Başa Dön

Aşk Mevsiminde Kırmızı Alarm

Aşk Mevsiminde Kırmızı Alarm

Okuma süresi 4 dakika

Bahar mevsimi gelir ve hayatımıza dokunarak tüm duygularımızı yerle bir eder, çünkü bahar, yorucu geçen kışın ardından tünelin ucundaki ışık gibidir. Doğanın uyanışı baharda gerçekleşir ve bu durum bizim ruhumuzdaki uyanışı da temsil eder. İnsanoğlu doğadan her ne kadar uzaklaşıp kendini şehir hayatına saklamaya çalışsa da asla doğadan bağımsız değildir, bilakis doğada olan her şey, örneğin dolunay döneminde yaşanan gel git gibi, insan ruhunda kontrol edemediğimiz devinimler yaratır.

Ne kadar enteresandır ki baharda açan çiçekleri gördüğümüz zaman sımsıcak bir duygu bizi ele geçirir ve etrafa aşkla bakmaya başlarız, çünkü bulunduğumuz atmosfer ve çevresel koşullar kendimizi iyi hissetmemizi sağlar. İtalyanlar bu durumu güzel bir sözle ifade ediyorlar: “Etkileyici bir atmosferde herkese aşık olabilirsin!”

Bir de yaşanmış öyküsü var, sizlerle paylaşmazsam olmaz. İtalya’da uzun yıllar turist rehberliği yapan bir ağabeyim, Venedik gezisi sırasında kendisini takip eden gruba tarihsel bilgiler verirken, grup içerisinde genç bir kadının ona hayranlıkla baktığını fark eder. Sonra genç kadın kendisine kahve içmeyi teklif ettiğinde ona şöyle yanıt verir: “Sen Venedik’te beni beğendin ama Sirkeci’de buluşsak ne kadar tipsiz olduğumu anlarsın!”

Öte yandan, aşk mevsimi bizi duygusal anlamda yükseltirken aynı zamanda içinde bazı riskleri de taşımaktadır; işte bu yazıda sizlere bu riskleri ve yapmanız gerekenleri aktarmak istiyorum.

  • Duygu durumunuzu kontrol altında tutmaya çalışın. Kendinizi çok iyi hissediyorsanız, ne kadar güzel, çünkü hayat, yaşadığımız keyifli anların toplamıdır. Kahkahalı ve neşeli hatıralar biriktirmek için bahardan güzel bir mevsim olamaz. Daha önceden tanıdığınız bir insan, gözünüze daha sempatik ve tatlı görünmeye başladıysa çok yoğun bir mevsimsel faktörün etkisi altında olduğunuzu unutmayın; normal şartlar altında daha önce hiç ilginizi çekmemiş birisi bile bu mevsimde size daha cazip görünebilir, gayet normal. Özellikle de uzun zamandır yalnız yaşıyorsanız, duygusal boşlukta olabilirsiniz; böyle bir boşluğu bahar mevsiminde doldurmak bir yandan güzeldir ama bir yandan da tedbirli olmayı gerektirir, çünkü baharda tüm aşklar boy aynasında görünür!
  • Yazışmak tanışmak değildir. Günümüzde ilişkiler yazışma kıvamında ilerliyor; bir süre mesajlaşmak sanki bir insanı iyice tanımak anlamına geliyormuş gibi yanılgılar var. Oysa tanımak demek, defalarca görüşmek demektir. Dünyanın her köşesinden insanların, ilişki sorularını bana ulaştıran Adil’e Sor uygulamasında şu soru dikkatimi çekiyor: “Uzun zamandır mesajlaşıyoruz ama henüz tanışma fırsatımız olmadı. Sizce onun sevgisini mesajlardan anlayabilir miyim?” Sevgiyi de samimiyeti de mesaj yoluyla anlamak mümkün değildir. Dolayısıyla, hele de bahar gibi aşkla dolu bir mevsimde mesajlara bakıp birinin size aşık olduğunu düşünmeyin ve mutlaka onunla görüşmeniz gerektiğinizi söyleyin. Belki de bu görüşmede karşınızda tam bir hayal kırıklığı olacak, görmeden bilemezsiniz! Youtube kanalımda “sırtlan” diye tabir ettiğim flörtöz insanlar, yazışmaları gittikçe uzatır ve görüşmeye ilk etapta pek sıcak bakmazlar, çünkü görüşme öncesinde karşı tarafta bir duygu yaratmaya çalışırlar. Bu son derece kurnaz taktik genelde işe yarar ve yazışmalarda hoşlanmaya başladığınız insan, karşınıza bir kurbağa kıvamında gelse bile artık onu bir prens gibi görmeye başlamış olursunuz.

 

  • Mükemmel olmaya çalışmayın. Bahar geldi ve kendinizi kış sonrası kendine gelmiş bir gelincik gibi hissediyorsunuz; fakat unutmayın ki mükemmel olmak zorunda değilsiniz. Tanıştığınız insanın sizi olduğunuz gibi beğenmesi, size gerçekten ilgi duyduğunu gösterir. Oysa sizin başka biri gibi davranmanız halinde, bu insan ona gösterdiğiniz diğer kişilikten hoşlanacaktır ve siz daha ne kadar başka biri gibi davranabilirsiniz ki? Kendinizi zorlamayın. Flört aşamasında içten gelen duygu, kendini en sıcak ve en güzel haliyle göstermektir. Bunu gayet normal buluyorum ama öte yandan sizin doğal halinizi görmeyen bir insan, sizi aslında gerçekten tanımış olamaz. Bakın bu konuda efsane sanatçı Meryl Streep ne demiş: “Hani başka insanların sizde garip buldukları ve sizi diğer herkesten ayıran özellikleriniz var ya, işte onları asla kaybetmeyin, çünkü sizi siz yapan özellikleriniz bunlardır. Bırakın bazı insanlar sizi anlamasın ve bu özellikleriniz nedeniyle sizden uzaklaşsınlar ama siz kendinizden asla vazgeçmeyin.”
Yazar Hakkında /

2003 yılından bu yana, hedef kitlesi AB ve A+ olarak belirlenmiş bir çok baskı, web, pr, organizasyon işinde başarılı projelere imza atmış olan MAG hayatın her alanında en iyi olmayı hedefleyen, sosyo-ekonomik seviyesi yüksek, özel zevkleri olan ve hobileriyle yaşamını renklendiren, sosyal sorumluluklarının bilincinde olan, belirli kesimden kabul ettiği müşterilerine yıllardır sağlamış olduğu yüksek başarı grafiği ile doğru planlanmış bir büyüme ile sektöründeki hayatına devam etmektedir.

Yorum Bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: