylüyordu ama ben hiç inanmıyor dalga geçiyordum. Bir gün beni rutin kontrol filan diye kandırıp doktora götürdü. (Buradan Sayın Lütfü Önderoğlu’na sevgi ve saygılarımı sunuyorum) Ekrana baktığımda şok geçirdim. Benim için çok güzel ve asla unutamayacağım bir sürpriz olmuştu.
• Beraber bir şarkınız, sizin için özel olan bir mekanınız(restoran/cafe/müze/şehir)var mı?
Z.B.: İlk çıkmaya başladığımız zaman Evren bana “Dalgalandım da duruldum, koştum ardından yoruldum, binlerce güzel sevdim de en son sana vuruldum” diye mesaj yollamıştı. O günden beri bu şarkı bizim şarkımız.
Bizim için en güzel restaurant Schnitzel restoran, evlenmeden önce ve sonrasında en özel günlerimizde tercih ettiğimiz tek yerdir. Bu mekanda çok güzel anılarımız olduğu için bizim için yeri çok ayrıdır.
E.B.:  “Dalgalandım da duruldum”. Özellikle ilişkimizin ilk başlarında sürekli Zeynep’e bu şarkıyı dinletiyor,  mesaj atıyordum. Özel bir mekanımız Ankara’da Tahran Caddesi’ndeki Schnitzel restoran. İlk günlerden beri çoğu özel günümüzü burada baş başa kutlamışızdır. Şehir değil belki ama Bodrum’un da bizde çok özel bir yeri ve anlamı var. 12 yıldır her fırsatta Bodrum’a gidiyoruz ve her seferinde de daha fazla kalmaya gayret ediyoruz. Her yıl bir şekilde 1,5 – 2 ay gibi bir zamanımızı Bodrum’da geçirmeye çaba sarf ediyoruz.
• Bu yıl 14 Şubat’ta ne yapmayı planlıyorsunuz?
Z.B.: Her sene olduğu gibi bu yıl da oğlumuzla beraber romantik bir yemek yemeyi düşünüyoruz.
E.B.: Bilmem ki sürpriz!!!!!
DERİN-BELİZ SARIYER
Derin Design’ın baş tasarımcısı ünlü iç mimar Derin Sarıyer ve kendisi gibi başarılı bir tasarımcı olan eşi Beliz Sarıyer, Sevgililer Günü’ne özel sorularımızı içtenlikle cevapladılar.

• Sizin için aşk ve sevgi ne demektir?
Aşk kavramının biraz fazla yüceltilip, içinin iyice boşaltıldığını düşünüyorum. Aşkın, insanların fiziksel görünümlerinin ve hayatı algılayış biçimlerinin birbirlerine çekici gelmesiyle doğduğunu söyleyebilirim. Beliz’i her akşam gördüğümde, onun hayatıma daha önceden hiç tahmin edemediğim bir derinlik kattığını hissediyorum.
• Eşinizle nasıl ve ne zaman tanıştınız?
Ben üniversitenin son sınıfında okurken Beliz 1. sınıftaydı. O’nu görüyordum ve çok beğeniyordum. Fakat bir türlü onunla tanışmayı ve yakınlaşmayı beceremedim.
Çok sonra, 2006 Milano fuarına katılımımız sırasında Beliz Londra’dan fuarı gezmeye gelmişti. Bir akşam rastlantısal bir şekilde karşılaştık. Ertesi gün Beliz Milano’dan ayrılıyordu. Çok az zamanım vardı bu yüzden ona ilgimi çok hızlı ve net bir şekilde belli ettim. Beliz’in üniversiteyi bitirdikten sonra 7 sene boyunca Londra’da yaşadığını ve çalıştığını öğrendim. Sabah kendisini havaalanına bıraktım ve 1 hafta sonra Londra’ya Beliz’i ziyarete gittim. İlişkimiz böyle başladı.
• Evlilik teklifiniz nasıl oldu?
Kendiliğinden oldu. Planlanmış bir sahne değildi. Fakat evlilik konusu aramızda daha hiç konuşulmamışken, keşke mümkün olsa da beraber çocuk sahibi olsak diyerek, onunla bu teklifimi planlayarak paylaşmıştım.
• Yaptığınız veya size yapılan en büyük sürpriz neydi?
Tanıştığımız akşamın sabahı Beliz’i havaalanına bırakma isteğim ve Beliz’in bunu kabul etmesi, ikimiz açısından da büyük bir sürpriz olmuştu.
• Beraber bir şarkınız, sizin için özel olan bir mekanınız(restoran/cafe/müze/şehir)var mı?
Pete Yorn ve Scarlett Johansson’ın beraber söylediği Blackie’s Dead adlı şarkı bizim için çok özeldir.
• Bu yıl 14 Şubat’ta ne yapmayı planlıyorsunuz?
Beliz, geçtiğimiz üç senede de yaptığı gibi evde ikimiz için çok güzel yemek ve masa hazırlar. Güzel bir kırmızı şarap eşliğinde o akşamı baş başa geçirmeyi planlıyoruz.
SİBEL-BEDRİ BAYKAM
Yurt içinde ve dışında sayısız sergi açan ünlü ressam- yazar Bedri Baykam ile Marie Claire Maison’da genel yayın yönetmeni olan gazeteci-yazar eşi Sibel Baykam Sevgililer Günü özel röportajımıza konuk olarak evlilikleriyle ilgili samimi açıklamalarda bulundular.
• Sizin için aşk ve sevgi ne demektir?
Aşk benim için güven, süreklilik, paylaşma, sıcaklık ve kararlılıktır. Bu tanımlama on altı yaşında farklı olabilirdi ama olgun hali bu.
• Eşinizle nasıl ve ne zaman tanıştınız?
1990 yılında “27 Mayıs Devrimi” hakkında açtığım “555K” sergisi kokteylinde tanıştık. Sibel kalabalığın arasından çıktı geldi ve benimle tanışmak istediğini söyledi. Defterimi çıkarıp randevu verdim orada, dört gün sonraya. İşin ilginç yönü, bu sahne hakkımda çekilen belgeselde yer alıyor çünkü o gece görevli kameraman o sahneyi de tesadüfen çekmiş. Yıllar sonra farkına vardık…
• Evlilik teklifiniz nasıl oldu?
Yedi yıl beraber yaşadık, ama daha sonra beş ay ayrı kaldık. Barıştıktan sonra ben bir akşam onu arabayla Sarıyer sırtlarına götürüp bir askeri alanda arabayı park edip direkt olarak evlenme teklif ettim. Sibel önce hiç anlamadı. O gece vurulabilirdik de… Nöbetçiler tarafından!!… (Gülüyorlar…)
• Yaptığınız veya size yapılan en büyük sürpriz neydi?
Beraberliğimizin onuncu yılında Sibel’e “Gel seni Liman Lokantası’na götüreyim” dedim. Orada en yakın on çift arkadaşımız bizi bekliyordu yemek sofrasında… İnanılmaz şaşırdı! Sonra benim ellinci yaş günümde o da bana benzerinin daha büyüğünü yaptı ve dünyanın dört bir yanından arkadaşlarımı getirtip bunu sürpriz bir şekilde beraber kutlamamızı sağladı! BÜ’deydi o gece…
• Beraber bir şarkınız, sizin için özel olan bir mekanınız(restoran/cafe/müze/şehir)var mı?
Şarkımız, “Ode to my family”, The Cranberries’den… Mekanımız ise İstanbul ve Dünya!
• Bu yıl 14 Şubat’ta ne yapmayı planlıyorsunuz?
Daha sürpriz kartları çekilmedi… Önce dua edin bu hükümet onu da uydurma bir sebeple yasaklamaya çalışmasın da!!…
DERYA-SUZAN DANACI
Ünlü iş adamı Derya Danacı ile Roberto Bravo mücevher markasının Citys mağaza sahibesi Suzan Danacı ile Sevgililer Günü’ne özel bir röportaj gerçekleştirdik.
• Sizin için aşk ve sevgi ne demektir?
Aşk, sözlerin bittiği yerdir. Karşındakini sevmekle kendini sevmek birbirinden farklı iki duygudur. Bence; eğer sevilmek istiyorsan, önce sevmeyi bileceksin…
• Eşinizle nasıl ve ne zaman tanıştınız?
1987 yılında Uludağ’da, eşim Elis diye bir arkadaşı ile teleskiden inerken, kendimi onun önüne attım ve “Ayağımı kırdın, senin yüzünden artık kayak hayatım bitti bu yüzden benimle evlenmek zorundasın” dedim.
• Evlilik teklifiniz nasıl oldu?
Evlilik teklifi, aynen bir önceki soruya verdiğimiz cevaptaki gibi gerçekleşti.

• Yaptığınız veya size yapılan en büyük sürpriz neydi?
Beraber paylaştığımız her anımız sürprizlerle doludur.
• Beraber bir şarkınız, sizin için özel olan bir mekanınız(restoran/cafe/müze/şehir)var mı?
İkimiz de İstanbul’a aşığız. 7 senedir evde yemek yemeyi ve vakit geçirmeyi tercih ediyoruz. Zaten Suzan’la her yer çok güzel…
• Bu yıl 14 Şubat’ta ne yapmayı planlıyorsunuz?
Maalesef bu yıl için hiçbir plan yapamıyoruz çünkü eşim Roberto, Bravo Citys’ de mağaza müdürü olarak çalışmak durumunda.  Sonrasında her zamanki gibi birlikte keyifli vakitler geçireceğiz.
MERİH-ZEYNEP ERMAKASTAR
Yeni single çıkartan Serdar Ortaç’ın vokalisti ve dizilerin başarılı oyuncusu Merih Ermakastar ve 2007’de Tao’da evlendiği eşi Zeynep ile Sevgililer Günü’ne özel bir sohbet gerçekleştirdik.
• Sizin için aşk ve s
evgi ne demektir?
Bence aşk; tutku, b
ilinçsiz ruh tahribatı, katıksız heyecandır… Sevgi ise; durgun, huzurlu, bilinçli, terbiyeli duygudur…
• Eşinizle nasıl ve ne zaman tanıştınız?
Zeynep ile Uludağ’da tatilde tanıştık…
• Evlilik teklifiniz nasıl oldu?
Gayet güzel ve “ÖZEL”di… Burada açıklayamayacağım kadar özeldi Petek’ciğim…(Gülüyor..)
• Yaptığınız veya size yapılan en büyük sürpriz neydi?
Vallahi o kadar çok var ki… Mesela ona yazdığım parçalar var… Ama en anlamlısı ve özel olanı sürpriz evlenmek aslında!
• Beraber bir şarkınız, sizin için özel olan bir mekanınız(restoran/cafe/müze/şehir)var mı?
Zeynep’le beraber birden fazla şarkımız var… Ama asıl önemlisi ona yazdığım ve daha kimsenin bilmediği bir parça var!  Bizim özel mekanımız, beraber nefes aldığımız her yer…
• Bu yıl 14 Şubat’ta ne yapmayı planlıyorsunuz?
Baş başa yemek yemeyi planlıyoruz.
ŞENİZ KURULTAY
Ankaralı genç oyuncu Şeniz  Kurultay ile aşk, ilişkiler ve sevgililer günü hakkında çok keyfili bir sohbet gerçekleştirdik.

• Sizin için aşk ve sevgi ne demektir?
Aşk beni ben yapan her şey, önce parçalara ayıran sonra bütünleyip tamamlayan, sonra yine parçalara ayıran zehirli şeker. Sabahları uyanma sebebim. Bazen günlük zorluklarla başa çıkabilmem için direncimi arttıran vitaminim, bazen de acıya zorluklara katlanmayı kolaylaştıran ağrı kesicim. Bazen dost bazen de düşman oluyor aşk.
• Eşinizle nasıl ve ne zaman tanıştınız?
Ne zaman ve nerede tanışacağımız önemli değil, hatta belki yıllar önce birbirimize teğet geçmişizdir de bugün yeniden tanışıyoruzdur. Ama gözlerine bakınca o ihtimali düşündürtmeli, sesini duyduğumda da işte bu demeliyim. Demediysem olmaz demektir.
• Evlilik teklifiniz nasıl oldu?
Bunun nasıl olduğu o kadar önemli değil ki… En sevdiğim bir çift göz bana baksın, en sevdiğim ses de bir cümle kursun yeter. “Sen” desin, “Ben” desin, “Biz” desin, “Çoluk çocuk” desin. Ben anlarım… Daha başkasına gerek yok…
• Yaptığınız veya size yapılan en büyük sürpriz neydi?
Sürpriz yapmaya da bana yapılmasına da bayılırım. Bana yapılan en büyük sürpriz rol arkadaşımın doğum günüme denk gelen bir oyun gecesinde sahnede replikleri değiştirip doğum günümü kutlaması ve arkadaşlarımın o oyunu kayda aldırıp bana hediye etmeleriydi. Benim yaptığım en büyük sürpriz de birisine tanıştığımız günden hayatımızın son gününe kadar olan hikayemizi hayal edip, yirmidokuz sayfada anlatarak yazıp vermemdi.
• Beraber bir şarkınız, sizin için özel olan bir mekanınız(restoran/cafe/müze/şehir)var mı?
Beraber olan her an, her yer kıymetlidir, beraber izlenen en saçma filmler, beraber söylenen şarkılar, beraber yapılan ve yenilen yemekler, kavga edilen sokaklar, beraber gidilen tüm yollar ve şehirler.
• Bu yıl 14 Şubat’ta ne yapmayı planlıyorsunuz?
Eğer çekim veya oyun olmazsa, hayatıma bir ortağım olmadığı için, ruhuma ortak olan çok sevgili kız arkadaşlarımla “Biz böyle de mutluyuz” tadında başlayan, ama sonunda mutlaka  “Ne olacak bu bizim halimiz?” formatına dönüşen bir gece geçiririz. Yine de çok eğleniriz. Bu sefer sende katıl bize Petek’ciğim.
EMRE OSKAY
4 yıldır oyunculuk ve fotomodellik yapan Emre Oskay ve 6 aydır kız arkadaşı olan Nesrin,ilk Sevgililer Günü’nü geçirmenin verdiği heyecanla sorularımızı içtenlikle yanıtladılar.
• Sizin için aşk ve sevgi ne demektir?
Benim için aşk, dozundan fazla
alınmaması gereken bir tür alkollü kokteyldir… Sevgi ise dünyada yapılan tüm fedakarlıkların genel adı ve Tanrının duygularımız arasında taçlandırdığı en güzel histir.
• Eşinizle nasıl ve ne zaman tanıştınız?
6 ay önce kız arkadaşımla bir sosyal paylaşım sitesinde tanıştık. Ama bana  sorsanız bir hediye paketini uzun uğraşlar sonucu açtım ve içinden o çıktı…
• Evlilik teklifiniz nasıl oldu?
Henüz evlilik teklifinde bulunmadım. Ama sizin aracılığınızla derginizin bir bölümünden kendisine evlilik teklif edebilirim. Bu hiç de fena olmaz; çünkü O MAG’ın iyi bir takipçisi…
• Yaptığınız veya size yapılan en büyük sürpriz neydi?
Bana en  büyük sürpriz Tanrı tarafından yapıldı. Kız arkadaşımı bana hediye olarak gönderdiği için ona minnettarım…
• Beraber bir şarkınız, sizin için özel olan bir mekanınız(restoran/cafe/müze/şehir)var mı?
Çok fazla var. Tek tek isimlendirmek yersiz olur, onunla olduğum her yer benim için özeldir… Bizim için anlam ifade eden şarkı Lionel Richie/Diana Ross “My Endless Love.”
• Bu yıl 14 Şubat’ta ne yapmayı planlıyorsunuz?
İtalya’ya gidiyoruz fakat henüz onun haberi yok…
EBRU-ŞÜKRÜ KOÇOĞLU
Koçoğlu Holding ve İNTES ( İnşaat Sanayicileri İşveren Sendikası ) yönetim kurulu başkanlığını yürüten Şükrü Koçoğlu ve zarif eşi Ebru Koçoğlu Sevgililer Günü röportaj sorularımıza en özel ve samimi cevaplarını verdiler.
• Sizin için aşk ve sevgi ne demektir?
Aşk benim için Şükrü demektir.
• Eşinizle nasıl ve ne zaman tanıştınız?
Eşimle 1997 yılında iş hayatında tanıştık.
• Evlilik teklifiniz nasıl oldu?
Şükrü’nün beni yemeğe davet ettiği akşamlardan biriydi. Gayet güzel, keyifli bir ortamdı her zamanki gibi bir akşam yaşıyorduk ve ben maalesef sigara içiyordum. Bir ara salondan çıktım, iki dakika sonra geri dönüp sigara içmek üzere paketi açtığımda, içinde rulo yapılmış bir kağıt gördüm. Hiçbir anlam veremeden yavaşça çektiğimde, ruloyu tutan şeyin alyans olduğunu fark ettim ve gözyaşlarımı tutamadım. Kağıdı açıp okuyamayacak kadar heyecanlıydım. Açtığımda şöyle yazıyordu: “Ebrucuğum, bu bir evlenme teklifidir, ne dersin?” Son derece heyecanlı ve mutluydum. Hiç düşünmeden “Elbette evet” cevabımı aynı kağıda yazdım. Birbirimize sarıldık ve paylaşmak için en yakınlarımızı aradık. O kağıdı ve sigara paketini hala saklıyorum. Tek farkla; kağıdın rulosunu bi lastik tutuyor…
• Yaptığınız veya size yapılan en büyük sürpriz neydi?
Yaptığım en büyük sürpriz, geçen sene doğum gününde verdiğim hediyedir. Ciddi br emekti benim için. Şükrü’nün bebekliğinden bugüne kadarki fotoğraflarından bir albüm yarattım. Amacım; hayat hikayesini göstermek ve sadece ona özel bir hediye yaratmaktı. 100 kadar fotoğrafı kronolojik sırayla seçip, tarattıktan sonra, slayt show haline getirdim. Daha etkili hale getiren de, fonda seçtiğim “İstanbul’un fethi” müziğiydi. Dostlarla düzenlediğim doğum günü davetinde dev ekranda izlettiğim an, Şükrü’nün gözlerinde gördüğüm mutluluk her şeye değerdi… Bugün kızımız Zeynep’in en çok izlemek istediği TOP 5 cd’lerin başında geliyor, adı da “Babamın Küçüklüğü”Şükrü’nün bana yaptığı en büyük sürpriz ise; ilk anneler günümde Zeynep’in ağzından yazdığı mektuptur. Ama bunu çok özel olduğu için paylaşamıyorum, kusura bakmayın lütfen.
Beraber bir şarkınız, sizin için özel olan bir mekanınız(restoran/cafe/müze/şehir)var mı?
Bizim için çok özel bir yer var ve hep özel kalacak: Göcek
• Bu yıl 14 Şubat’ta ne yapmayı planlıyorsunuz?
Şükrü belirlenmiş, zoraki, ticari günlere sempati duymaz. Çünkü sürprizleri, spontane davetleri sever. Onun için 14 Şubat’ta en fazla güzel bir yemek yeriz diye tahmin ediyorum.
SELDA YURT
“Çok Satanlar” listesinde kitaplarını görmeye alıştığımız ünlü sunucu, senarist ve yazar Selda Yurt ile bu sefer de aşk hakkında yine çok konuşulacak bir sohbet gerçekleştirdi
k.
• Sizin için aşk ve sevgi ne demektir?
İçimde kendime saklı tüm güzel kadınları çıkaran duygudur aşk… Sevgilinin gözlerinde kendini görebilmektir. Renkleri belirginleştiren, ruhu canlandıran bir şeydir ve benim yaş
ımda da bedava botoxdur… Yani aşk öylesine her şeye iyi gelir.
.
• Eşinizle nasıl ve ne zaman tanıştınız?
01.01.2011… Üç yıldır tanıyor ve biliyorken birbirimizi, yılbaşı mesajındaki ince anlatımla ilk kıvılcım gerçekleşti. Sonra samimi itiraflar… Üç yıl önce, ilk görüşmemize ait tüm detayları, benim hatırladığım gibi hatırlaması mest etti beni. Veee, içimdeki kadınları keşfim başladı. Henüz korkaklar yavaş yavaş çıkıyorlar… (Gülüyor…)
• Evlilik teklifiniz nasıl oldu?
Bu soruyu zevkle pas geçiyorum. Malum “Sütten ağzı yanan, yoğurdu üfleyerek yermiş”… (Gülüyor…)
• Yaptığınız veya size yapılan en büyük sürpriz neydi?
İlk itirafın ondan gelmesi… Daha büyük sürpriz olabilir mi? O da haklı, duvarları olan kadınlara yaklaşmak zordur. İsteyen erkek yıkıyor ama! Çok mutluyum.
• Beraber bir şarkınız, sizin için özel olan bir mekanınız(restoran/cafe/müze/şehir)var mı?
Olacak… (Gülüyor…)
• Bu yıl 14 Şubat’ta ne yapmayı planlıyorsunuz?
Şu günlerde bana her gün 14 Şubat… (Gülüyor…) Bir sürprizi varmış ama henüz bilmiyorum.

DEFNE JOY FOSTER
İlk olarak Kral TV DJ’yi olarak tanıdığımız “Sihirli Annem” dizisinin Eda’sı, TV8’in popüler programı ‘Bir İş İçin Lazım’ın ünlü sunucusu ve şu anda Acun Ilıcalı’nın yapımını üstlendiği ‘Yok Böyle Dans’  programının yarışmacısı olarak izlediğimiz Defne Joy Foster, 2008’de İlker Yasin Solmaz ile evlendi ve bu evlilikten 13 Haziran 2009’da Can Kılıç adında bir oğlu oldu. Defne Joy Foster Sevgililer Günü için kendisine sorduğumuz soruları içtenlikle yanıtladı…
• Sizin için aşk ve sevgi ne demektir?
Aşk, sevmenin ötesinde çok özel ve bir o kadar da karmaşık olan duyguların birleşimidir. Sevgi ve aşk tamamen farklı duygulardır. Her şeyi, herkesi her an sevebilirsin ama aşık olamazsın.
Eşinizle nasıl ve ne zaman tanıştınız?
Eşimle, bir setimde tanıştık. Setin görüntü yönetmeniydi kendisi. Kendisiyle hiç konuşmamız olmamamıza rağmen kalbim küt küt atmaya başladı. “Allah Allah niye atıyor ?” dedim, hayırdır inşallah. Meğerse aşık olmuşum.
• Evlilik teklifiniz nasıl oldu?
Evlilik teklifi harikaydı, tanıştığımız yerde evlenme teklifine denk geldim, rastlantı oldu… Sessiz sedasız bir teklifti zaten… Sessiz sedasız da evlendik. Etrafta ses yoktu ama kalbimde sayısız havai fişek atıldı.
• Yaptığınız veya size yapılan en büyük sürpriz neydi?
Eşim ağır, ciddi bir adamdır; ama sayısız sürprize maruz kaldım. Beklemediğim reaksiyonlar veriyor. Şaşırıyorum, mutlu ediyor beni.
• Beraber bir şarkınız, sizin için özel olan bir mekanınız(restoran/cafe/müze/şehir)var mı?
Assos Behramkale bizim aşk yuvamızın kalesi gibi! Tabii ki her evli çift gibi bizim de özel mekanımız var hatta reklam yapayım biraz; butik otel açtık orası bizim favori mekânımız.

• Bu yıl 14 Şubat’ta ne yapmayı planlıyorsunuz?
14 Şubat’ı iki sevgilimle (eşim ve oğlum) evde kutlamayı planlıyorum; ama eşim mutlaka sürpriz bir plan yapıp beni şaşırtacaktır.
EREN TEOMAN
Eren Teoman iç mimar ve aynı zamanda nadir bulunan bir erkek sesi; kontrtenor! Türkiye’de süperstarların backvokali… Grafik, fotoğraf, binicilik, yüzme, gastronomi ve moda ile ilgileniyor. Modanın yanı sıra felsefe, sanat tarihi, budunbilim ve mitolojiyi işlevsel açıdan inceleyen Eren Teoman; bunları içmimari projelendirinde, donatı ve iç mekan tasarımlarında kullanıyor akustik, aydınlatma konseptleri tasarlıyor.
• Sizin için aşk ve sevgi ne demektir?
Genellikle sol göğüs dolaylarında yaşanan taşikardik orgazmın ta kendisi! Öldürmeyip süründürdüğü de rivayet olunur ki önlenemez şekilde enfektiftir. Tedavisi olmadığı gibi kendiliğinden geçmesi de ayrı bir alâmettir.
• Eşinizle nasıl ve ne zaman tanıştınız?
“En önemli tanışmalar, bedenler birbirini görmeden ruhlar tarafından hazırlanır…” der Coelho. O ilk anı anımsayamasam da bedenen tanışıklık çocukluğa; Eros’un komplosuna maruz kalışımızsa önceki yıl, birbirimize biten aşklarımızdan dert yandığımız bir Ege akşamına rastlar.

• Evlilik teklifiniz nasıl oldu?
Zaten tüm hücreleriyle birbirine ait iki insan arasında, bir başka aktin gereksizliğine inanıyorum.
• Yaptığınız veya size yapılan en büyük sürpriz neydi?
Sanırım yaşamın bize sunduğu en büyük sürpriz yıllar yıllar sonrasında, bambaşka bir ülkede yollarımızın yeniden kesişmesiydi.
• Beraber bir şarkınız, sizin için özel olan bir mekanınız(restoran/cafe/müze/şehir)var mı?
İki insanın birbirlerine sadece aşkla bakabildikleri her yeri, kendileri için özel kılabileceğini düşünüyorum. Yağmurda sığındığınız bir telefon kulübesi, ışığında sevgilinin yüzünü seyrettiğiniz bir sokak lambasının altı ya da akşam dönüşlerinde, ada vapurunun o en kuytu köşesi… Kısacası ruhunuzu bulaştırdığınız her yer çok özel. Bir de fonda “Dance me to the end of love” (Leonard Cohen) varsa…
• Bu yıl 14 Şubat’ta ne yapmayı planlıyorsunuz?
Dayatılmış günlerde bilhassa daha romantik biriymiş gibi yapabilenlerden değilim. O gün en fazla -muzurluk kabilinden- eski sevgililerime yollayacağım fake nikah davetiyemle, kaçırdıkları balığın boyutları hakkında kafa yormalarını sağlayabilirim… (Gülüyor…)
HANZADE-EMRE ERDİL
Harley’i Ankara’ya tanıtan, enerjileriyle herkesi büyüleyen Hanzade-Emre Erdil çiftine  uyumlu ilişkinin ve aşkı canlı tutmanın püf noktalarını sorduk, Sevgililer Günü için özel hoş bir sohbet gerçekleştirdik..
• Sizin için aşk ve sevgi ne demektir?
Hanzade Erdil: Ben aşkı geçici bir kıvılcım olarak görüyorum. Oysa sevgi fedakarlık demektir.
Emre Erdil: Sevgi; insanların bu dünyaya gelme sebebidir.
• Eşinizle nasıl ve ne zaman tanıştınız?
E: Hanzade’yle 1980 yılında tanıştık ve ilişkimiz yıldırım aşkıyla başladı.
• Evlilik teklifiniz nasıl oldu?
E: İlişkimiz başladıktan 3 ay sonra bir araba gezisindeydik ve tamamen kendiliğinden oluşan bir ortamda teklifimi gerçekleştirdim.
• Yaptığınız veya size yapılan en büyük sürpriz neydi?
H: İlişkimizde de evliliğimizde de birbirimize çok büyük sürprizlerimiz olmadı. Bizim yaptıklarımız daha çok ufak tefek sürprizler olur.
E: Sürprizlere çok ihtiyaç olmayan bir beraberlik bizimkisi.
• Beraber bir şarkınız, sizin için özel olan bir mekanınız(restoran/cafe/müze/şehir)var mı?
E: İkimiz için de Marmaris’teki Selimiye köyünün ayrı bir yeri vardı. Orada olmayı çok severiz.

• Bu yıl 14 Şubat’ta ne yapmayı planlıyorsunuz?
E&H: Evde ya da dışarıda güzel bir akşam yemeği eşliğinde 14 Şubat’ı geçirmeyi planlıyoruz.
VATAN SAŞMAZ
Yeni yıla nişanlısıyla Londra’da Westminster Sarayı’nın yanındaki ünlü saat kulesinin önünde giren yakışıklı oyuncu, sunucu ve yazar Vatan Şaşmaz ve
2 yıldır beraber olduğu sevgilisi Nurşen Kocayaş ile samimi bir Sevgililer Günü röportajı gerçekleştirdik.
• Sizin için aşk ve sevgi ne demektir?
Aşk’ı tarif etmek gerekirse, tutku ile şehvetin harmanı derim… Ama sevgi başka bir şey… Sevgi; emek isteyen zaman ve fedakarlık isteyen daha yüce bir duygu bence.
• Eşinizle nasıl ve ne zaman tanıştınız?
Bizde ilk bakışta aşk olmadı doğrusu… Biz birbirimizi tanıdıkça sevdik, sevdikçe güvendik, güvendikçe de aşık olduk…
• Evlilik teklifiniz nasıl oldu?
Evlilik teklifimi sanırım bu yaz yapacağım… Nasıl olacağına henüz karar veremedim.
• Yaptığınız veya size yapılan en büyük sürpriz neydi?
Geçtiğimiz sürpriz doğum günü partim çok iyi ve çok keyifliydi… Sevdiğim otuz beş arkadaşımı tek tek bulup davet etmişti… Unutulmayacak bir sürprizdi benim için…
• Beraber bir şarkınız, sizin için özel olan bir mekanınız(restoran/cafe/müze/şehir)var mı?
Birlikte bir hafta New York’a gitmiştik… Bizim İstanbul’dan sonra ikinci şehrimizdir diyebilirim… İkimiz de New York’u çok seviyoruz ve her fırsatta kaçmaya çalışıyoruz… Sözlerini Sezen Aksu’nun yazdığı, bestesi Bülent Özdemir’e ait olan Ebru Gündeş’in seslendirdiği “Kaçak”, bizim beraber söylemekten çok keyif aldığımız bir parçadır…
• Bu yıl 14 Şubat’ta ne yapmayı planlıyorsunuz?
Baş başa bir akşam yemeğinden sonrası da benim sürprizim!… MAG Dergi’de Sevgililer Günü’nden önce okursa olmaz…  (Gülüyor…)
MURAT-IŞIL TÜREGÜN
İstanbul cemiyet hayatının tanınan simaları Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi alanında uzman olan Prof. Dr. Murat Türegün ve güzel eşi Işıl Türegün Sevgililer Günü için gerçekleştirdiğimiz özel röportajda evlilikleri ile ilgili birçok detayı bizlerle paylaştılar.
• Sizin için aşk ve sevgi ne demektir?
Sevginin ne olduğu konusunda, bundan 35 yıl önce, Eric Fromm beni çok etkilemiştir. Aşk daha akut olarak başlayan ve süresi kısa, mantığın sıfırlandığı, aşırı bir sevdalanma durumudur. Buna karşılık, sevgi bir etkinliktir; edilgen bir olay değildir; bir şeyin içinde olmaktır, bir şeye kapılmak değildir. Sevginin etkin özelliği, en genel biçimde şöyle tanımlanabilir: Sevgi vermektir, almak değil. Sevgi; iki insanın birbirlerine varlıklarının özünden bağlanması, dolayısıyla her birinin de kendisini varlığının özünden tanıması durumunda doğabilir ancak. İnsan gerçekliği de, canlılığı da, sevgisinin temeli de işte bu “özden tanıma” yaşantısında yatar.
Böyle yaşanan sevgi sürekli bir meydan okumadır; bir dinlenme yeri değil, tersine birlikte oluşma, büyüme ve çalışmadır; uyum ya da çatışma, neşe ya da üzüntü olup olmaması bile önemsizdir artık; temel gerçek şudur: İki insan birbirlerini varlıklarının özünden tanırlar, kendilerinden kaçmak şöyle dursun, kendilerini buldukları için bir olurlar.
• Eşinizle nasıl ve ne zaman tanıştınız?
25 Aralık 1990…Yer GATA, Plastik Cerrahi kliniği. Şimdiki baldızım kliniğimizde ameliyat olmuştu ve ben taze bir asistandım, o bir üniversite öğrencisiydi. Görüş o görüş 🙂
• Evlilik teklifiniz nasıl oldu?
1993 Şubat ayı… Yer eski (Boğaz sokaktaki) Wine House, şömine yanı masa… Odun alevi çıtırtıları ve şarap eşliğinde şöyle sormuştum: “Bundan sonraki yaşamımızı birlikte geçirmeye ne dersin?”
• Yaptığınız veya size yapılan en büyük sürpriz neydi?
Yılbaşında aslında şehir dışında olacakken, işlerimi ayarlayıp haber vermeden gece eve döndüm. Yılbaşını arkadaşlarımızla bensiz geçireceği için üzgün olan eşim için inanılmaz sürpriz olmuştu.
• Beraber bir şarkınız, sizin için özel olan bir mekanınız(restoran/cafe/müze/şehir)var mı?
Parçamız: Stand by me- Benny E King
Özel mekan: Wine house
• Bu yıl 14 Şubat’ta ne yapmayı planlıyorsunuz?
Aslında evli çiftler için evlenme yıldönümünün üstüne çıkmış bir kutlama olması sebebiyle Sevgililer Günü’nde çok özel bir şey yapmanın gereksiz olduğunu savunurum. Ama bu yıl ilk defa bir özel program yapıp, Phuket veya Singapur’a gitmeyi düşünüyoruz.
SAVAŞ TÜTEL
Ankara, İstanbul ve Bodrum’un seçkin mekanlarında işletmecilik yapan Savaş Tütel ile Sevgililer Günü’ne özel samimi bir röportaj gerçekleştirdik.
• Sizin için aşk ve sevgi ne demektir?
Aşk ve sevgi, dizi adı gibi oldu ama birbirinden apayrı iki kavram… Bence açılımı, harika bir filmin nefes kesen bir sahneyle başlayıp mutlu sona ulaşması…
• Eşinizle nasıl ve ne zaman tanıştınız?
Geçiniz! (Gülüyor…)
• Evlilik teklifiniz nasıl oldu?
Buram buram aşk kokulu… Gül yapraklarıyla bezenmiş…
• Yaptığınız veya size yapılan en büyük sürpriz neydi?
Kinder Surprise… (Gülüşmeler..)
• Beraber bir şarkınız, sizin için özel olan bir mekanınız(restoran/cafe/müze/şehir)var mı?
Cafe De Paris ve Por una cabeza, “Scent of a Woman” filminden… (Al Pacino’nun oynadığı “Kadın Kokusu” adlı filmin, efsanevi tango sahnesinda çalan parça..)
• Bu yıl 14 Şubat’ta ne yapmayı planlıyorsunuz?
Yeni açılmış olacak olan The Room isimli club’ümde olacağım mecburen… 15 Şubat bizim ama…
SELİN-SERKAN NEZİROĞLU

Neziroğlu Otomotiv’in sahibi Serkan Neziroğlu ile zarif eşi Selin Neziroğlu, Sevgililer Günü özel röportajımıza samimi cevaplar verdiler.

• Sizin için aşk ve sevgi ne demektir?
Eğer O’nu görmeyince özlediğini hissediyorsan gerçekten seviyorsun demektir.
• Eşinizle nasıl ve ne zaman tanıştınız?
2007 yılında bir bayram günüydü. Aynı yerdeydik, Serkan masamıza yakın bir arkadaşıma selam vermeye geldi ve orada tanıştık. Meğerse önceden bu günler için o arkadaşımızla temelleri sağlamlaştırmış, tabii bunu sonradan anladık. Atacan’a müteşekkiriz.
• Evlilik teklifiniz nasıl oldu?
Aslında özel olarak bir evlilik teklifi almadım. İşin garibi bunu evlendikten sonra fark ettim, bu bizim hassas konumuz, Serkan hemen diğer soruyu soruyor.
• Yaptığınız veya size yapılan en büyük sürpriz neydi?
Serkan askerliğinin 3. ayında sürpriz yapıp Ankara’ya gelmişti. Şu anda hatırlayabildiğim en güzel sürpriz bu diyebilirim.
• Beraber bir şarkınız, sizin için özel olan bir mekanınız(restoran/cafe/müze/şehir)var mı?
Beraber anımızın olduğu her yer bizim için çok özeldir. Lafın gelişi değil gerçekten…
• Bu yıl 14 Şubat’ta ne yapmayı planlıyorsunuz?
Her sene tesadüflerden dolayı 14 Şubat’ ta ayrı şehirlerdeydik. Bu sene ilk defa beraber geçireceğiz inşallah, o yüzden ne yaparsak yapalım en güzel Sevgililer Günü’müz olacak.

TAMER-SEYNAN LEVENT
Sevgililer günü röportajımız için ünlü tiyatro oyuncusu, sanat yönetmeni ve yazar Tamer Levent ile ünlü televizyon program yapımcısı eşi Seynan Levent bize samimi açıklamalarda bulundular.
• Sizin için aşk ve sevgi ne demektir?
Benim için duyarlılık, algı, heyecan, fark etme: AŞK; özveri, bağlılık, jest yapmak, anlaşmak, menfaat düşünmeden birbirine destek olabilmek, güven ise: SEVGİ demektir.
• Eşinizle nasıl ve ne zaman tanıştınız?
Eşimle 1977 yılında TRT’de Türk Romanı ve Gerçekler isimli dizinin çekimlerinde tanıştık.
• Evlilik teklifiniz nasıl oldu?
Küsmüştük, barışınca evlenmeye karar verdik.
• Yaptığınız veya size yapılan en büyük sürpriz neydi?
Çok yıllar önce bir keresinde ben Londra’da eşim de Hollanda’da idi. Sonra Londra’ya beni ziyarete gelecekti ve onu havaalanında karşılamama gerek olmadığını, kendisinin benim kaldığım yere gelebileceğini söyledi. Ben de Londra’ya geldiğinde onu karşılamayacağımı söylememe rağmen sürpriz yapmak için karşılamaya gitmiştim. O gün Cadılar Bayramı’ydı ve ben havaalanında ceplerim takma kulak, burun vb. garip aksesuarlarla dolu onu bekliyordum. O da bana sürpriz olsun diye bir önceki uçakla gelmiş, yani ben havaalanında iken o şehre inmiş bile…. O zaman cep telefonu da yok. Yaşadığımız komiklikleri ve merakı bir düşünün.
• Beraber bir şarkınız, sizin için özel olan bir mekanınız(restoran/cafe/müze/şehir)var mı?
Eskiden Meşrutiyet Caddesi’nde “Dostça” vardı, oraya giderdik. Bir de çekim sonraları “Feyman”a sıkça uğrardık. Dostça kapandıktan sonra hep Mülkiyeliler’e gittik. Artık restoran ve kafeler çoğaldı, birlikte severek gittiğimiz daha çok yer var şimdi. “My fair Lady” müzikalinin Türkçe çevirisinde “Sen Bekle Henri Higgins” diye bir şarkı vardı…  Ayten Gökçer ve rahmetli hocamız Cüneyt Gökçer başrolleri oynuyorlardı. Konservatuardan o sene mezun olan bizler de yardımcı rollerin neredeyse tümünü oynuyorduk. “My fair Lady” müzikalinden “Just you wait Henry Higgins” bizim şarkımız oldu.
• Bu yıl 14 Şubat’ta ne yapmayı planlıyorsunuz?
Bizim her zaman konuşacak çok şeyimiz vardır. Bu yüzden 14 Şubat’ta bir restoranda baş başa güzel bir yemek yemeyi planlıyoruz.
ÖZLEM SALMAN
Yeni kitabı raflarda yerini alan ve “Hayatın ne kadarı rastlantı? Peki ya “aşk”ın..” adlı kitabı üzerine yaptığımız harika röportajı önümüzdeki ay MAG’ da okuyacağınız Özlem Salman ile Lefkoşa’da buluştuk. Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’’nde lisans ve yüksek lisans eğitimini tamamlayan ikiz çocuk annesi Özlem’i ve eşini Sevgililer Günü röportajımıza konuk ettik…
Sizin için aşk ve sevgi ne demektir?
Aşk… İnsanın kendini ilahi bir varlık gibi hissetmesini sağlayan tek duygu diye tanımlıyorum onu.. Mistik yönümüzü ortaya çıkaran, insanın Tanrı ile bağını güçlendiren… Bir iken iki, iki iken tek olmayı samimiyetle yaşayabildiğimiz bir duygu aşk.. Belki bu yüzdende mistik yönümüzü ortaya çıkarıyor, evrenin, dünyanın ve üzerinde yaşayan canlıların ne denli kusursuzlukla tasarlandığını net biçimde görebilmemizi… Aldığımız her nefesten mutlu olmamızı… Kendimizi ve çevremizdeki her canlıyı sevebilmemizi sağlıyor. Bizler bu farkındalığı karşımıza çıkan ve aşk duygusunu yaşatan insana hissettiklerimizle yaşamaya başlıyoruz… Ona aşkla yaklaşırken, bir anlamda kendimize, evrene ve elbette ki Tanrı’ya biraz daha yakınlaşıyoruz. Egoyu hiç hesaba katmayan harika varlıklar, aslına bakarsanız da tam da olmamız gerektiği gibi oluyoruz aşıkken.. Bence aşk tam da bu… İnsanın olması gerektiği gibi olma hali…
Sevgi ise; aşk’ın sonrasında gelişen bir durum.. Paylaşım arttıkça, güven oluştukça aşk duygusu sevgiye dönüşüyor.. Ama en önemlisi paylaşmak.. Hem de bize ait ne varsa hepsini.. O zaman aşk, sevgiyle bütünleşip kalıveriyor hayatınızda zaman geçsede.. Paylaşım bittiğinde ise her şey bitiveriyor.. Tek başınıza kalıyorsunuz.. Yeni bir aşk karşınıza çıkana, sonrada kendini sevgiye dönüştürene dek..
• Eşinizle nasıl ve ne zaman tanıştınız?
Bu bir yazar yaklaşımı olsun, biraz da içimdeki hayali paylaşabileyim. Hemen hepimiz tesadüflerle karşılaşırız. Ben komik bir tesadüfle karşılaşmak istedim. Bir kafede oturmuş kitap okurken, onun sıkışıklıktan muzdarip “pardon” diyerek masalar arasında ilerlemeye çalışırken ayağının sandalyeye takılmasını, sonra da elindeki kahveyi masama dökmesiyle başlayan bir diyalogla hayatıma girmesini.. Ya da kapıdan çıkarken çarpışabilmeyi isterim…  Şöyle de olabilir yanlış çevrilen bir telefon numarasının benimki olması gibi… Ben de yanlış numarayı aramış olabilirim tabii… İnsanlar tanıştıkları an gülmeye başlarlarsa bunun birlikte yaşayacakları büyünün bir işareti olabileceğine inanıyorum çünkü…
• Evlilik teklifiniz nasıl oldu?
Evlilik enteresan bir kurumsal yapı… Bu yüzden de nasıl teklif edildiği belirleyici değil bence. Toplumsal kabul görmesinin, şiddetle desteklenmesinin yanında insanların kendilerini olması gerektiği kadar özgür hissedemedikleri, sanki bir oyun oynuyorlarmış gibi rol dağılımı yapmaya çalıştıkları bir organizasyon… Mülkiyet duygusunu geliştirmesi ise insanları farkında olmadan bir kaosun içine sürükleyiveriyor.. Gerçi beraberliklerde evlilik kurumu çatısı altına girilsin ya da girilmesin, bu mülkiyetçilikten vazgeçilememesini ise toplumsal gelişmişlik düzeyiyle ilgili olduğunu düşünüyorum.. İnsanlar nedense ‘ben yapabilirim’ demektense birilerinin onun için bir şeyleri yapmasını tercih etme kolaycılığını seçiyorlar.. Evlilik kurumunun çifleri bu noktaya getirdiğini düşündüğümde de nasıl teklif edilmiş olduğu önemini yitiriyor.. Kimin umurunda.. Çünkü çoğunlukla sonuç değişmiyor.

• Yaptığınız veya size yapılan en büyük sürpriz neydi?
Hayatın kendisinin bir sürpriz olduğunu düşünenlerdenim ben… Ben yaşadığım her günü zaten harika bir sürprizin devamı olarak algılarım… Bu da beni mutlu ediyor… Ancak aşık olduğum insanın bana sürpriz yapmasından da hoşlanırım. Mesela, arabaya bindiğimde kontağın nerede kapanacağını bilmediğim, bunu ancak hayal edebildiğim bir sürpriz beni mutlu eder. Hatta ayaklarımı yerden keser diyebilirim.
• Beraber bir şarkınız, sizin için özel olan bir mekanınız(restoran/cafe/müze/şehir)var mı?
Özel mekanlar… İki kişiye ait özel şarkılar… Bu da insanın hayata nasıl baktığıyla alakalı biraz sanki. Ben aşk duygusunu hissettiğim insanla yaşadığım her anın, yediğim her lokmanın ve dinlediğim her şarkının zaten özel olduğuna inanıyorum… Hayat bir bütünken, paylaşılanlar sizi bu bütün içinde mutlu ediyor ve siz de birbirinizi tamamlıyorsanız, her an özel, yediğiniz her şey lezzetli, işittiğiniz her nota ilahidir demektir.

• Bu yıl 14 Şubat’ta ne yapmayı planlıyorsunuz?
Hiç plan yapmadım… Geçmişte yapıp da yaşamadıklarım olduğu için belki de… Hayat nasılsa bana bir sürpriz yapacaktır. Buna inanıyorum…
MAG 2010 ŞUBAT


Yazar Hakkında /

Yazarımız hakkında kısa özgeçmişi çok yakında sayfamızda olacaktır.

Yorum Bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.