Başa Dön

Bu Baharda Gençleşelim

Bu Baharda Gençleşelim

Okuma süresi 5 dakika

Sosyal uzaklaşma yaşadığımız dönemde kullandığımız dezenfektanlar nedeniyle cildimizin koruyucu tabakası zarar görüyor. Dermatoloji Uzmanı Dr. Banu Öztürk cildimizi onararak bizi yaza hazırlayacak önerileri ve tedavi yöntemleriyle aklımızdaki soruları cevaplandırıyor.

Koronavirüs pandemisi sebebiyle, 2020 yılının Mart ayında sosyal uzaklaşma döneminden geçiyoruz. Evimizde büyüklerimizle ve çocuklarımızla birlikte vakit geçirmeyi özlemiştik. Belirsiz bir süre de olsa, bu günler bitecek ve normal rutin hayatımıza döneceğiz…

Virüsün yayılmasını önlemek amacıyla, bu günlerde el yıkamanın önemini vurguladık. Sık sık dezenfektanlar kullandık. Bunun sonucunda; cildimizin koruyucu tabakası inceldi, kurudu ve iyice hassaslaştı. Özellikle ellerimizde tahriş ve kuruluk egzeması görmeye başladık. Düzenli olarak yoğun bariyer nemlendiriciler sürerek ellerimizin bu süreçte kurumasını engelleyebilir ve yaşlanmasını kontrol edebiliriz. Sosyal uzaklaşma dönemi bittikten sonra herşey kaldığı yerden devam edecek. Doğal yaşlanma sürecini yavaşlatmak ve önümüzdeki yaz güneşinin olumsuz etkilerine karşı cildimizi güçlendirmek için Bahar ayları, Mart’tan Mayıs’a kadar, ideal aylar; çünkü hava çoğunlukla kapalı yağmurlu olacak.

Önerilerimiz:

  1. Güneşin sebep olduğu fotoyaşlanma için, 4-6 seans mezoterapi-mezolifting programına başlayabilirsiniz (Özellikle lekeli, elastikiyeti azalmış, kurumuş; yüz, boyun, dekolte ve ellere). Bu amaçla, yaşlanma sürecini yavaşlatacak, orta deride su tutan hyalüronik aside ek olarak, yeni bağ doku yapımını destekleyen mineral ve peptidler ile toksinlerden arınmasını sağlayan ve cilt tonunu düzenleyen antioksidan maddeler, cildin orta derisine sıklıkla iğne yoluyla enjekte edilmektedir. Bazen de dermaroller yöntemini bu karışımların cilde yedirilmesinde yardımcı olarak kullanılmaktayız. Mezoterapi yöntemi, sadece yüz ve boyun için değil, vücutta yaşlanma belirtilerini gösteren her bölgeye uygulanabilir.
  2. Hassasiyeti artmış ciltler için, 4-6 haftalık yatıştırıcı ve güçlendirici medikal bakım kürleri (yüz, boyun, dekolte) bahar aylarında uygun olacaktır. Rozasea, yani kılcal damar artışına eşlik eden kızarıklık atakları ve sivilcemsi döküntüleri olan bireyler için kış ayları oldukça zor geçebilmektedir. Klasik bir cilt bakımı, Rozasea problemi olan bir kişide vahim sonuçlar doğurabilir. O sebeple bu problemi olan bireylerin cilt bakımları bile dermatolog gözetiminde özel ürünler ile olmalı, mümkün olduğunca ısıtıcı cihaz destekli bakımlardan kaçınılmalıdır. Dermatoloğunuz, gerekli durumlarda size kılcal damarlara ve hassasiyete yönelik uygulamalar yapacak veya yönlendirecektir…
  3. Sivilce ve yağlanma, geniş gözenek, sivilce izleri problemi olan ciltler için 4-8 haftalık Akne baskılama programı (yüz, dekolte, sırt) öneriyoruz. Eğer 4-8 hafta süre ayıramam diyorsanız, akne maskesi olan Acnelan tek seansta belirgin kuruma sağlayacaktır. Akne sorunu bir cilt hastalığı olup, mutlaka bu tedavilerin dermatolog gözetiminde olması gerekmektedir. İğneli Radyofrekans, fraksiyonel lazer gibi akne izlerine yönelik cihaz destekli tedaviler de dermatolog gözetiminde yapılmalıdır. Çünkü akne kolayca tetiklenen, kontrolden çıkabilen bir cilt hastalığıdır. Nadiren de olsa, bu cihazlar ile yapılan tedavileri takiben tedaviye daha da dirençli akne atakları görmekteyiz…
  4. Hızlı ve tek seansta ciltte toparlanma istiyorsanız; Mineral aşı ile tek seansta tüm yüz, boyun, ellerde sıkılaşma elde etmek mümkün… Cilt yaşlanması sürecinde, en etkilenen hücreler aslında fibroblast ismini verdiğimiz hücrelerimizdir. Yani orta deride bulunan ve elastikiyetten sorumlu kollajen ve elastin lifleri yapan hücrelerimiz. Yaşlanma sürecinde sayıları azalıyor ve tembelleşiyorlar.. Dolayısı ile mezoterapi kokteylinin içeriğindeki etken maddelerin mutlaka bu hücreler üzerinde, yapımı uyarıcı etkileri olmalı… Dolgu maddelerinden sıklıkla duyduğumuz hyalüronik asit, kendi içine çevre dokudan su çekerek hacimsel bir etkiyle kırışıklık alanını doldururken, “kalsiyum hidroksiapatit” içeren mineral dolgu, hem kendisi hacim oluşturur, hem de çevresindeki fibroblastları yeni kollajen yaptırmak üzere uyarır. Son zamanlarda, kalsiyum hidroksiapatit etken maddesini, daha da sulandırılmış şekliyle mezoterapi kokteyli gibi kullanabiliyoruz. Bu şekline “mineral aşı” diyoruz. Mineral aşıyı, orta derinin en derinine kanülle veya iğne ile uyguladığımızda, devam eden aylarda belirgin bir cilt sıkılaşması gözlemliyoruz. Mineral aşıyı en çok uyguladığımız alanlar, orta yüz, boyun, dekolte ve eller… Hyalüronik asit ve peptidler içeren diğer klasik gençlik aşıları ciltte nemlenmeyi ve kollajen yapımını desteklerken, mineral aşı sıkılaştırma ve yüz ovalitesinin toparlanmasında daha ön plana çıkıyor. Özellikle kuruluk ve elastikiyet kaybı olan kişilerde, mineral aşıyı takiben nemi destekleyen klasik gençlik aşılarını da uygulayabiliyoruz. Ellerin toparlanmasında ve kırışıklıkların giderilmesinde önceliğimiz mineral aşı olup, ellerde egzema ve kuruluk ön plandaysa klasik gençlik aşılarını yine mutlaka tavsiye ediyoruz.

 

Cildimiz, her yazımın sonunda belirttiğim gibi, bir çok önemli görevi olan, bedeninizin en büyük organıdır. Lütfen cildinizi hekimlere emanet ediniz. Her türlü cilt rahatsızlıklarınızı önemseyiniz…

Sevgiyle, sağlıkla, mutlulukla kalın…

Yazar Hakkında /

2003 yılından bu yana, hedef kitlesi AB ve A+ olarak belirlenmiş bir çok baskı, web, pr, organizasyon işinde başarılı projelere imza atmış olan MAG hayatın her alanında en iyi olmayı hedefleyen, sosyo-ekonomik seviyesi yüksek, özel zevkleri olan ve hobileriyle yaşamını renklendiren, sosyal sorumluluklarının bilincinde olan, belirli kesimden kabul ettiği müşterilerine yıllardır sağlamış olduğu yüksek başarı grafiği ile doğru planlanmış bir büyüme ile sektöründeki hayatına devam etmektedir.

Bir Yorum Ekleyin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: