Başa Dön

Seramik ve Ötesi 11K Ceramic Art

Seramik ve Ötesi 11K Ceramic Art

Okuma süresi 3 dakika

Düşüncelerini ve duygularını aktarmak istediği bir “oda” arayışı içerisindeyken seramik sanatına yönelerek tasarımlarını oluşturmaya başlayan Işıl Köseoğlu, 11K Ceramic Art ismiyle kurduğu markasının anlamını, ürünlerini oluştururken hissettiği duyguları ve ilham kaynaklarını MAG Okurlarına anlatıyor…

 

Öncelikle kendinizi biraz tanıtır mısınız? Seramik sanatına yönelişiniz nasıl oldu?

Nasıl herkesin kendine ait bir odaya ihtiyacı oluyorsa, benim de düşüncelerimi ve duygularımı özgürce yaşayıp aktarabileceğim bir odaya ihtiyacım vardı. İşte bu oda, benim için seramiğin kendisi oldu. Düşüncelerimi, toprağı şekillendirirken; duygularımı ise onları sırlarken özgürce kullanabiliyordum.

11K Ceramic Art’ın öyküsü nasıl başladı? İsminin anlamı nedir?

Ruhumu toprakla örtüp onları seramiklere dönüştürmeye başladıktan kısa bir süre sonra, beni adeta rehabilite eden bu seramiklerin başkaları için de benzer bir etki yaratabileceğini düşündüm. Bu düşünceyle beraber kendi markamı kurmanın ilk adımlarını da atmış oldum.

Yaşamın, ona doğru bakabilenlere her zaman bir şeyler fısıldadığına inanmışımdır. 11 sayısı benim için böyle bir fısıldamanın karşılığıydı. Yaşamın bana rehberlik ettiği her yerde bu sayıyla bir şekilde karşılaşıyordum. Biraz araştırdıktan sonra 11’in, manevi bir içe dönüşün karşılığı olan sayı olduğunu öğrendim. Aslında benim seramiğe başlama şeklime çok benziyordu, çünkü seramik de benim manevi olarak içe dönüp kendimi anlamaya başlama hikâyemdi.

Tasarımlarınızda imza niteliği taşıyan noktalar, öne çıkarmak istediğiniz fikirler var mı?

Kutsal sembollere çok değer veririm; bir kültürün veya bir inanışın sembolü haline gelmiş olanlara özellikle. İçlerinde binlerce yıllık hikâyeler, binlerce yıllık inanışlar yatıyor. Bu sembolleri kullandığım, sırladığım vakit, onların bana bahşettiği gibi ben de onlara kendi hikâyemi bahşetmiş oluyorum. Mitlerden yola çıkarak, kadının hem kutsallığını hem doğurganlığını vurgulamak istediğim Kibele abajur serim böyle çıktı. Ra’nın gözü, om gibi semboller de bunlardan birkaç tanesi.

Bu kutsal sembollerden benim için en özel olanı, kadın figürüdür. Kadın figürlerini çokça kullanırım. Bu kadınlar ilk bakışta birbirlerinden farklı gözükseler de aslında tek bir kadındırlar.

İşinize olan tutkunuzu nasıl tanımlarsınız?

Şunu söyleyebilirim: Benim için sadece seramik değil, ötesi. Yaptığım ürünlerin, heykellerin hepsinin ayrı bir hikâyesi var. Ürünlerimin, insanların evlerinde misafir oluşları ve o ruhu onlara geçirebilmem benim için önemli.

Geleceğe dair planlarınız neler? Yeni koleksiyonlar, yeni tasarımlar veya sürprizler olacak mı?

Tek başıma ilerlediğim bu yolda, aynı ruhta iki sanatçı arkadaşım Başak Karagül ve Sara Montazen’le devam ederek çok güzel şeylerin ortaya çıkacağına inanıyorum. Gelecek için yeni tasarımlar tabii ki olacak. Şimdiden bir isim veremem, çünkü tasarımlarımız aniden, o anki ruh halimizle çıkıyor. En büyük hedefimiz, güzel ruhları birleştireceğimiz bir sergi. Başlı başına dünya bir sanat eseri değil midir? 

Yazar Hakkında /

2003 yılından bu yana, hedef kitlesi AB ve A+ olarak belirlenmiş bir çok baskı, web, pr, organizasyon işinde başarılı projelere imza atmış olan MAG hayatın her alanında en iyi olmayı hedefleyen, sosyo-ekonomik seviyesi yüksek, özel zevkleri olan ve hobileriyle yaşamını renklendiren, sosyal sorumluluklarının bilincinde olan, belirli kesimden kabul ettiği müşterilerine yıllardır sağlamış olduğu yüksek başarı grafiği ile doğru planlanmış bir büyüme ile sektöründeki hayatına devam etmektedir.

Yorum Bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.