Başa Dön

HER ROLDE BOL KAHKAHA

blank

HER ROLDE BOL KAHKAHA

Okuma süresi 4 dakika

Next Level’da gerçekleştirilen Kaçma Birader galasının öncesinde rol aldığı filmlerde izleyicileri kahkahalara boğan usta oyuncu Zafer Algöz ile sinema ve tiyatro üzerine samimi bir röportaj gerçekleştirdik.

Zafer Algöz’ü biraz yakından tanıyabilir miyiz?

1961 doğumluyum ve 15 yaşımdan beri oyunculuk yapıyorum. Tiyatro ile başlayan kariyerimi sırası ile televizyon dizileri ve filmlerde rol alarak ilerlettim. Sayısını tam olarak bilmiyorum ama yaklaşık olarak 50-60 tiyatro oyunu ve 25-30 sinema filminde rol almışımdır…

Kaçma Birader hikayesi sizin için nasıl başladı?

Kaçma Birader için Ömer Faruk Sorak beni aradı, filmden ve senaryosundan bahsetti. Bir aile babasını oynayıp oynamayacağımı sordu. Ben de senaryodan biraz detaylı bahsetmesini rica ettim. Ömer de anlattı: Otobüs şoförü bir baba rolü olduğunu söyledi. “Peki otobüs kullanacak mıyım?” diye sordum. “Evet abi ziyadesiyle otobüs kullanacağın çok sahnelerin var” dedi. Bana çok cazip geldi. Dayım ağır vasıta şoförüydü, benim de çocukluğumdan kalma ağır vasıtalara karşı bir merakım olduğu için etkileyici geldi. Benim için iyi bir deneyim olabileceğini düşündüm. Daha sonra kadrosu da çok ilgimi çekti. Senaryosunu inceledikten sonra “Ben bunu yaparım” dedim ve projeye dahil oldum. Otobüs için de Atatürk Olimpiyat Stadı’nın arkasında dev otoparkta şoför ile çalışmamız oldu. Çok kısa bir çalışma oldu, hatta şoför bana “Abi sen daha önce ağır vasıta kullandın mı?” diye sordu. Ağır vasıta ehliyetim yok ama kullanmışlığım vardı. Bunun için hiçbir yadırgama yaşamadım. Benim için keyifli bir deneyim oldu.

Sayısız karakter canlandırdınız. Kendinizi en yakın hissettiğiniz karakter hangisiydi?

Birçok karakter canlandırdım ama en çok Cem Yılmaz ile yaptığım filmlerde canlandırdığım karakterleri seviyorum. Onların benim için ayrı bir yeri var. Arog’daki Karga, Yahşi Batı’daki Şerif, Pek Yakında filmindeki Ahben Sonel, son yaptığımız Ali Baba ve Yedi Cüceler’deki Kenan Memedov, bunların hepsi Cem Yılmaz’ın çizgisini yansıtan karakterler. Cem Yılmaz’ın bir standardı var. Yapmış olduğu sinema filmlerini başka birinin pek yapabildiğini ya da teşebbüs ettiğini görmedim. Onun için onun filminde oynamış olduğum karakterler benim için diğerlerinden biraz farklı.

Cem Yılmaz ile yeni projeleriniz olacak mı?

Olacak tabii. İnşallah Haziran ayının sonuna doğru böyle bir çalışma yapacağız.

Türk sineması son yıllarda hızlı bir ivme kazandı. Oyuncuları, senaryoları ve filmleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye’de sinema bir ivme kazandı ama bilinçli bir seyircisi yok Türk sinemasının. Teknik anlamda Avrupa’da, Amerika’da çıkan malzemelerin hepsi kısa zamanda zaten Türkiye’ye de geliyor. Kamera donanımı olsun, ses ekipmanı olsun bunların hepsini kullanmaya çok yatkın becerikli teknik kadro da var, çok yetenekli oyuncular ve yönetmenler de var Türkiye’de ama Türk sinemasının en büyük sorunu senaryo. Bu kadar zengin öğeleri olan bir memleketin senaryo konusunda bu kadar kısırlaşmasına anlam vermek güç. Bir sinema filminin iyi olabilmesi için yarıdan daha fazla önem arz eden kısmı o filmin senaryosudur. Senaryo nerede ise işin dörtte üçlük kısmıdır. Çok iyi bir senaryo iyi bir yönetmenin ellerinde olursa özenle seçilen oyuncu kadrosu ile zaten başarıya imzasını atar. Yüz yılı aşkın bir tarihi var Türk sinemasının. Galiba altı bin beş yüze yakın sinema filmi yapılmış ama bunların içerisinden dışarıda gururlar gösterebileceğimiz film adedi yirmi beşi geçmez. Bu da demektir ki; diğerleri pek önem arz edebilecek sinema filmleri değil.

Ankara izleyicisine neler iletmek istersiniz?

Ankara’nın şöyle bir gerçeği var: Türkiye’nin en bilinçli izleyicisi Ankara’da. Özellikle eğitimli bir seyircisi var. Tiyatro seyircisinin kalitesinden biliyorum. Dolayısıyla sinema filmlerine gelen kaliteli bir seyirci grubu var. Üniversiteli gençler çok fazla katılıyorlar sanatsal etkinliklere. Ankaralıların bizi her zaman olduğu gibi yine yalnız bırakmamasını diliyorum.

Yazar Hakkında /

2003 yılından bu yana, hedef kitlesi AB ve A+ olarak belirlenmiş bir çok baskı, web, pr, organizasyon işinde başarılı projelere imza atmış olan MAG hayatın her alanında en iyi olmayı hedefleyen, sosyo-ekonomik seviyesi yüksek, özel zevkleri olan ve hobileriyle yaşamını renklendiren, sosyal sorumluluklarının bilincinde olan, belirli kesimden kabul ettiği müşterilerine yıllardır sağlamış olduğu yüksek başarı grafiği ile doğru planlanmış bir büyüme ile sektöründeki hayatına devam etmektedir.

Bir Yorum Ekleyin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: