Başa Dön

Bronzlaşırken Sağlığınızdan Olmayın!

blank

Bronzlaşırken Sağlığınızdan Olmayın!

Okuma süresi 4 dakika

Güneşli havaların kendini göstermesiyle birlikte özellikle kadınlar bronz bir tene sahip olmanın telaşına düştü bile… Oysa bronzlaşmanın
tavsiye edilecek bir durum olmadığını söyleyen Söğütözü Bayındır Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Doç. Dr. Pınar Öztaş; yaz aylarında bronzlaşmanın hayalini kuranları güneşin zararlarına karşı uyardı ve güneşin zararlı etkilerinden korunmak için alınabilecek önlemler hakkında bilgi verdi.

Bronzlaşma aslında cildin güneşe karşı çektiği bir perdedir.  Bir başka deyişle güneşten ya da suni kaynaklardan (solaryumdan) gelen ultraviyole ışığı ile derinin doğal bir fizyolojik cevap göstererek kararmasıdır. Melanosit dediğimiz hücreler, cildimize renk veren melanin maddesinin salgılanmasından sorumludur. Melanin, cildimize renk veren maddelerden biridir. Melanin maddesinin görevi, cildimizi güneşin zararlı etkisinden korumaktır. Çok yoğun güneşe maruz kalındığında, vücut buna koruyucu tepki olarak melanin üretimini hızlandırır. Bu da bronzlaşmanın sebebidir.

 

10:00-16:00 Saatleri Arasında Güneşlenmeyin!

Güneş ışınlarının dik geldiği 10:00-16:00 saatleri arasında güneşten korunmak oldukça önemlidir. Bu saatler arasındaki güneş maruziyeti ile güneş yanığı ve kanserojenik etkinin arttığı bilinmektedir. Mavi göz, açık renk veya kızıl saç, beyaz ten, güneş ile kolayca güneş yanığı olabilen cilde sahip olmak, vücudunda çok sayıda benlerin olması, yüksek dozda UV ışınına maruz kalmak “ben kanseri” olarak da bilinen malign melanoma gelişimi açısından önemli risk faktörleridir.

 

Güneşlenmek güneş alerjisi, güneş çarpması, güneş yanığı, güneş lekeleri gibi erken dönem yan etkileri ortaya çıkarabileceği gibi cilt kanserleri ve ciltte erken yaşlanma gibi geç dönem sağlık sorunlarına da yol açabilir.

Güneş Gözlüğünüzü Takmayı Unutmayın!

Güneşin zararlı ışınları, göz sağlığımızı da bozabiliyor. Güneş gözlüğü takmadan güneşlenmek, özellikle genç yaşta hızlı katarakt oluşumuna sebep olabiliyor.

 

blank

Geniş Kenarlıklı Şapka Takın

Güneşlenirken geniş kenarlıklı şapka takmayı tercin edin. Bu sayede güneş maruziyetini biraz daha azaltarak güneşin istenmeyen yan etkilerinden daha fazla korunabilirsiniz.

Yüksek Koruma Faktörlü Güneş Kremi Kullanın

Güneşe çıkmadan yarım saat  önce yüksek koruma faktörlü güneş kreminizi mutlaka sürün. Ancak krem sürdüm diye kendinizi güvende hissederek uzun saatler güneş altında kalmayın. Bu kremlerinizi sürmeyi 3-4 saatte bir tekrarlayın. UVA ışınları cildin daha derin tabakalarına etki ederek tahribatlara ve hastalıklara sebep olur. UVB ise daha kanserojenik ve daha fazla yanık yapma riskine sahiptir. Bu yüzden güneş kreminizin hem UVA ve hem de UVB koruma faktörlü olmasına dikkat edin.

 

“Açık Tenliler Risk Altında”

Ozon tabakasının incelmesi “ultraviyole B ışınlarının” yeryüzüne daha çok düşmesine yol açmaktadır. Bu durumun deri kanserlerini arttırıcı etkisi de bilinmektedir. Beyaz bir ten, açık göz rengi, doğal kızıl ya da sarı saç gibi fiziksel özelliklerin güneş ile ortaya çıkabilen deri kanseri gelişimine yatkınlık yaratabilmektedir. Bu sebeple güneşe çıkmadan önce mutlaka  güneşten koruyucu kullanmak gerekmektedir. Son yıllarda hızlı bir artış gösteren ve kanserler arasında sıklık açısından yedinci sıraya yerleşen ‘’malign melanoma’’nın yaklaşık her 75 beyaz tenli kişiden birini tehdit etmektedir.

 

Değişiklik Gösteren Benler Risk İçeriyor.

Benlerin hepsinde yüksek kanser riski olmadığının altını çizen Dr. Öztaş, değişiklik gösteren benin, en önemli risk faktörü olduğunu vurguladı ve benin boyutunda, şeklinde, karakterinde ve renginde değişme, kanama veya kaşıntı başlamasının malign melanomayı işaret edebileceğini ifade etti. Öztaş, değişen bende görülebilecek belirtileri, “bende asimetri olması, dış kenarlarının girintili çıkıntılı şekil alması, renginin kısmen veya tamamen siyah, kahverengi, mavi, kırmızıya dönüşmesi veya etrafında beyaz renk değişiklikleri göstermesi, en uzun çapının 6 milimetreden daha fazla olması veya büyümesi, üzerinde yara açılması ve zaman zaman kanaması” olarak sıraladı.  Bu belirtileri fark eden kişilerin doktora başvurmasını tavsiye eden Öztaş, şunları belirtti: “Bir diğer önemli konu da vücudun arka bölümünde, saçlı deride veya sırtta yerleşim gösteren benlerdeki değişimlerin gözden kaçırılabilmesidir. Doğal olarak kişi bunları göremediği için değişiklikleri de izleyemez. Böyle durumlarda yakınlarından yardım alarak bunları izlemek gerekir. Eğer izlenemiyorsa kişinin bir dermatoloğa başvurması gerekmektedir. Bu durumda dermatologlar benleri özel aletlerle inceleyerek, bilgisayar ortamında mevcut benlerin kayda alınmasını, takibini ve bir benin öncesi ve sonrası mukayesesini  yapabileceklerdir. Erken tanı çoğu zaman hayat kurtarıcıdır.”

Yazar Hakkında /

2003 yılından bu yana, hedef kitlesi AB ve A+ olarak belirlenmiş bir çok baskı, web, pr, organizasyon işinde başarılı projelere imza atmış olan MAG hayatın her alanında en iyi olmayı hedefleyen, sosyo-ekonomik seviyesi yüksek, özel zevkleri olan ve hobileriyle yaşamını renklendiren, sosyal sorumluluklarının bilincinde olan, belirli kesimden kabul ettiği müşterilerine yıllardır sağlamış olduğu yüksek başarı grafiği ile doğru planlanmış bir büyüme ile sektöründeki hayatına devam etmektedir.

Yorum Bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.