Başa Dön

Obezite Diyabet ve Sağlık

Obezite Diyabet ve Sağlık

Okuma süresi 6 dakika

Obezite ve diyabet tedavisiyle ilgili oldukça başarılı ameliyatlar gerçekleştiren Doç. Dr. İbrahim Sakçak; bu iki hastalığın ilişkisini açıklayarak, Tip 2 diyabetten kaçınmanın yollarını MAG Okurları için detaylandırıyor…

 

Biraz kendinizden bahsederek başlar mısınız?

1966’da Sungurlu’da doğdum. İlk, orta ve lise öğrenimimi Ankara’da tamamladım. 1989 yılında, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun oldum. 1995 yılında, Sağlık Bakanlığı Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi 5. Cerrahi Kliniğinde, genel cerrahi uzmanlık eğitimimi tamamladım. 2010 yılında Amerika Birleşik Devletleri, Pensilvanya eyaletindeki Pittsburgh Üniversitesinin organ nakli merkezinde, ince bağırsak nakli konusunda eğitim aldım. 2011–2012 yıllarında, İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesinin organ nakli merkezinde karaciğer nakli ve ileri cerrahi teknikler üzerine eğitim amacıyla bir yıl boyunca çalışmalarda bulundum. 10 Nisan 2012 tarihinde genel cerrahi doçenti unvanını aldım. 8 Şubat 2013 tarihinde Ankara Numune Hastanesi tarihindeki ilk karaciğer naklini, 21 Haziran 2013 tarihinde ise akrabadan canlı vericili ilk karaciğer naklini gerçekleştirdim. Altı yıl Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinde obezite ve diyabet hastalığının cerrahi tedavisiyle ilgili çalışmalar yaptım ve bu konuyla ilgili yüzlerce ameliyatlara katıldım. Ankara Medical Park Hastanesinde yaklaşık bir yıl çalışarak yüzün üzerinde obezite ve diyabet hastasını ameliyat ettim. Uluslararası bilimsel dergilerde yayımlanmış on beş, ulusal dergilerde yayımlanmış dokuz makalem bulunmakta. Yurt içi ve yurt dışında bilimsel kongrelerde sunulmuş on sekiz sözlü bildirim var. Bugüne kadar bin iki yüz elli obezite, üç yüz elli şeker hastasını ameliyat ettim. Halen, Ankara Çukurambar’daki kendi kliniğimde ve anlaşmalı hastanelerde çalışmalarıma devam ediyorum.

Şeker hastalığı nedir? Kimlerde görülme olasılığı yüksektir?

Şeker hastalığı (diyabet); kanda şeker (glukoz) seviyesinin aşırı yükselmesiyle ortaya çıkan bir hastalıktır. Şeker hastalığı Tip 1 ve Tip 2 diyabet olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Tip 1 diyabet, pankreasta bulunan ve insülin üreten beta hücrelerinin otoimmün bir süreç sonunda zedelenmesi ile meydana gelmektedir. Hastalar, mutlak veya göreceli bir insülin yetersizliği olduğundan ömür boyu insülin hormonunu dışardan (enjeksiyon yoluyla) almak zorundandırlar. Bu nedenle Tip 1 diyabet, insüline bağımlı diyabet (insulin dependent diabetes Mellitus, IDDM) olarak da isimlendirilmektedir.

Tip 2 diyabette ise; beslenme alışkanlıklarındaki birtakım yanlışlar, obezite ve hareketsiz yaşam, pankreastan insülin salgılanmasındaki azalmaya veya insüline karşı hücrede direnç gelişmesine neden olmakta, bu da kanda şeker (glukoz) yükselmesine, dolayısı ile Tip 2 diyabete (şeker hastalığı) neden olmaktadır.

Obezite ile diyabet ilişkisini anlatır mısınız? Diyabetten kaçınmak için ne yapılmalı?

Obezitede kişinin vücut yağ oranı artar. Bu yağın hangi bölgelerde dağılmış olduğu da önemlidir. Karın ve bel çevresinde artan yağ dokusu, diyabet riskini daha fazla arttırır. Tip 2 diyabet ile obezite arasında çok yakın ilişki olup, Tip 2 diyabet olan bireylerin yüzde sekseni şişmandır. Obezite, insülin direncine neden olmakta, bu da diyabet oluşumunu kolaylaştırmaktadır. Obezite aynı zamanda diyabet tedavisi ve kan şekeri kontrolünü de zorlaştırmaktadır. Obezite ameliyatı uygulanan kişilerin şeker hastalığının da kaybolduğu ve ilaç gereksinimi olmadığı fark edildikten sonra yapılan bilimsel çalışmalarda ince bağırsaklardan salgılanan bazı hormon ve mediatörlerin bu duruma sebep olduğu anlaşılmıştır.

Peki, Tip 2 Diyabeti önlemek için neler yapılabilir? Son yıllarda yapılan çalışmalar; yaşam tarzı değişikliklerinin, bozulmuş glikoz toleransının (BGT) Tip 2 diyabete ilerlemesini engelleyebildiğini göstermiştir. Çocukların beslenmesindeki bilinçsiz davranışlarla yağ hücreleri ve adipoz doku kütlesindeki artış, ileri dönemde obezite riskini artırmaktadır. Kişinin dengeli ve düzenli beslenme alışkanlığı olmalıdır, eğer bu konuda zorluk yaşıyorsa uzmandan yardım almalıdır, günlük yaşantısının içerisinde fiziksel aktiviteye yer vermelidir.

Kişi günlük besin ihtiyacını nasıl gidermeli? Protein, karbonhidrat ve yağ dengesi nasıl kurulmalı? Obezite sorunu yaşamamak için beslenme önerileriniz neler olurdu?

Kişinin beslenmesi planlanırken yaşı, kronik hastalıkları, fiziksel aktivite durumu, kullandığı ilaçlar, sağlıklı gıdaya ulaşabilme durumu çok önemlidir. Karbonhidrat, protein, yağ örüntüsü ise sporcu kişilerde, bazı kronik hastalıklarda veya yapılan bazı cerrahi işlemlere göre değişmektedir. Sağlıklı bir bireyde ise diyetle alınan günlük enerjinin TÜBER’e (Türkiye Beslenme Rehberi) göre %45 ila %60 karbonhidrat, yağlardan gelen oranı %20 ila %35 olmalı ve alınan enerjinin %10’undan daha azı (%7 ila %8) doymuş yağlardan, %1’inden azı ise trans yağlardan gelmelidir. %15 ila %20’si proteinlerden oluşmalıdır.

Vücut ağırlığında oluşan değişikliklerin izlenmesi ve günlük diyetle alınan enerji ile fiziksel aktiviteler için harcanan enerjinin dengelenmesi gereklidir.

Enerji dengesinin sağlanması için porsiyon miktarlarına (büyüklüğüne) dikkat edilmelidir.

Fiziksel aktivite artırılmalı ve hareketsiz geçirilen zaman azaltılmalıdır.

Basit karbonhidrat, toplam ve doymuş yağ içeriği yüksek olan yiyeceklerin (şeker, çikolata, kek, pasta, börek, çörek, yağlı, kremalı ve içeriği bilinmeyen her türlü yiyecek) tüketiminden kaçınılmalıdır.

Enerji içeriği yüksek olan içecekler (şeker eklenmiş gazlı/gazsız içecek ve hazır meyve suları, alkollü içecekler vb.) sınırlı miktarlarda tüketilmelidir.

Vücut ağırlığının denetiminde posa içeriği yüksek olan besinlerin tüketimi önemlidir. Bunun için beyaz ekmek yerine tam tahıl ürünleri, pirinç yerine bulgur pilavı, sebze ve meyve sularının yerine sebze ve meyvenin kendisi tüketilmelidir. Kuru baklagillerin tüketimi artırılmalıdır. (Posa kısıtlaması yapılan kronik hastalıklar dışında)

Yiyecekler iyice çiğnenmeli, yavaş yavaş tüketilmelidir.

Su tüketimine özen gösterilmelidir.

Izgara, haşlama, buğulama gibi sağlıklı pişirme yöntemleri tercih edilmeli, yağlı ve kremalı soslarla hazırlanmış yiyeceklerden ve kızartmalardan kaçınılmalıdır.

Yiyecek, içecek alışverişi yaparken besin etiketleri okunmalıdır. Etikette yer alan porsiyon başına enerji ve besin ögesi içeriklerine dikkat edilmelidir.

Yazar Hakkında /

2003 yılından bu yana, hedef kitlesi AB ve A+ olarak belirlenmiş bir çok baskı, web, pr, organizasyon işinde başarılı projelere imza atmış olan MAG hayatın her alanında en iyi olmayı hedefleyen, sosyo-ekonomik seviyesi yüksek, özel zevkleri olan ve hobileriyle yaşamını renklendiren, sosyal sorumluluklarının bilincinde olan, belirli kesimden kabul ettiği müşterilerine yıllardır sağlamış olduğu yüksek başarı grafiği ile doğru planlanmış bir büyüme ile sektöründeki hayatına devam etmektedir.

Yorum Bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.