Başa Dön

Diş Hekimliğinde Minimal İnvaziv Yaklaşımlar

Diş Hekimliğinde Minimal İnvaziv Yaklaşımlar

Okuma süresi 4 dakika

Günümüzde diş hekimine başvuranların çoğunlukla, kendi sağlıklı diş dokularının üst düzeyde korunduğu, zaman tasarrufu sağlayan kolay tedavi yöntemlerini tercih ettiğini belirten Evrensel Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniğinin kurucusu Dt. Zerrin Işık Tüfekçi, doku hasarını en aza indirmeyi hedefleyen minimal invaziv yaklaşımından bahsediyor.

 

 

İnsan yüzündeki en göz alıcı bölgelerden biri hiç şüphesiz ağızdır ve bunun da en büyük nedeni dişlerdir. Düzgün dizili, bembeyaz dişlerle gülümseyen kişi, bu hoş ve pozitif görünüm ile dikkat çeker. Güzel ve sağlıklı dişler, kişisel imajın en önemli unsurlarındandır.

“Minimal invaziv” yaklaşım adı verilen ve doku hasarını en aza indirmeyi hedefleyen tedavi alternatifleri, son yıllarda modern tıp ve diş hekimliğinde en çok konuşulan konuların başında geliyor.

Günümüzde diş hekimlerine başvuran hastaların bilinç düzeyleri ve tedavi istekleri eskiye kıyasla epey değişti. Hastaların çoğu kendi sağlıklı diş dokularının maksimum düzeyde korunduğu, kaliteli, ekonomik, kolay, acısız, zaman tasarrufu sağlayan ve günlük yaşamlarını olumsuz etkilemeyecek tedavi tekniklerini tercih ediyor. Örneğin; dişlerinin renginden memnun olmayan hastalar, dişlerini kestirip kaplama yaptırmak yerine, beyazlatma metotlarından yararlanarak istedikleri diş rengine kavuşabiliyor. Dişlerindeki aralıklardan, renk ve şekil bozukluklarından şikâyetçi olan hastalar ise tüm dişlerini kaplatmak yerine, çok az bir kesime ihtiyaç duyulan, hatta çoğu zaman kesime de gerek kalmayan porselen ya da kompozit laminaları tercih ediyorlar. Bu tedaviler halk arasında “bonding” ve “yaprak porselen” olarak biliniyor. İmplant cerrahisinde bile, zahmetli ve tedavi süresini uzatan metotları tercih etmeyen hastalar için kısa implantlar ya da farklı cerrahi yaklaşımlar tedavi alternatifi olarak sunuluyor.

Dişlerdeki konum bozuklukları ve çapraşıklıklara gelince… Bu durum, hastanın sosyal hayatında fiziki ve psikolojik sorunlara neden olabiliyor. Çapraşık dişlerde hızlı renklenme ve çürümeye rastlanıyor genelde. Estetik açıdan tercih edilmeyen bir görünüm arz eden diş dizilim bozuklukları, kişinin yaşam boyu özgürce gülümsemesine engel olduğu gibi, diş eti hastalıklarına da zemin hazırlayabiliyor. Ortodontik tedavi yöntemleri, bu bozuklukları düzeltmek için uygulanabilecek diğer pek çok uygulamaya nazaran daha “minimal invaziv” yaklaşımlar sunuyor. Bu sorunların çocukluk yaşlarında tedavi edilmesinde fayda var. İleriki yaşlarda sosyal yaşam ve iş hayatı, kişilerin dişlerine braket takılma kararı (halk arasında diş teli takmak olarak biliniyor) almasını zorlaştırabiliyor. Başta pazarlama ve satış sektörü olmak üzere, medya, sinema ve tiyatro gibi birçok meslek grubunda diş tellerinin ve braketlerin kullanılması estetik sorunlara yol açabiliyor.

“Minimal invaziv” yaklaşımların öne çıktığı günümüzde, dişlere braket veya tel takmadan, hastaların bir kısmında kullanılabilecek olan, şeffaf plaklarla yapılan ortodontik tedavi yöntemi, son dönemin en popüler uygulamaları arasına girdi. Bu uygulamada, kişinin ağzından tarayıcılarla alınan dijital ölçülere göre yurt dışı merkezlerdeki uzman ortodontistler tarafından hastaya bir tedavi planı hazırlanıyor. Hasta, tedavi planını gösteren üç boyutlu simülasyon sayesinde hem dişlerinde kaç plak kullanacağını hem de uygulamanın sonunda dişlerinin ve yüzünün nasıl görüneceğini önceden görebiliyor. Tedavi, şeffaf plakları haftalık periyotlarda kullanmak suretiyle uygulanıyor ve dişlerin hedeflenen ideal dizilim aşamasına erişmesiyle sonuçlandırılıyor. Görünmez şeffaf plaklarla gelen bu çığır açıcı estetik uygulama, “Ben dişlerime tel takmam, takamam.” diyen kişilere, dişlerinin orijinal yapıları bozulmaksızın daha düzgün sıralanması olanağını tanıyor.

Bu tedavi yönteminde de görüldüğü gibi, diş hekimliğinde “minimal invaziv” yaklaşımların artması, dijitalleşmenin artışıyla da doğru orantılı. Varılan nokta ise daha kısa sürede, daha az maliyetle ve daha öngörülebilir tedavilere ulaşılmış olması. Bu da hem sağlığımız adına hem de yüzümüzden gülümsemenin hiç eksik olmaması adına çok sevindirici. 

Yazar Hakkında /

2003 yılından bu yana, hedef kitlesi AB ve A+ olarak belirlenmiş bir çok baskı, web, pr, organizasyon işinde başarılı projelere imza atmış olan MAG hayatın her alanında en iyi olmayı hedefleyen, sosyo-ekonomik seviyesi yüksek, özel zevkleri olan ve hobileriyle yaşamını renklendiren, sosyal sorumluluklarının bilincinde olan, belirli kesimden kabul ettiği müşterilerine yıllardır sağlamış olduğu yüksek başarı grafiği ile doğru planlanmış bir büyüme ile sektöründeki hayatına devam etmektedir.

Yorum Bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.