Başa Dön

Estetiğin ve Taşların Işıltısı

blank

Estetiğin ve Taşların Işıltısı

Okuma süresi 7 dakika

2012 yılında “Siz hayal edin, biz gerçekleştirelim” mottosuyla yola çıkan ve kişiye özel mücevher tasarımlarıyla kısa bir zaman içerisinde geniş kitlelere ulaşan Lion Diamond’ın arkasındaki güçlü tasarım ve üretim ekibini, ilham kaynaklarını, hedef ve hayallerini markanın kurucusu Öznur Yakın’dan dinliyoruz…

Sizi tanımayanlar için biraz kendinizden bahseder misiniz?

Elbette… 21 Aralık 1977 İstanbul doğumluyum. Erken yaşta başlayan bir iş kadınlığı serüvenim var. Tekstil alanında, dönemin adından söz ettiren markalarının tedarikçisiydim. Sağlam ve her biri kendi alanında başarılı kadrom sayesinde üretimde ve sektörde güçlü ithalat payım söz konusuydu. Bu arada evliliğimden kısa bir süre sonra hayatımda yeni bir heyecan söz konusu oldu. Hamilelik dönemim ve kısa aralıklarla dünyaya gelen çocuklarımın sorumluluğu ile iş hayatıma ara vermem gerekti. Şu an tekstil işimdeki tüm ince zevk ve ayrıntıları mücevherlerimizin üretimlerinde, tasarımlarında kullanıyorum.

Lion Diamond’un kuruluş hikayesini anlatır mısınız?

Genç ve dinamik bir marka olan Lion Diamond, 2012 yılında kişiye özel tasarımların ve butik ürünlerin öncüsü olma hedefiyle kuruldu. Kusursuz mücevherler ve koleksiyonlar üreten markamızda, tasarımdan üretimin son aşamasına kadar geçen her süreç kontrol altında sabır ile ilerliyor. Lion Diamond, mücevher severlerin hayallerini, estetiğin ve taşların getirdiği ışıltı ve butik bir anlayışla gerçekleştiren bir marka. Ürünlerimizin taşıdığı modern çizgiler, geleceğin tasarımlarını bugünden gerçekleştirmek isteyenlerin, klasik çizgiler de geçmişin estetiğini bugün yaşamak isteyenlerin tercihi oluyor.

Kişiye özel üretimleriniz hakkında bilgi verir misin?

Bu ayrıntı markamızın çıkış sürecini oluşturuyor. “Siz hayal edin, biz gerçekleştirelim” diyoruz. Güçlü ve sürekli kendini geliştiren bir tasarım ekibine sahibiz. Hal böyle olunca sonuçlar da bir o kadar tatmin edici oluyor. Çünkü bize anlatılanı ve isteneni şekillendirmek de sunmak da çok önemli. Kişiye özel üretim yaptığımız bir mücevheri asla tekrar üretmiyoruz. Bu anlamda son derece hassasiyetle, geniş bir arşive sahip olduk. Karşılıklı memnuniyet de üretkenliğimizi arttırıyor.

Tasarım ekibinizden söz eder misiniz?

Güçlü bir tasarım ekibine sahibim ve bu çok önemli bir ayrıntı. Her bir mücevher çağın ve teknolojinin getirdiği tüm yenilikler dahil edilerek hazırlanıyor. Az once de söylediğim gibi, bizim işimizin temelini ayrıntılar oluşturuyor. Eğitimleri ve almış oldukları ödülleriyle, başarılı bir şekilde adından söz ettiren tasarım ekibimiz markamızın bütünlüğünü koruyor.

Kadınlarımıza, mücevher seçimiyle ilgili hangi tüyoları verirsiniz?

Günlük yaşantıda kasada beklemeyen ve daima yaşayan mücevherleri öneriyoruz. Günün her saatini ve her kombini tamamlar nitelikte olmasına önem veriyoruz. Bunun için de pembe ve beyaz renkli montürlerden oluşan ürünleri ön planda tutuyoruz. Üretiminde renkli değerli taşlar, abanoz ağacı, fil dişi, tigereye taşı, onıx ve quartz taşının tüm tonları ile safirin tüm tonlarının kullanıldığı, insan vücuduna pozitif etkileri olan taşlara yer veriyoruz.

2016 yazının mücevher trendlerinden bahseder misiniz?

Fancy pırlanta ile yapılan tasarımlar göz doldurur nitelikte. Büyük ve gösterişli parçalar tercih ediliyor. Özellikle, tek parça ama çarpıcı olması istenen özellikler arasında. Sosyal hayatta ise, çalışan iş kadınının günlük iş temposuna uygun ve akşam davetlerini tamamlar nitelikte trendy parçalar söz konusu. Bunlar da daha çok, rose gold montür üzerine pırlanta ve renkli taşlardan oluşan mücevherler oluyor. Özellikle çoklu bileklikler, esnek işaret parmağı yüzükleri, tek parça halinde kullanılan püskül uzun kolyeler ve yanında el üstü kelepçe tarzı tasarımlar tercih sebebi.


Lion Diamond’un kısa ve uzun vadede planları, hedefleri neler?

Aslında tam olarak hedeflediğimiz gibi ilerliyor süreç. 2012 yılında kurduğumuz markamız tam bir özel müşteri üreticisi olarak hayata başladı. 2015 yılının Ocak ayında mağazalaşma sürecimizin ilk basamağı olan Nuruosmaniye butik mağazamızı açtık. Böylece, daha kapsamlı üretici atölyemiz, ustalarımız ve tasarım ekibimiz de müşterilerimizin isteklerini yerine getirebilmek amacıyla aynı oranda büyümeye başladı. Kusursuza yakın mücevher üreten bir marka olarak iddialıyız. Hedeflerimizin doğru orantıda ilerlemesinin ilk maddesi de bu… Ve tabii ki ekip ruhu… Her diyaloğumda bunu özellikle dile getiririm. Lion Diamond, içerisinde profesyonel bir ekip ruhunu barındırıyor. Bu da mücevherlerimizin üretiminden,  sunumuna kadar misafirlerimiz tarafından hissediliyor. Temkinli beklentileri olan biriyim, bu sebeple bulunduğumuz yerden memnunum. Biliyorum ki bu, gelecek hedeflerimizin gerçekleşmesine ışık tutacak.

Yeni projerleriniz var mı? Lion Diamond olarak hedefiniz nedir?

Elbette yeni projelerimiz var. Hem sosyal sorumluluk anlamında hem de kurumsal olarak markamıza yapacağımız yatırımlarla ilgili programlarımız var. Ekim ayında gerçekleşecek BİKAP (Başarılı İş Kadınları Platformu), İstanbul Kaşıbeyaz Gala’da gerçekleşecek. Tasarım ekibimiz ile hazırladığımız yeni koleksiyonumuzun ilk lansmanını ise, gelen talepler üzerine Ankara’da yapacağız. Bunu da ilk buradan duyurmuş olalım. Gerek mevcut müşterimiz gerek sosyal medya takipçimiz olan Ankaralı mücevher severlere yepyeni süprizlerle gidiyoruz.

Ülkemizde değerli taşlara olan ilgiyi nasıl buluyorsunuz?

Son derece bilinçli tüketiciye sahip bir sektör. Ancak değerli taş ve mücevher güven işidir. Şahsınız, markanız ve ekibiniz bu bütünlüğü yansıtır. Mücevher alıcıları, sahip olmak istediği lüksün ayrıntılarına hakim olarak bize geliyor. Hangi renk, kaç karat taş, hangi kesimde ve hatta içinin temizliğine varana kadar tüm ayrıntılar hakkında bilgi sahibi olarak geliyorlar.

Başarılı iş kadını ve aynı zamanda bir annesiniz? Kaç çocuğunuz var? Onlara nasıl vakit ayırıyorsunuz? Birlikte neler yaparsınız?

Evet, her şeyden önce dört çocuk annesiyim. İkinci kızımın doğduktan sonra ikizlerim oldu ve böylece aile nüfusumuz güzel bir sayıya ulaştı. Programlı ve prensipleri olan biriyim. Hal böyle olunca, olması gereken her şey zamanında yerini alıyor. Ailemle yaşadığım her ayrıntı benim için çok önemli ve özel…

Moda anlayışınız nasıldır? Giyim tarzınızı ve sevdiğiniz renkleri söyler misiniz?

Moda, bana yakışan her şeydir benim için. Elbette, güncel olan her şeyi takip ediyorum. Ancak kendime ait bir tarzım olması beni mutlu ediyor. İş yaşantısında tercihim tek parça elbiselerdir. Topuklu ayakkabılarım ise kesinlikle vazgeçilmezim. Her rengi sever ve giyerim ama en çok cıvıl cıvıl tonları tercih ederim. Hafta sonları ise rahatlıktan yanayım.


Yurt dışında en çok sevdiğiniz ülke neresi?

İtalya benim için çok anlam ifade ediyor, ayrı bir yeri var. Oraya birçok kez seyahat ettik ve birçok şehrini gezip görme fırsatımız oldu. Milano, Floransa, Venedik, Roma, Napoli, Pompei, Toskana Bölgesi, Capri Adası ve İtalyan Rivierası ismini başta verebilceklerim arasında… “Türkiye haricinde nerede yaşayabilirsin?” diye sorsalar kesinlikle İtalya derdim. Çünkü bu ülkede her şey var. Güzel yemek, iyi alışveriş, köklü ve etkileyici tarih, sıcak güler yüzlü insanlar, macera, moda, güzel sahiller ve tabii ki sanat… Diğer Avrupa ülkelerinin aksine İtalya’ya yazın gitmek bu anlamda çok daha güzel oluyor.

Yazar Hakkında /

2003 yılından bu yana, hedef kitlesi AB ve A+ olarak belirlenmiş bir çok baskı, web, pr, organizasyon işinde başarılı projelere imza atmış olan MAG hayatın her alanında en iyi olmayı hedefleyen, sosyo-ekonomik seviyesi yüksek, özel zevkleri olan ve hobileriyle yaşamını renklendiren, sosyal sorumluluklarının bilincinde olan, belirli kesimden kabul ettiği müşterilerine yıllardır sağlamış olduğu yüksek başarı grafiği ile doğru planlanmış bir büyüme ile sektöründeki hayatına devam etmektedir.

Yorum Bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: