Başa Dön

Ünlü Anneler ve Çocukları

blank

Ünlü Anneler ve Çocukları

Okuma süresi 69 dakika

Her yıl Mayıs ayının ikinci Pazar gününde kutladığımız, kutsal olarak adlandırabileceğimiz, en önemli günlerden biridir “Anneler Günü”. Bir güne sığdırılamayacak olan bu günün asıl amacı değerli annelerimizi onurlandırmaktır.
Biz de sizler için ünlü annelerin çocuklarını kucaklarına aldıkları ilk andan itibaren bugüne kadar neler yaşadıklarını, kendilerindeki ve duygularındaki değişimleri konu alan çok özel bir “Anneler Günü” röportajı gerçekleştirdik.
MAG dergiye özel olarak verdiği cevaplarıyla ünlü anneler sizlerle…

Elif-Keremcan Gönlüm

Elif Gönlüm ile Anneler Günü’ne yönelik hoş bir sohbet gerçekleştirdik. Sohbetimizde Elif Hanım’ın biricik oğlu Keremcan ile ilgili birçok konudan bahsettik. Güzelliğiyle herkesi büyülenen Elif Gönlüm’e anne olduğu günden beri yaşadığı duyguları sorduk.

Anne olmak nasıl bir duygu? Hamile olduğunuzu öğrendiğinizde neler hissettiniz?

Anne olana kadar birçok duygu benim için tanımlıydı. Keremcan’ın doğumuyla tarifsiz bir duygu yoğunluğu yaşıyorum ve anneliğimi tanımlayamıyorum. Derlemem gerekirse sevgi selinde boğmak, sonsuz fedakarlık ve anlatılası değil yaşanılası muhteşem bir duygu annelik… Hamile olduğumu öğrenmeden 1 hafta önce annemlerle kayak tatilindeydim. Orda kaydım, düştüm. Testim pozitif çıktığı an, ona kaygılanmanın, içimde bir can taşımanın yarattığı o muhteşem hisle Kerem’e güvercinlerle süslü sürpriz bir kart hazırladım. Maçtan çıkıp geldiğinde “babacığım eve hoş geldin, bende evimize huzur ve mutluluk getirmeye geldim.” yazısı ile mutluluğumu paylaştım.

Anne olmak hayatınızda neleri değiştirdi?

Anne olunca kendimden önce evladımın mutluluğuna ve önceliklerine göre hayatımı ayarladım. Düzen zaten sporcu ailesi olduğumuz için hayatımızda vardı, Keremcan’la beraber daha da programlı olduk. İçsel olarak daha derinleştiğimi söyleyebilirim. Hala daha içsel yolculuğum devam ediyor, anneliğin bana kattığı tecrübelerle duygu ve düşüncelerimde keşiflerim sürüyor. Tüm doğrularımı çöpe attım annelikle beraber yepyeni bir hayata farklı bir bakış açısıyla başladım. Keremcan’dan önce ve Keremcan’dan sonra diye ikiye ayırabilirim hayatımı.

Sizce siz annenize benziyor musunuz? Kendi çocuğunuzun size benzeyen yönleri neler?

Tabii ki benziyorum. Genetik olarak taşıdığım özelliklerin haricinde beni yetiştirme tarzını bende şuan oğluma uyguluyorum. Manevi değerlerimiz annemle aynı, zaten kız çocukları çoğunlukla anneyi rol model alır… Keremcan tıpkı benim gibi çok neşeli bir çocuk ben de çocukluğumda onun gibi coşkuluymuşum. Komik ama ben çocukluğumda yastık kenarı kıvırırken, Keremcan şimdi yanından ayırmadığı battaniyesinin kenarını kıvırıyor.

Anneler günü için her sene yaptığınız bir program var mı?

Her sene yaptığımız özel bir programımız yok. Eşim Kerem bu konularda çok hassastır, her yıl muhakkak bana sürpriz bir mekanda sürpriz bir hediye ile anneler gününü kutlarız. Annelerimizin de anneler gününü kutlamak için onlarla bir araya geliyoruz her sene…

Bu yıl anneler gününü nasıl geçirmeyi planlıyorsunuz?

Tabii ki Kerem ve Keremcan’la geçirmeyi düşünüyorum. Eğer Kerem’in boş gününe denk gelirse bir günlüğüne doğayla baş başa anneler gününe özel bir tatil programı düşünüyoruz.

Anneler gününde aldığınız ve sizi en çok etkileyen hediye nedir?

Geçen sene anneler gününde babasıyla beraber yaptırdıkları çiçekleri kapıdan girince Keremcan’ın bana verdiği anı unutamıyorum. “Anneler günün kutlu olsun anneciğim sana çiçek getirdim” dediği zaman çok duygulanmıştım. Bu oğlumun bana ilk hediyesiydi.

Annenizle ilgili çocukluğunuzda hatırladığınız en güzel ya da sizi en çok etkileyen anınızdan bahseder misiniz?

12 yaşlarımdayken kuzenimle değişik kostümler giyerek tiyatral bir şekilde annemin karşısına çıkıyordum, kimi zaman bir misafir gibi kimi zaman bir başkası gibi, tanımadığı olmuştu beni. Bu annemle yaşadığım en komik anılarımızdan biridir.

Annenizle ve çocuğunuzla en iyi anlaştığınız ya da hiç anlaşamadığınız konular nelerdir?

Annem beni gözünden sakınırdı. Korumacı bir yapısı vardı, istediğim her yere gidemezdim ben de özgürlüğüme düşkün olduğum için bu konuda çatışıyorduk bunu ancak ve ancak 18’li yaşlarımda aşmaya başladım. Annem beni giydirmeye bayılırdı, ben de giyinmeyi, modayı sevdiğim için saatlerce giysilerimin arasından kombin yapardık zevklerimiz aynıydı. Keremcan’la hemen hemen anlaşamadığımız hiçbir konu yok oldukça söz dinleyen bir çocuk. Bazen coşkusunu dizginleyemediğimde anlaşamıyoruz.

Anneniz gibi bir anne misiniz? Çocuk yetiştirirken aynı yöntemleri uyguluyor musunuz?

Beni yetiştirme tarzı ve bir takım bana kattığı manevi değerleri ben de şuan Keremcan’a uyguluyorum. Annemden aldığım terbiye ve eğitim oğlumu yetiştirirken benim altın bileziğim. Çocuk ailenin aynasıdır ben annemin, Keremcan benim bu böyle nesiller boyu devam eder. Annem gibi bir anne olabilmem için daha çok zamanım var onu her zaman örnek alıyorum.

Çocuklarınızı yetiştirirken en önem verdiğiniz nokta nedir?

Çocuğumu yetiştirirken anı yaşamaya çok önem veririm. Toplumsal değeri ve ahlaki değerleri edinecek diye onun iç huzurunu bozmam, zamanla iyi bir birey, sevgi, emek oluşuyor, tüm bunlar topluma karıştıkça anlamlaşıyor. Biz aile olarak ona sonsuz sevgi veriyoruz. Her şeyde çıkış noktamız sevgi. Bunun eksikliği olmamasına dikkat ediyoruz. Aile içi huzurumuz da onu yetiştirmede en önemli etken.

Nasıl bir anne- çocuk ilişkiniz var?

Birbirimize her an dokunarak, öperek sevgimizi gösteririz. Oğlum da çok sıcakkanlı ve aktif olduğu için sevgisini eğlenceli bir hale getiriyor kimi zaman oyunla, kimi zaman duygusal anlar yaşayarak. Bazen bir takım durumlarda direnç gösterdiği oluyor ama bunu tatlı dilimle kırmayı başarıyorum. Birlikte sinemaya gitmek, vakit geçirmek ikimizi de çok mutlu ediyor.

Zeynep-Ersin Bekçioğlu

Ankara’nın seçkin isimlerinden Zeynep Bekçioğlu ile Anneler Günü hakkında konuştuk. Oğlu Ersin’i büyütme tarzından geleceğiyle ilgili yaptığı planlarla ilgili düşüncelerini bizlerle paylaşan Zeynep Bekçioğlu sorularımızı samimiyetle cevapladı…

Anne olmak nasıl bir duygu? Hamile olduğunuzu öğrendiğinizde neler hissettiniz?

Anne olmak kesinlikle çok güzel bir duygu, tarifi zor bir mutluluk. Hamile olduğumu öğrendiğim zaman çok mutlu olmuştum ama tabi mutlulukla beraber acaba iyi bir anne olabilecek miyim diye endişelerim de olmuştu.

Anne olmak hayatınızda neleri değiştirdi?

Anne olmak hayatımı değiştirdi. Artık “Ersin’in annesi” olarak biliniyorum. Sorumluluklarım arttı. Ersin’le beraber çocuk gelişimi ve çocuk psikiyatrisine ilgim arttı ve bu konuda çok okumaya başladım. Karşımda, geleceğini şekillendireceğim minik bir insan var, bu beni çok heyecanlandırıyor ve bir o kadar da hayata bağlıyor.

Sizce siz annenize benziyor musunuz? Kendi çocuğunuzun size benzeyen yönleri neler?

Annemi küçük yaşta kaybettiğim için bu sorunun cevabını pek bilemiyorum ama benzediğimi söylerler. Ersin birçok açıdan bana benziyor, sosyal olması, heyecanlı olması ve evde misafiri çok sevmesi bana kendi çocukluğumu hatırlatıyor.

Anneler günü için her sene yaptığınız bir program var mı?

Anneler Günü için her sene yaptığımız bir program yok. Genelde kayınvalidemi ziyarete gideriz bazen de hep beraber brunch yaparız.

Bu yıl anneler gününü nasıl geçirmeyi planlıyorsunuz?

Bu sene de her zamanki gibi ailece bir brunch yapmayı planlıyoruz.

Anneler gününde aldığınız ve sizi en çok etkileyen hediye nedir?

Ersin bu sene 4 yaşına girdi. Anneler gününü yeni anlamaya başladı diyebilirim. Geçen sene bana resim yapmıştı, kendi yaptığı bir şey olduğu için çok mutlu olmuştum.

Annenizle ilgili çocukluğunuzda hatırladığınız en güzel ya da sizi en çok etkileyen anınızdan bahseder misiniz?

Şu anda aklıma ilk gelen şey:  küçükken anneme  hep aynı kartı hazırlardım. Anneler günü sabahı erken kalkar kartondan kart hazırlayıp üstüne lale resmi çizerdim. O da her sene aynı şeyi yapmama rağmen her zaman çok sevinirdi.

Annenizle ve çocuğunuzla en iyi anlaştığınız ya da hiç anlaşamadığınız konular nelerdir?

Oğlum şu anda çok küçük olduğu için anlaşamadığımız pek bir konu henüz yok. Bazen kıyafet konusunda anlaşamıyoruz. Ersin artık kendi seçtiği kıyafetleri giymek istiyor.

Anneniz gibi bir anne misiniz? Çocuk yetiştirirken aynı yöntemleri uyguluyor musunuz?

Annem çok yumuşak bir anneydi ben biraz daha disiplinliyim diyebilirim.

Çocuklarınızı yetiştirirken en önem verdiğiniz nokta nedir?

Oğlumun kendine güvenli, dürüst ve hayatın bütün zorluklarına hazır, her şeyin her zaman onun istediği gibi olamayacağının bilincinde bir çocuk olmasını isterim. Bunun için de bazı konularda onun tercihlerine saygı duyarken bazı kurallara da uyması gerektiğini düşünüyorum.

Nasıl bir anne- çocuk ilişkiniz var?

Ersin’le bazen arkadaş, bazen anne oğul oluyoruz. Benim için en önemlisi sınırlarını iyi bilen ve sevgi dolu bir çocuk olarak yetişmesi.

Fatoş-Ayşenaz Sarıgül

Çocuğunu kucağına aldığında şaşkınlık, mutluluk ve zafer duygularının hepsini bir arada yaşadığını belirten, birçok sosyal sorumluluk projelerinde adından sıkça söz ettiren, İstanbul cemiyet hayatının sevilen ismi Fatoş Sarıgül’e anneler günü sorularımızı yönelttik.

Anne olmak nasıl bir duygu? Hamile olduğunuzu öğrendiğinizde neler hissettiniz?

Hamile olduğumu öğrendiğimde bunu zaten bekliyordum. Çok mutlu oldum, inanılmaz bir duyguydu.

Anne olmak hayatınızda neleri değiştirdi?

Ayşenaz’ın doğumu benim için çok zor oldu. Kendi tercihimle normal doğum yaptım. Zor olmasına rağmen tüm annelere de doğal yolla doğumu tercih etmelerini öneririm. Doğumu iliklerine kadar hissederek yaşamış biri olarak, Ayşenaz’ı ilk kucağıma aldığımda şaşkınlık, mutluluk ve zafer duygularının hepsini bir arada yaşadım. Kızımla birbirimize uyum problemi hiç yaşayamadık. İlk dakikadan itibaren emzirebildim ve bundan çok mutluyum. Ayşenaz’dan sonra elbette hayatım çok değişti. Ona adanan bir hayat yaşamaya başladım. Tüm önceliklerim Ayşenaz oldu.

Sizce siz annenize benziyor musunuz? Kendi çocuğunuzun size benzeyen yönleri neler?

Anneme gittikçe daha çok benzediğimi düşünüyorum ve bundan son derece memnunum. Ayşenaz’ın fiziksel olarak bana benzediğini düşünüyorum, fakat pek çok huyunu babasından almış. Sabırsızlığı ve tez canlılığı bunların en belirgin örnekleri.

Anneler günü için her sene yaptığınız bir program var mı?

Anneler gününü her yıl geniş ailemizle birlikte geçiririz. Eşimin annesi vefat ettiğinden, sabah erken saatlerde kabristan ziyaretimiz olur ve sonrasında geniş ailemizle kahvaltı ederek, anneler gününü kutlarız.

Bu yıl anneler gününü nasıl geçirmeyi planlıyorsunuz?

Bu yıl da her yıl yaptığımız programımıza sadık kalacağımızı düşünüyorum.

Anneler gününde aldığınız ve sizi en çok etkileyen hediye nedir?

İlk anneler gününde kızım henüz karnımdaydı ve doğmasına 3 hafta gibi bir süre vardı. Eşim bana onun adına çiçek göndermişti ve çok duygulanmıştım.

Annenizle ilgili çocukluğunuzda hatırladığınız en güzel ya da sizi en çok etkileyen anınızdan bahseder misiniz?

Annemle ilgili hatırımda kalan en güzel anım Ayşenaz’ın doğumundaki gözyaşlarıdır. O an onun duygularını kalbimde hissetmek çok güzeldi.

Annenizle ve çocuğunuzla en iyi anlaştığınız ya da hiç anlaşamadığınız konular nelerdir?

Annemle hemen hemen her konuda çok iyi anlaşırım. Çok uyumlu ve sevgi doludur. Son zamanlarda anlaşamadığımız tek konu Ayşenaz’ın her arzusunu yerine getirmesi ve onu şımartması diyebilirim. Kızımla ise henüz anlaşamadığımız tek konu kıyafet. Benim seçtiklerimle onun giymek istedikleri nadiren örtüştüğü için problem yaşadığımız oluyor.

Anneniz gibi bir anne misiniz? Çocuk yetiştirirken aynı yöntemleri uyguluyor musunuz?

Çocuk yetiştirirken annem gibi olmaya çalışsam da, annem beni bakıcısız, 24 saat kendisi emek vererek yetiştirmiş. Benim yoğun tempomda ise bu mümkün değil. Ben de kızımla geçirdiğim vakitlerin kaliteli zamanlar olmasına özen gösteriyorum. Bu saatlerde baş başa pek çok eğitici ve öğretici oyunlar oynuyoruz ve bu ikimize de büyük mutluluk veriyor. İleride kızım genç kız olduğunda ise annemin bana koyduğu kuralların aynısını koymayı düşünüyorum.

Çocuklarınızı yetiştirirken en önem verdiğiniz nokta nedir?

Çocuğumun içinde yaşadığı topluma karşı duyarlı ve faydalı bir birey olması için çaba gösteririm. Bu doğrultuda iyi bir evlat, iyi bir dünya vatandaşı olması için eğitime çok önem veririm.

Nasıl bir anne- çocuk ilişkiniz var?

Kızım henüz bebek sayıldığından, ilişkimiz son derece pürüzsüz ve sevgi dolu. Dilerim hep öyle olur.

Başak-Lina Baydaş

Ankara’nın en eski kuruluşlarından Baydaş Fotoğrafçılık’ın üçüncü kuşak temsilcisi Başak Baydaş’a Anneler Günü sorularımızı yönelttik. Ankara’nın seçkin isimleri arasında yer alan Başak Baydaş sorularımızı içtenlikle yanıtladı.

Anne olmak nasıl bir duygu? Hamile olduğunuzu öğrendiğinizde neler hissettiniz?

Evlendikten tam 6 sene sonra anne olmaya kendimi hazır hissettim. Öncesinde hep derlerdi, “bu duygunun üstüne yok, annelik bambaşka bir şey, tarif edilmez, yaşayınca anlarsın…” diye. Hep güler geçerdim, inanmak isterdim ama tatmadığım için tadını hiçbir zaman algılayamadığım bir duyguydu. Ta ki anne olana kadar! Anneliğin üzerine daha yüce bir duygu düşünemiyorum şimdi. Onu emzirmek, karnı aç mıdır, altı temiz midir, sırtı terli midir, canı sıkılmış mıdır, korkmuş mudur, üşümüş müdür gibi kaygıları hissetmek, onun için nefes aldığınızı bilmek… Bunların hepsi tarifi olmayan harika duygular. Hamile olduğumu  doktora yalnız gittiğimde öğrendim,  sürpriz oldu bana. Anında olayın içine giriyorsunuz;  kendi bedeninizde bir can taşıdığınızı öğrenmek, bir anda hayata bakış açınızı değiştiriyor. “Kendine İyi bakmak” kavramının önemini hamile olduğumda özümsedim ve kızım büyüdükçe “bana ihtiyacı var” diye düşünerek hasta bile olmamam gerektiğini ve bu sayede de ayakta kalmayı öğrendim. İnanın hamileliğimden önce battaniyemi çeker kumandami alır 2 gün yataktan çıkmazdım!

Anne olmak hayatınızda neleri değiştirdi?

Derler ya insan 7’sinde ne ise 70’inde de öyle olur diye, bence bu anneler için hiç te geçerli olmayan bir düşünce biçimi. Bebeğinizi daha kucağınıza almadan karnınızdaki ilk kıpırtılarını hissettiğiniz andan itibaren hayata farklı bakıyorsunuz. Sahip olduğunuz fakat keşfetmediğiniz birçok özeliğinizi fark ediyorsunuz; bedeninizi, duygularınızı, düşünme tarzınızı, hayat görüşünüzü, beklentilerinizi, hedeflerinizi, her şeyi yeniden keşfediyorsunuz. İster istemez kaygılarınız, endişeleriniz, korkularınız beliriyor. Sabırlı olmayı, sadece sevgi verebilmeyi, kollamayı, doğru karar verebilmeyi, şükretmeyi öğreniyorsunuz. Bebeğinizin dünyaya gelişi ile siz de yeniden doğuyorsunuz. Bir süreliğine günlük hayat duruyor ve tatlı bir rüyanın içinde tatmadığınız duyguları tadıyorsunuz.  Sorumluluklarınız  ve öncelikleriniz yer değiştiriyor, işinizi arka plana atıyorsunuz haliyle.

Sizce siz annenize benziyor musunuz? Kendi çocuğunuzun size benzeyen yönleri neler?

Annem o kadar özel bir insandır ki ona benzemeye çalışmak bile bir insana çok fazla özellik katar. Tabii ki bilinçaltımda o beni büyütürken yer etmiş, şuan da anneliğime yansıyan yönleri elbet var. Düzeni, titizliği, önemsemeyi, gülmeyi, sevmeyi, paylaşmayı, yardım etmeyi, hayattan zevk alabilmeyi…  Ne zaman onun gibi yemek pişirebilirim, ya da onun gibi 15 gün sonra evime gelecek misafirin içeceğine kadar yemek programını hazırlamış olurum bilmiyorum. Ama onun kadar iyi bir anne olabilmeyi çok isterim. Kızımın bana benzeyen yönlerinin olması çok hoş. Gezmeyi, gülmeyi çok seviyor, biraz duygusal, biraz narin, tatlıya özellikle de çikolataya bayılıyor. Bütün hayvanları seviyor, doğduğundan beri köpeklerle büyüdü, onlara ayrı bir tutkusu var. Cadı bir tarafı da var, hakkını sonuna kadar savunuyor, istediğini bir şekilde elde ediyor ya da yaklaşıyor. Benim Kova burcu özelliklerimden bazıları onun Akrep taraflarıyla çok bağdaşıyor. Evladın her türlüsü çok güzel ama bir annenin kızı ile paylaşımlarından aldığı zevk bir ömre bedel!

Anneler günü için her sene yaptığınız bir program var mı?

Turta’da kahvaltı! Lina doğduğundan beri orası bizim ailece huzur bulduğumuz, güldüğümüz, eğlendiğimiz, sevgiyi paylaştığımız, harika şeyler yediğimiz kısaca tadını çıkarttığımız bir mekan. Zaten ailemizin bir parçası gibiler, o yüzden anneler günü dedilermi herkesi oraya davet eder, 4-5 saatimizi rahatlıkla orada geçiririz.

Bu yıl anneler gününü nasıl geçirmeyi planlıyorsunuz?

Güzel bir brunch sonrası elimize fotoğraf makinasını alıp doğaya çıkıp kızımla, eşimle beraber harika aile fotoğrafları çekmek istiyorum. Her sene o karelerde onun büyüyüşünü seyretmek kadar haz veren bir duygu olamaz herhalde.  Hava güzel olursa belki birlikte eğlenebileceğimiz bir yerlere de gidebiliriz. Program yapmayı çok sevmem, içimizden geldiği gibi doya doya geçiririz o mutlu günü diye düşünüyorum..

Anneler gününde aldığınız ve sizi en çok etkileyen hediye nedir?

Annem beni doğurduğunda sevgili anneannem anneme özel bir yüzük hediye etmiş, annem de o yüzüğü bana hediye etti ve zamanı geldiğinde ben de onu kızıma vereceğim. Bundan daha anlamlı bir hediye olabilir mi sizce?

Annenizle ilgili çocukluğunuzda hatırladığınız en güzel ya da sizi en çok etkileyen anınızdan bahseder misiniz?

Ben çok hatırlamasam da annem ve arkadaşlarından çok dinlediğim ve beni çok etkileyen bir anım var annemle.  Çok hoş bir anı olmasa da,  bir anne olarak bazı durumlarda beni hep hatırlayıp frenleyen bir anı bu… 3-4 yaşlarındayken evimiz 2. kattaymış ve balkon kapısı açık ben güzel güzel oynuyormuşum yukarıda. Annem içeride benim oyun oynadığımı ve güvende olduğumu düşünürken, (balkonda uzun ve dar aralıklı parmaklıklar varmış),  aşağıdan annemin yakın bir arkadaşı tatlı tatlı sakin sakin bağırmağa başlamış; “Başak’a bakın, Başak’a bakın!” diye… Annemde güzel bir şeyler olduğunu düşünerek içeriden balkona doğru gelip benim her nasıl becerdiysem o parmaklıkların arasından geçip balkonun pervazında minik ayak uçlarımla basıp balkonun dışında demirin ucuna tutunduğumu görmüş. Meğer ben korkup düşmeyeyim diye öyle yumuşak bir ses tonuyla annemi çağırıyormuş arkadaşı! Annemin o sırada her ne kadar eli ayağı titrese de, bayılacak gibi olsa da, kendini toplamış ve bir güç ona yardım etmiş sanki ve beni sessizce kavrayıp çekip almış oradan. Annemin o an ki metanetini özellikle anne olduktan sonra hep takdir etmişimdir, benim bu konuda daha almam gereken uzun bir yol var.

Annenizle ve çocuğunuzla en iyi anlaştığınız ya da hiç anlaşamadığınız konular nelerdir?

Annemle daima aramızda bir anne kız ilişkisinden çok, hayatı paylaştığımız bir sırdaş, arkadaş ilişkisi oldu. Onun hep planlı ve programlı bir hayatı olması, bugünün işini yarına bırakmaması, çok disiplinli ve hızlı iş halletmesi, biraz yönetici kişiliği vs. Bunlar hep benim onun hızını yakalayamadığım, ona ucundan kıyısından bile yetişemediğim konular. Ben daha özgür, rahat, akışına bırakan, anneme göre “yavaş” kalan biriyim. Kızımla ise çocukluğunun verdiği inatları ve isteklerini saymazsak çok güzel anlaşıyoruz diyebilirim. Aşırı bir sevgi alışverişi var aramızda. O dozunu kaçırmıyor, bende duracağım yeri biliyorum. Oyununu, uykusunu, hastalığını, mutluluğunu, her anını paylaşıyorum kızımla.

Anneniz gibi bir anne misiniz? Çocuk yetiştirirken aynı yöntemleri uyguluyor musunuz?

Annem gibi bir anne olmadığım kesin. O beni full time çalışırken abimle beraber büyütmüş. İş, ev , çocuk üçlemesini hayatına çok güzel oturtmuş, dengeyi çok güzel kurmuş. Bense  hala kızımla beraber uyuyacak kadar bağlıyım ona. Annem bizi o zamanki kendi şartlarında olması gerektiği gibi yetiştirmiş, bakıcı ablalarımız olmuş, birileri gitmiş yenileri gelmiş, bizi işi ile birlikte büyütmeyi başarmış. Bense Lina’yı bırakın bir bakıcıya emanet etmeyi, kucağına bile veremezdim. Ama anneliği iyi yürüttüğümü bu konuda başarılı olduğumu, açıkçası iyi bir anne olduğumu düşünüyorum. Annem her ne kadar çok koruyucu bir anne olduğumu düşünse de kızıma karşı yaptığım her şeyi sevgiyle yapıyorum.

Çocuklarınızı yetiştirirken en önem verdiğiniz nokta nedir?

Kızımın zeki, çalışkan bir çocuk olmasındansa mutlu, huzurlu, sağlıklı, özgüveni olan, sosyal, insanları hayvanları doğayı seven, paylaşan, sevgi dolu, müziği, dans etmeyi, resim yapmayı, fotoğraf çekmeyi kısaca yaratıcılığını kullanarak bir şeyleri başaran bir çocuk olmasını çok isterim. Doğru bir okul seçimi yaptığımızı düşünüyorum, evde ona ihtiyacı olan ilgiyi, sevgiyi ve bilgiyi elimizden geldiğince vermeye çalışıyoruz; baleye gidiyor; tiyatroya, konsere gidiyor; ritmi, dansı, klasik müziği, ekip çalışmasını, kalabalık önünde hünerlerini sergilemesini kısaca kendine güvenmeyi öğreniyor. Biz O’nu daha 2 yaşında değildi, biberonu ve emziğiyle Ankara Flarmoni Orkestrasının konserine götürmüştük! Biz anne baba olarak ona doğru basamakları hazırlamaya çalışıyoruz, önünde uzun bir hayat var , umarım onu yetiştirirken hata yapma oranımız az olur.

Nasıl bir anne- çocuk ilişkiniz var?

Birbirine çok bağlı, her şeyi paylaşmaktan çok zevk alan, oyunun yanı sıra nitelikli zamanda geçirmeyi seven, sürekli bir sevgi akışının yaşandığı, güven, huzur ve bol “kucak kucak”lı bir ilişkimiz var kızımla. Onunla resim yapıp buzdolabına yapıştırmak ya da puzzle yapıp tekrar dağıtmak, tahtalardan şato yapıp sonra onu yıkmak, banyoyu köpükle doldurup tüm oyuncakları ile onu yıkamak, sürekli düğüm olan saçlarını tararkenki isyanı, beraber kek yapmalarımız, popcorn patlatırken yaşadığı o büyük heyecan ve mutluluk… Say say bitmez… Annelik gerçekten anlatarak değil yaşayarak farkına varılacak çok güzel bir duygu… Her anının tadını çıkartmayı bilmek lazım.

Gül-Ali & Emir Saygı

Başarılı sunucu ve oyuncu Gül Gölge Saygı anne olduktan sonra yaşadığı duyguları ve düşünceleri bizlerle paylaştı. İki tane aslan gibi erkek çocuğa sahip olduğunu belirten Saygı sorularımıza samimi cevaplar verdi.

Anne olmak nasıl bir duygu? Hamile olduğunuzu öğrendiğinizde neler hissettiniz?

Anne olmanın nasıl bir duygu olduğu anlatmak çok zor. Anne olmadan anlamanın imkanı yok. Dünyada onların üstüne hiçbir şey yok benim için. İki hamileliğimde de güzel haberi alınca gözyaşlarımı tutamamış hemen eşimle paylaşmıştım.

Anne olmak hayatınızda neleri değiştirdi?

Anne olmak hayata bakışımı, insanlara bakışımı değiştirdi diyebilirim. Önceliklerim değişti. Onların bir fiil yanlarında oldum. Birine 7 birine 14 ay süt verdim. İlklerini kaçırmak istemedim. İlk diş, ilk kelime, ilk adim… Çünkü yapım gereği “keşke” kelimesini kullanmaktan hoşlanmıyorum, bir şeyler kaçırdığımı hissetseydim çok üzülürdüm. O yüzden de şimdi bana çok düşkün iki tane aslan gibi erkek çocuğu annesiyim, inşallah böyle devam eder.

Sizce siz annenize benziyor musunuz? Kendi çocuğunuzun size benzeyen yönleri neler?

Annemde bana çok düşkündü o açıdan benziyoruz diyebilirim. İkisi de eğlenceli ve disiplinli çocuklar. Özellikle Ali’de titizlik var hem benden hem burcundan dolayı sanırım( Boğa burcu).

Anneler günü için her sene yaptığınız bir program var mı?

Biz daha yeni anneleriz, bizim değil ileride onlardan bir program bekleyeceğiz herhalde. Ali bu sene okula gittiği için okulda kendi elleriyle yapacağı bir hediye gelir diye düşünüyorum. Önceki senelerde eşim Murat sağ olsun çiçek ve hediyelerle beni şımartmıştı.

Bu yıl anneler gününü nasıl geçirmeyi planlıyorsunuz?

Hep beraber eğlenceli bir gün geçiririz diye düşünüyorum

Anneler gününde aldığınız ve sizi en çok etkileyen hediye nedir?

Esim doğum videomu en sevdiğim şarkıyla montajlatıp hediye etmişti. Çok özel bir hediyeydi benim için.

Annenizle ilgili çocukluğunuzda hatırladığınız en güzel ya da sizi en çok etkileyen anınızdan bahseder misiniz?

Anneme çiçek toplamıştım ve yine benim yaptığım bir karta, bozuk çocuk yazısıyla “anneciğim seni çok seviyorum” yazmıştım, çok duygulandığını hatırlıyorum. Hala saklar o kartı…

Annenizle ve çocuğunuzla en iyi anlaştığınız ya da hiç anlaşamadığınız konular nelerdir?

Çok titizdi o konuda anlaşamazdık. Seyahat etmeyi ve alışveriş yapmayı çok severdi o yüzden küçüklüğümden beri gitmediğim ülke kalmadı. O konularda süperdik.

Çocuk yetiştirirken aynı yöntemleri uyguluyor musunuz?

Ben çocuklarımı yetiştirirken herhangi bir yöntem uygulamıyorum. Kendilerini güvende ve mutlu hissetmelerini sağlamaya çalışıyorum. Şımarık çocuklar olmalarını istemiyorum.

Çocuklarınızı yetiştirirken en önem verdiğiniz nokta nedir?

Kendi haklarını koruyabilen çocuklar olmalarını isterim ama başkalarının haklarını da unutmadan… Mutlu bireyler olmalarını arzu ederim…

Nasıl bir anne- çocuk ilişkiniz var?

Ali 3 yaşına girecek, Emir 16 aylık. Benimkilerin arası çok yakın oldu, her anlamda zorlandım ama hayatımın en huzurlu en rahat dönemiydi. Şimdi iyi ki yapmışım diyorum. Ali’yle tüm gün beraber vakit geçirebiliyoruz. Uykusu gelmediği sürece son derece uyumlu ve algısı yüksek bir çocuk. Emir ikinci çocuk olmanın bütün avantajlarını kullanıyor. Benle uyumak istiyor, hala emmek istiyor. Bıcır bıcır konuşuyor. Abisi sayesinde çok güzel oyun oynuyor. İkisini de bütün seyahatlerimize götürdük hiç zorluk yaşamadık bugüne kadar aramız gayet iyi yani. İkisi de çok düşkün hep bir kucak kavgası var evde.

İlgen-İlya Yüce

Ankara cemiyetinin sevilen isimlerinden güzel anne İlgen Yücel ile Anneler Günü’ne dair  çok hoş bir sohbet gerçekleştirdik. Kızı İlya ve anılarına dair keyifli sohbeti sizlerle…

Anne olmak nasıl bir duygu? Hamile olduğunuzu öğrendiğinizde neler hissettiniz?

Hamile olduğunu öğrenmek önce heyecan ve mutluluğu bir arada yaşatıyor, daha sonra buna yaşama açılan yeni sayfanın bilinmezlerinin getirdiği bir tedirginlik ekleniyor. Anneliği de tek bir kelime ile ifade etmek mümkün değil. Sonsuz büyüklükte ve koşulsuz bir sevgi, ağırlığını her an hissettiren ve giderek artan bir sorumluluk hissi, tarifsiz bir mutluluk, bir mucizenin gerçekleşmesine tanıklık diye adlandırabilirim anneliği.

Anne olmak hayatınızda neleri değiştirdi?

Anne olmamla beraber benim hayatım tamamen değişti. Öncesinde 11 yıl sürmüş olan sürekli seyehatlerde geçen yoğun bir çalışma hayatım vardı. Kızım İlya’yı bir yardımcı olmadan kendim büyütmek isteyince, özel zevklerimi ve yaşantımı bir kenara bırakıp, kendimi tamamen ona verdim. Ne kadar yıpratıcı ve yorucu olursa olsun bunun karşılığını almış olduğumu görmek her şeyi unutturuyor.

Sizce siz annenize benziyor musunuz? Kendi çocuğunuzun size benzeyen yönleri neler?

İlk bakışta anneme çok fazla benzemesem de,  aldığım bazı özellikler mutlaka var. Kızım ise şu an 3,5 yaşında ve kişilik özelliklerini daha çok babasından almış gibi görünüyor.

Anneler günü için her sene yaptığınız bir program var mı?

Bence özel ve güzel olanı bugünü anneanneler, babaanneler, torunlar tüm kuşakların bir arada geçirmesi gerekli. Bu şekilde beraber bir brunch ya da bir yemek yeterli oluyor.

Bu yıl anneler gününü nasıl geçirmeyi planlıyorsunuz?

Henüz bir planlama yapmadık ama yine benzer bir şekilde geçireceğimizi düşünüyorum.

Anneler gününde aldığınız ve sizi en çok etkileyen hediye nedir?

Geçen sene kızımın ilk kez bilinçli olarak sarılıp öpüp anneler günümü kutlaması benim için verdiği hediyeden çok daha kıymetliydi.

Annenizle ilgili çocukluğunuzda hatırladığınız en güzel ya da sizi en çok etkileyen anınızdan bahseder misiniz?

Hayatımın ilk şiirini bir Anneler Günü anneme yazmıştım. 7-8 yaşındaydım sanırım. Hala duruyor tabii ki…

Annenizle ve çocuğunuzla en iyi anlaştığınız ya da hiç anlaşamadığınız konular nelerdir?

Ben de anne olduktan sonra annemle anlaşamadığımız pek bir konu kalmadı. Kızım ile ilgili yorum yapmak için ise daha çok küçük olduğundan henüz çok erken diye düşünüyorum.

Anneniz gibi bir anne misiniz? Çocuk yetiştirirken aynı yöntemleri uyguluyor musunuz?

Genel olarak bakıldığında daha farklı bir anne modeli gibi görünsem de, detaylarda uyguladığım birçok yöntemi annemden öğrendiğimi fark ediyorum.

Çocuklarınızı yetiştirirken en önem verdiğiniz nokta nedir?

Benim için en önde gelen konu sağlık. Bunun yanı sıra, düzgün bir karakter gelişimi ve özgüven ile desteklenmiş her bakımdan kültürlü bir birey yetiştirebilisem ne mutlu bana…

Nasıl bir anne- çocuk ilişkiniz var?

Biz daha çok arkadaş gibiyiz bu yüzden genelde beraber çok eğleniyoruz. Ama sık sık bu arkadaşlığın getirdiği çatışmalarımız da oluyor.

Zeynep-Selin Bacaksız

Celine Organizasyon’un güzel sahibesi, Ankara’nın gözde isimlerimden Zeynep Bacaksız ile Anneler Günü röportajımızı gerçekleştirdik.

Anne olmak nasıl bir duygu? Hamile olduğunuzu öğrendiğinizde neler hissettiniz?

Anne olmayı kelimelerle ifade etmek çok güç, anne olmadan anlaşılamayacak bir duygu, çok büyük bir sevgi… Hayatınızdaki tüm öncelikler değişiyor, yeni bir dönem başlıyor, yeni duygular, yeni hayaller, arkadaşlarınız bile değişiyor… Sizin hayatınız artık ikinci planda oluyor, önce çocuğunuz sonra siz… Hamile olduğumu öğrendiğimde tabii ki çok heyecanlandım, anne olma sorumluluğu o an başlıyor zaten, çok zor bir hamilelik geçirdim ama kızımı kucağıma alınca, o tarif edilmez duyguyu yaşayınca her şeye değer diye düşündüm.

Anne olmak hayatınızda neleri değiştirdi?

Ev düzenimiz, uyku, yemek, kişisel hayatımız, sosyal hayatımız, kısaca her şey değişti hayatımızda.

Sizce siz annenize benziyor musunuz? Kendi çocuğunuzun size benzeyen yönleri neler?

Anneme benziyorum tabii ki ama sanırım annem kadar yumuşak değilim, daha kuralcıyım. Esas olarak anne çocuk ilişkisinde bir saniyenin bile kaybedilmemesi konusunda annemle aynıyız.Kızım da benim gibi kuralları seven ve uygulayan, sevecen ve eğlenceli bir kız. Benim gibi o da bebeklerle oynamayı seven bir çocuk değil, bebekler yerine hayvanlar, legolar, puzzle, oyun hamuru, resim yapmak gibi faaliyetlerden hoşlanıyor. Beraber çok güzel faaliyetler yapıyoruz ve çok keyif alıyoruz.

Anneler günü için her sene yaptığınız bir program var mı?

Büyüklerimizle ailecek hep beraber olmaya gayret ediyoruz.

Bu yıl anneler gününü nasıl geçirmeyi planlıyorsunuz?

Hep beraber şehir dışında sakin bir hafta sonu geçirmeyi planlıyoruz.

Anneler gününde aldığınız ve sizi en çok etkileyen hediye nedir?

2 sene önce kızım 1. sınıfa gidiyordu, okul kırtasiyesinden bana bir biblo bebek almış. Anneler gününde bana babasıyla beraber tepside kahvaltı hazırlamışlardı, vazoda bir çiçekle beraber hediyesini vermişti. O günü hiç unutamıyorum, biblo o günden beri başucumda duruyor. Hayatın anlamı, hiç unutulmayan bu güzel anlar zaten…

Annenizle ilgili çocukluğunuzda hatırladığınız en güzel ya da sizi en çok etkileyen anınızdan bahseder misiniz?

Annem beni her cumartesi sabahı Atatürk Kültür Merkezi’ndeki programlara götürürdü, çıkınca da yemek yiyip, biraz gezerdik. Annem bana ufak tefek hediyeler alırdı, çok güzel günlerdi.

Annenizle ve çocuğunuzla en iyi anlaştığınız ya da hiç anlaşamadığınız konular nelerdir?

Annem çok sakindir, ben evin en küçük çocuğu olduğum için, ablam ve ağabeyime göre biraz da hareketliyim galiba. Annem yorulmamı istemez, ben ise hareketi, çalışmayı seviyorum.

Anneniz gibi bir anne misiniz? Çocuk yetiştirirken aynı yöntemleri uyguluyor musunuz?

Bizim çocukluğumuz şu anki dönemden farklıydı, şimdi kızımı büyütürken aynı düşüncedeyiz, ama devir değişti, hayat değişti, çocuklara sunulan imkanlar değişti. Biz arkadaşlarımızla dışarıda oyun oynayabilirdik, şimdi böyle bir şey kalmadı. Kızımın sosyal hayatına çok önem veriyorum, arkadaşlarıyla görüşebilmesi, eğlenebilmesi, spor yapması, müzikle ilgilenmesi için elimden geleni yapıyorum. Onun keyif aldığı sosyal etkinliklere katılması için onu destekliyor ve onu hiçbir konuda zorlamıyorum. Annem de her zaman bana destek olmuştur.

Çocuklarınızı yetiştirirken en önem verdiğiniz nokta nedir?

Kuralları seviyorum ama kızımla eğlenmeyi de çok seviyorum. Onunla kaliteli zaman geçiriyoruz.

Nasıl bir anne-çocuk ilişkiniz var?

Kızım şu anda 9 yaşında, onunla arkadaş gibiyiz, sohbet edebiliyoruz, eğlenebiliyoruz. Bence en önemli şey kızım sevildiğini biliyor, her zaman onun yanında olacağımı biliyor ve bana güveniyor.

Asiye-Onur & Ongun Kefeli

Her kadın mutlaka annelik duygusunu yaşamalı diyen Bisse Mağazalar ve İletişim Koordinatörü Asiye Kefeli röportaj sorularımızı yanıtladı. Anne olduğunu öğrendiğinde yaşadığı duyguları ve çocuklarıyla olan iletişimini bizlerle paylaştı…

Anne olmak nasıl bir duygu?

Karşılıksız olan tek sevgi. İçinden çıkan varlığı öylesine seviyorsun ki, tarifi zor… Sadece sevmek için seviyorsun, belki de sadece anne olmakla tadılacak bir duygu bu. Zaten öyle olmasa, anne olmak, o sizin içinizde sizinle birlikte yaşayan canlıyı hissetmek, doğduktan sonraki süreçte de yaşanan tüm zorlu engelleri aşmak pek de kolay olmazdı sanıyorum.

Hamile olduğunuzu öğrendiğinizde neler hissettiniz?

İlk oğlum Onur’a hamile iken, çok enteresan bir süreç yaşadım, her şey benim için çok yeniydi. Yeni bir ülke, yeni bir yaşam, hayatı biriyle paylaşmak ve karnımda o muhteşem varlık… Türkiye’de yaşamaya yeni başlamıştım, hayatımı çok sevdiğim bir insanla paylaşmaya başlamış ve evliliğin kutsal müessesine adımımı atmıştım. Birlikte yaşamak, anlaşmak benim için hem çok güzel duygulardı hem de çok farklıydı. Tüm bu hayatımdaki yeni oluşuma alışmaya çalıştığım sırada, Onur’a hamile kalmamla da kendimi içerisinde bulduğum o duygu durumu bana çok farklı bir süreç yaşattı. Ancak doğduğu anda ve ilerleyen zamanlarda yakaladığım o annelik hissi beni oldukça farklı birisi yaptı. Küçük oğlum Ongun’un hamileliğinde daha isteyerek ve planlayarak, mutlaka ikinci çocuğum olmalı, hamile kalmalıyım diye konuştuk eşimle. İlk çocuğum yalnız kalmasın, bir kardeşi olsun ve paylaşmayı en önemlisi de kardeşlik duygusunu tatmalı diye düşündüğümüz için bir çocuğumuz daha olsun istedik. Dolayısıyla bu dönemi tadına vara vara geçirdim diyebilirim.

Anne olmak hayatınızda neleri değiştirdi?

Anne olmak hayatımda her şeyi değiştirdi. Hayatınızda alacağınız her kararda onlar için de düşünerek hareket etmeniz gerekiyor, anne olmanın verdiği sorumluluk bambaşka. Doğumlarımdan sonra iş hayatına tekrar adım attım fakat bir süre çalıştıktan sonra çocuklarımın bana ihtiyacı var diye düşünerek, bir süre daha sadece onlara odaklanmaya karar verdim,  çocuklarım doğduktan sonra en büyük önceliğim onlar oldu. Anne olmanın verdiği sorumluluk ve o duygu sizin hayatınızın her aşamasını etkiliyor ve bir o kadar da güzellik katıyor.

Sizce siz annenize benziyor musunuz?

Bence benim annem mükemmel bir anne. Umarım beni tanımlarken de ileride çocuklarım bu sıfatı kullanırlar. Tamamen farklı kişiliklere sahibiz. O, çok sabırlı ve ben hiçbir zaman onun kadar sabırlı olamadım. Hatta bir gün çocuklarıma gösterdiğim sabırsız müdahalemden dolayı “Her şeylerini görme” dedi. O gün anladım ki nasıl bir eğitim alırsanız alın, hangi kültürden ya da sosyo- ekonomik düzeyden gelirseniz gelin, işin içerisine kendi duygusallığınız ve çocuklarınızla aranızdaki o farklı bağın oluşturduğu his girince, bazen kelimeler kifayetsiz kalıyor ve istekleri karşısında nutkunuz tutuluyor.  Anneniz sizin için bir idolse ve onun mükemmel olduğunu düşünüyorsanız, onun uyarılarına her zaman kulak vermeniz gerekir, ben de onu hep dinledim ve tecrübelerini hiç kulak arkası etmedim.  Çok kararlı ve çizgisini bana çok net gösteren bir anne modeline sahip olduğum için, onun istemediğini bildiğim ve hayır diyeceğini düşündüğüm soruları ona hiç sormadım. Ama benim çocuklarım benim hayır diyeceğimi bildikleri soruları bile sorabildiler. Bu nereden kaynaklandı, henüz çözebilmiş değilim. Almak isteyen kişi çok kararlıysa ve o da sizin çocuğunuzsa, bazen çok idealist de olsanız hayır diyemediğiniz zamanlar oluyor.  Bunda da belki benim o andaki duygusallığım ön plana çıkıyor.

Kendi çocuğunuzun size benzeyen yönleri neler?

Bir şeyi başarmak isterken ki azimleri ve duygusallıkları sanırım bana en çok benzeyen özellikleri. Hem baba hem anne oldukça duygusal olunca, çocukların da aşırı duygusal olması kaçınılmaz oluyor.

Anneler günü için her sene yaptığınız bir program var mı?

Hiçbir özel gün için kurallarımız yok. O gün ne getirirse, nasıl hisseder ve ne istersek, o doğrultuda hareket ediyoruz. Özel günlerin kutlanmış olmak için kutlanılmasını çok tasvip etmiyorum.  Çocuklarımın sadece o gün özel bir gün olduğu için kendilerini bir şeyler yapmaya zorunlu hissetmeleri en son istediğim şey.

Anneler gününde aldığınız ve sizi en çok etkileyen hediye nedir?

Bana özel yapıldığını hissettiğim her şey beni çok mutlu eder. Büyük oğlum sürprizlerle dolu bir çocuktur, hiç beklemediğim anlarda, öyle beklenmedik şeyler yapar ki… Arkadaşlarımı toplar doğum günümde ve benim hiç haberim olmaz. Bakarım evde hepsi beni bekliyor. Bu özelliğini benden aldığını düşünüyorum. Eşim ise,  daha planlı ve garanti bir şekilde yapar hediye seçimlerini, hoşuma gideceğinden emin olduğu bir hediye ile karşıma çıkar. Küçük oğlum ise, abisinin yapacağı sürprizler doğrultusunda onunla paylaşım içine girer ve üzerine ne düşüyorsa yapar, oğullarımın her konuda güzel ve paylaşım dolu bir ilişkileri vardır. Küçük oğlum aşırı duygusallığından ötürü hissettiklerini pek dışa vurmayı sevmez. Oğlumun dünyalar kadar şiir yazmış olduğunu öğrenme sebebim bana yazdığı şiirin ortaya çıkması olmuştur. “Annem” adlı bu şiir sayesinde, bilinç dışı, annelik dürtüsü ile onun için yaptığım şeyleri keşfettim, şiirin içinde inanılmaz bir yaşanmışlık var. Aslında anneler  inanılmaz şeyler yapıyorlar çocukları için, ama karşılıksız gösterdiğin bu sevginin karşısında çocuklarının sana yaşattığı o tarifsiz duygu, seni bambaşka bir boyuta taşıyor ve işte o an anne olmanın o büyülü hissini ruhunun her noktasında hissediyorsun.

Annenizle ve çocuğunuzla en iyi anlaştığınız ya da hiç anlaşamadığınız konular nelerdir?

Sevgi çok fazla yanlış yapmayı engeller. Ama bazen hata da yaptırır. Onların çok farklı kişilikleri var, sizin DNA’nızı taşısa da tek yumurta ikizi dahi olsa farklı karakterlere ve inanışlara sahip olabildiklerine şahit olabiliyoruz. Her çocuğun doğduğu andan itibaren şekillenmeye başlayan farklı bir kişiliği var. Kişiliğin oturması için onlara insiyatif vermek ve isteklerine kulak vererek, onun için en iyisini, en doğrusunu yapmaya çalışmak çok önemli. Bunu yaparken, onların doğrularını da anlamak, empati kurmak şart.  Bazen onun doğru diye düşündüğü şey size çok yanlış gelebiliyor, işte o noktada sevgi size doğru yolu gösteriyor.

Çocuklarınızı yetiştirirken en önem verdiğiniz nokta nedir?

Onlara hep anlatmaya çalıştığım şey doğru, dürüst ve yalansız olmaları. Hata yapmışta olsalar, ben ve babaları ile paylaşarak, birlikte hareket etmemizi ve o yanlışı en hasarsız şekilde birlikte aşmamız gerektiğini anlamaları. Biz onların ailesi olarak bunu bilirsek, dışarıya karşı da kendi çocuğumuzu yanlışıyla savunma şansımız olur. Başkasından duyup şaşırmak yerine, “ben biliyorum” demek çok farklı…  Çocuklar anne ve babaların gözünde hiç büyümüyorlar, bazen öyle çocukluklar yapıyorlar ki, benim onlara karşı gösterdiğim tutumlara itiraz ediyorlar, şikayetleri oluyor. Ama dışarıda kendi kişilikleri ile öyle olgun, beyefendi ve saygın bir profil çiziyorlar ki ve onlarla ilgili öylesine güzel iltifatlar alıyorum ki, kızgınlığım bir anda geçiyor ve bunun verdiği gururun mutluluğunu yaşıyor ve şükrediyorum. Anne babanın gözünden görünmeyen tarafları, bir başkası size aktarınca, her şey daha bir başka boyut kazanıyor. Onlarla o kadar iç içesiniz ki, dışarıdan bakamadığınız için göremiyorsunuz.

Esra Zarakol-Can Nayır

İstanbul’un seçkin isimlerinden ve birçok başarıya imza atan genç anne Esra Zarakol’a Anneler Günü özel röportaj sorularımızı yönelttik.

Anne olmak nasıl bir duygu? Hamile olduğunuzu öğrendiğinizde neler hissettiniz?
Anne olmak, ne kadar anlatılırsa anlatılsın, anne olmadan anlaşılabilecek bir duygu değil bence. Tarifi olmayan, karşılıksız bir sevgi ve özveri… Bilinçli olarak hamile olduğum için, zaten test yapılabilecek güne gelene kadar heyecan içindeydim ve öğrendiğimde çok sevindim.

Anne olmak hayatınızda neleri değiştirdi?
Oğlumun doğumundan sonra bir sene çalışma hayatıma ara verdim; en başta iş hayatım, kariyerimin gidişatı değişti. Sorumluluklarım arttı.  Bir de galiba tamamlandım; eğer Can doğmamış olsaydı, herhalde bir tarafım eksik kalırdı.

Sizce siz annenize benziyor musunuz? Kendi çocuğunuzun size benzeyen yönleri neler?
Anneme çok benzediğimi düşünmüyorum, en azından mizaç olarak. Ama tabii genetik olarak bir takım özelliklerini almışım. Oğlum daha küçükken fiziksel olarak bana benzerdi, hatta okula öğretmenleriyle görüşmeye gittiğimde, daha evvel hiç tanışmadığım öğretmenleri, ben daha kendimi tanıtmadan Can’ın annesi olduğumu anlarlardı. Şu an babasına daha fazla benziyor. Bir de o da benim gibi lider ruhlu.

Anneler günü için her sene yaptığınız bir program var mı?
Gelenek haline getirdiğimiz özel bir program yok. Sadece birbirimize sarılıp, o günü kutlamak yeterli bence. Zaten annemizi sevmemiz, öpmemiz ya da ona hediye almamız için özel bir gün olması gerektiğine inanmıyorum.

Bu yıl anneler gününü nasıl geçirmeyi planlıyorsunuz?
Hiç planımız yok.

Anneler gününde aldığınız ve sizi en çok etkileyen hediye nedir?
Can’ın okulda, kendi el emeğiyle yaptığı takılar.

Annenizle ilgili çocukluğunuzda hatırladığınız en güzel ya da sizi en çok etkileyen anınızdan bahseder misiniz?
Maalesef hatırlayamıyorum.

Annenizle ve çocuğunuzla en iyi anlaştığınız ya da hiç anlaşamadığınız konular nelerdir?
Özellikle “en iyi” veya “hiç anlaşamadığımız” konu yok. Sadece şunu söyleyebilirim; ikisiyle de gurur duyuyorum. Annemle gurur duyuyorum çünkü bir sürü zorluklarla tek başına mücadele etmiş, güçlü, başarılı ve güzel bir kadın. Oğlumla gurur duyuyorum çünkü son derece sevgi dolu, saygılı, zeki ve başarılı bir çocuk.

Anneniz gibi bir anne misiniz? Çocuk yetiştirirken aynı yöntemleri uyguluyor musunuz?
Annem gibi bir anne olmadığımı düşünüyorum en azından annelik konusunda benim rol modelim annem değil.

Çocuklarınızı yetiştirirken en önem verdiğiniz nokta nedir?
En önemlisi sevgiyle büyümesi, sevildiğini, korunduğunu ve vazgeçilmez olduğunu hissetmesi. İnanıyorum ki, bu şekilde büyüyen/büyütülen çocuklar zaten saygılı, kendilerine güvenen, ayakları yere basan bireyler olurlar.

Nasıl bir anne- çocuk ilişkiniz var?
Çoğunlukla arkadaş gibiyiz ama aslında onun annesi, büyüğü ve onun iyiliği için belli disiplin çerçevesinde kurallarımız olduğunu bilir.

Gamze Cizreli -Ali&Oğul Üner

BigChefs’lerin ve Rafine gibi birçok ünlü mekanın yaratıcısı başarılı iş kadını Gamze Cizreli ile Anneler Günü’ne özel olarak gerçekleştirdiğimiz röportajda, annelik ile ilgili duygularını sorduk.

Anne olmak nasıl bir duygu? Hamile olduğunuzu öğrendiğinizde neler hissettiniz?
Anne olmak karşılıksız vermenin, sevginin, birine can vermenin verdiği çok farklı duyguların karışımı bence.  Hamile olduğumu hissettiğimde çok da farkına varamamıştım bu duyguların, ama annelik çocuğunuzla ilişki kurdukça, paylaşımlarınız arttıkça daha da katlanarak artan bir duygu.

Anne olmak hayatınızda neleri değiştirdi? Sizce siz annenize benziyor musunuz? Kendi çocuğunuzun size benzeyen yönleri neler?
Annelikten önce kendi hayatınıza, kendi isteklerinize göre yaşarken, anne olunca önceliğiniz tamamıyla çocuklarınız oluyor. Tüm programlarınızı tamamen çocuklarınıza endeksli olarak yapıyorsunuz. Onları geleceğe hazırlamak en önemli hedeflerinizin başında geliyor. Benim bazı huylarım anneme benziyor tabii ki. Oğullarımın her ikisinin de bana benzeyen yönleri çok. Her ikisi de çok sosyal çocuklar.  Her ikisi de benim gibi güne erken başlarlar.

Anneler günü için her sene yaptığınız bir program var mı?
Anneler gününde Oğul ve Ali beni öpücükler ve sürprizlerle uyandırırlar. Sonra da annemi, ablalarımı da alarak hep birlikte güzel bir Pazar kahvaltısı yaparız.

Bu yıl anneler gününün nasıl geçirmeyi planlıyorsunuz?
Yine her sene yaptığımız gibi oğullarımla ve ailemle keyifli bir Pazar günü geçirmeyi planlıyoruz. Bigchefs’de güzel bir brunchla başlayan anneler günümüz annemlerde yaptığımız uzun sohbetlerle devam eder.

Anneler gününde aldığınız ve sizi en çok etkileyen hediye nedir?
Oğul bana harika bir şiir yazıp onu resimlerle süsleyerek hediye etmişti. Ali de anaokulunda elinin kalıbını seramikten yapmıştı. Her iki hediyeyi de hala saklıyorum.

Annenizle ilgili çocukluğunuzda hatırladığınız en güzel ya da sizi en çok etkileyen anınızdan bahseder misiniz?
Yazları Dedeme ait Diyarbakır’daki eski konakta sıcak gecelerde tahtlarda cibinliklerin altında yıldızları sayardık. Annem bana kendi çocukluğunu masal gibi anlatırdı.

Annenizle ve çocuğunuzla en iyi anlaştığınız ya da anlaşamadığınız konular?
Ben anneme göre çok daha sosyal, dışa dönük bir yapıya sahibim. Çok seyahat ediyor olmam, çok çalışıyor olmamdan dolayı annem beni çok fazla eleştirir. Ben de öte yandan Oğul ve Ali’yi çok sabırsız olmalarından dolayı eleştiriyorum. Ali sebze yemediği için, Oğul spor yapmadığı için de eleştiriyorum.

Anneniz gibi bir anne misiniz?
Disiplinli oluşum anneme benziyor. Ama öte yandan da oğullarımla çok daha yakın ve arkadaşça bir ilişkim var. Annem daha mesafelidir.

Çocuklarınızı yetiştirirken en önem verdiğiniz nokta nedir?
Her şeyden önce oğullarımın mutlu, özgüvenleri yüksek bireyler olmalarını istiyorum. Bunun yanında önce ailelerine, sonra ülkelerine sonra da tüm insanlığa faydalı bireyler olmaları çok önemli.

Nasıl bir anne çocuk ilişkiniz var?
Arkadaşça, pek çok aktiviteyi birlikte yapan, uzun sohbetler edebilen ama öte yandan da aradaki saygıyı da korumaya özen gösteren bir anne-oğul ilişkimiz var.Oğullarım beni kendilerini yakın görmelerinin yanında çekinirler de. Bunun da gerekli olduğuna inanıyorum.

Yelda Tiftik – Defne&Melisa Tiftik

Anne olmak hayatta bir kadının başına gelebilecek en muhteşem duygu diyen Aloha Çiçek Tasarım’ın ortaklarından İstanbul cemiyetinin sevilen ismi Yelda Tiftik’e Anneler Günü sorularımızı yönelttik. Yer aldığı sosyal sorumluluk projeleriyle adından sıkça söz ettiren Yelda tiftik sorularımıza samimiyetle cevap verdi.

Anne olmak nasıl bir duygu? Hamile olduğunuzu öğrendiğinizde neler hissettiniz?
Anne olmak hayatta bir kadının basına gelebilecek en muhteşem duygu. İlk hamile olduğumu anladığımda dünyalar benim olmuştu, kendimi sanki bulutların üzerinde uçar gibi hissettim.

Anne olmak hayatınızda neleri değiştirdi?
Anne olmadan önce kendime çok daha düşkün bir insandım ve önceliklerim farklıydı ama şimdi iki çocuk annesiyim ve onların sağlığı, mutluluğu ve huzuru her şeyden önce gelir. Onların ihtiyaçlarını gidermeden asla mutlu olamam. İkisini de her şeyden çok seviyorum.

Sizce siz annenize benziyor musunuz? Kendi çocuğunuzun size benzeyen yönleri neler?
Anneme bazı konularda benziyorum. Zaten ikimiz de tipik İkizler burcuyuz. Onun için benzer çok yönümüz var. Onların zamanında çocuk yetiştirme kuralları çok daha farklıydı, şartlar da daha farklıydı, henüz şimdiki gibi Global bir dünyada yaşamıyorduk. Doğal olarak çocuklar da şimdiki gibi değildi. Şimdi çocuk yetiştirmek çok daha zor çünkü çocuklar çok donanımlı, her şey hakkında bilgi sahibiler nerdeyse. Onun için sürekli kendimi yenileme ihtiyacı duyuyorum. Büyük kızım Defne’nin alışkanlıkları bana çok benziyor. O da benim gibi kırılgan, narin yapılı ama küçük kızım Melisa daha çok babasına benziyor. Onun gibi akademik yönü çok kuvvetli. Şimdiden kitaplara karşı büyük ilgi duyuyor.

Anneler günü için her sene yaptığınız bir program var mı?
Anneler gününde genelde anneanneler ve babaanneler ile birlikte aile yemeği yiyoruz. Çocuklar da bundan çok keyif alıyor, çünkü tüm aile bir arada oluyoruz.

Bu yıl anneler gününü nasıl geçirmeyi planlıyorsunuz?
Bu yıl da yine tüm anneler (anneanneler, babaanneler) birlikte olmayı planlıyoruz.

Anneler gününde aldığınız ve sizi en çok etkileyen hediye nedir?
Geçen sene kızlarımın babaları ile birlikte seçip aldıkları küpelerim.

Annenizle ve çocuğunuzla en iyi anlaştığınız ya da hiç anlaşamadığınız konular nelerdir?
Annemle genelde birçok konuda çok iyi anlaşıyorum. Daha uzun yıllar birlikte çok şey paylaşırız inşallah. Çocuklarımla bazen yemek konusunda anlaşamıyoruz, her çocuk anne ilişkisinde olduğu gibi… Onun dışında çok fazla sorun yaşamıyoruz. Birlikte yapmayı en çok sevdiğimiz şey, evde müzik açıp birlikte dans etmek.

Anneniz gibi bir anne misiniz? Çocuk yetiştirirken aynı yöntemleri uyguluyor musunuz?
Bazı konularda anneme benziyorum ama kurallarımız bire bir aynı diyemem. Benim şımarıklığa hiç tahammülüm yok, o konuda pek fazla taviz vermiyorum. Çok fazla ceza vererek değil, daha çok ödüllendirerek onları eğitmeyi tercih ediyorum. Annem de bizimle çok iyi iletişim kurardı, biz onun bakışından ne demek istediğini anlardık ve ona göre davranırdık. Ben de onun gibi iyi bir anne olmayı umut ediyorum.

Çocuklarınızı yetiştirirken en önem verdiğiniz nokta nedir?
Dürüst olmalarını, insanları sevmelerini ve saygı duymalarını, kimseye ihtiyaç duymadan kendi ayakları üzerinde durmalarını ve iyi eğitim almalarını çok arzu ederim.

Nasıl bir anne- çocuk ilişkiniz var?
Bence çok güzel ilişkimiz var. Ben onları, onlar da beni çok seviyor. Başka ne isteyebilirim ki bir anne olarak…

Başak-Mert Oral

1997’den günümüz kadar birçok başarı elden önemli PR ajanslarından Feza Fırat PR’ın Eş Başkanı Başak Sungur Oral ile Anneler Günü’nün öneminden bahsettik. Sorularımızı büyük bir memnuniyetle cevaplayan Başak Hanım, çocuğuyla olan iletişimini ve çocuğu için yapmak istediklerini bizlerle paylaştı.

Anne olmak nasıl bir duygu? Hamile olduğunuzu öğrendiğinizde neler hissettiniz?
Anne olmak çok güzel bir duygu, tarif etmesi çok zor. Anneannem anne olunca anlarsın derdi hep. Ne demek istediğini hiç anlamazdım ama Mert’i kucağıma alınca anneliğin nasıl bir duygu olduğunu anladım. İnsanın hayata bakışı değişiyor, daha sorumluluk sahibi oluyorsunuz. Hamile kaldığımı öğrendiğimde çok şaşırmadım. Mert zaten planlı bir bebekti. Çok mutlu olduk. Hamileliğim kolay geçti. O dönem organizasyonlar nedeniyle yoğun olduğumuz bir dönemdi. Annem “sen sokakta doğuracaksın” deyip durdu. Sağlıklı olması için hep dua ettim. İnsan sonuna doğru sabırsızlanıyor, bir an önce kucağına almak istiyor.

Anne olmak hayatınızda neleri değiştirdi?
Ben yapı olarak özgürlüğüne düşkün, gezmeyi, eğlenmeyi, seyahat etmeyi kısacası hayattan keyif almayı seven biriyim. Anne olmak hayatımızda hiçbir şeyi değiştirmedi. Biz eşimle değişmeyeceğimizi sürekli çocuklarından konuşan başka konusu olmayan ebeveynler gibi olmayacağımıza dair birbirimize söz vermiştik. Hayatımıza kaldığımız yerden Mert’le beraber devam ediyoruz. Benim görüşüme göre bizim çocuğa değil çocuğun bize uyması gerekli. Doğduğu günden beri çocukla gidilebilecek her yere onu da götürüyoruz.

Sizce siz annenize benziyor musunuz? Kendi çocuğunuzun size benzeyen yönleri neler?
Ben anneme çok benziyorum. İkimiz de çalışmaktan, eğlenmekten ailemiz ve dostlarımızla bir arada olmaktan keyif alıyoruz. Mert’in iyi huylu olması, yardımsever, merhametli ve paylaşımcı olması bana benzeyen yönleri…

Anneler günü için her sene yaptığınız bir program var mı?
Her sene farklı program yapıyoruz. O günü ailecek beraber geçiriyoruz.

Bu yıl anneler gününü nasıl geçirmeyi planlıyorsunuz?
Özel bir planımız yok ama eşim Bülent bana süprizler yapmayı çok sever.

Anneler gününde aldığınız ve sizi en çok etkileyen hediye nedir?
Anneler günü haftasında Mert’le Kanyon’da dolaşırken Swarovski’de vitrinde duran çok güzel taşlı bir kalp kolye vardı. İçinden ayrıca bir küçük kalp zincir daha çıkıyordu. “Anneciğim bu kolyeyi ben sana almak istiyorum” dedi ama hiç önemsemedim. Daha sonra babasına söylemiş ve o kolyeyi aldırmış. Meğerse o kolye Swarovski’nin o yılki anneler günü koleksiyonuymuş… Mert’in bana ilk hediyesi olduğu için benim için çok özel ve hep severek kullanıyorum…

Annenizle ilgili çocukluğunuzda hatırladığınız en güzel ya da sizi en çok etkileyen anınızdan bahseder misiniz?
Çocukluğumda annemle ilgili beni en çok etkileyen olay 5 yaşımda annemle babam ayrıldığında Almanya’dan dönmemiz ondan sonra her yıl Almanya’ya annemsiz gitmem ve havalanındaki ayrılış sahnemiz… Annemle ilgili en güzel anılarımdan biri ise;  Bilkent Üniversitesi’nde okuduğum son sene hiç beklemediğim bir anda bana sürpriz bir araba almasıydı…

Annenizle ve çocuğunuzla en iyi anlaştığınız ya da hiç anlaşamadığınız konular nelerdir?
Biz annem, anneannem 3 nesil ben evleninceye kadar aynı evde çok keyifli ve eğlenceli yaşadık. Bizim ailede hiç gizli saklı yoktur. Her şey konuşulur. Dolayısıyla annem ve anneannemle arkadaş gibiyizdir. Annemle konuşmak, gezmek, seyahate gitmek çok keyiflidir.  Mert’le de ilişkimizin öyle olmasına çok dikkat ediyorum.  Anlaşamadığımız konular ise annemin genellikle olayları önceden bilmesi ve “ben sana demiştim” demesi. Bu durum beni sinir eder. Bunun dışında iş konusunda çok disiplinli, detaycı ve devamlı iş düşündüğü için bazen anlaşamadığımız durumlar olabiliyor…

Anneniz gibi bir anne misiniz? Çocuk yetiştirirken aynı yöntemleri uyguluyor musunuz?
Annem okul konusunda çok disiplinliydi. Onun dışında başka bir şeye karışmazdı okul iyiyse her şey iyidir. Ben biraz daha rahatımdır. Pek annem gibi bir anne değilim açıkçası. Ben onun kadar sabırlı değilim. Çok çabuk sinirlenebiliyorum ve biraz da tahammülsüzüm…

Çocuklarınızı yetiştirirken en önem verdiğiniz nokta nedir?
Dürüst, çevresine duyarlı, iyi eğitim alması, istediği alanda başarılı olması…

Nasıl bir anne- çocuk ilişkiniz var?
Çevreme baktığımda diğer anne çoçuk ilişkilerinden bizim ilişkimizin biraz daha farklı olduğunu görüyorum. Son yıllarda anneler çok disiplinli ve çoçuklarını o kurstan bu kursa koşturuyorlar. Her şeyleri saatle… Hayatı akışına bırakmıyorlar. Bizim ilişkimiz ise anne oğuldan çok iki iyi arkadaş gibi. Olumlu ve sevgi dolu bir ilişkimiz var çok da iyi anlaşıyoruz. Beraber gezmekten, vakit geçirmekten, onun sevdiği şeyleri yapmaktan çok hoşlanıyoruz.

Serap – Yasemin&M.Besim Tibuk

Anne olmak beni tamamiyle değiştirdi diyen iş dünyasının en ünlü kuruluşlarından Net Holding’in Denetim Kurulu Başkanı Serap Tibuk, röportaj sorularımızı yanıtladı. Kızı ve oğluyla olan farklı iletişimini bizlerle paylaştı.

Anne olmak nasıl bir duygu? Hamile olduğunuzu öğrendiğinizde neler hissettiniz?
Tarifi zor bir duygu; sonsuz ve koşulsuz sevgi, hayatımın amacı buymuş dedirten türden  ama aynı zamanda çok büyük bir sorumluluk. Hamile olduğumu öğrendiğimde, yeni evli ve çok gençtim, sevinçle karışık biraz korku hissettim. Ya başaramazsam, bebeğe bakamazsam korkusu oluştu.

Anne olmak hayatınızda neleri değiştirdi?
Anne olmak beni tümüyle değiştirdi, artık hayatımın merkezi çocuklardı. Çocuklardan önce kendim için alışveriş etmeyi çok severken, birden bire sadece onlar için alışveriş etmekten zevk almaya başladım, tüm seyahat ve günlük programımı onlara göre ayarlamaya başlamıştım. Daha yumuşak, merhametli, pozitif olmuştum. Tek düşüncem iyi bir anne olmak, onların her türlü ihtiyaçlarını karşılamak, hayata sıkı basmalarını sağlamaktı… Hala da değiştirmeye devam ediyor. Şimdi yetişmiş iki gencin annesi olmaya çalışıyorum, sonra iki erişkinin annesi olmak yine yaşamımı değiştirecek.

Sizce siz annenize benziyor musunuz? Kendi çocuğunuzun size benzeyen yönleri neler?
Anneme aşırı titiz ve bize fazla korumacı davrandığı için sitem ederken ve asla ilerde kendi çocuklarıma öyle davranmayacağımı  söylerken, bugün kendimde annemi görüyorum. Kızım ve oğlum birbirinden farklı. Bana ve babalarına benzeyen özellikleri var tabii ki. Ama onlar en çok kendilerine benziyor. Yaşları gereği ikisi de kimseye benzemek istemedikleri bir dönemdeler. Gün gelecek onlar da “asla bize benzemeyeceklerini” söylerken muhtemelen birçok şeyleri benzer yapacaklar.

Anneler günü için her sene yaptığınız bir program var mı?
Genelde anneler gününde çocuklarım bana çiçek alırlar, sevgi notları yazarlar, ayrıca parfüm, takı gibi hediyeler verirler, hep beraber brunch yapar, günü beraber geçiririz.

Bu yıl anneler gününü nasıl geçirmeyi planlıyorsunuz?
Kızım Yasemin Amerika’da okuduğu için bu yıl biraz buruk geçecek. Gecen sene anneler gününü kızımla Boston’da kutladık, bu sene burada oğlumla kutlayacağız, sanırım dışarıda baş başa bir yemek yer sohbet ederiz, kızımla mutlaka telefonda konuşuruz ve o her zamanki gibi güzel bir çiçek yollar bana.

Anneler gününde aldığınız ve sizi en çok etkileyen hediye nedir?
Benim için, aldığım en güzel ve değerli hediyeler; küçükken çocuklarımın yuvada ve okulda yaptıkları resimler ve yazdıkları sevgi mesajları. Halen saklarım onları. Şimdi en güzel armağan onların sağlıklı ve mutlu olduklarını bilmek.

Annenizle ilgili çocukluğunuzda hatırladığınız en güzel ya da sizi en çok etkileyen anınızdan bahseder misiniz?
Çocukluğumdan hatırladığım  bir anneler günü anım; 5-6 yaşlarındayken anneler gününde anneme papatyalardan taç yapmıştım ve anneme takmıştım, annelerin kraliçesi diye. Annem çok duygulanmıştı, gözleri yaşarmıştı hafiften, ancak kısa bir süre sonra anneme “tacı biraz da ben takabilir miyim artık?” diye sormuştum, işte o an evde ki herkes kahkahalara boğulmuştu, sonunda tacı geri alıp takmıştım.

Annenizle ve çocuğunuzla en iyi anlaştığınız ya da hiç anlaşamadığınız konular nelerdir?
Annem maalesef artık hayatta değil, kanserden vakitsiz kaybettik ama hayattayken en iyi anlaştığımız konular arasında giyim zevklerimiz, sosyal paylaşımlarımız, alışveriş ve tiyatro, seyahat  vardı. Annemle arkadaş gibiydik, ona her derdimi anlatabiliyordum. Anlaşamadığımız konular ise aşırı titizliği ve korumacılığı idi. Şimdi keşke yaşasa ve korumacı olsa dediğim zamanlar oluyor. Çocuklarımla anlaşamadığımız ya da iyi anlaştığımız konular çok katı sınırlarla belirli değil. Onlar büyüdükçe paylaştıklarımız artıyor ve değişiyor. Benzer şekilde her yaşta benim onlardan, onların benden beklentileri farklılaşıyor ve anlaşmazlık konusu olabiliyor. Önemli olan genelde uyumu sürdürebilmemiz sanırım.

Anneniz gibi bir anne misiniz? Çocuk yetiştirirken aynı yöntemleri uyguluyor musunuz?
Sanırım anneler ister istemez kızlarını etkiliyorlar ve sonunda farkında olmadan anneleri gibi birer anne oluyorlar. Evet ben de anneme benziyorum.

Çocuklarınızı yetiştirirken en önem verdiğiniz nokta nedir?
Çocuklarımı yetiştirirken öncelikle tabii ki sağlıklı ve mutlu olmalarını istedim, her ikisini de her zaman kendi ayaklarının üstünde durabilecek, sorgulayan, sorumluluk sahibi ve ahlaklı birer dünya vatandaşı olmaları için çaba sarf ettim. Sadece kendilerinle değil, çevrelerinle de ilgili olmalarına dikkat ettim. Önem verdiğim diğer bir şey de; asla şımarık yetiştirmemeye dikkat etmek. Şimdi baktığımda çocuklarımla gurur duyuyorum, demek ki vermek istediklerimi almışlar…

Nasıl bir anne- çocuk ilişkiniz var?
Çocuklarımla çok yakın bir ilişkimiz var, bana her türlü sorunlarını anlatır  ve destek isterler. Zaman zaman arkadaşlık etsek de, öncelikle anneleri olmaya çalışıyorum.

Derya & Zeynep Atalay

Ankara’nın sevilen isimleri arasında yer alan, dekorasyon ve danışmanlık yapan Derya Atalay Anneler Günü MAG özel röportajımıza konuk oldu. Biricik kızı Zeynep’le ilgili birçok konu hakkında konuştuğumuz röportajda sorularımıza samimi cevaplar verdi.

Anne olmak nasıl bir duygu? Hamile olduğunuzu öğrendiğinizde neler hissettiniz?
Anne olmak tarif edilemeyecek kadar güzel ve farklı bir duygu, karşılıksız sevmek demek, sorumluluk demek, o üzüldüğünde seninde üzüldüğün, sevindiğinde seninde sevindiğin, belki de dünyadabaşına gelebilecek en güzel şey anne olmak… Hamile olduğumu öğrendiğimde çok büyük bir mutluluk ve heyecan yaşadım.

Anne olmak hayatınızda neleri değiştirdi?
Anne olduktan sonra hayatındaki bütün dengeler değişiyor, annelik beraberinde birçok sorumluluk getiriyor çünkü. Her gün çocuğunla beraber farklı bir şeyler öğrenip yeni deneyimler yaşayabiliyorsun ve bebek doğduktan sonra hayatınız merkez noktası oluyor.

Sizce siz annenize benziyor musunuz? Kendi çocuğunuzun size benzeyen yönleri neler?
Evet, ben anneme çok benziyorum; annem bana ve kardeşlerime çok düşkündür. Ben de aynı şekilde kızıma çok düşkünüm. Kızımın bana benzeyen çok fazla özelliği var o da benim gibi duygusal, neşeli ve pozitif bir insan.

Anneler günü için her sene yaptığınız bir program var mı?
Yok, özel bir program yapmıyoruz ama her sene birlikte geçiriyoruz. Onun hoşlandığı şeyleri yapıyoruz.

Bu yıl anneler gününü nasıl geçirmeyi planlıyorsunuz?
Henüz anneler günü için bir program yapmadık.

Anneler gününde aldığınız ve sizi en çok etkileyen hediye nedir?
Anneler gününde kızımın bana yaptığı resimler çok hoşuma gider bir de uğraşıp altına yazdığı minik notlarla birlikte benim için dünyadaki en güzel hediye oluyor diyebilirim.
Annenizle ilgili çocukluğunuzda hatırladığınız en güzel ya da sizi en çok etkileyen anınızdan bahseder misiniz?
Kız kardeşim doğduğunda onu ilk benim kucağıma vermesi hiç unutmadığım bir anıdır.

Annenizle ve çocuğunuzla en iyi anlaştığınız ya da hiç anlaşamadığınız konular nelerdir?
Annemle genelde çok iyi anlaşırız, tabii her anne-kız arasında yaşanabilecek ufak tefek sorunlar hariç. Kızımla da genelde iyi anlaşıyoruz Zeynep yaşına göre çok olgun bir çocuk. İkimizde gezmeyi, birlikte vakit geçirmeyi seviyoruz. Bazen ders çalışma düzeni konusunda sorun yaşadığımız oluyor.

Anneniz gibi bir anne misiniz? Çocuk yetiştirirken aynı yöntemleri uyguluyor musunuz?
Annem gibi bir anne olmaya çalışıyorum, bence o dünyanın en fedakar, en iyi kalpli annelerinden birisi. Çocuk yetiştirirken ondan öğrendiğim çok fazla şey var, hala da oluyor. Jenerasyon farkı olmasına rağmen ikimizin de çocuk yetiştirme tarzında büyük bir fark olduğunu düşünmüyorum. Annemin titizliği, kuralları ve her zaman için değerleri olan çocuklar yetiştirmiş olması benimde kızımı yetiştirme tarzımı etkilemiştir…

Çocuklarınızı yetiştirirken en önem verdiğiniz nokta nedir?
Çocuğumu yetiştirirken en önem verdiğim şeyler kendine güvenen, ahlaki değerlere bağlı, saygılı, başarılı ve mutlu bir çocuk olması.

Nasıl bir anne-çocuk ilişkiniz var?
Birlikte güzel vakit geçiririz, ders konusunda ara sıra sorun yaşasak da genelde iyi bir ilişkimiz vardır.

Müge-Barış&Uygar Konor

Annelik çok önemli ve zor bir mertebe. Hele ki engelli bir çocuğa sahipseniz her şey daha da zorlaşıyor, sorumluluklar artıyor. Müge Konor’da iki çocuk annesi ama biri engelli. Müge Hanım ikisine de ayrı ayrı ilgi göstermiş. Birine fazla ya da diğerine eksik değil. Bu aya özel olarak hazırladığımız Anneler Günü röportaj sorularımızı Müge Hanım’a da yönelttik ve birçok kişinin çok önemli konularda bilgi edinebileceği bir röportaj gerçekleştirdik.

Kaç çocuğunuz var?
İki oğlum var. Büyük oğlum Barış, 36 yaşında, Gazi Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesinde Öğretim Görevlisi. Çok sevdiğim “kızım” Aslı ile evli ve 7 yaşında bir kız çocuğunun, sevgili torunum Dide’nin babası… Küçük oğlum Uygar, 28 yaşında ve zihinsel engelli. Yuvadan uçamayan, kanadı kırık kuşum o benim…

Anne olmak nasıl bir duygu? Hamile olduğunuzu öğrendiğinizde neler hissetmiştiniz?
Isı ve ışık… İlk kez hamile olduğumu öğrendiğimde, ilk hissettiklerimi bu iki sözcükle özetleyebilirim sanırım.  Yüreğimden taşan o tadına doyulmaz sıcaklık, ışık olup gözlerimden dış dünyaya yayıldı. O soğuk,  rüzgarlı, soluğunuzu havada donduran kış günü ısındı, kara bulutlar dağıldı, masmavi gökyüzü bana gülümsedi. Kapkara iskeletler halinde yükselen ağaçlar, bahar çiçekleriyle donandı… Alçak gönüllü bir insan olmama karşın, laboratuardan çıkıp işyerime doğru yürürken, küçük dağları ben yaratmıştım sanki…

Anne olmaksa, çok daha farklı bir duygu… İlk haftaların yoğun duygularla dolu, bir o kadar da zor, toy dönemini atlattıktan sonra büyüdüğümü, olgunlaştığımı duyumsadım. Artık yalnızca “ben” yoktum, bebeğim de vardı. Öylesine aciz, umarsız ve dış dünyaya karşı savunmasızdı ki… Sorumluluğumun büyüklüğünü, onu yaşama hazırlamak için, kendimden çok şey vermem gerektiğini kısa sürede anladım ve yaşamımı ona göre düzenledim. Anne olmak öylesine doyurucu bir duygu ki, karşılığında gereken her bedeli seve seve ödüyorsunuz.

Zihinsel engelli bir evlat sahibi olduğunuzu anladığınızda ne hissetiniz?
Karanlık… Yer ayağımın altından kaydı ve ben, hiç çıkamayacağımı sandığım dipsiz bir kuyuya yuvarlandım. Çünkü ikinci oğlum Uygar da sağlıklı bir bebek olarak gelmişti kollarıma. Üstelik şimdi ben, deneyimli bir anneydim. Ama bebeklikte yapılan boğmaca aşısının yan etkisiyle epilepsi nöbetleri ve ardından gelen ciddi beyin hasarı… Doktora “Hayati tehlikesi var mı?” diye sordum. “Mevcut tehlike hayati tehlikeden büyük efendim,” diye yanıtladı sorumu. Bu yanıtı alan bir anne neler hissedebilir? Üstelik neydi epilepsi, ne demekti zihinsel yetersizlik? O güne dek hiç karşılaşmadığım, hiç bilmediğim konulardı bunlar.

Bu durum hayatınızı nasıl etkiledi?
Bu durum hayatımın her yönünü, her saniyesini etkiledi. Elbette ilk başlarda “Neden ben? Neden benim bebeğim?” ve benzeri soruları ben de sordum kendime, ama hiç ağlamadım. Çok hızlı düşünmeye başladım. Dünyada pek çok insanın başına pek çok şey geliyordu. İşte şimdi benim başıma da gelmişti. Ağlamanın, kadere lanet okumanın yararı yoktu. Öyleyse ne yapabilirdim? Bebeğim için yararlı olabilecek her şeyi… Oğlum için umudumu hiç tüketmedim, ama kendi beklentilerimi, geleceğe ilişkin hayallerimi, her şeyi, her şeyi askıya aldım ve kendimi bütünüyle bebeğime verdim. Bu zorlu süreci yaşarken eşimin desteğini ve yedi yaşındaki minicik Barış’ımın olgunluğunu unutabilmem olası değil…

Evet, bebeğime yardımcı olacaktım, ama nasıl? Yirmi sekiz yıl önce, şimdiki gibi eğitim olanakları olmadığı gibi, devlet engellileri yok sayıyordu. İnsanlar engelliden ve engelli ailesinden olabildiğince uzak duruyorlardı. Bulanık suda, ne olduğunu bilmediğim yolumu ararken Vakfımız ZİÇEV’in (Türkiye Zihinsel Yetersiz Çocukları Yetiştirme ve Koruma Vakfı) kurucusu ve Onursal Başkanı Makbule Ölçen ile şimdiki sevgili Genel Başkanım ve hayattaki ikinci ablam kabul ettiğim Ülay Karakoç’la ve kader yoldaşlarım, yol arkadaşlarımla tanıştım. Bu tanışma yaşamımın dönüm noktası oldu. Öncelikle yalnız olmadığımı, benim durumumda pek çok anne bulunduğunu gördüm. Ne kadar güçlü olursam, hem engelli çocuğuma, hem de sağlıklı oğluma ve eşime o denli yararlı olabileceğimi anladım. Çünkü engellisi olan bir ailede, “anne”nin çok sakin ve güçlü olması gerektiğini, aksi takdirde ailenin çözüldüğünü gözlemlemiştim. İçinden hiç çıkamayacağımı sandığım o dipsiz kuyudan hızla yukarı tırmandım ve güneşi gördüm. Ben de zihin engellilerin eğitimi ve hakları için mücadele kervanına katıldım. Gönüllü anne oldum. 1986 yılından bu yana, ZİÇEV Genel Sekreterliği görevini gönüllü olarak sürdürüyorum ve bununla gurur duyuyorum.

Bir zihin engellinin annesi olmak, belki hayatımdan pek çok şeyi, en önemlisi geleceğe yönelik hayallerimi benden alıp götürdü. Buna karşın, bana çok şey kattı. İnsan olmayı, insanları, iyi-kötü, güzel-çirkin, engelsiz-engelli ayırmadan sevmeyi, ilkeli ve erdemli olmaya çalışmayı öğretti. Yalnızca kendi oğluma değil, ülkemin zihinsel engellilerine hizmet edebilme ve bunun hazzını tadabilme fırsatını verdi. Teşekkür ediyorum oğlum sana…

Diğer annelere göre engelli annesi olmanın zorlukları nelerdir?
Diğer annelere göre engelli annesi olmanın maddi zorlukları saymakla bitmez. Sağlıklı çocuğunuzla birebir ilgilenir, her gereksinimini siz karşılarken, farkında olmadan, yavaş yavaş o bir birey olur ve artık yaşamını kendi yönetebilmeye, kararlarını alıp uygulamaya başlar. Artık o sizin bebeğiniz ya da çocuğunuz değil oğlunuz veya kızınızdır. Oysa engelli annesi iseniz, o bebeklik süreci hiç geçmez, yoğunluğunuz, yorgunluğunuz hiç bitmez. Çünkü siz bir anlamda “o”sunuzdur. Üşüyüp üşümediğini, susayıp susamadığını, tuvalete gitmesi gerekip gerekmediğini vb. hep “anne” olarak siz “sezmek” zorundasınızdır. Bütün bunların yanında, toplumla, devletle mücadele etmek, özellikle bürokrasiyle boğuşmak en zoru oldu hep. Hastanelerde, heyet kapılarında, hiç durmayan bir çocukla saatlerce beklemek, evrakları oradan oraya imzaya koşturmak gibi bürokratik işlemler, hem sabrımı, hem enerjimi törpüleyen olaylardır.

Engelli annesi olmanın manevi zorlukları ise çok başka… Her ne kadar, oğlumun durumunu kabulleneli çok uzun yıllar geçmiş olsa da, üniversite sınavlarında, diploma törenlerinde, gençlerin askere gittiği dönemlerde, hala yüreğim inceden inceye sızlar.

İhtiyaçları ve beklentileri farklı olan sağlıklı ve engelli çocuklarınız arasında dengeyi kurmayı nasıl başarıyorsunuz?
Evet, engelli bir çocuğum vardı, ama ondan yedi yaş büyük bir de sağlıklı oğul annesiydim. Bu yönden çok şanslı bir anneydim. Çünkü büyük oğlum sakin, sorunsuz, yaşından olgun bir çocuktu. Ben çalışan bir insandım. Devlet hizmetinde, günümün sekiz saatini çocuklarımdan ayrı geçirmek zorundaydım. Barış’ı ihmal etmek en büyük korkum oldu. Üstelik çok kardeş istemişti ve kardeş onun isteğiyle gelmişti. Sonunda da işte “böyle” olmuştu. Benim ve babasının bu konuda hiç serzenişte bulunmamamıza karşın, o minicik yüreğinde kendini suçladı. Engelli bir kardeş sorunuyla başa çıkabilmesi için çocuk ruh sağlığı hekimlerine götürdüm, okulu, dersleriyle, belki diğer annelerden daha çok ilgilenmeye çalıştım. O da bana ve babasına her yönden yardımcı oldu.

Büyük oğlumla ilgili en büyük korkuyu on sekiz yıl çektim. Bir gün bir kızı sever ve engelli kardeşi nedeniyle mutluluğu engellenirse korkusu, hep bir karabasan gibi aklımın fonunda bir yerlerde oldu ve beni rahat bırakmadı. Çok mutluyum ki, korktuğum başıma gelmedi. Hem sevgili gelinim, hem de ailesi sevgiyle kucakladılar engelli yavrumu.

Bugün Barış, iyi bir eş, iyi bir baba, çevresinde sevilen ve sayılan olgun, erdemli bir insan. Öyleyse diyorum, noksanlarım neler olursa olsun, bir anne olarak sağlıklı ve engelli çocuklarım arasında denge kurmayı başarabilmişim.

Nasıl bir anne-çocuk ilişkiniz var?
Büyük oğlumla, gelinim ve torunumla sevgi dolu bir ilişkimiz var. İlkem onların hayatına kararlarına karışmamak, ama her ihtiyaç duyduklarında, elimden geldiğince, gücüm yettiğince yanlarında olabilmek, destek verebilmektir.

Engelli oğlumla ilişkime gelince; sevgi, sabır, sevgi, sabır… Dışında bir “ilişki” söz konusu bile olamaz. Çünkü zaten “ben” “o”yum, “o” da “ben”. Öylesine hayatımız iç içe…

Sizi mutlu eden anlar nelerdir?
Çocuklarımın gözlerinin içinin güldüğünü görmek beni en mutlu eden anlardır. Çünkü asıl olan insanın mutluluğudur. Onları mutlu görmekten daha güzel ne olabilir yaşamımda?

Farklılıklarla nasıl başa çıkıyorsunuz?
Farklılıkların en yoğun yaşandığı bir ülkedeyiz. Bu farklılıklarla başa çıkabilmek için en güçlü silahımız ise umudu tüketmeden, direngen, sabır ve sevgi dolu bir mücadeleyi sürdürmektir diye düşünüyorum. Ben de farklılıklara yenilmeden yolumda yürüyorum.

Sizin için anneler gününün anlamı nedir?
Mayıs Ayının 2. Pazar günü olan Anneler Gününün benim için özel bir anlamı yok. Çünkü ben yılın her günü, günün her saati “anne”yim.

Engelli anneleri adına yazmış olduğum bir şiirimi de sizlerle paylaşmak istiyorum.

NOBEL ADAYI
“Engelli çocuk anneleri için”
Aday gösterin beni Nobel’e,
Işıklar sönüp perde indiğinde…
Çok zor bir rol verdiler,
Bu hiç dekorsuz, kaygan sahnede…

Koşmayı oynadım,
Hiç yürümeden…
Gülmeyi oynadım,
İçim gülmeden…
Ağlamayı oynadım,
Tek gözyaşı dökmeden…
Boş vermeyi oynadım,
Dolup dolup taşarken…
Yere sağlam basmayı bile oynadım,
Dünya, böylesine dönerken…

Aday gösterin beni Nobel’e,
Işıklar sönüp perde indiğinde…

Müge Konor (Ankara)

Yazar Hakkında /

2003 yılından bu yana, hedef kitlesi AB ve A+ olarak belirlenmiş bir çok baskı, web, pr, organizasyon işinde başarılı projelere imza atmış olan MAG hayatın her alanında en iyi olmayı hedefleyen, sosyo-ekonomik seviyesi yüksek, özel zevkleri olan ve hobileriyle yaşamını renklendiren, sosyal sorumluluklarının bilincinde olan, belirli kesimden kabul ettiği müşterilerine yıllardır sağlamış olduğu yüksek başarı grafiği ile doğru planlanmış bir büyüme ile sektöründeki hayatına devam etmektedir.

Yorum(1)

  • blank

    canan

    30 Mart 2012

    elleri öpülesi bir anne işte! gözyaşaları içinde okudum.gerçekten de nobeli hakeden bir anne.bir insan içini ancak böyle içten açabilirdi..siz size biçilmiş bu zorlu rolü layığıyla yerine getirmişsiniz ve getiriyorsunuz..mevlam yar ve yardımcınız olsun…

Yorum Bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.