Başa Dön

Cansu Canan Özgen, bir ebeveyn olarak hislerini anlattı.

Cansu Canan Özgen, bir ebeveyn olarak hislerini anlattı.

Okuma süresi 5 dakika

Ekranların başarılı sunucusu Cansu Canan Özgen, oğlu Ali Veysel ile birlikte yaptıkları aktiviteleri, ona dair gelecek planlarını, bir ebeveyn olarak hislerini ve Anneler Günü mesajını MAG Okurlarıyla paylaşıyor…

Anneliği bir cümleyle anlatmanızı istesek, neler söylersiniz?

Annelik; yolu bilerek yeniden çocukluğa, o masumiyete geri dönmek ve yeniden başlamak bence.

Anne olmakla birlikte hayatınız nasıl bir değişime uğradı? Beklentileriniz doğrultusunda bir değişim mi oldu sizin için?

Bana göre hiç kimsenin beklentileri doğrultusunda gitmiyor o işler, çünkü bu, beklenti içerisine girilebilecek bir durum değil. Her çocuk farklı; gelişimi, yapısı, ailesinden bekledikleri farklı. Bebek ama inanın sizinle doğduğu günden itibaren kendi istekleri ve beklentileri doğrultusunda bir iletişim kuruyor. Dolayısıyla, hayatımız çok değişti, çok radikal değişikliklerimiz oldu ama beklentilerimizde büyük bir değişiklik olmadı. Bebeğimiz hayatımıza entegre oldu, ailemiz büyüdü. Bütün bu değişimler tabii ki dünyanın en güzel değişimleri. Hayatımın en mutlu anlarından birini yaşıyorum.

Şu anki çocukların en büyük avantajı nedir sizce?

Daha bilinçli ebeveynler: Aileler için artık birçok şey kolay ulaşılabilir olduğundan ve farklı imkânlara sahip olup çok fazla şey görmeleri sayesinde çocuklar daha doğru eğitiliyorlar ve daha doğru bakılıyorlar. Eskiye göre şimdi ebeveynlerin bu açıdan şanslı olduğunu düşünüyorum ve bu sayede çocuklara yaklaşımlarında daha bilinçliler.

Çocuğunuzun ismine nasıl karar verdiniz? Bir hikâyesi var mı?

İsimlerin karakter üzerinde etkisi olduğuna inanan bir insanım. Tarihî karakterleri çok severim. Ali Veysel ismini ben koydum. Ali hem evrensel bir isim hem de “ali” gibi ilmin kapısı olsun istedim ve beni yakaladığı için de bu isim üzerine başka hiç düşünmedim. Veysel, eşimin rahmetli babasının adıydı, ismini yaşatsın istedim. Bu kararıma eşim de çok mutlu oldu. Aynı zamanda, aile büyüklerinin adının alınması, geleneklerimizde de olduğu için çok hissederek koydum bu ismi. Veysel Karani’yi çok sevdiğim için, zaten Veysel de sevdiğim bir isimdi. Çift isim seviyorum. Örneğin; bebeğim kız olsaydı, adı Fatma Zehra olacaktı.

Çocuğunuzun kariyer planlamasına dahil olmayı düşünüyor musunuz? Yoksa kararı tamamen kendilerine mi bırakacaksınız?

Dahil olmayı çok düşünmüyorum. İstediği ve mutlu olduğu yerde, kendi potansiyelini en iyi şekilde gösterebileceği alanda ilerleyebilmesini çok isterim Ali’nin. Sadece şöyle bir dahilim olabilir: Türkiye’deki eğitim sistemi, çocukların gerçekten potansiyellerine ve yeteneklerine göre değil maalesef. Bir ebeveyn olarak tek derdim, çocuğumun gerçek potansiyeline, ona aldıracağım eğitimlerle nasıl çıkarabileceğim. Çocuğum eğer matematikte iyi değilse, matematik dersi aldırma taraftarı değilim. Resim çizmekte iyiyse onu keşfedip, o alanda çocuğumu desteklemek istiyorum; ama matematik problemi mi çözecek, resim mi çizecek, bu kararı onun vermesini isterim. Orada hiçbir dahilim olmayacak. Sadece bu seçenekleri önüne sunabilecek bir ebeveyn olma kaygım var.

Annenizden aldığınız ve sizin için önem taşıyan bir öğüt var mı?

Annem dürüstlüğe ve güvenilir olmaya çok önem verirdi. Bana hayatım boyunca hep şunu söyledi: “Sana güvenen hiçbir insanı yarı yolda bırakma. Cansu denildiğinde, emin olunan ol.”. Ben buna çok kıymet veriyorum ve güvenilir olmak benim için çok önemli.

İleride çocuklarınızın sizinle aynı mesleği yapmasını ister miydiniz?

Çocuğum; yeteneği varsa, keyif alıyorsa ve mutlu olacaksa istediği mesleği yapabilir. Bu, benim ya da babasının mesleği olabilir.

Beraber yapmaktan en çok keyif aldığınız aktiviteler neler?

Bazen ben şarkı söylüyorum ve dans ediyoruz, oyun oynuyoruz, ona çok ilginç hikâyeler uyduruyorum, bol bol aktivite yapıyoruz ve günümüz dolu dolu geçiyor. Çalıştığım için az uyumuşsam, uyku için izin istiyorum ondan. Gün içerisinde benimle birlikte ciddi bir mesaisi var. Yemeden içmeye, onun öz bakımından hava almasına, saçının taranmasından tırnağının kesilmesine her şey benim kontrolüm altında. Eğer işim yoksa ben denetlemeye çalışıyorum ve dolayısıyla aramızda olağanüstü bir ahenk var. Ali’yle beraber yaptığımız birçok şeyden keyif alıyoruz. Onunla anne karnından itibaren konuşmaya başlamıştım. Yoğun bir çalışma içerisinde olduğumdan, bazen sabah uyandığında “Anneciğim, seni anneannene bırakıyorum,” diyorum ve birkaç saat yatıyorum. Sonra dönüyorum ve inanılmaz keyifli vakit geçiriyoruz. Top oynamayı çok seviyoruz. Duygu durum toplarıyla çok eğleniyoruz. Birlikte yürüyüş yapmaya bayılıyoruz.

Anneler Günü mesajınızı paylaşır mısınız?

İçerisinde merhamet duygusunu, vicdanını taşıyan bütün annelerin ve anne adaylarının Anneler Günü’nün kutluyorum. Evlatlarımız için, bu ülkenin çocukları için çok daha güzel günler diliyorum herkese.

Yazar Hakkında /

2003 yılından bu yana, hedef kitlesi AB ve A+ olarak belirlenmiş bir çok baskı, web, pr, organizasyon işinde başarılı projelere imza atmış olan MAG hayatın her alanında en iyi olmayı hedefleyen, sosyo-ekonomik seviyesi yüksek, özel zevkleri olan ve hobileriyle yaşamını renklendiren, sosyal sorumluluklarının bilincinde olan, belirli kesimden kabul ettiği müşterilerine yıllardır sağlamış olduğu yüksek başarı grafiği ile doğru planlanmış bir büyüme ile sektöründeki hayatına devam etmektedir.

Yorum Bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: