Başa Dön

GREECOLOGY VE BURAK AKDOĞU

blank

GREECOLOGY VE BURAK AKDOĞU

Okuma süresi 9 dakika

Bir insan düşünün; İsviçre’de Otel Yönetimi ve Aşçılık bölümlerinden mezun olduktan sonra üzerine Paris’te yüksek lisansını tamamlıyor. Sonra Miami’de eğitimine devam ediyor. Daha sonra 3 yıl Newyork’ta yaşıyor. Türkiye’ye geri döndükten sonra restorancılıkla hiç ilgilenmiyor direkt tekstil işine girerek City’s ve Kanyon’da Class Cavalli mağazalarını açıyor. Akmerkez’deMissTrendymarkasını kuruyor. Bunlar daha sonra Moschino, JustCavalli ve IceBerg mağazalarına dönüşüyor. Diğer taraftan kendi mekanlarının yine çok güzel ve orijinal olmasından dolayı film sektörüyle içi içe bir hayatı oluyor ve kendininkiler dahil dizilere mekan buluyor ve adı “Mekancı Burak” olarak anılmaya başlıyor.Bu çok yönlü ve elini attığı her işte başarının zirvesine çıkan iş adamı Burak Akdoğu son olarak Cihangir’de bir Yunan restoranı açtı. Kendisiyle bu yeni mekanında buluştuk. Mekan Yunan Adaları’ndan alıştığımız tarzdan biraz farklı, mavi beyaz renkler yerine gri beyaz tonlarla modernleştirilmiş. Keza menüsü de tipik Yunan yemeklerinin modernize ve füzyon tarzı yiyeceklerden oluşuyor. Mekanın en çok ilgi çeken objeleri kendisinin Yunanistan’dan tek tek taşıyarak getirdiği bir şövalye ve değişik miğferler ile eldivenler. Greecology’e gelen hemen hemen herkes bunlarla fotoğraf çektiriyor. Sabah kahvaltıları da adeta bir şölen. Yakın zamanda yine yeni bir yer açacak olan iş adamı, mekanlarını dekorasyonlarını hep alışılagelmişin çok dışında tasarlıyor. Türkiye’de yatırım yapmanın avantaj ve dezavantajlarını çok değişik sektörlerde faaliyet gösteren şirketleriyle deneyimlemiş olmasından ötürü bu konuda engin bir bilgiye de sahip olan Burak Akdoğu MAG okuyucuları için bu konuda öneriler de verdi. “Hayallerimin hepsine ulaştım” diyen iş adamına teşekkür ediyorum ve bu başarılarının hep sürmesini diliyorum.

Bize biraz kendinizden bahserder misiniz ?

Eğitimime Işık Lisesi Nişantaşı’nda başlayıp Özel Ata Lisesi’nde devam ettim. Oradan aşçılık eğitimi için İsviçre Engelberg’e gittim. 4 yıllık Hotel Motel Management eğitiminin ardından Paris’e gittim. Orada bir restoranda çalışıp Aup Paris’te yüksek lisansımı yaptıktan sonra Miami’de eğitimime devam ettim. Sonrasında New York’ta üç yıl yaşayıp geri döndüm. İstanbul’da restoranla ilgili hiçbir şey yapmayı düşünmedim. Tekstil ile iş hayatıma başladım. Önce Akmerkez’demağazacılık yaptım,sonra toptan olarak MissTrendy’yi kurdum ve 15 senedir hala devam ediyor. Daha sonra Class Cavalli mağazalarını açtım Citys ve Kanyon’da. Sonra o mağaza konseptleri daha multibrand mağazacılığa döndü.Iceberg,JustCavalli ve Moschino markalarının satıldığı mağazalar oluştu. Ailemin de beraber çalıştığı bir MissTrendy’yi daha büyüttük. Çocukluğum ise Büyükada’da geçti.

Farklı işleriniz var. Hangisi ne zamandı, şu an hangileri aktif?

Her zaman tekstille uğraştım ve tekstil işlerim halen toptan ve perakende olarak devam ediyor. Kendi abiye ve koleksiyon üretimimin yanı sıra ithal markaların dağıtımını yapıyoruz.Citys, CavalliBrandsStore halen devam ediyor. Bomonti’de de MissTrendy binamızda bayan ürünlerinin toptan dağıtımını yapmaktayız. Ayrıca dizilere mekan temin etmekteyim

Değişik branşlarda iş yapıyor olman kişiliğinin çok yönlülüğünden mi, meraktan mı, değişiklikten hoşlanmandan mı, para kaygısından mı… vs. neden sence?

Değişik işler yapmamın sebebi; bir işin bana yetmiyor olması ve farklı uğraşlarla, farklı insanlarla tanışıp daha dolu zaman geçirmek… Tabii ki sonunda bir kazanç da olmalı. Ben her küçükkende böyleydim; bir resim yapardım, bir piyano çalmaya çalışırdım, hatta bir ara da şarkı söyleyeceğim diyordum.
Yaptığın işler arasında en çok hangilerini sevdin ve seviyorsun? Neden?
Yaptığım işler içinde en çok mağazacılığı seviyorum. Ama artık sabrım yok. Restorancılık çok farklı; devamlı bir aksiyon halindesin ve çok farklı insanlarla tanışıyorsun, işin keyifli tarafı da bu, hiç sıkılmıyorsun ve yaptığın işin beğenildiğini gördükçe daha da mutlu oluyorsun.

Restoran işine girmek nereden doğdu, nasıl gelişti, hikayesi nedir?

Restoran açmak eskiden beri aklımda vardı ama bu Cihangir projesi çok spontane gelişti. Ortağım Yasin Yenibayrak ile Cihangir’de hep gittiğimiz bir pastanede bir gün pastane sahibinin devretmek istediğini dile getirmesiyle serüvenimiz başladı. Bizim kafamızda askıya aldığımız hazır bir Greecology projesi vardı ama hiçbir çalışma yapmamıştık. Sadece ortağımın biraz menü, konsept ve dekorasyon çalışması mevcuttu. Pastane sahibinin teklifiyle o dakika orayı aldık. Ödemeler yapıldı ve pastane bize kaldı. Biraz düşünüp yan dükkanları da alıp mekanı büyütmeye karar verdik. Kahvaltı mekanı olarak başlatacağımız projemizi akşam meze balık konseptiyle zenginleştirmeye karar verdik. Tabii ki her şey Yunan Akdeniz mutfağı çatısı altında gerçekleşti. Yunan adalarına gittiğinizde modern yorumlanmış, beyaz mavi mekanların yerine daha dinamik ve gri beyaz tonların hakim olduğu günümüze hitap eden yerlerin etkisinde kaldık en çok. O atmosferi, insanların burada yemek yerken veya birşeyler içerken kendilerini farklı hissetmelerini istedik.

Neden Yunan mutfağı? Bir yer daha açsan ne mutfağı olurdu?

Hem bizim milletimizin damak tadına yakın olduğu hem de bizim en keyif aldığımız mutfak olduğu için Yunan mutfağı oldu. İnsan en keyif aldığı şeyi güzel bir şekilde yorumlayabilir, biz de Yunan mutfağını severek büyük bir keyifle sunmak istedik. Bunun yanında diğer mutfaklara da her zaman açık olmuşumdur, farklı tatlar her zaman bende merak uyandırmıştır. Eğer kendimi yakın hissettiğim başka bir alan olursa, orada da beni görebilirsiniz.

Bize Greecology’i anlatır mısın ? Neler var, nedir, ne değildir?..

İnsanların aklına ilk önce alışkanlıklardan ötürü taverna geliyor ama Greecology klasik bir Yunan tavernası değildir.Greecology, Yunan mutfağında yer alan yöresel yemeklerin modern yorumlandığı, sunumlarıyla göz dolduran, sabah zengin bir kahvaltısının olduğu, öğlen gyros, keftedes, tzatzikiburger gibi yiyeceklerin, akşam da geniş bir meze seçkisiyle ouzo’ların olduğu bir mekandır. Girince sizi Rodos Adası’ndan getirdiğimiz duvarda asılı bir şövalye karşılar. Beyazın hakim olduğu, yine adalardan getirdiğimiz aksesuarların olduğu, masalarını, lambalarını bile kendimizin tasarladığı bir mekan. Göze çarpan geniş bir tatlı bar vardır ki, orada kavanozda servis edilen her gelenin bayılarak yediği çok fazla tatlı çeşidimiz bulunmaktadır.

Yeni yerler açmayı planlıyor musun? Evet ise neler, nerede ve ne zaman?

Yeni mekanlar yolda evet… Önceliğimiz çok kısa zamanda Karaköy… Ama daha farklı bir Greecology olacak. Daha müzikli ortamda Yunan şarkıcılarla ve Antalya bölgesine franchise vereceğiz.

İş kolik misin? Bir günün nasıl geçiyor?

Evet biraz öyleydim. Sabah erkenden çıkıp mağazalar, merkez derken üretime bakıyordum. Şimdi bir de üzerine Greecology eklendi. Sabahları MissTrendy’ye gidiyorum oradan kapanışa kadar da restorandayım.

Film sektörüyle ilgili işlerin ve bağlantıların nedir?

Film sektörüyle ilgili işlerim Galata’da oturduğum eve gelen tekliflerle başladı. Öncelikle orayı kiraya vermeye başladım. Sonra Cihangir’e geçtim. Kafamda sadece çok düzgün ve farklı bir evi dizilere vermek vardı ve çok başarılı oldu Cihangir, hiç boş kalmadı ve ben çevremdeki evler ile arabaları da vermeye başladım. Derken Bomonti’dekiloft’u yaptım. O da çok beğenilen bir eğlence mekanı oldu ve diziciler ev bakmadan önce beni arar oldu; adım “MekancıBurak”a çıktı.

Yaptığın işler arasından ömür boyu sürdürmek istediğin hangisi?

Sanırım restoran… Tekstil yenilik istiyor, bitmeyen bir seyahat trafiği ve devamlı yeni firmalar bulmalısın ama restoran da tutarsa aynı menü üzerinde oynayarak, yenileyerek yıllar sürebilir.

Gelecek planların ve en büyük hayalin nedir?

Gelecek planlarımı tamamladım diyebilirim. Elimdekilerin değerini bilip onlarıcanlı tutmak tek amacım. O yüzden başka bir hayalim yok. Büyük bir enerjiyle tüm güzellikleri bu ortama yansıtmak ve huzurlu bir iş ortamı…

Türkiye’ de yatırım yapmanın zorluk ve kolaylıklarını anlatır mısınız?

Türkiye’de restoran tecrübem olmadığı için Greecology bir ilk oldu. Çok amatör, plansız bir şekilde mekanı devraldık. Proje kendiliğinden, doğal bir şekilde gelişti. Öncelikle bir kahvaltı yeri açalım derken Yunan konsepti zamanla kafamıza yattı ve onun üzerine çalıştık. İstanbul Beyoğlu’nda restoran ve kafe açmanın inanılamayacak kadar detaylı ve zor bir süreci varmış. Detaylar ve prosedürler çok uzun zaman aldı. 1 ayda açmayı planladığımız Greecology resmi işlemlerden dolayı 7 ayımızı aldı. Çok kolay olduğunu söyleyemeyiz ama işleri prosedürüne uygun hale getirince her şey daha kolay ilerledi. Popüler ve kafe restoranların yoğun olduğu bölgelerde her şeyin daha zor olduğunu zamanla anladık ve işi öğrendikten sonra şimdi bir ikinciyi açmanın daha kolay olduğunu çok iyi biliyorum.

İstanbul’da restoran açmak isteyenlere ne önerilerde bulunursun yaşadığın tecrübelerden sonra?

İstanbul’da restoran açmak isteyenler önce o semtte nelere izin veriliyor, bölgede ne tür bir servis eksik incelemeliler. Farklı yelpazede olmayan bir konseptte bir restoran açılmalı bence. Bizde o yolda ilerledik ve bölgede olmayan bir yenilik yaratmak istedik. Sanırım iyi ilerledik. İstanbul o kadar her şeye doymuş ki; çok iyi servis, farklı bir tat bekliyorlar. Bizim bölgemiz de, sanatçıların, oyuncuların olduğu farklı bir kesimin oturduğu bir semt. Çok emek istiyor restoran sektörü. Mekanın detayları, kurumsal kimlik,servis,menü,sunum, her şey bir bütün.. Hepsine çok özen gösterilmeli.. Doğru projeyle yapılan yatırımların çok karlılık getireceğini düşünüyorum.

Yazar Hakkında /

2003 yılından bu yana, hedef kitlesi AB ve A+ olarak belirlenmiş bir çok baskı, web, pr, organizasyon işinde başarılı projelere imza atmış olan MAG hayatın her alanında en iyi olmayı hedefleyen, sosyo-ekonomik seviyesi yüksek, özel zevkleri olan ve hobileriyle yaşamını renklendiren, sosyal sorumluluklarının bilincinde olan, belirli kesimden kabul ettiği müşterilerine yıllardır sağlamış olduğu yüksek başarı grafiği ile doğru planlanmış bir büyüme ile sektöründeki hayatına devam etmektedir.

Yorum Bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: