Başa Dön

Her Fotoğraf Bir Hikaye ECE OĞULTÜRK

blank

Her Fotoğraf Bir Hikaye ECE OĞULTÜRK

Okuma süresi 5 dakika

En büyük tutkusunu mesleği haline getiren ve kısa zamanda Türk ve yabancı birçok ünlü ismi bizlere objektifinden yansıtan, başarılı ve genç fotoğrafçı Ece Oğultürk ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdik…

Seni biraz yakından tanıyabilir miyiz?

Ben Ece OĞULTÜRK. İstanbul’da doğdum. 2005 yılında Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Fotoğraf Bölümüne girdim. Aynı yıl usta fotoğrafçı Zeynel Abidin AĞGÜL ile birlikte çalışmaya başladım. Kendisinin desteğiyle reklam, moda ve portre fotoğrafçılığı alanlarında tecrübe edindim. Şu anda da moda ve portre alanlarında kendi çalışmalarımı sürdürüyorum.

Fotoğraf çekmeye meraklı olduğunu ne zaman, nasıl fark ettin?

Çocukluk yıllarımda aile fotoğraflarına uzun uzun bakarken yakalanırdım. Babam yönetmen olduğu için evde bulunan kamera ve fotoğraf makinaları da beni hep cezbederdi. Liseden sonra kesin karar vererek üniversitede güzel sanatlarda okuyup fotoğraf eğitimi aldım. Beni fotoğrafa çeken şey babama olan hayranlığım oldu.

Fotoğraf çekmek dışında tutku ile yaptığın başka neler var?

En büyük tutkum fotoğraf ve ne şanslıyım ki; tutkuyla bağlı olduğum bir işim var.

Portre fotoğrafları çekerken kurguları nasıl oluşturuyorsun?

Çekeceğim kişiyi önceden araştırmayı seviyorum. Ne sever? Ne yapar? Nereden gelir? Hatta, torunun adı nedir? Bu ve bunun gibi soruların cevapları fotoğrafa katkı sağlayacak malzemelerle dolu oluyor. Dersime çalıştıktan sonra geriye aynı dili konuşabildiğim ekip arkadaşlarımla iyi bir plan yapmak kalıyor.

Dünyayı bir objektifin arkasından görmek nasıl bir his?

Dünyayı objektifin arkasından görüyormuşum gibi değil de, sanki objektif benim gözümün içindeymiş gibi hissediyorum. Müthiş bir his bu… Günlük hayatımda yolda yürürken, biriyle konuşurken, araba yolculuğu yaparken, gözüm sürekli, ışığa, gölgelere ve ifadelere takılıyor. Bu da bizim meslek hastalığımız sanırım.

Genç yaşında birçok ünlü isimle çalışıyorsun… Kim bu isimler?

Sanat, politika, cemiyet ve iş dünyasından birçok isimle çalışma fırsatı buldum. Bunlardan akla ilk gelenler, Başbakan Ahmet Davutoğlu ve birçok parti lideri, John Malkovich, Hülya Avşar, Tiger Woods, Christopher Norton.
 
Objektifinden yansıtırken en çok etkilendiğin isim kimdi? Hikayesini bizimle paylaşır mısın?

Birçok isim var. Ancak aklıma ilk gelen kesinlikle piyanist David Helfgott. Yakın zamanda İstanbul’da muhteşem bir konser verdi. Konser sonrası sahneden iner inmez fotoğraf çekimi için bir araya geldik. Çekim için çok az vaktim vardı çünkü hem ilerleyen yaşından dolayı kendisini yormak istemiyordum hem de diğer yandan hayranları imza almak için sabırsızlanıyorlardı. David Helfgott rahatsızlığından dolayı, fotoğraf çekimi sırasında sürekli konuşuyor, gözlerini kısıyordu ve ben istediğim fotoğrafı çekemiyordum. Çekimin son anında “David lütfen benim için gözlerini açar mısın?” dedim ve o an şahane bir portresini çekebildim. Hastalığının detaylarını ve hikayesini merak edip çekimden sonra ilk işim biyografisini anlatan film olan Shine’ı izlemek oldu. Uzun süre etkisinden çıkamadım.

Farklı ve kalıcı olmanın sırları neler sence?

Benimle uzun süredir çalışan insanlardan disiplinli duruşum konusunda takdir görürüm; bu beni çok mutlu ve motive eder. Yaptığın işi sevmenin, kendinden bir şeyler katmanın, özgün olmanın dışında, işinde disiplinli olmanın da kalıcı ve farklı olmakta etken olduğunu düşünüyorum. 

Fotoğraf arşivinde yediden yetmişe herkesin severek takip ettiği isimler yer alıyor. Onları istediğin portrelere sen mi sokuyorsun
yoksa doğal portrelerine hikaye mi oluşturuyorsun?

Sanatçılarla çalışırken yanımda kuaför, makyöz/makyör ve stilistten oluşan kocaman bir ekip oluyor. Önceden belirlediğimiz konseptler doğrultusunda güçlerimizi birleştiriyoruz ve ortaya bir imaj çıkarıyoruz. Politika, cemiyet ve iş dünyasından isimlerle çalışırken durum daha farklı. Her ne kadar dersime çalışıp, kafamda malzemelerle gitsem de bazen iş planlandığı gibi yürümüyor, işte o zaman fotoğraf çekmek kadar durumu ve kişiyi yönetmek gerekiyor.
 
Kendini şu an olmak istediğin tablonun neresinde görüyorsun?
 
Kendimi şu an olmak istediğim tablonun tam ortasında görüyorum. Öğrencilik yıllarımdan beri çok çalışıp,  işime  çok emek verdim.Ancak hayat sürprizlerle dolu. Bazen resmin en renkli kısmında da olabilirim, bazen kenarda köşede. İşimi çok seviyorum ve  daha uzun yıllar  keyifle yapmayı düşünüyorum.yani hep bu tablonun içinde olmak istiyorum.
 
 
Mesleğe yeni atılacaklara ne gibi fikirler verebilirsin?
 
Fotoğrafçılık gelişen ve kolay ulaşılan  teknolojiler  sayesinde  neredeyse herkesin  ilgi alanı. Mesleğe yeni atılacak olanlar sadece  profesyonellerle değil amatörlerlede  rekabet içinde olacaklar.Bu sebepten dolayı  fotoğrafçılığın uzun bir yolculuk  olduğunu unutmayıp, fotoğrafa ve kendilerine olan güvenilerini kaybetmeden yollarına devam etsinler.
 
Hayalini kurduğun çekimi kiminle nasıl bir kurguyla gerçekleştirmek istersin?
 
 
Kafamda  bir çok fikir var.Çekeceğim insanlara bu fikirleri anlattığımda, ya beni anlıyorlar ya da bana güveniyorlar. Ve ortada buluşuyoruz. Ancak en önemli şey zaman. Günümüzde herkesin zamanı çok kıymetli. Kafamda ki kurguları çok değil ama gerektiği kadar zaman  içinde gerçekleştirmek benim için  paha biçilemez bir konfor. Bunu sağladığımda  ünlü / ünsüz  kişilerle yaptığım bütün çekimler; kafamdaki fikirleri gerçekleştirmek için fırsata dönüşüyor.
 
 
Son olarak Ece Oğultürk bize aşkı anlatacak olsa kiminle ve nasıl bir portre ile anlatırdı?
 
İlk aşkım olan babamı anlatırdım. Fotoğrafı  seçmeme sebep olan hayranlığım,  artarak devam etmekte. Büyüdükçe onu daha iyi  anlıyor ve şimdi de bu fotoğrafa uzun uzun bakıp, iyi ki ben fotoğrafçı oldum diyorum. Ve her geçen gün onu daha çok özlüyorum. 

Yazar Hakkında /

2003 yılından bu yana, hedef kitlesi AB ve A+ olarak belirlenmiş bir çok baskı, web, pr, organizasyon işinde başarılı projelere imza atmış olan MAG hayatın her alanında en iyi olmayı hedefleyen, sosyo-ekonomik seviyesi yüksek, özel zevkleri olan ve hobileriyle yaşamını renklendiren, sosyal sorumluluklarının bilincinde olan, belirli kesimden kabul ettiği müşterilerine yıllardır sağlamış olduğu yüksek başarı grafiği ile doğru planlanmış bir büyüme ile sektöründeki hayatına devam etmektedir.

Yorum Bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.