Başa Dön

DOĞÇEV “Önce Can”

blank

DOĞÇEV “Önce Can”

Okuma süresi 9 dakika

Topluma doğa ve canlı sevgisini aşılamak için kurulan DOĞÇEV (Doğa ve Çevreyi Koruma, Yaşatma Derneği)  2005 yılından beri çok güzel başarılara imza atmış. Sokakta kalan sahipsiz, bakıma muhtaç canlıların korunması ve yaşatılması gibi büyük bir misyon üstlenen Behiye Eryılmaz ve diğer gönüllüler eğitici faaliyet ve etkinliklerde bulunarak “önce can” sloganı ile ilerliyor. Derneğe tahsis edilen 127 dönümlük bir arazi içerisinde kurulan sahipsiz kedilerin barınabileceği bir “Kedi Evi” inşa edilmiş. Burada bir sürü kedi, birkaç köpek hatta eşek bile var. Behiye Eryılmaz ile sokaktaki canlılarımız ve “Kedi Evi” hakkında bir sohbet gerçekleştirdik.

Öncelikle kedilere ait böyle bir kedi evi açmak nereden aklınıza geldi?
Kedi evini açtığımız zaman Çankaya Belediyesi Hayvan Barınağı ile ilgileniyordum. Orası daha çok köpek ağırlıklı bir barınaktı. Kedileri koymak için uygun şartlar yoktu. Bunun eksikliğinden yola çıkarak derneğimiz adına bir kedi evi açmak gereği duyduk. Ayrıca sokaktan kurtardığımız özürlü ve sağlıklı kedilerimiz vardı. Bunları bir yerde korumaya çalışıyorduk. DOĞÇEV orman arazisini  aldıktan sonra ağaçlarımızın içine onları özgürce kendilerini ifade edecek bir ortam yaratmaya çalışarak bu kedi evini kurduk. Kedi evini hazırlarken detaylı araştırmalarda bulunduk. Onların kendilerini sıcacık evlerinde hissetmelerini sağlamak amacıyla bu işe başladık. Isıtmalı odalarında halıyla kaplanmış rafların üzerlerini şirin minderlerle donattık. Kapalı alanlarının dışında özgürce dolaşabilecekleri bir ortam yarattık. Fakat canlarımızın üremelerini nasıl engelleyebilirdik? Yani öyle bir kedi evi olmalıydı ki üremesinler. Sokaktan kurtardığımız kedilerimizi önce kısırlaştırdık, sonra bütün rutin aşılamalarını yapabilecek bir veteriner kliniğiyle anlaştık. Derneğimiz gönüllüleri dışında 2 personel edinerek hayvanlarımızın beslenmesinde sağlıklı kuru mamalar kullandık.

Bu kedi evini kurarken asıl amacınızın sadece sokaktaki sağlıklı kedileri kurtarmak olmadığını, özürlü kedilere de kucak açtığınızı belirttiniz…

Sadece sağlıklı değil, engelli sokak kedilerini de kurtarmak asıl amacımızdı. Trafiğin yoğun olduğu yerleşim yerlerinde ve apartman aralarında sıkışmış olan ve bu konuda çok zarar görmüş olan canlarımız, birinci derecede kedi evinin asıl sahipleridir. Buna ek olarak insanlar tarafından darp edilmiş ya da terkedilmiş, ayrıca onlardan bir lokma yemek artıklarını bile esirgenmiş kedilerimiz de kedi evimizin asıl sahipleri arasındadır.

Burada hiç yavru kedi görmedim. Minik yavruları bulduğunuzda ne yapıyorsunuz?

Başlangıçta yavru kedileri de koymayı denedik, ancak yavru kedilerin hemen hastalandıklarını ve onları kaybetme riskini görünce bu uygulamadan hemen vazgeçtik. Ayrıca uyum gösterse bile kısırlaştırma çağları gelmediği için bu kadar kedi arasında üreme riskiyle de karşı karşıya gelmek zorunda kalabilirdik. Veteriner yardımı alarak ilk bakımları yapılan bu yavruları derneğimiz bürosunda ya da evimizde sağlıklı olarak büyütmeye çalışırken bir yandan da internet ortamında haberleşme gruplarımızda ya da web sayfamızda resimlerini de yayımlayarak onları sahiplendirmeye çalışıyoruz.

Kediler ilk buraya geldiklerinde hemen diğer arkadaşlarının yanına bırakılıyor mu?

Hayır. Önce kedimizin veteriner hekimlerimiz tarafından kontrolü ve gerekiyorsa müdahalesi yapılıyor. Bir rahatsızlığı varsa bu süreyi veteriner kliniğinde tamamlayan yeni misafir kedimiz bu defa yerleşkemizdeki kedi misafir odasında 15 gün misafir edilerek ortama uyumu sağlanıyor. Bir anormallik yoksa bu süre sonrasında arkadaşlarının yanına bırakılıyor.

Herhangi bir nedenle sahibi tarafından yaşadıkları ev ortamından uzaklaştırılmış yetişkin kedileri de kedi evinize alıyor musunuz?

Açıkçası çok tercih etmiyoruz. Aldığımız kediler ev ortamına alışkın olduklarından dolayı kedi evine uyum sağlayamıyorlar. Deneyimlerimiz bu kedilerin kedi evini terk edip sahiplerini aradıkları yönünde.

Yerel yönetimler neden sadece sokak hayvanlarından köpekler için barınaklar açıyor. Neden kediler için özel bir barınak ya da kedi evi yok?

Aslında bu sorunuz çok doğru. Bu, yerel yönetimlerin yasal görevi. Çünkü yasa; sokak hayvanlarının tümü için rehabilitasyon merkezleri açmak zorunluluğunda olduğunu belirtmektedir.

Gördüğüm barınaklarda doğumlar oluyor. Oradaki köpeklerin kısırlaştırılmış olması gerekirken bu doğumlar nasıl oluyor?

Bu konuda, yerel yönetimleri suçlamamak lazım. Sokaktan toplanan köpekler arasında hamile olanlar da rehabilitasyon merkezlerinde koruma altına alınabiliyor. Haliyle ayrı bir yerde doğum gerçekleşiyor ve yavrular sütten kesilince anne kısırlaştırılıp alındığı yere tekrar bırakılıyor, sonra da bu yavrular  sahiplendiriliyor. Barınağa alınan köpekler öncelikle kısırlaştırıldığı için hamile kalmaları pek mümkün değildir.

DOĞÇEV kedi evinde kediler dışında köpek, eşek gibi diğer canlılar da az sayıda da olsa var. Bunların bir arada yaşaması bir sorun oluşturuyor mu?

Köpeklerimizin ve eşeklerimizin sayısını artırmamaya özen gösteriyoruz. Edindiğimiz bu köpek ve eşekler de ya sahipleri tarafından yaşından dolayı terk edilmiş ya da engelli hayvanlar. Biz de sevgiyle onlara da bu mekanı açtık. Buradaki köpeklerimiz kedilerimizle öylesine sarmaş dolaş ve arkadaşlar ki, sanılanın aksine kedilerimizi, çevredeki diğer başıboş köpeklere karşı koruyor ve sahipleniyorlar. Kesik Kulak adında 10 güvenliğe bedel, bekçi yeteneğine sahip olan bir köpeğimiz var. Bu köpeğimiz kedi evi alanımız içine bizim iznimizin olmadığı hiçbir canlıyı sokmaz. Şeker isimli bir diğer köpeğimiz de kedilerimizle sevgi yumağı oluşturmaktadır.

Bu yerleşkede; ormanımız içerisinden bir dere akmakta ve burada da karabataklar, dalgıç kuşları dışında balıklarımız ve kurbağalarımız da bulunmakta ve hatta minik ve besili tarla fareleri de misafir dostlarımız arasında yer almaktadır.

Yerleşkenizdeki bu şirin kedi evindeki giderlerin altından nasıl kalkıyorsunuz? Zor olmuyor mu?

Sadece mama maliyeti olsa iyi, personel giderleri, veterinerlik hizmet giderleri ve elektrik su gibi diğer sabit maliyetler bizi oldukça zorluyor. Şu anda kuru mama maliyetlerinin tümünü karşılayamadığımız için, kimi otellere hijyenik büyük kovalar bıraktık, onların bizim için ayrıştırdığı yiyecek artıklarını haftada bir iki kez alarak mama takviyesinde bulunuyoruz. Bu konu için Sheraton ve  Rixos Otellerine şükranlarımızı sunuyoruz.

Web sayfamızda hayvan severlere açtığımız gerek nakdi, gerekse mama olarak yardım sayfası bulunmaktadır. Bir şekilde yardımda bulunarak üzerimizdeki bu ağır sorumluluğu üstlenen hayvan severlere de teşekkürü bir borç biliriz.

Evet, böyle bir yerin sadece gönüllülerin ya da üyelerin verdikleri aidatla işletilmesi pek mümkün görünmüyor ama duyarlı tüm okurlarımızın katkıları olacağına inanıyorum…

Elbette mümkün değil. Ne yazık ki insanlarımızın sivil toplum kuruluşlarına katılmaları ve katkıda bulunmaları çok alışılageldik bir davranış değil. Toplumun sosyal sorumluluklara daha duyarlı olmaları gerekmektedir. Bizim için süreklilik önemlidir. Bir defada yapılan bir bağıştan ziyade her ay düzenli olarak yapılan on veya yirmi liralık bağışlar hayvanlarımızın daha sağlıklı ve mutlu yaşamasına büyük katkı sağlayacaktır. Böyle katkılar insanı, günün stresinden, karamsar görüşlerden uzaklaştırarak yaşamlarına bir ışık gibi yansıyacak ve onları çok rahatlatacaktır.

Aslında çocuklar oldukça duyarlı ve bilgililer. Canlıların yaşam haklarına saygı ve hayvan sevgisinin, topluma küçük yaşlarda verilmesinin ben de önemli olduğu görüşündeyim. İlköğretim okulları ve ana okullarda yaptığımız çalışmalarda çocukların yaklaşımlarının çok bilinçli olduğunu gördük. Kendimizi sanki bir üniversitede, üniversite öğrencileri ile konuyu inceliyormuşuz gibi hissettik. Bu konuya yetişkinlerden daha hassas, daha bilinçli ve hatta daha bilgili yaklaştıklarını gözlemledik.

Oldukça büyük sorumluluğu olan hem de maddi-manevi oldukça yorucu olan ve sizin için insani, ahlaki karşılığı dışında hiçbir getirisi olmayan bu işe neden kalkıştınız?

Benim ayakta duruşum ve manevi doygunluğum, yaptığım bu çalışmaların bende bıraktığı manevi hazzın kuvvetinden kaynaklanmaktadır. Bundan müthiş bir haz duyuyorum…

Kedilerle ilgili bizle paylaşabileceğiniz özel anılarınız var mı?

Bir gün büromuzu aradılar, Ankara  Küçükesat semtinde yağmur altında gözleri olmayan bir kedinin çaresiz durumda olduğunu ve ne yapabileceğimizi sordular. Telefon açan kişi, kendisinin yaşlı olduğunu ve veteriner hekime götürecek maddi olanaklara sahip olmadığını belirtti. Hemen harekete geçerek gidip kediyi aldık ve veteriner hekimimize götürdük. Gerçekten iki gözü de görmüyordu. Bu durumda onun kedi evinde yaşam mücadelesi vermesine gönlümüz razı olmadı ve kendi evimde hayat arkadaşı yapmaya karar verdim. Garfield adını koyduğum bu yetişkin kedi yaklaşık 2 yıldan beri evimizin paydaşı durumunda. Garfield ile birlikte, bebekken gözlerini kaybeden beş altı yıldır bizimle evimizi paylaşan Mantar isimli kedim, Behiye, Andre ve Bobo isimli üç köpeğimizle evimizi paylaşmaktayız.

Yaptığımız bu söyleşi için size teşekkür ederiz. Derneğinizi daha iyi tanımak ve size katkıda bulunmak isteyenler  için web adresiniz ve banka iban numaranızı verebilir misiniz?

Derginizde bize yer ayırdığınız için canlarımız adına teşekkür ederiz.

Sitemizin web adresi: www.dogcev.org;

Banka iban no: İş Bankası – Köroğlu Şubesi/Ankara TR 0800 0640 0000 1423 4031 4741

 

Yazar Hakkında /

2003 yılından bu yana, hedef kitlesi AB ve A+ olarak belirlenmiş bir çok baskı, web, pr, organizasyon işinde başarılı projelere imza atmış olan MAG hayatın her alanında en iyi olmayı hedefleyen, sosyo-ekonomik seviyesi yüksek, özel zevkleri olan ve hobileriyle yaşamını renklendiren, sosyal sorumluluklarının bilincinde olan, belirli kesimden kabul ettiği müşterilerine yıllardır sağlamış olduğu yüksek başarı grafiği ile doğru planlanmış bir büyüme ile sektöründeki hayatına devam etmektedir.

Yorum Bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.