Başa Dön

Serkan Yıldız: Şüpheli Alacaklarda Vergi Avantajı

Serkan Yıldız: Şüpheli Alacaklarda Vergi Avantajı

Okuma süresi 5 dakika

Mali Müşavir Serkan Yıldız; şirketler ve gerçek kişilerin, avans, teminat, borç vb. şekilde başka şirketlere aktarılan tutarlarının şüpheli veya değersiz hale gelmesi durumunu ele alıyor.

Günümüzde yapılan ticaret işlemlerine konu olan ödemelerin önemli bir kısmı vadeli olarak gerçekleştirilir. Bunun doğal sonucu olarak da şirketler ve gerçek kişilerin ticari işlemlerinden doğan ve yüksek tutarlara ulaşabilen alacakları ortaya çıkar. Bu alacaklara konu olan kazançlar vergilendirmedeki tahakkuk esası gereği, tahsil edilmeseler de gelir ve kurumlar vergisine tabi tutulur ancak, mal ve hizmet teslimiyle ilgili alacakların bir bölümü çeşitli nedenlerle tahsil edilememekte, icra, dava konusu yapılmakta ve şirketlerin bilançolarında bozulmaya neden olmaktadır. Alacakların bir kısmı, mal ve hizmet ticareti dışındaki işlemlerden kaynaklanabilmektedir. Örneğin; avans, teminat, borç ve benzeri şekilde başka şirketlere aktarılan tutarların da şüpheli veya değersiz hale geldiği görülmektedir. Son dönemdeki ekonomik dalgalanmayla birlikte, birçok alacak, şüpheli ve/veya değersiz hale gelmiş ve şirketlerin finansman yapılarını olumsuz etkilemiştir.

Şirketlerin “şüpheli veya değersiz” alacaklarını, vergi mevzuatına uymak koşuluyla gider yazmaları ve kurumlar vergisi matrahlarını bu tutarda azaltmaları mümkündür. Şirketler açısından yüksek bir maliyet yaratan ve 2022 yılı itibarıyla yüzde yirmi üç olarak uygulanan kurumlar vergisi oranı nedeniyle, şüpheli ve değersiz alacak uygulaması büyük öneme sahiptir.

Şüpheli Alacaklar

Vergi Usul Kanunu’nun 323. maddesine göre; ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olmak şartıyla, dava veya icra safhasında bulunan veya yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından ödenmemiş dört bin Türk lirasını aşmayan alacaklar şüpheli alacak sayılır ve belli şartlarla gider yazılır.

Dava veya icra safhasında bulunmak: Tahsil edilemeyen alacağın şüpheli hale gelebilmesi için temel unsur, dava veya icra safhasına intikal etmiş olmasıdır.

Küçük alacaklar: 2022 yılı itibarıyla mevzuatta yapılan değişiklikle dört bin Türk lirasının altındaki, yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından ödenmemiş olan alacaklar doğrudan gider yazılabilir.

Şüpheli hale gelen alacaklar doğrudan gider hesabına aktarılmamakta, karşılık ayrılmak suretiyle matrahın tespitinde gider olarak dikkate alınmaktadır.

VUK’un 323. maddesi ve ilgili mevzuata göre şüpheli alacak karşılığı şu şartların varlığı halinde ayrılır: Alacak, ticari kazancın elde edilmesi ve sürdürülmesi ile ilgili olmalıdır; alacak tahakkuk etmelidir; bilanço esasına göre defter tutulmalıdır; alacak tutarı, daha önce gelir hesaplarına intikal ettirilmiş olmalıdır; alacak kısmen veya tamamen teminatsız olmalıdır; alacağın tahsilini sağlamak için, hukuki yollarla gerekli çaba gösterilmelidir; alacağın şüpheli hale geldiği hesap döneminde karşılık ayrılmalıdır.

Bir alacağın tahsil edilememesi dolayısıyla şüpheli alacak koşullarının oluşması halinde, bu tutara dahil olan KDV için de şüpheli alacak karşılığı ayrılabilecektir. Başka bir deyişle, borçlu kişilerden olan KDV alacakları da karşılık uygulaması kapsamına girer. Şüpheli alacaklar için dava veya icra takibine başlanıldığı yılda karşılık ayrılması gerekmekte olup şüpheli hale geldiği hesap döneminde karşılık ayrılmayan alacaklar için, daha sonraki dönemlerde karşılık ayrılması mümkün değildir. Buna göre, icra veya dava safhasına gelmiş olan alacak, bu durumun oluştuğu hesap döneminde karşılık hesaplarına alınmalıdır. Bu dönemde karşılık ayrılmaması durumunda, ileriki hesap dönemlerinde karşılık ayrılması veya bu dönem için düzeltme beyannamesi verilmek suretiyle matrahın düzeltilmesi mümkün değildir. Bu durumda, şirketler açısından büyük bir vergisel kayıp ortaya çıkmaktadır.

Değersiz Alacaklar

Vergi Usul Kanunu’nun 322. maddesine göre; kazai bir hükme (mahkeme kararına) veya kanaat verici bir vesikaya göre tahsiline artık imkân kalmayan alacaklar değersizdir. Değersiz alacaklar, bu mahiyete girdikleri tarihte tasarruf değerlerini kaybederler ve kayıtlı kıymetleriyle zarara atılarak bilançodan çıkarılırlar.

Kazai bir hükümden anlaşılması gereken; alacağın tahsili için kanun yollarına başvurulmuş olması, icra takibinin yapılması ve bu müracaatlar ve takipler sonunda, alacağın ödenmeyeceğine hâkim tarafından hükmedilmiş olmasıdır.

Kanaat verici vesika teriminden ise, ödemeyi imkânsız hale getirmiş hal ve sebepler sonucu ortaya çıkmış belgeler anlaşılmalıdır. Bu kapsamda aşağıdaki belgeler değersiz alacak uygulamasında kabul edilir: Mahkeme huzurunda alacaktan vazgeçildiğine ilişkin olarak düzenlenmiş belgeler; alacaktan vazgeçildiğine dair konkordato anlaşması; gerek doğuşu gerekse vazgeçilmesi bakımından belli ve inandırıcı sebepleri olmak şartıyla alacaktan vazgeçildiğini gösteren anlaşmalar (Alacaklının tek taraflı irade beyanı ile alınmasından vazgeçilen alacakların, değersiz alacak olarak zarar kaydı mümkün değildir.); borçlu aleyhine alacaklı tarafından açılan davayı borçlunun kazandığına dair mahkeme kararı; borçlunun adresinin saptanamaması nedeniyle icra takibat dosyasının kaldırıldığını ve yasal süresi içerisinde yenileme talebinde de bulunulmadığını gösteren icra memurluğu yazısı vb. Alacağın, değersiz hale geldiği yılda hesaplara zarar olarak yazılması gerekmekte olup, ilgili olduğu yılda zarar yazılmayan alacağın sonraki yıllarda dikkate alınması mümkün değildir.

Değerlendirme

Şüpheli ve değersiz alacaklar, kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider yazılabilmekte; bunlarla ilgili olarak ödenen KDV de indirim konusu yapılmaktadır. Şüpheli ve değersiz alacakların tespiti ve gerekli işlemlerin yapılması, şirketlerin kurumlar vergisi matrahını ve KDV ödemesini azaltacaktır. 2022 yılının sonuna yaklaşıldığı bu dönemde hem hak kaybı yaşamamak hem de vergisel avantajlardan yararlanmak için alacakların tasnifi, gerekli işlemlerin tesisi ve bilançoların bu gözle değerlendirilmesi uygun olacaktır.

Yazar Hakkında /

2003 yılından bu yana, hedef kitlesi AB ve A+ olarak belirlenmiş bir çok baskı, web, pr, organizasyon işinde başarılı projelere imza atmış olan MAG hayatın her alanında en iyi olmayı hedefleyen, sosyo-ekonomik seviyesi yüksek, özel zevkleri olan ve hobileriyle yaşamını renklendiren, sosyal sorumluluklarının bilincinde olan, belirli kesimden kabul ettiği müşterilerine yıllardır sağlamış olduğu yüksek başarı grafiği ile doğru planlanmış bir büyüme ile sektöründeki hayatına devam etmektedir.

Yorum Bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.