Başa Dön

Yiğit Kağan Yazıcı

Yiğit Kağan Yazıcı

Pek çok yapımla ekranlarda izleyici karşısına çıkan ve yakın bir zamanda “Sarmaşık Zamanı” dizisinde hayranlarıyla buluşacak olan Yiğit Kağan Yazıcı; rolüne nasıl hazırlandığını, gelecek planlarını ve 23 Nisan hakkındaki düşüncelerini MAG Okurlarıyla paylaşıyor.

 

Bize biraz kendinden bahseder misin? Gelecek hayallerin neler, hangi mesleğe yönelmek istiyorsun, neler yapmak istiyorsun?

On altı yaşındayım, onuncu sınıf öğrencisiyim. Yedi yaşımdan beri oyunculuk yapıyorum. Ankara’da başlayan yolculuğum yaklaşık beş senedir İstanbul’da devam ediyor. TV8’deki “Aşkların En Güzeli”, Fox TV’deki “Unutma Beni” ve “Kusursuz Kiracı”, TRT1’deki “Payitaht Abdülhamit” ve “Elimi Bırakma”, son olarak Netflix’teki “Rise of Ottoman Empire” yapımlarında rol aldım. Şu an, TOD’da yakında ekranlara gelecek olan “Sarmaşık Zamanı” dizisinde devam ediyorum. Annemin de sanatçı olmasından dolayı yeteneğimi biraz erken keşfetmiş diyebilirim. Aslında çok mutluyum, sevdiğim bir işi yapıyorum. Küçükken setler bana lunapark gibi geliyordu; büyüdükçe çalışmanın, bir şeyler başarmanın, her şeyden önemlisi emek harcamanın beni ne kadar mutlu ettiğini keşfettim.

 

Gelecekle ilgili çok hayalim var… Şu aralar bir hayalimi gerçekleştiriyorum; birkaç ay sonra Harvard Üniversitesi New York Film Academy Actors Studio’da oyunculuk eğitimi almak için Amerika’ya gideceğim, çok heyecanlıyım. Açıkçası sinema ve televizyon üzerine yurt dışında eğitim alıp hem işin kamera önünde hem arkasında ilerlemek istiyorum. Belki ileride yapım şirketim olur ve güzel projelere imza atarım. Ben en çok, gerçekleştirebileceğim hayallerin peşindeyim. Şu an için hayallerim, her genç gibi yapacağım işte başarılı olmak ve gerçekleştirirken de eğlenmek. Dünyayı gezmek istiyorum. Tabii ki hayallerimi gerçekleştirmek için en büyük desteği ailem ve menajerim veriyor, şanslıyım.

 

Kamera karşısında olmak sana neler hissettiriyor? Kendini rolüne nasıl hazırlıyorsun?

Bana göre hepimiz iyi birer oyuncuyuz. Her karakter benim için yeni bir heyecan. Benim sizden farkım kameraya oynamak. Kamera karşısında tamamen karakterim oluyorum. Küçük yaşımdan beri bilinçsizce yaptığım, aslında metot oyunculuk. Mesela “Elimi Bırakma” dizisinde otizmli bir çocuğu oynuyordum, herkes benim otizmli olup olmadığımı sormaya başlamıştı. Çok iyi gözlem yapıyorum ve öyle hissediyorum. Otizmli arkadaşlarımla vakit geçiriyor, oynayacağım karakterimle birleştiriyordum. Tabii ki oyuncu koçumun da hakkını yiyemem, eksiklerimi tamamlıyordu. Yaşım büyüdükçe, tecrübem arttıkça, benim için daha kolay olmaya başladı. Sete girdiğim an Yiğit Kağan’ı bir kenara bırakıp karakterime bürünüyorum; set bittiği an karakterimi orda bırakıp hayatıma geri dönüyorum. Keyifli bir şey kesinlikle. Tabii ki benim en büyük şansım gerçekten işinde çok profesyonel oyuncularla çalışmak oldu.

 

Oynamayı çok istediğin bir rol var mı?

Birini gerçekleştirdim: Netflix’teki “Rise of Ottoman Empire”ın ikinci sezonunda Fatih Sultan Mehmet’i canlandırdım. Dönem projesi ve İngilizce olması, onun gibi tarihe geçmiş bir hükümdarın hayatından bir kesitini oynamak gerçekten çok heyecan vericiydi; Sultan Mehmet unutamayacağım bir karakterdi. Çocukluğumdan beri Spider-Man filmlerinin hayranıyım, bir gün o karakteri oynamayı hayal ediyorum.

 

Hobilerin neler? Neler yapmaktan hoşlanıyorsun?

En büyük tutkum elektro gitar. Saatlerce çalmaktan asla yorulmuyorum. Spor yapmak ve film izlemek, ormanda yürüyüş yapmak, müzik dinlemek en sevdiklerim.

 

Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın öneminden biraz bahseder misin? Bu kutlu gün senin için ne anlam ifade ediyor?

Atatürk demek zaten tek başına bile çok şey demek. 23 Nisan’da Büyük Millet Meclisi açılıyor ve Türk halkının egemenliğinin ilan edildiği gün, o gün, Türk milleti için yeniden doğmak gibi bir şeydi. Ata’ma sonsuz teşekkürler, bu güzel vatanı ilkeleriyle bize armağan ettiği için… Biz Z Kuşağı’yız ve her daim Ata’mın izindeyiz.

 

Tüm dünya çocuklarına vermek istediğin bir mesaj var mı?

Hayallerinizin peşinden koşun…

 

FOTOĞRAFÇI: OKŞAN METE

STYLING: DİLARA SEYHUN

Yazar Hakkında /

2003 yılından bu yana, hedef kitlesi AB ve A+ olarak belirlenmiş bir çok baskı, web, pr, organizasyon işinde başarılı projelere imza atmış olan MAG hayatın her alanında en iyi olmayı hedefleyen, sosyo-ekonomik seviyesi yüksek, özel zevkleri olan ve hobileriyle yaşamını renklendiren, sosyal sorumluluklarının bilincinde olan, belirli kesimden kabul ettiği müşterilerine yıllardır sağlamış olduğu yüksek başarı grafiği ile doğru planlanmış bir büyüme ile sektöründeki hayatına devam etmektedir.

Yorum Bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.