Başa Dön

Kendi Gerçekliğinizi Yaratın

blank

Kendi Gerçekliğinizi Yaratın

Okuma süresi 9 dakika

Bir başkası ile ilişki; hem keyifli bir yolculuk hem de meydan okuyucu bir süreçtir. Kendi kendinizden sakladığınız “ben”ininizle karşılaşırsınız. Ve onunla yaşamayı öğrenirsiniz. O “ben”inizin kabul gördüğünü görmek, içinizdeki sevgi duygusunu büyütür. Bir sanattır ilişki, dantel gibi ince ince işlenen, sabır isteyen… Kendinle yüzleşme cesareti isteyen, emek isteyen… Kendinizi tamamen tanırsanız her şeyi kolaylıkla çözersiniz…

Seni tanıyabilir miyiz?

İstanbul’da doğduktan sonra babamın işleri sebebiyle 2 yaşımdan itibaren 4 yılda bir şehir değiştirdim. Çocukluğum Frankfurt, İstanbul, Amsterdam ve Ankara şehirlerinde değişik kültürlere tanıklık ederek geçti. İstanbul (Erkek) Lisesi ve ardından İTÜ İşletme Mühendisliği bölümlerini tamamladıktan sonra turist rehberliği yaparak iş hayatına girdim. Daha sonrasında otel, banka ve konsolosluk gibi kurumlarda ilerleyerek geniş bir deneyim yelpazesi oluşturdum. 2004–2013 yılları arasında kardeşimle ortak olarak bir turizm şirketi işlettik. Fakat bir yanım her zaman enerji ve kişisel girişim konularına oldukça ilgiliydi. Bu yüzden de 2001 yılından itibaren yoğun olarak çeşitli enerji çalışmaları ve kişisel gelişim seminerlerine katılıyor, 2006 yılından beri Vernon Frost tarafından verilen Labirent seminerlerini organize ediyorum. Son birkaç yıldır da eğitmenlik üzerine aldığım eğitimler ve birikimlerim sayesinde seminerler ve seanslar düzenliyorum.
Katıldığım eğitimlerden bazıları: Prisma, Rainbow Seminerleri (Yossi Mutzafi ile), Labirent seminerleri (Vernon Frost ile), Transformal Nefes ( Joost Maaijvis), İnversion Therapy (Steve Rother), Yeniden Bağlantı ( Eric Pearl), Learning Love (Krishnananda, Amana), Primal ve Tantra (Premartha- Svarup), Aile Sergileri (Bert Hellinger ile, Halise Baydar, Göksel Karabayır ile ve Premartha Svarup ile), You Can Heal Your Life ( Patricia Crane, Rick Nichols ile), Light Grids (Damien Wynne), Bir Dilek Tut (Gahl Sasson), Acces Consciousness (Steve Comer), Vedanta (James Swartz), Mucizeler Kursu (ACIM), Oneness of Being (Vernon Frost ile), Silva Metodu (Ayşen Ediz)…
Eğitmenlik sertifikaları: Vernon Frost (Oneness in Being 2013), Patricia Crane – Rick Nichols (Louise Hay ..You Can Heal Your Life 2002), Krishnanda ve Amana ( The Learning Love Training 2010-2011), Steve Rother ( Inverse Wave Therapy 2007), John Seymour (Organisational NLP 2003)..

Yaptığın işi nasıl tanımlayabiliriz ve nasıl başladın?
       
2001’den itibaren yoğun bir eğitim ve kişisel gelişim geçirdim. Bir yerden sonra aldıklarım ve enerji bedenimde durmaz oldu. Ellerimden ateş çıkmaya başladı ve bendeki enerjiyi aktarmadığımda sanki içim yanıyordu. Ellerim yandıkça yakın çevreme enerji vermeye onlarla çalışmaya başladım. Daha sonra her şeyi bırakıp tamamen işimi değiştirdim, seanslar ve seminerler vermeye başladım. Seanslarıma “Kuantum Atılım” adını verdim. Öğrendiğim birkaç tekniğin sentezini uyguluyorum. Seminerler ise çok çeşitli konularda olabiliyor. Örneğin; Ankara’da ilişkiler üzerine, “Derin’deki Sen” adlı semineri 7-8 Kasım tarihleri arasında vereceğim. 14-15 Kasım tarihleri arasında ise İstanbul’da, “Atılım” adında bir seminer vereğim. Şamanların toplanma noktası dediği insan enerji bedeni üzerindeki önemli bir bölge ile çalışacağız.
      

Birçok insana dokunuyorsun ve hayatlarını değiştiriyorsun… Bundan bahseder misin?
       
Teşekkür ederim. Ben sadece insanların hayatlarında niyet ettikleri değişimi gerçekleştirebilmeleri için alan tutuyorum. Kolaylaştırıcı (yani benim konumumda olan kişi) kendini ne kadar çok dönüştürüp arındabilirse, bu bilgiyi, bu yaşanmışlığı, mümkün bilgisini çalıştığı kişiye sunabiliyor. Daha önce o yoldan geçtiği için yol gösterebiliyor. O da bu enerji havuzunda, bir anda fark etmediği, görmediği, hissetmediği duyguları hissedip dönüşümü için iyi bir zemin bulabiliyor. Hayatını değiştiren, dönüştüren kişi danışandır her zaman. O istemeden ben bir şey yapamam.

Çocukluğumuzdan (hatta belki geçmiş hayatlardan) gelen, çoğu zaman farkında bile olmadığımız travmalarımız oluyor. Bunlar hayatımızın farklı alanlarında ilerleyemememize neden oluyor. Bunları nasıl aşıyoruz?

Bir çocuk bir aileye, bir yaşam biçimine doğuyor. Bu aile, ne kadar iyi niyetli olursa olsun, çocuğun gelişiminde hem bireylerin kendi geçmiş travmalarından kaynaklanan hasarlar nedeniyle hem de yaşam sürecinin aileye getirdiği ortak sorunlar nedeniyle, çocukta bazı şoklar, hayal kırıklıkları, üzüntüler, olumsuzluklar yaratabiliyor. 
Burada çocuğun olaya kattığı yorum önemli aslında. Aynı travmayı aile içinde deneyimleyen iki farklı mizaçtaki çocuk farklı etkilenecektir. Belki biri üstünde durmayacaktır, diğerinin ise o noktadan itibaren tüm hayatı değişebilecektir. Ender olarak geçmiş hayat travmaları da karşımıza çıkar ama çoğunluk bu hayata aittir. Bu hayatın travmalarını yeterince arındırdıysak sıra geçmiş hayatlara gelebiliyor çoğunlukla. 
Bir örnekle devam edecek olursak; eğer çocuk yetişirken öfke kontrolüne sahip olamayan bir ebeveynle yetiştiyse; kendi öfkesini kabul etme ve sağlıklı bir şekilde ortaya koyma konusunda sorun yaşayabilecektir. Ya ebeveyni gibi olacak ya da öfke ve tartışmaya hiç girmeyip hep uyum sağlama yoluna gidecektir. Bu durumda kendi sınırlarını, istediklerini rahat ortaya koyamayıp, kendi gerçeğini yaşamakta zorlanacaktır. Belki kendini sürekli yorgun hissedecek ve insanlarla derin ilişkilere girmekten kaçan biri olarak aradığı mutluluğu yakalayamayacaktır. İfade edemediği öfkesi ona zarar vermeye başlayacaktır ve belki de onu hasta edecektir. Burada ilk adım farkındalık yaratıp kişinin kendi içindeki bu dinamiği kavraması olacaktır. Sonra bedende toksin olarak duran konuyla ilgili olumsuz duygu sağaltımı yapmak, korkuları, şokları çözmek ve hizmet etmeyen inanç kalıplarını sisteminden atmak olacaktır. Bu yapıldıktan sonra; kendi yaratmak istediği gerçeklik doğrultusunda inanç kalıplarını revize etmek bir sonraki adım olacaktır. 

Peki, en çok merak edilen konulardan biri; “ilişkiler” dersek…
       
Aslında hayatta her şey bir ilişkiye dayanıyor. Başkaları ile ilişkilerimiz, kendimiz ile ilişkimiz, eşyalar-nesnelerle-konularla ilişkilerimiz gibi… Ve tüm bunlar özünde kendimizle ilişkimizin yansımaları… Yani, temel olan ilişki kendimizle olandır. Diğer tüm ilişkileri bizi bize yaklaştırmak, içimizdeki aşka, aşkınlığa ulaşmak için yardımcı araçlardır. Deneyimim o ki; farkındalığımız ne kadar yüksek olursa olsun, kendi üzerimizde ne kadar çalışmış olursak olalım, bir sonraki aşamada hep içimizde yeni, tanımadığımız bir başka “ben”e ulaşıyor ve yeniden tanışıyoruz. Kendimizi tamamen tanısak her şeyi kolaylıkla çözeriz diye düşünüyorum. Bir başkası ile ilişki; hem keyifli bir yolculuk hem de meydan okuyucu bir süreçtir. Kendi kendinizden sakladığınız “ben”ininizle karşılaşırsınız. Ve onunla yaşamayı öğrenirsiniz. O “ben”inizin kabul gördüğünü görmek, içinizdeki sevgi duygusunu büyütür. Bir sanattır ilişki, dantel gibi ince ince işlenen, sabır isteyen… Kendinle yüzleşme cesareti isteyen, emek isteyen… Ama hediyeleri de çoktur…


Senin düzenlediğin ve benim de sabırsızlıkla beklediğim seminerlerden konuşalım, biraz da… (Önümüzdeki günlerde olacakların tarihleri de)

Çok zarifsin Berilciğim, teşekkür ederim. Bir sonraki seminerim Ankara’da, Yaşam Bilim Akademisi’nde ilişkiler üzerine olacak. 7-8 Kasım ‘da “Derin’deki Sen” adında bir hafta sonu semineri. Seminerlerimde hem faydalı bilgiler, araçlar veriyorum, hem de kişilerle teke tek çalışıyorum. Oldukça interaktif enerji çalışmaları içeriyor. Bu nedenle katılanlar hem keyifli vakit geçiriyor, hem de dönüşüm yaşıyor. 14-15 Kasım’da ise İstanbul’da “Atılım” semineri vereceğim. Seminerlerimi www.kampaworkshops.com web sitemizden üzerinden detaylı olarak görebilirsiniz.

Vernon Frost’u ve çalışmalarını anlatabilir misin? (Önümüzdeki günlerde olacakların tarihleri de)

Vernon Frost benim çok değerli bir hocamdır, 14 yıldır Türkiye’ye yılda 2-3 defa gelir. Güney Afrika asıllı olup, 40 yılı aşkın bir deneyim yelpazesine sahiptir. Birçok kişi ile çalıştım. Ama her seferinde beni yeniden büyüleyen ve her seferinde daha çok büyüten ender hocalarımdan biridir. En sevdiğim yanı, yapmacıksız, yalın, olduğu gibi ve ayağı yere sağlam basan bir insan olmasıdır. Ama bunun yanında son derece yetenekli bir metafizik öğretmeni ve eğlenceli bir insandır. Üzerimdeki emeği için her zaman şükran duyarım.
Artık yıllar içinde klasikleşmiş olan Labirent semineri İstanbul’da 26-29 Kasım tarihleri arasında tekrar düzenlenecektir. Dört günlük yoğun ve çok yönlü bir çalışmadır. Labirent seminerine katılıp tamamlamış olanlar için, her seferinde değişik bir beldede yatılı seminerler olmaktadır. Bu sefer 8-13 Aralık tarihleri arasında Sapanca’da “Mucizeni Gerçekleştir” seminerini dört gözle bekliyorum.

Artık herkes “kişisel gelişim” ile çok ilgili… Pek çok insan kitaplar okuyor, seminerlere katılıyor… Ancak hayatlarında hiçbir değişim, dönüşüm olmayabiliyor. Sence neden?

Evet Berilciğim, güzel bir uyanış dönemindeyiz. Farkındalığı yükselen insanda mutlaka bir değişim oluyordur ama her zaman istenen düzeyde değil. Bunun çok çeşitli nedenleri olduğu kanısındayım. Biz bütünsel varlıklarız; yani zihinsel, duygusal, fiziksel, ruhsal düzeylerin hepsine ulaşan bir çalışma değişim getirebilir. Sadece tek bir düzeyde çalışarak, örneğin; sadece zihine çalışmak yeterli olmuyor. Değişime bütünsel olarak hazır olmalı ve istemeliyiz. “Ben daha mutlu olmak istiyorum”, diye yola çıkan kişi, en önemli mutsuzluk kaynağı olan ilişkisinden vazgeçmek istemezse, bütünlüğü yoktur. Ve tam yaratamaz. Seminerde yapılan birçok enerji çalışması sonrasında hayat içinde değişimin gerçekleşebilmesi için, seminer sonrası uyumlanma sürecinin getirdiği meydan okumalara hazır olmalı ve tevekkül halinde geçmeliyiz. Bazı insanlar ise bu süreçten kaçınıp sürekli enerji çalışmaları alanında kalıp, arafta kalıyor ve bu nedenle hayata geçiremiyor. Ya da şüphe, inançsızlık varsa, olanı da sabote eder kişi, olan değişimi de bozar…
Hiçbir şey olmuyor diye dolaşıp, olanları iptal ederek ‘hiçbir şey olmuyor’ yaratımını yaşar. Ama evren her birimizin kendi evreni, kendi içimizin yansıması.. Çok şükür, benim evrenimde değişim olmayan insan yok gibi… Eğer etrafımızda çok fazla değişim olmuyor bilgisi varsa, içimizde belki de direnen bir “ben” aramalıyız..

Çok teşekkür ederim.. Çok sevgiler

Yazar Hakkında /

2003 yılından bu yana, hedef kitlesi AB ve A+ olarak belirlenmiş bir çok baskı, web, pr, organizasyon işinde başarılı projelere imza atmış olan MAG hayatın her alanında en iyi olmayı hedefleyen, sosyo-ekonomik seviyesi yüksek, özel zevkleri olan ve hobileriyle yaşamını renklendiren, sosyal sorumluluklarının bilincinde olan, belirli kesimden kabul ettiği müşterilerine yıllardır sağlamış olduğu yüksek başarı grafiği ile doğru planlanmış bir büyüme ile sektöründeki hayatına devam etmektedir.

Yorum Bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: