Başa Dön

Sonbaharın En Güzel Rengi AYŞE KUCUROĞLU

blank

Sonbaharın En Güzel Rengi AYŞE KUCUROĞLU

Okuma süresi 7 dakika

Bu enerji ve neşe kimsede yok… Başarılı İşletmeci Ayşe Kucuroğlu ile Bebek sokaklarında muhteşem bir çekim gerçekleştirdik. Bebek’in göz bebeği Happily Ever After’ın güzel sahibesi Ayşe Kucuroğlu’nun süper bir enerjisi var.
Tüm çekim boyunca sergilediği rahat ve pozitif tavırlarıyla bizi büyüledi.
Hem iş yerinin hem de yaşadığı yerin Bebek olması sebebiyle etraftaki esnafla da yakından tanışıyor olması, spontan ve muhteşem fotoğraflar çekmemizi sağladı. Balıkçıda, manavda ve badem ezmecide çekilen fotoğrafların hepsi birbirinden güzel ve renkli kareler ortaya çıkardı. En beğendiği tasarımcılarım muhteşem kıyafetleriyle gerçekleştirdiğimiz çekimde Ayşe Kucuroğlu 4 çocuk annesi olmasına rağmen muhteşem fiziğiyle bizi kendisine hayran bıraktı. MAG ekibi olarak biz çekimlerden çok keyif aldık. Çekimlerimizle o özel günü sizlere sayfalarımızda sunuyoruz. Geçirdiğimiz eğlenceli saatlerden geriye kalan renkli kareleri siz değerli MAG okuyucularıyla buluşturuyoruz…

 

Biraz kendinizden bahsetmenizi istesek neler söylersiniz? Kimdir Ayşe Kucuroğlu?

Aslında Çin Dili Edebiyat mezunu, hayatında hep kalbinin sesini dinlemiş,  pek fazla keşkeleri olmayan biri… Bebek’te çalışıp, Bebek’te yaşıyorum. Aklımda hiç yokken kocama aşkımdan 7 yılda 4 çocuk yaptım. Sonradan mutfağa girdim. Modayı, sanatı ve ayakkabıları seven biriyim…

 

Pozitifliğiniz başarılarınıza yansıyor. Muhteşem projeler yapıyorsunuz, biraz bahsedebilir misiniz?

Pozitif olmak her işin yolunu açar. İyi tarafından bakmak her işe, günü iyi geçirmenize yardım eder ayrıca bu hayatla yapılan anlaşmadır. Yani benim hayatla iyi bir anlaşmam var.

 

”Aklımda hiç yokken kocama aşkımdan 7 yılda 4 çocuk yaptım.”

 

Bu işe nasıl başladınız? Mutfak üzerine bir eğitim aldınız mı? Happily Ever After mutfağına girip farklı tatlar yarattığınız oluyor mu?
Evimin karşısında bulunan minicik bir yeri kiralayarak kendime emrivaki yaptım. Zaten evde süregelen verdiğim yemek partilerinden sonra burası bana çok iyi geldi. Ardından her şey hızla gelişti. Burası gelişirken de işime epey yatırım yaptım. Mutfak işletmeciliği ardından MSA’da aşçılık okulu okudum. Hala Happily Ever After’ın mutfağına girerim. Bu başka bir tutku, başka bir zevk… En son meşe kömürü ızgarasıyla uğraştık ve oturttuk, bu işin sonu yok, her gün bir yenilik yapabilirsiniz ama önemli olan; klasikleşmek. Her gün halden gidip en güzel balıkları almak ve etlerle uğraşmak bambaşka bir zevk…

 

Happily Ever After, Bebek’in göz bebeği haline gelen bir yer. Bu başarıyı nasıl elde ettiniz? Bu işe ilk girdiğinizde neler düşünüyordunuz ve neler oldu?

Her zaman işin içinde bulunmak, insanlarla konuşmak ve yeniliklere açık olmak gerçekten gerekli. Her işte olduğu gibi içten ve severek çalışmak çok önemli.

 

Biraz da modadan bahsedelim. Çok farklı bir tarzınız var… Takip ettiğiniz modacılar kim?

Modayı seviyorum. Moda, hayatın anlamı değil ama yaşam biçimi, duruş ve eğlence. Biraz sanatla da iç içe bence… Bana göre moda hayata bir tavır almak…

 

”Pozitif olmak her işin yolunu açar.”

 

Ezra+tuba, Zeynep Tosun, Özlem Ahıakına bayılıyorum. Begum Salihoğlu’nun ipekleri vazgeçilmez. Ayakkabı tasarımını çok takip ediyorum… Pierre Hardy, Charlotte Olympia,  Fendi harika. Bu arada Prada, Miu Miu bence vazgeçilmez.Triwa markasının gözlükleri çok hoşuma gidiyor. Beymen’den vazgeçemiyorum. Takıda da Kısmet, Milka Karaağalı bence harika.

 

”Hiç bir şey beni korkutmuyor, aklıma koyduğumu yılmadan yaparım.”

 

Bu sezon aldığınız en son parçalar nedir?

Herve Leger uzun kollu bandaj elbise, Midnight Express’ten Maison Margiela kalın gri yün kazak,  Bulova’dan bir kol saati ve ezra+tuba’dan kırmızı bir tuvalet elbise aldım gerçekten harika… Çocuklarım içinse Chicco’dan ceket ve pantolon aldım, çok tatlılar.

 

Şimdi de sıra geldi dört çocuk annesi Ayşe Kucuroğlu’nun sorularına… Bu kadar genç yaşta hem 4 çocuk sahibi olmak hem de bu kadar fit olabilmek çok büyük başarı, formunuzu nasıl koruyorsunuz?

Açıkçası pek uyku uyumuyorum. Evim işime çok yakın böylece hayattan kazanıyorum. Sabah erken kalkıyorum. Gün içinde yapacağım işlerin kararını sabah koşusunda alıyorum. Doğumlara hep 30 kilo ve civarıyla girdiğim için bebeği kucağıma aldıktan sonra ki ilk 3-4 ay tam bir maraton gibi geçiyor. Spor, Akatlar’daki Sculpture’da pilates ve masajlarla hızlanıyor kilo verme. Bu arada hep ayakta olduğum için bol vitaminli bir program. Ayrıca bir şey keşfettim günde iki kez Coffee Coach içiyorum, guarana’lı kahve, beni hem zinde tutup hem kilo verdirtti. Tabii her şeyden önce kişinin mutlu ve güvenli kalması… Asıl zindelik ve güzellik orada…

 

”Bebek’te yaşamak harika.”

 

Bu kadar genç yaşta hem çocuk hem de kariyer yaptınız… Peki, sırada ne var? Gelecekle ilgili projelerinizi öğrenebilir miyiz?
İşimi hep daha ileriye götürmeye çabalıyorum. Her geçen gün daha fazla insan yemek yiyor burada. Bu beni çok mutlu ediyor. Çocuklarımdan aldığım enerjiyi işime veriyorum. Sakinlik, aile olarak var olma beni hep iyi hissettiren şeyler. Çocuklarım ve kocam beni çok cesaretli yaptı. Hiçbir şey beni korkutmuyor, aklıma koyduğumu yılmadan yaparım. Happily Ever After’ın bakery’sini daha da harekete geçiriyorum artık dışarıya da başka restoranlara da ekmek ve tatlı, gronala verebilecek. Bu beni çok heyecanlandırıyor.

 

Çekim yaparken gördüğümüz üzere Bebek’te göz bebeği olan sadece Happily Ever After değil. Etraftaki esnafla muhteşem bir iletişiminiz var. Pozitifliğinizle herkese kendinizi sevdirmişsiniz. Nasıl oluyor da hayatın her alanından bu kadar pozitif ve başarılı olabiliyorsunuz? Bunun bir sırrı varsa lütfen bizimle de paylaşın…  

Bebek’te oturuyorum ve çalışmanın ötesinde burada yaşıyorum. Ağacından Enginarcı Memo’ya kadar ilgileniyorum. Semtimiz eski ve her gün yeni bir yer açılıyor. Bunla doğru orantıda araba fazlalığı ve gürültü var. Kaliteli işletmeler açılsa semtin dokusu bozulmadan devam etsek hayatımıza keşke… Güzellik var ama sorun da çok. Bebekliler Derneği üyesiyim. Dernek harika çalışıyor şimdi bir dergi ve bir gazete çıkarma projesi var derneğin. Vahram ve İhsan Başkan’daki hikayeler bambaşka, bir de Bebek semtini onlardan dinleyin. Başka bir Bebek olmadığını anlarsınız…

 

Bebek’te yaşamak harika. 4 çocuklu bir anne olarak daha steril ortamı olan, site içinde bahçeli bir evde daha rahat olacakken, kesinlikle bunu reddediyorum. Çocuklarımı tam da şehrin göbeğinde mahalle kültürüyle büyütüyorum.

 

Biz bu çekimden çok keyif aldık. Siz son olarak MAG okurları için neler söylemek istersiniz?

Ben de çok keyif aldım, teşekkür ederim… Yaşasın MAG artık İstanbul’a da geldi ve her yerde…

 

[nggallery id=542]

Yazar Hakkında /

2003 yılından bu yana, hedef kitlesi AB ve A+ olarak belirlenmiş bir çok baskı, web, pr, organizasyon işinde başarılı projelere imza atmış olan MAG hayatın her alanında en iyi olmayı hedefleyen, sosyo-ekonomik seviyesi yüksek, özel zevkleri olan ve hobileriyle yaşamını renklendiren, sosyal sorumluluklarının bilincinde olan, belirli kesimden kabul ettiği müşterilerine yıllardır sağlamış olduğu yüksek başarı grafiği ile doğru planlanmış bir büyüme ile sektöründeki hayatına devam etmektedir.

Yorum Bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: