Başa Dön

Yenilikçi Şef: Faruk Gezen

Yenilikçi Şef: Faruk Gezen

Okuma süresi 5 dakika

Deniz ürünlerini kullanarak yarattığı eşsiz ve farklı tatlar ile adından söz ettiren, son dönemlerin en genç ve yetenekli şefi Faruk Gezen, milyonlarca takipçiye ulaştığı kariyer serüvenine dair merak edilenleri MAG okurları ile paylaştı.

 

 

Bize kendinizden ve aşçılık kariyerinizin nasıl başladığından bahseder misiniz?

1985 yılında Bitlis’in Ahlat ilçesinde doğdum. Ailenin maddi ihtiyaçlarına katkıda bulunmak için  yaz tatilleri dahil olmak üzere kendime uygun mesleği bulabilmek için bir çok işte çalıştım ta ki 2002 yılında Ankara’ya gelip burada bir kebap restoranında işe başlayana kadar. Aşçılık ile tanıştıktan sonra bu meslekte el becerimin olduğunu ve en önemlisi işimi çok sevdiğimi fark ettim ve bu meslekte ilerlemeye karar kıldım.

 

Son dönemlerin popüler mesleği haline gelen Aşçılık hakkında neler söylemek istersiniz? Eğitimini alan herkes başarılı bir aşçı olabiliyor mu?

Benim mesleğe başladığım zamanlarda aşçılık, kimsenin yapmak istediği bir meslek değildi. Çok zor şartlarda çalışıyorduk, haftalık izin kullanmadan günde on altı, on yedi saat çalışıyordum ve sadece uyumaya zaman ayırıyordum.  Eğitim kesinlikle çok önemli fakat eğitim alan herkes iyi bir şef olacak anlamına gelmiyor sadece nitelikli, vizyon sahibi ve pes etmeden çok çalışanlar başaracaktır. Mesleki anlamda eğitim hiç bir zaman bitmeyecek çünkü sürekli yeni bir şeyler öğreniyorum.

 

Mesleğinizi icra ederken hangi şefleri örnek alıyorsunuz? Nedeniyle beraber açıklar mısınız?

Dünya üzerinde kardeşim Şef Mehmet Gezen dışında, benim tarzımı yansıtan başka bir şef olmadığı kanaatindeyim. Çünkü şefler, kültürlerinin birer yansımasıdır. Şeflerin karakterlerini ve hedeflerini geçmişte yaşadıkları etkenler belirliyor. Ayrıca toplumların beslenme alışkanlıkları arasında da çok uzak mesafeler yer almakta.

 

Yenilikçi ve ilginç balık sunumlarınız ile dikkatleri üzerinize çektiniz. Özellikle neden deniz ürünlerini seçtiniz?

Türkiye’nin, dört bir yanının denizlerle çevirili olmasına rağmen deniz ürünlerini tanıtan ve farklı tatlar yaratan bir şefin olmaması beni bu mesleğe yönlendirdi. Deniz ürünlerinin çeşitliliği ve her bir çeşidini bir kaç ayrı tarif ile sunabilme imkanı da işimi oldukça kolaylaştırdı.

 

Dünya mutfaklarından en çok hangisini kendinize yakın hissediyorsunuz?

Yunan ve İspanyol mutfağını takdir ediyorum fakat bizim mutfak kültürümüz, lezzet anlayışımız çok daha farklı ve lezzetli. Deniz ürünleri oralarda daha yalın ve natürel tüketiliyor biz de ise daha baharatlı ve soslu tercih ediliyor. Dolayısıyla burada bir füzyon mutfağı devreye giriyor ve yeni bir tarz oluşuyor.

 

İyi bir aşçı hangi özelliklere sahip olmalı?

Sabırlı olmalı, çalışkan olmalı, asla pes etmemeli, iş arkadaşları ile uyumlu olmalı, mutfak şeflerine karşı saygılı olmalı ve eğitimli olmalı yani alaydan yetişse bile dışarıdan eğitim hayatına devam etmeli.

 

Yurt dışında da beğenilen ve tercih edilen bir isimsiniz. Oradaki geri dönüşler nasıl?

Tariflerim, gerek evde deneyenler olsun gerek restoranların menüleri olsun dünyanın bir çok yerinde beğeniliyor ve uygulanıyor. Dünyanın en ünlü rap şarkıcılarından Offset’in, tariflerimi ve sunumlarımı takdir edip, Türkiye’ye geldiğinde restoranımı ziyaret edeceğini söylemesi beni inanılmaz gururlandırdı.

 

Mesleğinizde edindiğiniz deneyimlerden bahseder misiniz?

İyi bir şeften önce iyi bir insan olmak daha önemli. İyi olan her zaman kazanır ama kazanmanın da şartları vardır. Bunlar; çok çalışmak, sabırlı olmak, istikrarlı olmak, mesleki ahlaka sahip olmak ve zekasını işinde kullanmak gibi.

 

Aşçılık mesleğini yapmak isteyenlere vereceğiniz tavsiyeler nelerdir?

Öncelikle bu işi televizyon programlarından izleyip pembe rüyalara dalmasınlar. İşin mutfağına girip severek yaptıklarına ve yapacaklarına kesinlikle emin olsunlar. Çalıştıkları iş ortamındaki gündelik sorunların, ileride karşılaşacakları daha büyük sorunlarla mücadele etmeleri için birer basamak olduğunu unutmasınlar. Mesleki eğitimlerinin yanı sıra kesinlikle yabancı dillerini geliştirsinler. Araştırmacı, yenilikçi olsunlar ve bilginin ayağına gitmeye üşenmesinler. Diksiyonlarını geliştirmek için çaba göstersinler, hatta diksiyon eğitimi almalarını öneririm. Hedef ve hayallerini asla bir kenara bırakmasınlar. Pes edecekleri zaman hayallerini hatırlayıp yepyeni bir sayfa ile baştan başlasınlar.

 

Kabakta ahtapot fikri nasıl oluştu?

Mutfak benim için ilham kaynağı. Sıradan bir günde, kabak tatlısı yapmaya karar verdim. Kabağı elime aldığımda aklıma kabak yemeği geldi ve bunun yemeği güzel oluyorsa ahtapot ile de güzel bir lezzet yaratabilirim diye düşündüm. Nitekim ikinci denememde de mükemmel bir sonuç aldım ve dünya çapında, sosyal medyada büyük ses getirdim.

 

Sosyal medyayı nasıl bu kadar iyi ve etkili kullanıyorsunuz?

Sürekli yenilikten ve güncellenmekten söz ediyoruz. Eğer kendinizi yenilemezseniz maalesef gerilersiniz hatta yok olursunuz. Telefonların bile ayda bir güncellendiği teknolojik bir çağda yaşıyoruz. Biz de yenilikçi bir yapıda olduğumuz için bunu sosyal medyaya yansıtınca, dikkat çekmek çok da zor olmadı.

Yazar Hakkında /

2003 yılından bu yana, hedef kitlesi AB ve A+ olarak belirlenmiş bir çok baskı, web, pr, organizasyon işinde başarılı projelere imza atmış olan MAG hayatın her alanında en iyi olmayı hedefleyen, sosyo-ekonomik seviyesi yüksek, özel zevkleri olan ve hobileriyle yaşamını renklendiren, sosyal sorumluluklarının bilincinde olan, belirli kesimden kabul ettiği müşterilerine yıllardır sağlamış olduğu yüksek başarı grafiği ile doğru planlanmış bir büyüme ile sektöründeki hayatına devam etmektedir.

Bir Yorum Ekleyin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: