Başa Dön

Trend Tasarımların Öncüsü

Trend Tasarımların Öncüsü

Okuma süresi 7 dakika

Avukatlık mesleğinden sonra İstanbul Moda Akademisinde eğitim alarak profesyonel tasarım hayatına başlayan İnci Arkan, sahibi olduğu Arpi Home Saloni Mobilya ile müşterilerine sunduğu ayrıcalıklardan ve koleksiyonlarını oluştururken izlediği yollardan bahsediyor…

 

Arpi Home Saloni Mobilya’nın hikâyesi nasıl başladı? Hangi amaçla yola çıktı, vizyonu nedir?

Hikâyem; yedi yıl süren avukatlık tecrübemden sonra Arpi Home ile 2014 senesinde başladı. Eşimle beraber çıktığımız bu yolda ilk günümüzü hatırlıyorum, sadece birkaç yatak olan ufacık bir dükkandı… Sonra eşimin ailesinin de mobilya sektörü tecrübesi ile bu yola girdik. Mağazama ilk koltuğu koydum ve sonra hikâyem başladı aslında. İlk günden beri hep renkliydim. Hatırlıyorum, renkli mobilyalara “Böyle renk mobilya mı olur?” dediklerinde kendi tarzımdan hiç bıkmadan inatla devam ettim. Kısa bir süre sonra zaten benim seçimlerim çok beğenildi ve talep gördü. Hangi renkler birbiriyle uyumlu diye saatlerce seçim yaptığımı hatırlıyorum; ama tüm bunların yanında benim harika ve evrensel bir markam var: Saloni Mobilya. Bütün ürünlerini mağazamda sunuyorum. Onunla kendimi ve seçimlerimi her zaman bütünleşmiş hissettim. Böyle renkli seçimler yapmama özellikle Colorium Tasarım ürünlerinin büyük etkisi oldu diyebilirim. Koleksiyonumda onların renkliliğinden ilham aldım. Sunduğum markam ile beraber zamanla daha da geliştik. Saloni Mobilya, tüm Türkiye ve yetmiş iki dünya ülkesinde mevcut. Buradan da marka sahipleri olan Haluk Özbek, İsmail Özbek ve Ahmet Özbek’e böyle güzel bir marka yarattıkları için ve evrensel olduğumuz için teşekkürlerimi sunuyorum. Mağazamızı büyüttük ve sonrası geldi. Vizyonum her zaman şu oldu: Ne kadar çok eğitim ve görsel göz, o kadar çok başarı. Hep bu yolda ilerledim. Örneğin; yurt dışına yaptığınız küçücük bir seyahat ve fuar, işinize ve size çok şey katabiliyor. İstanbul Moda Akademisindeyken ilk eğitmenim olan Mine Erkan hocam, bana şunu söylemişti: “Senin görme gözün ve becerin yoksa, istediğin eğitimi alsan da bir yere varamazsın”. Bu söz beni çok etkilemişti ve onurlandırdı. Gayem, Kıbrıs’ta en iyi ilk üçe giren mobilya mağazası olmaktı. Bunu yirmi yıllık güven geçmişiyle ve sekiz yılda yeni vizyonla başardık.

Verdiğiniz hizmetler ve ürün yelpazeniz hakkında bilgi verir misiniz?

Arpi Home Saloni Mobilya olarak markam, yirmi iki yıldır asla ödün vermediği kaliteli üretim prensibi, güvene dayalı satış politikası ve her bir çalışanının yüksek gayretleri ile sağlam ve emin adımlarla yoluna devam ediyor. Amacımız, tasarım değeri yüksek, fonksiyonel ve kaliteli ürün sunmak. Koltuk ürünlerimizin öne çıkmasının yanı sıra bir evin kurulması ile ilgili hayal edeceğiniz her şey var. Şu anda benim tasarımlarım da mağazamıza eklenmiş durumda.

Sezonun trend ürünleri, kumaşları ve renkleri hangileri?

2021’den devam ederek 2022’de de olan; özellikle sevimli, şişman, yuvarlak hatlı ve pofuduk mobilyalar çok trend… Ayrıca kumaş trendi olarak bu yıl teddy kumaşlar çok moda. Saloni Mobilya’nın bu konuda harika çalışılmış çok geniş bir kumaş yelpazesi var. Bu yıl, moda dergisi gibi, müşterinin işini kolaylaştıracak bir kumaş kataloğu sundu. Size zaten uygun renkleri katalogda belirtiyor. Hiç kumaş kartelasını karıştırmıyorsunuz bile. Renklere gelirsek; son bir yıldır beyaz, mobilyadaki favori renk oldu. Bu yıl benim de koleksiyonumda kullandığım “very peri” rengi patladı. Soft ahşaplar da bu yılın trendler, arasında. Keskin hatlı ahşap renkler geride kaldı. Bohem tarzı patladı. Kış sezonuna girerken, turuncu ve yeşiller bu kış önde olacak. Eskisine nazaran daha renkli bir kış olacak bu yıl. Ben de tasarladığım ürünlerde pembe ve moru eksik etmedim.

Kaliteli mobilyayı nasıl tanımlarsınız? Müşterileriniz neden Arpi Home Saloni Mobilya’yı tercih ediyor?

Müşterilerimiz bizi tercih ediyor, çünkü ilk ve en önemli unsur olarak, elim yettiğince müşteriyle birebir ben ilgileniyorum ve onlarla bilgilerimi, zevkimi, tercihlerimi içtenlikle paylaşıyorum. Çalışanım bile ilgilense, mutlaka müşteri ile ufak da olsa iletişime girerim. Bu bir güvendir mesela. Güler yüz ve bilginizin yanında, satış da en önemli unsurlardan biridir. Ardından tabii ki kalite ve fiyat dengesi geliyor. Tasarım, malzeme ve işçilik alanındaki yüksek kalitemizi uygun fiyatla müşterilerimize sunmak temel ilkelerimizdendir.

İstanbul Moda Akademisindeki eğitiminizden bahseder misiniz? Bu eğitimlerin size katkısı nedir?

Hikâyemin değişim noktası orası aslında. Moda akademisi bir vizyon, özgün bir tarz ve gerçek becerilerin çıktığı yer. Okuldakiler; sizin becerilerinizi ortaya çıkaran ve geliştiren harika insanlar. Yolum öncelikle iyi ki onlarla kesişti. İlk olarak Mine Erkan hocamdan 2018 senesinde, “window design and retail merchandising” (vitrin tasarımı ve mağazacılık) eğitimi aldım. Daha sonra pandemi bitimiyle aynı eğitimi yeni trendler ile tekrarladım. Bu yıl da “home textile trend tracking and analysis” (ev tekstili trend takibi ve analizi) ve creating a fashion brand (moda markası yaratma) eğitimlerini aldım. Bana mağaza işlerimi planlarken ve özellikle kendi markamı yaratırken çok büyük katkısı oldu. Eğer sürekli trendlerin değiştiği bir işiniz varsa siz de kendinizi sürekli geliştirmek zorundasınız. Şu an örneğin, insanların mağazaya gelip son seçimlerini yaparken özellikle benim fikirlerimi beklemesi, beni inanılmaz mutlu ediyor. Bu eğitimlerle okuldan bir şeyler alıyorsunuz ve artık onun karşılığını vermeniz gerek. Ben de kendi işim ile alakalı bir başlangıç yaparak “Eye of the Heart” koleksiyonumu planlayıp markamı hayata geçirdim.

Tasarım yapmaya moda eğitiminizden sonra mı başladınız?

Akademiden önce de çizim yapıyordum fakat eğitim ile beraber bu koleksiyona, kendi tarzımı görmek istediğim renkleri koyarak iki katı çizmeye başladım. Daha önce de mağaza vitrin tasarımlarımı hayata geçirmek için planlamalar yapmıştım. Koleksiyon oluşturmak çok farklı. Tepkilerin çok güzel olması beni çok mutlu ediyor. Eğitimlerin katkısı olarak, siz kendi tarzınız ile artık her şeyi yaratmaya başlıyorsunuz.

İnci Arkan olarak yarattığınız ilk koleksiyonunuz “Eye of the Heart”ın hikâyesi nedir?

Eye of the Heart, yani kalbin gözü. Bu koleksiyonun adı kalp gözüyle bakmak anlamında olan “Kalbin Gözü”. Kalp gözünün açık olması demek; gerçekçi olmak anlamındadır, tecrübe alarak yaşamak. Ben ilk koleksiyonumda, Pantone renk kartelasında 2022 yılı rengi seçilen “very peri” rengine ağırlık verdim. Özellikle 2022’de birçok koleksiyonda gördüğümüz yılın rengi very peri, “canlı bir menekşe kırmızısı alt tonlu dinamik bir deniz salyangozu mavisi tonu” olarak tanımlanıyor ve ayakkabıdan takılara, mobilyaya ve tüm modaya taze bir soluk katıyor. Bu rengi koleksiyonumun birçok detayında kullanarak, benim tarzımda ve benim renklerimde bir koleksiyon olsun istedim.

Bundan sonraki planlarınız ve hedefleriniz neler?

Öncelikle, kesinlikle güncel eğitimlerime devam edeceğim ve bu koleksiyondan sonra koleksiyonların devamı kesin olarak gelecek diyebilirim. Ürün yelpazesini geliştirmeyi düşünüyorum. İleride mağaza ürünlerimin yanında kıyafet de tasarlayabilirim. Zaman ne getirir bilemem ama önemli olan bir işte özgün olmak. Kendiniz gibi olun. Beni yakından tanıyanlar ne kadar renkli bir kişiliğim olduğunu çok iyi bilir. Bunu ben çizimlerime, tarzıma, renklerime, mağazama yansıtırım. Başarı ancak kendiniz gibi olursanız gelir. 

Yazar Hakkında /

2003 yılından bu yana, hedef kitlesi AB ve A+ olarak belirlenmiş bir çok baskı, web, pr, organizasyon işinde başarılı projelere imza atmış olan MAG hayatın her alanında en iyi olmayı hedefleyen, sosyo-ekonomik seviyesi yüksek, özel zevkleri olan ve hobileriyle yaşamını renklendiren, sosyal sorumluluklarının bilincinde olan, belirli kesimden kabul ettiği müşterilerine yıllardır sağlamış olduğu yüksek başarı grafiği ile doğru planlanmış bir büyüme ile sektöründeki hayatına devam etmektedir.

Yorum Bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.