© Copyright 2018 Mag Medya
Başa Dön

Eğitim Öğretim Hayatına Atılan İlk Adım

Eğitim Öğretim Hayatına Atılan İlk Adım

Okuma süresi 7 dakika

Eylül ayının gelmesi ile birlikte okul dönemi başladı. Bu yeni dönemde, ilkokula başlayacak çocuklar ve aileleri için bazen karmaşık bir hal alabiliyor. Bu süreçte aileleri neler bekliyor, sürecin sağlıklı ilerleyebilmesi için neler yapılmalı gibi birçok soruya Pedagog Dr. Sevil Yavuz yanıt veriyor…

Çocuğunuza okulda geçireceği ilk günlerde nasıl yaklaşmalısınız?

Çocuğunuzun okuldaki ilk günü onun hayatındaki önemli hatıralardan biri olacak. Bu önemli günde işinizden izin alabiliyorsanız mutlaka çocuğunuzun yanında olun. Çocuğunuz diğer çocukların anne babasını yanında görüp sizi yanında göremediğinde üzülecektir. Zaten onun için çok endişe verici bir günde sizden güç almaya ihtiyacı varken, yokluğunuz onu daha savunmasız bırakacaktır. Sayın iş verenlerin ilkokula yeni başlayacak çocuğu olan ebeveynlere karşı anlayışlı olmasını umuyoruz.

Okul öncesi müfredatı çocuğunuzun okula uyum sağlamasına destek olacaktır!

Güzel haberlerden biri yeni eğitim sisteminin olumsuzluğunu, karmaşasını çocuklar ilk günler pek yaşamayacaktır. Çünkü ilk günler oryantasyon amaçlıdır. İlk haftalar çocuğunuzun okulla ilgili olumlu algılar geliştirmesi için iyi bir fırsattır. Yine güzel haberlerden bir diğeri ise çocukların ilkokul programlarının okul öncesi aktiviteleri içermesidir. Bu uygulama çocukların ilk günlerini okulda eğlenerek geçirmesine destek olacaktır.

Okula özendirmek için somut adımlar atın!

İlkokula yeni başlayan çocuğa yaklaşımınız “Sen artık büyüdün okula gideceksin. Artık oyuncaklarla oynamayı bırak, derslerine çalışacaksın.” gibi bir açıklama ile çocuğa okulu sevimsiz bir yer gibi tanıtmak olmamalıdır. Tam tersine çocuğun okulu sevmesi için motivasyonu artırmalısınız. Mesela çocuğunuzla birlikte okul alış verişi yaparak sevimli kırtasiye ürünleri alabilirsiniz. Odasını okul için yeniden düzenleyebilirsiniz. Çanta, kalemlik gibi okul için gerekli araç gereçlerini çocuğunuzun seçmesine izin verebilirsiniz.

Çocuğunuz okula gitmek istemezse kararlı olun!

Daha önce okul öncesi deneyimi olmayan çocuklar, okula gitmek istemeyebilir. Okuldan korkabilir. Sosyal-duygusal gelişimi sosyal bir çevreye yani okula uyum sağlamaya yetecek kadar gelişmediyse çocuğun okula gitmek istememesi doğal bir süreçtir. Eğer okula gitmek istemeyen çocuğa “İstemiyorsan bugün okula gitme.” derseniz çocuk için bu durum daha zor bir hal alabilir. Bu nedenle çocuğunuzun isteksiz duruşunu desteklemek yerine çocuğun okula gitmesi için ısrarcı ve kararlı olun. Bir kaç gün sonra çocuğunuz okul korkusunu yenecektir.

Okul korkusunu yenemeyen çocuğunuz için pedagog desteği alın!

Bazı çocuklarda okul korkusu sıradan bir korku değildir. Yani çocuğun heyecan, endişe duyduğu belirsizliğin yarattı basit bir kaygı değil, ciddi bir fobisi halini almıştır. Bu durumda çocuğunuza yaklaşımınızdaki hata çocuğunuzun okul fobisini daha da pekiştirebilir. Eğer okul fobisinden şüphe ediyorsanız mutlaka uzman bir pedagogdan destek alın. Okul fobisi yaşayan çocuk, karnının, başının ağrıdığını söyler ve yoğun bir kaygı duyar. Çocuğun okul kelimesi geçtiği zaman yoğun bir kaygı yaşadığını yüzünden fark edebilirsiniz.

Peki, anne babalar çocuklarının okula uyum sağlayabilmesi için neler yapabilir?

İnanıyorum ki çocuğunuzun ilköğretime başlayacak kadar büyüdüğüne inanmıyorsunuz ve onlardan daha çok siz heyecanlısınız. Çocuğunuz okulda sorun yaşar mı diye heyecanlı olduğunuz kadar endişelisiniz de. Şunu bilmelisiniz ki çocuğunuz sizin duyduğunuz kaygıyı hissedecektir. O yüzden önce kaygınızı yansıtmamaya çalışın.

Çocuğunuzla birlikte okul için alış-veriş yapmak, onun seçtiği şirin okul-araç gereçlerini almak çocuğunuzun okula başlama hevesini artıracaktır.

Hem sizin için hem de çocuğunuz için okulda ilk gün çok önemlidir. Bu nedenle çocuğunuzla birlikte okula gidebilirsiniz. Eğer çocuğa bakan bir bakıcı varsa veya çalıştığınız için akrabalarınız bakıyorsa mutlaka bu önemli günde işten izin alıp ona eşlik etmenizi tavsiye ederim. Çünkü arkadaşlarının anne veya babasını yanında görünce duygusallaşacaktır. Ayrıca bu günde çocuk okulun kapısından korkar girmek istemezse, çocuğunuzu en iyi siz tanıdığınız için siz onu daha iyi ikna edebilir ve bu ilk başlangıç için ona güç verebilirsiniz.

Okul çıkışı için çocuğunuzun seveceği bir etkinlik programı hazırlayın. Bu etkinlik, parka gitmek, bir hediye almak, sevdiği birini ziyaret etmek, dondurma ısmarlamak, vb. gibi basit bir etkinlik olabilir. Bu çocuğun okul saati bitene kadar okulda kalmasını sağlayacaktır.

Bunun yanı sıra çocuk ilk gün veya ikinci gün ben okula gitmek istemiyorum derse mutlaka gitmesi gerektiğini ifade edin ve bu konuda ısrarcı olun. Eğer çocuğunuz kusuyor, karnım ağrıyor diyor ve çok ağlıyorsa bu durum okul fobisine dönüşmeden mutlaka pedagog desteğini zaman kaybetmeden alın. Pedagoga gidene kadar ise okula devam etmesi konusunda ısrarcı olun. Eğer taviz verirseniz okula gitmek onun için daha zor olacaktır.

Çocuklar, okula büyüme şartlarına ve kişilik özelliklerine göre farklı tepkiler verebilirler. Bu nedenle çocuğunuzun vereceği her tepkiye ilk haftalarda hazırlıklı olun.

İlköğretime yeni başlayan çocukların tepkileri nasıldır ve bu dönemde anne baba çocuğa nasıl yaklaşmalı?

Çocukların ilkokula başlama tepkisi okula başlamadan önceki yaşam deneyimleri ile ilgilidir. Daha önce anaokuluna giden ve okulu seven çocuklar büyüklerin okuluna gideceğim diye heyecan duyarken; anaokulunda tatsız günler geçiren çocuklar okula gitmek istemeyebilir.

Anaokuluna hiç gitmemiş çocuk için ise çevrenin yorumları (olumlu veya olumsuz) etkilidir. Bu nedenle anne babanın, yakın çevrenin okulla ilgili yorumlarına dikkatli olmalı. “Artık sen büyüdün, çocuk değilsin, ders çalışacaksın, öğretmenin sözünü dinleyeceksin, artık oyun, tv yok” gibi sözlerle okulun başlamasıyla sorumlulukların artacağı, sıkıcı bir hayatın başlayacağı mesajları çocukta okul fobisine neden olur. Çocuk okula zorunlu olduğu için değil, kendi istediği için gideceği ortam hazırlanmalı.

Diğer hatalı tutum ise anne babanın, çevrenin birden bire çocuk hakkındaki beklentilerin arttırmasıdır. Çocuk henüz üç ay gibi kısa bir süre önce anaokulunda oyuncaklarıyla oynarken, üç ay sonra artık “oyun çocuğu” olmaktan çıkıyor ve bir yetişkin gibi davranması bekleniyor. Sorumlulukları arttırılıyor, ders çalış gibi emirler, tv yok gibi yasaklar artıyor ve eğlenceli etkinliklere kısıtlama getiriliyor. Oysa çocuk hala oyun çocuğu ve oyun oynamaya, eğlenceli vakit geçirmeye ihtiyacı var. Bu nedenle anne babalar çocuklarının okul dışında eğlenceli vakit geçirmesine fırsat vermeli ve ev ödevleri yapmaları için baskı uygulamamalıdır.

Anne babanın yaptığı başka bir hata ise “ okuma-yazma öğren” baskısı ve çocuğu arkadaşlarıyla karşılaştırması. Sevgili anne babalar çocuğunuzun kendini hazır hissettiğinde okuma-yazmayı öğrenecektir. Bunun için ne siz strese girin, ne de çocuğunuzu bu strese sokup okuldan soğumasına neden olun. Ben ilkokul 2. sınıfın 2. dönemi okuma-yazmayı öğrenmiştim ama ilk sene ilk dönem okuma-yazmayı öğrenen arkadaşlarım liseyi bile okumadı. Çocuğunuzun zekâsını ve akademik başarısını okuma-yazmayı öğrenme hızıyla ölçmeyin, arkadaşlarıyla karşılaştırmayın ve çocuklarınızın çocukluğunu doya doya yaşamasına izin verin.

Kısacası ilk sene anne babanın yaklaşımı, öğretmenin tutumu çocuğun okulu sevmesinde çok önemli rol oynuyor. Eğer ilk sene çocuk okuldan soğursa bu gelecekteki akademik başarısını da etkileyebilir ve kendine güvenmeyen, başarısızlığa alışan, ders çalışmak istemeyen bir çocuk olmasına neden olabilir. Bırakın çocuğunuz ders çalışmak istediğinde çalışsın, konuşmak istediğinde okul hakkında konuşsun. Her an her yerde konu okul ve dersler olmasın. Okula çocuk siz istediğiniz için değil, kendi istediği için gitsin.

Çocuğunuz ve sizin için okula ilk başlangıç yılı hayırlı olsun.

Yazar Hakkında /

2003 yılından bu yana, hedef kitlesi AB ve A+ olarak belirlenmiş bir çok baskı, web, pr, organizasyon işinde başarılı projelere imza atmış olan MAG hayatın her alanında en iyi olmayı hedefleyen, sosyo-ekonomik seviyesi yüksek, özel zevkleri olan ve hobileriyle yaşamını renklendiren, sosyal sorumluluklarının bilincinde olan, belirli kesimden kabul ettiği müşterilerine yıllardır sağlamış olduğu yüksek başarı grafiği ile doğru planlanmış bir büyüme ile sektöründeki hayatına devam etmektedir.

Bir Yorum Ekleyin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: