© Copyright 2018 Mag Medya
Başa Dön

Caz’in Genç Sesi Karsu Dönmez

Caz’in Genç Sesi Karsu Dönmez

Genç yaşına rağmen konukları sesiyle büyüleyen, ışıl ışıl, heyecan dolu, etkileyici bir isim Karsu Dönmez. Memleketi Hatay’ın Karsu Köyü’nden ismini alan Hollanda’da yaşayan Türk sanatçı sempatik tavırları ile de bizi büyüledi. Piyano ve vokal performansı ile Ankara Caz Festivali konuklarına müzik ziyafeti veren Karsu Dönmez’i daha yakından tanımalısınız…

Sizi daha yakından tanımak istiyoruz… Müzik eğitiminizi almanız için sizi kim yönlendirdi?

Hollanda’da şan eğitimi aldım, birçok müzik aletini çalmayı da orada öğrendim.

Norah Jones’a gibi dünyaca ünlü bir isme benzetilmek sizin için nasıl bir duygu?

Tabii ki çok güzel bir duygu ama ben Norah Jones gibi değilim çünkü müzik tarzlarımız daha farklı ama saçlarımız benziyor, ikimiz de piyano çalıyoruz, ama ben biraz daha farklı bir tarzda müzik yapıyorum.

Size hangi isimlerin örnek olduğunu düşünüyorsunuz?

Nina Simone, Yasmin Levy, Sezen Aksu ve Ray Charles tabii ki.

 

Çok genç yaşta College Hall gibi büyük sahnelerde yer aldınız. Başarınızdaki en büyük etken sizce nedir?

College Hall’de verdiğim konserler en güzel konserlerim diyebilirim. Orada üç kere çaldım ve dünyadaki en önemli isimler de o sahnede konser vermişti. Ben aslında psikolog olmak istiyordum ama orada ilk alkışımı aldığım zaman karar verdim ve dedim ki: “Evet, ben bu işi yapmalıyım, müzisyen olmalıyım.” Ama bundan daha çok severek çaldığım işler oldu; orkestra arkadaşlarımla kimsesiz çocuklara çaldık, Kapadokya’da kanser hastası bir beyefendiye çaldık. Kendisi bir dağın tepesinde yaşıyordu ve enstrümanlarımızı sırtımızda çıkarmıştık oraya.

Çok genç yaşta başlayan müzik serüveniniz ve sizin hakkınızda bir belgesel çekildiğini biliyoruz. Bu belgesel hakkında neler söylemek istersiniz? Nasıl bir duygu?

Ben babamın restoranında çalmaya başladım ve Mercedes Stalenhoef beni ilk bu restoranda gördü. Babamın çok güzel bir piyanosu vardı ve ben çalmaya utanıyordum. Babama dedim ki “Bu piyanoyu biraz daha köşeye alalım kimse görmesin çaldığımı.” Mercedes beni gördü ve dedi ki “Sen çok enteresansın, ben senin belgeselini çekmek istiyorum.” Bana iki yıl sürebileceğini söyledi ama beş yıl sürdü. En sonunda benimle birlikte benim ailemin köyü olan Karsu Köyü’ne geldi ismim de buradan geliyor. Sonra çok güzel bir film çıktı ortaya ve dünyanın en ünlü belgesel festivalinde en iyi on belgesel arasında seçildi. Bu elbette onur verici…

 

Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının kendilerini dünya çapında daha çok duyurma şansları var. Bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?

Ben Hollanda’da büyüdüm ve Hollanda kültürü aldım, ailem Türk olduğu için çok güzel bir Türk kültürü de aldım. Aslında yurt dışında yaşayan Türkler daha çok merak ediyorlar; Türkiye’de ne oluyor diye ve iyi şeyler yapmaya çalışıyorlar bunun sonucunda da seslerini daha çok duyuruyorlar bence.

Peki, Türkiye’deki kaçıncı konserinizi vereceksiniz?

2010 yılında ilk olarak İstanbul Caz Festivali ile başladım, diğer ülkelerdeki kadar çok olmadı ama beş falan oldu sanırım.

Türk ezgilerini caz ile birleştirmek sizin için ne ifade ediyor?

Ben Caz demek istemiyorum mesela benim müziğim çok ağır caz değil. Ben bir Türk parçayı çalmak istediğimde o parçanın içindeki hissi kaybetmesini istemiyorum, yani konserime gelen Hollandalı bir müdür de beğensin, benim nenem de geliyor konsere, o da beğensin. Bunun için tam olarak caz yapmıyorum ama güzel müzik yapmaya çalışıyorum. İnşallah oluyordur.

Yurt dışında da konserler veriyorsunuz, Türkiye’de de konserler veriyorsunuz, sizce Türk seyircisi ile yabancı seyirci arasında fark var mı?

Kesinlikle var, mesela benim Hollandalı bir gitaristim var Taksim’de açık hava konseri verirken bir şarkıya girdik, insanlar hemen alkışladılar. Avrupa’da böyle bir şey yok şarkı bittiğinde alkışlıyorlar bitiyor. Gitaristim şaşırdı, “Neden alkışladılar?” diye? Ben de” şarkı seçimimizi beğendiler, bu şarkıyı bildiklerini belli ediyorlar.” dedim. Çok hoşuna gitti, her fırsatta tanıştığım insanlara Türkler’in ne kadar cana yakın olduğunu anlatıyorum.

Hedefleriniz nedir? Neler yapmak istiyorsunuz?

Türkçemi geliştirmek ve çok çok güzel müzikler yapmak istiyorum. (gülüşmeler) Hangi ülkeye gidersem o ülkenin bir parçasını alıyorum, onu çalıyorum ve hep daha fazlasını yapmak istiyorum.

 

Türk izleyicisine söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Merhabalar! (gülüşmeler) Ben her konserimin sonunda dışarıya çıkarım, insanlarla tanışmak isterim, konseri nasıl bulduklarını öğrenmek isterim, çünkü insanlarla tanışmayı çok seviyorum. Onlarla da tanışmak istiyorum.

Fotoğraf: Kutlucan Sineklioğlu

Röportaj:Ecem Sarıkaya

Yazar Hakkında /

2003 yılından bu yana, hedef kitlesi AB ve A+ olarak belirlenmiş bir çok baskı, web, pr, organizasyon işinde başarılı projelere imza atmış olan MAG hayatın her alanında en iyi olmayı hedefleyen, sosyo-ekonomik seviyesi yüksek, özel zevkleri olan ve hobileriyle yaşamını renklendiren, sosyal sorumluluklarının bilincinde olan, belirli kesimden kabul ettiği müşterilerine yıllardır sağlamış olduğu yüksek başarı grafiği ile doğru planlanmış bir büyüme ile sektöründeki hayatına devam etmektedir.

Yorum Bırakın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.